Geçtiğimiz hafta sonu yeni keşif durağımız, Güney Amerika mutfağının seçme lezzetlerini ayağımıza kadar getiren El Sabor Gastroteka oldu. Sıcak atmosferi, müzikleri, çalışanların ilgi ve alakası, kokteylleri, menünün zenginliği ve tabi ki tattığımız her şeyin son derece lezzetli olmasıyla bizden tam puan aldı diyebilirim. 

El Sabor Gastroteka’nın “her şey ortaya paylaşımlık” konseptine bayıldım. Keşke şehirde, El Sabor Gastroteka gibi, Tapas Bar gibi işleyen, ana yemeğin ağırlıklı olmadığı, böylece daha fazla lezzetin tadına bakabildiğimiz restoranlardan daha fazla olsa. Tüm bu paylaşımlıklara eşlik edecek içkiniz de sizin zevkinize kalmış ama biz şefin önerisi olan kokteylleri çok sevdik. Özellikle kokteylini daha meyve aromalı tercih edenlere hafif acılı El Sabor’u, daha hafif kokteylleri tercih edenlere ise fırında pişmiş kök pancarlı El Patron’u öneririm.


Menünün başlangıç kısmında, İspanya’daki Tapas Bar’lardan aşina olabileceğiniz lezzetlerin El Sabor Gastroteka dokunuşlu versiyonları bulunuyor. Örneğin klasik bir tapas olan zeytinleri, marinasyonlarını tamamladıktan sonra bir farklılık olarak tekrardan kızartıyorlar. İspanya’da tapas barlarda servis edilen kızartılmış padron biberlerini de deniz tuzuyla servis ediyorlar. Çıtır tortilla, karides cipsi domates ve Meksika usulü bol kişnişli, domates soslu ve kırmızı şarap sirkeli chipotle salsa üçlüsünü ise özellikle bira tercih eden misafirlere öneriyorlar. İspanya’ya özel bir keçi peyniri türü olan Manchego peynirinden oluşan klasik peynir tabağı da şarapla birlikte çok güzel gidiyor. Elbette Güney mutfağı dediğimizde artık Kinoa’nın yer almadığı bir menü biraz eksik kalırdı. Peru usulü Solterito kinoa salatası, beyaz, kırmızı ve siyah olmak üzere üç tip kinoadan oluşuyor. İçinde peynir, Kaliforniya biberi, domates, nane, maydanozu ile dolu dolu bir salata.

Başlangıç için bizim tercihimiz, Meksika usulü avokadolu bir dip salsa olan Guacamole’den yana oldu. Yanında tortilla cipsleri ile servis edilen bu lezzet, Meksikalılarla çok özdeşleşmiş bir tat. El Sabor Gastreka’nın menüsünden ikinci tercihimiz ise, Peru’ya özgü bir lezzet olan Ceviche oldu. Peru zamanında Asya’dan çok fazla göç aldığından, bu lezzet Peru’ya Japonya’dan geçmiş. Menüdeki somon, levrek ve dana dil seçenekleri arasından bizim tercihimiz Somon Tiradito oldu. Çiğ somonlar tiradito şeklinde yani sashimi şeklinde kesiliyor. Leche de Tigre (Kaplan Sütü) sosu ile servis ediliyor. Şefimiz İlbay Şahin’in anlattığına göre, Ceviche Peru’da o kadar yaygınmış ki; sadece “Cevicheria” diye restoranlar, küçük büfeler bulunuyormuş.

Bizim deneme fırsatımız olmadı ama menüde oldukça ilginç bir de çorbaları var. İsmi, “Ölüyü diriltir” anlamında “Levanta Muertos”. Bizdeki işkembe çorbası gibi alkollü bir gecenin sonunda içiliyor. Sıcak atıştırmalıklar bölümünde, yine bir İspanyol tapas’ı olan Patatas Bravas, ekmek tozuyla panelenmiş ve kızartılmış, üzerinde de bal gezdirilmiş keçi peyniri, zeytinyağı ve baharatlarla harmanlanmış Sarımsaklı Karides gibi seçenekler var. Biz bu bölümden, Arjantin usulü, ay şeklinde börekçikler olan Dana Kaburgalı Empanadas’ı seçtik. Yine şefimizin söylediğine göre, aynı ceviche gibi “Empanaderia” diye çeşit çeşit Empanada’ların olduğu dükkanlar varmış.

Menüdeki Peru lezzetlerinden olan Anticuchos bölümü ise bizdeki çöp şiş mantığı ile yapılmış etlerden oluşuyor. Bonfile veya ahtapot Anticuchos, 3 parça halinde geliyor. Yanında da Meksika biberi, soğan, domates ve kişniş karışımı bir söğüş, tatlı patates ve Aji denilen biberin salsası ile servis ediliyor.

Sıra geldi son zamanlarda İstanbulluların hayatına oldukça fazla giren Meksika lezzeti Taco’lara. Menüdeki yumurtalı, etli, rezeneli ve yengeçli, tütsülenmiş Bacon’lı Taco seçenekleri içinden tütsülenmiş Bacon’lı olanı seçtik. Ama aklımız soğuk servis edilen rezeneli ve yengeçli Taco’da da kalmadı değil. Bir dahaki sefere diyerek tatlılara geçtik.

Tatlılarda ise iki seçenek var. Biri en meşhur panayır tatlısı, çikolata soslu Churros, İkincisi ise aslen Nikaragua tatlısı olan ama zamanla bütün Güney Amerika’da yaygınlaşmış olan Pastel de Tres Leches. El Sabor Gastroteka bu tatlının Peru usulü olanını tercih etmiş. Trileçe ile hiçbir benzerliği yok ama 3 tip inek sütünden yapılıyor ve Arjantin’in süt reçeli, Dulce de Leche eşliğinde servis ediliyor.

Gecenin sonunda, El Sabor Gastroteka’dan, hem daha önce hiç denemediğimiz yeni tatlar denemenin getirdiği mutluluk hem de yaptığımız bu yeni keşfin getirdiği haklı gururla ayrıldık. Buraya kesinlikle yeniden geleceğiz, deneyemediğimiz diğer tatları da o zamana sakladık. :)

Not: Restoranın konumu genel olarak Sarıyer diye geçiyor ama Sarıyer’de gibi düşünmeyin. Etiler yönünden geldiğinizde, Akatlar’ı geçip, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü yolunun hemen karşı tarafına geçiyorsunuz ve ne Reşitpaşa yönüne ne de Sarıyer’e doğru daha fazla ilerlemiyorsunuz.

El Sabor Gastroteka: InstagramKonum

El Sabor Gastroteka Adres: Fatih Sultan Mehmet Mahallesi, Fatih Sultan Mehmet Mah. Atatürk Cad. No: 6/B
Sarıyer/İstanbul

İlginizi çekebilir: Mert Tanöz’den Basta! Street Foods

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN