Dışavurumculuk: İç Dünya ve Duyguları Yansıtan Akım

Sanatı ve sanatçıyı döneminden bağımsız değerlendirmek pek mümkün olmadığı düşünüldüğünde dışavurumculuk da bulunduğu dönemden oldukça fazla etkilenmiş bir akım olarak çıkıyor karşımıza. Hemen hemen her sanat alanında olduğu gibi dönemin savaşlarından, politikalarından, hayat koşullarından, ekonomik problemlerinden, toplumsal gelişmelerinden etkilenen sanatçıları tarafından yaratılan ekspresyonizm yani dışavurumculuk; sanatçıların iç dünyasının, duygularının, düşüncelerinin olduğu haliyle öznellikle tasvir edilmesine dayanan 20. yüzyılın sanat akımıdır. Empresyonizme tepki bir akım olarak ortaya çıkmıştır hatta empresyonizmle taban tabana zıt bir akım olduğunu söylemek mümkün.

Dışavurumculuk: Ortaya Çıkışı ve Dışavurumcu Sanatçılar
Biz dışavurumculuğa Edvard Munch, Kandinsky, Vincent Van Gogh gibi büyük isimlerle aşina olsak da aslında dışavurumculuk yalnızca resimde değil mimaride, tiyatroda, edebiyatta, sinemada hatta müzikte bile kendine yer edinmiş durumdadır. Sanatçılar arasında ortak bir tarz bulmak oldukça zordur ve tamamen öznelliğe dayanan bir tutum benimsenmiştir. Dahası bu akıma ait birçok sanatçı birbirini tanımadığı gibi böyle bir akım etiketini de kabul etmiyordu.












