Dubai'ye Yakın Bakış: "En"lerin ve "İlk"lerin Şehri
İnsan eli ile yapılmış yapay bir şehir böylesine büyüleyici olabilir mi? Cevap: Kesinlikle evet! Gökyüzüne uzanan gökdelenleri, altınla kaplı otelleri, lüks alışveriş merkezleri ve sınır tanımayan ihtişamıyla bana kendini çok sevdiren Dubai’yi bu yazıda birlikte keşfedeceğiz. O halde kemerler bağlansın habibi!
Dubai’yi sadece “en”lerin ve “ilk” lerin şehri olarak anmak büyük haksızlık olur, bu göz alıcı lüks yaşamın ardında çok daha fazlası var; farklı coğrafyalardan gelen lezzetler, hem geleneksel hem de modern tasarımı keşfedebileceğiniz, sanatı yücelten yaklaşımı ile birçok duyuya hitap eden çok katmanlı bir deneyimin de adresi aynı zamanda. Burada kendinizi nasıl mı hissedeceksiniz? E) Hepsi.
Ülkeye giriş yaptığınız andan itibaren gözünüze çarpan ilk şey düzen ve temizlik olacak. Eğer siz de benim gibi çamaşır suyu kokusu ve temizlik yapmayı ile meditasyondan sayıyorsanız ne demek istediğimi çok iyi anlayacaksınız.
Şehrin ruhunu insanların yaşam alışkanlıklarından okumayı çok severim. Burada her şey sistemli ve titizlikle işliyor. Ne bir karmaşa var ne bir telaş… Herkes kendi düzeninde, her şey olması gerektiği yerde ve zamanda. Dikkat; metropolde yaşamanın dayanılmaz ağırlığı konuşuyor!
Açılın, “Gösteriş” Geliyor
İnsan eli ile şekillendirilmiş bu güzel şehrin dünyada hangi “ilk”lere ve “en”lere imza attığına bakalım;
Burj Khalifa – Dünyanın En Uzun Binası
828 metreyle “Ben buradayım,” diye bağıran Burj Khalifa, adeta gökyüzüne merdiven dayamış. Eğer hava puslu değilse yaklaşık 95 kilometre öteden bile görülebiliyor. Öyle ki, yapının zirvesinde hava sıcaklığı tabana göre altı derece daha düşük. Binanın tepesine dünyadaki “en” hızlı asansörlerden biri ile çıkılıyor ve zirveye ulaştığınızda koskoca gökdelenleri maket gibi görüyorsunuz. Asansör, saatte 64 km ile ziyaretçileri 1 dakikadan kısa bir sürede 124. kata çıkartıyor.
Bonus bilgi; Burj Khalifa’nın tüm camlarının (dış cephesi 24.000’den fazla cam panelle kaplıymış) temizlenme döngüsü yaklaşık 3 ay sürüyormuş.
The Dubai Fountain – Dünyanın En Büyük Dans Eden Fıskiyesi
Saat 18.00’den itibaren yarım saatlik arayla yapılan gösteri Burj Khalifa’nın tam önünde, müzikle senkronize halde dev bir su gösterisi sunuyor. Akşamları renkli ışıklarla da birleşince Burj’a nazır harika bir overthink manzarası oluşuyor. Ancak kötü haber; fıskiyeler yaz dönemi boyunca iyileştirme çalışmaları için bir süre kapalı olacak.
Dubai Mall – Dünyanın En Büyük Alışveriş Merkezi
1.200’den fazla mağaza, akvaryum, buz pisti, VR park… Alışveriş yapmayı seviyorsanız burası sizin için adeta bir tüketim cenneti olacak. Dışarısı 45 derece olabilir ama içerisi serin, konforlu, ancak uyarmalıyım ki kaybolma garantili!
Jumeirah Burj Al Arab – Dünyanın İlk ve Tek 7 Yıldızlı Oteli
Yapay bir ada üzerine inşa edilen ve dünyanın “ilk” 7 yıldızlı oteli olarak anılan Burj Al Arab’ın namı-ı diğer “Yelken Otel”in kendi helikopter pisti var. Odalar altın varaklardan oluşuyor. Lüks severlerin tercihi olabilecek bu otel, Dubai deyince akla ilk gelen yapılardan biri. Otelde konaklamıyor olsanız dahi rehber eşliğinde düzenlenen geziler sayesinde otelin içini gezebiliyorsunuz.
Dubai’nin Lüks Polis Arabaları – Dünyanın En Gösterişli Filosu
Ferrari, Lamborghini, Bugatti, McLaren… Bunlar, şehrin güvenliğinden sorumlu polislerin kullandığı araba markaları. Dubai’de suç oranı oldukça düşük olduğu gibi polis görme olasılığınız da çok az. Öyle ki uygulanan cezalar oldukça caydırıcı. Her yerde kamera ve radar sistemi var.
Palmiye Adası (Palm Jumeirah) – İnsan Yapımı En Büyük Ada
Uydudan bile görülebilen bu ada, adeta bir mühendislik harikası. Üzerinde villalar, oteller, plajlar bulunuyor. Yapının bütününü ada içerisinde iken anlamak pek mümkün değil. Bölgeye tepeden bakmak için helikopter turu yapabilir ya da The View at The Palm’e çıkıp bu muhteşem yapıyı seyredebilirsiniz.
Dubai Frame – Dünyanın En Büyük Çerçevesi
Devasa bir altın çerçeve düşünün… İçerisinden şehir manzarası izliyorsunuz: Bir tarafta eski Dubai, diğer tarafta modern gökdelenler ile yeni Dubai var! Gözlem güvertesinden şehrin geçmiş ve bugünü harmanlayan yapısını keşfetmek çok keyifli olsa da şehrin geçmişinin hikayesinden daha fazla kesitler gösterilip farklı deneyimler yaşatılabilirdi diye düşünüyorum.
Büyük Şeyh Zayed Camii (Grand Mosque Sheikh Zayed) – Dünyanın En Büyük Camisi
Abu Dhabi’de bulunan ve ülkenin kurucusu Şeyh Zayed’in adını alan eser, 1988’de uluslararası tasarım yarışmasında birinci olan Suriyeli Mimar Yousef Abdelky imzasını taşıyor. Türk ve Arap mimarisinin yanı sıra Hindistan ve Kuzey Afrika gibi pek çok mimari esintiyi barındırıyor. Camide namaz kılamıyor, yalnızca ziyaret için ayrılan bölümü gezebiliyorsunuz. Ek olarak camiye girerken görevliler tarafından dikkatli bir şekilde üzeriniz aranıyor, eğer kılık-kıyafetiniz uygun değilse caminin hemen altındaki alışveriş merkezi içerisindeki mağazalardan kendinize hatıra kalacak bir abaya satın alabilirsiniz. Caminin beyaz mermer sütunları ve işlemeli kubbeleri göz kamaştırıcıydı. 24 ayar altından yapılma avizeleri fazla ihtişamlı bulsam da camideki oymalar, kullanılan kristaller ile her bir köşesi sanat eseri gibi olan bu camiyi mutlaka görmelisiniz.
Yas Island/ Ferrari World Abu Dhabi – Dünyanın En Hızlı Roller Coaster’ı
Çığlık atmaya hazırlanın çünkü Formula Rossa ile dünyanın en hızlı hız treninde 4,9 saniyede 240 km/s hıza ulaşacak ve bitiş çizgisine ulaştığınızda Ferrari şampiyonu gibi hissedeceksiniz. O kadar ki maceranın sonuna geldiğinizde çalışanlar ve sırada bekleyenler sizi turu tamamladığınız için alkışlıyorlar. Binmek için tam 1,5 saat sıra beklediğim bu adrenalin dolu anı deneyimlediğim için çok mutluyum.
Biraz da şehirdeki Türk esintilerine bakalım;
Maraş Dondurmacıları
Old Town, Marina, Old Dubai ve şehir merkezinde çeşitli yerlerde görebileceğiniz Maraş dondurmacılarının gösterileri turistler tarafından oldukça seviliyor.Global Village
Sezonluk olarak belirli ülkeleri temsil eden panayır alanında, Türkiye de listede bulunuyor. Karnaval tadındaki bu alan içerisindeki ülkeye ait gastronomik bir yolculuğa çıkabilir, mimari eserlerin maketlerini görebilir ve geleneksel kıyafetlerini satın alabilirsiniz.
Hafız Mustafa 1864
JBR bölgesinde yer alan ve Dubai’ye açtığı beşinci şubesi ile kültürümüzü tanıtan bu güzel tatlıcıyı yürürken tesadüfen görüyorum ve ayaklarım dükkandan içeri giriveriyor! Kapıdaki sıcak karşılama, yerini leziz ikramlara bırakıyor. Ağzıma attığım anda beynime mutluluk sinyalleri gönderen harika lokumlar, beni adeta evimdeymiş gibi hissettirdi. Erkan Bey ve tümü Türk çalışanlardan oluşan cana yakın ekibiyle biraz sohbet ettikten sonra Marina’daki keşfime devam ediyorum.
Dubai Trolley
Şu anda hizmet dışı olsa da açıldığı zaman 50 yolcu taşıyabilen, kırmızı renkli ve altın rengi şeritlere sahip bu tramvay, adeta Taksim’deki nostaljik ve tarihi tramvayımızı anımsatıyor. Dünyanın ilk hidrojenle çalışan sıfır emisyonlu sokak tramvayı saatte 10 km’lik bir çalışma hızıyla hareket ediyormuş.Ve Dönüş Yolunda Aklımdan Geçenler
Dubai, ilk bakışta sadece ihtişamıyla göz kamaştıran bir şehir gibi görünebilir ama biraz şehri kokladığınızda sadece altın kaplı otellerin ya da gökyüzüne uzanan gösterişli binalardan ibaret olmadığını; birçok farklı kültürün bir arada yaşadığı, geçmişle geleceğin el ele yürüdüğü bir yer olduğunu fark ediyorsunuz.
Her şeyin “en” olduğu bir şehirde insan, ister istemez kendi “en”lerini de sorguluyor. Düşünmeyi hobi edinmiş birisi olarak bu yolculuğumda da tek mesaim kendim oldu; kimi zaman gökdelenlerin arasında kaybolmuş bir insan kalabalığının ortasında, kimi zaman çöldeki kumların içinde, bazen de akşamları sahile indiğimde sessizliğin ne kadar kıymetli olduğunu hatırlarken buldum kendimi. Ve sanırım en güzeli şu oldu; her adımda yeni bir şey öğrenip, kendime başka bir pencereden bakabildim.
Sevgili okurlar; eğer bir gün yolunuz bu büyüleyici şehre düşerse, sadece gökyüzüne uzanan binalara değil, o anların sizde uyandırdığı hislere de kulak vermeyi unutmayın.
Kapak Fotoğrafı: Dilay Muran
İlginizi çekebilir: Eralp Alper’den Heidelberg: “Başka Bir Almanya Şehri Mümkün” Dedirten Şehir

Dilay Muran












Selamlar, nasıl olmuş da bu yazınızı kaçırmışım. Kısa ama kentin ruhunu yakalayan bir yazı olmuş. Bence, naçizane önerim, Dubai ile ilgili birkaç daha yazı yazın 🙂 Sevgiler