İyi kitaplar için hiçbir zaman sezon bitmez ancak sonbahar yine de kitaplıklar için yeni kitaplara yer açıldığı, mürekkebi kurumamış tazeciklerin raflara yerleştiği bir mevsimin de başlangıcı aynı zamanda. Hava soğudukça okurun battaniyesine, koltuğuna iyice gömüldüğü; kitabına daha fazla sarıldığı günlerin başlangıcı Eylül. Takvimlerimizden koca bir sayfayı söküp attık ve Eylül geldi sonunda. Ve yine maaş günü gelmemişse şayet buyurun not defterimden edebiyat ve Eylül.

Ayın Çağrısı: Robinson Crusoe 389 ve RobKart

Kitabı seven, iki kalın karton arasına tutuşturulmuş mürekkep lekeli kağıt tomarına sahip olmanın hazzını hiçbir şeye değişmeyen her İstanbullu’nun en az bir kere uğradığı; hiç olmazsa karşısına dikilip içeriden ışıyan kitapları seyrettiği bir yer olmuştur Robinson Crusoe 389. Sahipleri de ziyaretçileri de “duvarlar dolusu kitap” aşkıyla bir araya geliyorlar her gün. Kepenkler her sabah kitap karıştırma aşkı ile açılıyor. Hayatta okunacak bir sürü güzel kitabın olduğuna inanan insanlarla birlikte yol alan Robinson Crusoe 389 bu aralar gerçek hayat tarafından zor günlerin eşiğine sürüklenmiş durumda. Sahiplerinin de dediği gibi “yalnızca ortakların sahipliği ile açıklanamayan bir kültür varlığı” olan Robinson Crusoe 389 Beyoğlu’nda sürdürülen kentsel dönüşüm inşaatları ve akabinde yükselen kiralar nedeniyle maddi darboğaz içerisinde. Bu darboğazdan çıkabilmek ve kitap adına İstanbul’un buluşma yeri olmayı başarabilmiş bu yerin yarınlarda da açılabilmesi için Robinson Crusoe 389 sadık okurları, misafirleri ve henüz tanışmadığı kitapseverleri kitapevine çağırıyor. Okur ile kitapevi arasındaki bağı kuvvetlendirmek ve ihtiyaç duyulan nakde erişmek adına kitapevi RobKart adında bir kart programı başlattı. Bu program dahiline önceden 1000 ya da 500 TL bakiyeli RobKart’lardan alınabildiği gibi alt limiti 50 TL olmak şartı ile istenilen limitte bir RobKart da oluşturulabiliyor. “Önce öde sonra al” olarak özetlenebilecek bu sistem sayesinde hem kart sahipleri ile kitapevi arasındaki bağ kuvvetlenmiş oluyor hem de kitapevinin ihtiyaç duyduğu nakit sağlanıyor. Şimdilik bu çağrı dalga dalga yayılmış durumda ve 3 Eylül itibari ile 890 adet RobKart fiili olarak alıcısına ulaştı.

RobKart

Çağrıya dikkat çekmek için imza günleri de düzenleyen Robinson Crusoe 389; 15 gün içinde Ayşe Kulin, Ahmet Ümit, Buket Uzuner ve Nazlı Eray ile imza günleri düzenledi. Sırada ise daha Murat Uyurkulak (7 Eylül), Aret Vertanyan (8 Eylül) ve İsmail Sayman (11 Eylül) var. Ayrıca kartın tanıtım görsellerinde görünen Orhan Pamuk ile ileride gerçekleştirilmesi planlanan etkinlikler olduğunu da ekleyelim. Yazı bitti. Sıra bende, sizde. Düşünsenize kıymet verdiğiniz bir şeyi yaşatmanın okuyacağınız kitaplardan geçtiğini? RobKart almak mühim değil, gerekirse gidip oradan bir kitap almak. Çorbada tuz misali.

Ayın Dergisi: Peyniraltı Edebiyatı

Peyniraltı Edebiyatı - SalingerGeçtiğimiz ay Bukowski’yi kapaklarına taşıdıklarında karşılaştım Peyniraltı Edebiyatı ile. Besleyiciliği kapağından belli dergi yayın hayatının 6. ayında. Yeni olmasına karşın kendine özgü bir okuyucu kitlesini de şimdiden oluşturmuş durumda. Her biri okuması keyif veren bir yazar ekibi bu ay ile birlikte aralarına Sevin Okyay’ı da katmış durumdalar. Reklam yok, gereksiz magazin yok, kullan-at edebiyat yok, her ay spotta bir edebiyatçı var, yazar ve kitap tanıtımları var, öykü şiir ve denemeler var. En güzeli de masanızda durdukça bakmaktan kendinizi alamayacağınız (açıkçası ben alamıyorum) kapakları. Bu ay Salinger kapakta. Sevin Okyay yazar ile ilgili yazısında onu biraz daha tanımamıza olanak veriyor. Dergi yalnızca yazarın beş yeni kitabı ve belgeseli ile sınırlı değil, çok daha fazlasını bulacaksınız. Dergi şimdilik ülke çapında kısıtlı bir dağıtım ağına sahip ama her geçen gün genişlemeye devam ediyor. Ayrıca 6:45 Dükkan’da da satışta. Dergi hakkında ayrıntılı bilgiyi, ilk üç sayının pdf dökümünü, satış noktalarını derginin tumblr sayfasından öğrenebilirsiniz.

Ayın Acı Haberi: İstanbul Kitapevlerinin Zor Günleri

Geçtiğimiz günlerde 90 yaşını deviren Librairie de Péra, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün restorasyon karşılığı kitapevinin bulunduğu binayı kiraya vermesi ile kapılarını kapattı. Ancak binanın yeni kiracısının açıklamalarında restorasyon sonunda kitapevinin aynı yerde yeniden açılacağına dair bir umut var. Aynı umut kırıntılarını her kitapevi için yakalamak mümkün olmuyor maalesef. Arkeopera da bulunduğu binanın otele dönüştürülmesi ve bulunduğu yerinden kovulması tehdidi ile karşı karşıya. Kelepir, Bengi, Ana ve Pandora (İngilizce kısmı) da bu şantiye canavarından nasibini birlikte alan kitapevlerinden. Büyükparmakkapı Sokak ile Galip Sokak’ın kesiştiği noktadaki binaları otel yapılmak üzere ellerinden alınıyor.

Bunun Kitabı da Çıkmış : Tek Başına Bir Adam (Christopher Isherwood)

Üniversitede öğretim üyesi olan George yıllarını birlikte geçirdiği hayat arkadaşını beklenmedik bir kazada kaybeder. Bu andan sonra George için hayat, durmak ile tökezlemek arasında ilerler. Karanlık, depresif ve dakikaların geçmek bilmemesi her gününe sirayet eder. Bu da George’un hayatını bir diğerinden farksız bir zaman tomarı haline getirir. Eşcinselliğin ve Amerika’da yaşayan bir İngiliz olmanın getirdiği ötekilikleri aynı anda yaşar George. 2009 yılında Tom Ford tarafından beyazperdeye aktarılan filmin başrollerinde Colin Firth ve Julianne Moore var. İkilinin enfes oyunculukları yönetmenin kabiliyeti ile birleşince ortaya başarılı bir uyarlama çıkmış. İlk önce 29. İstanbul Film Festivali’nde Türkiye’de görücüye çıkan film vizyonda da bulunmuştu bir müddet. DVD’sini Türkiye’de de bulmak mümkün. Şu günlerde ise filmi tekrar beyazperdede izlemek isteyenler için bir fırsat daha var. Pera Film’in sonbaharla birlikte sezonu açtığı iki seçkiden biri olan Aklım Nerede? Sinemada Psikiyatri seçkisi kapsamında filmi 20 Eylül Cuma ve 21 Eylül Cumartesi günü Pera Müzesi’nde izleyebilirsiniz.

Ayın Popisi : Çıplak ve Yalnız (Hamdi Koç)

Ankara’daki evinde ansızın aldığı bir telefon ile amcasının öldüğünü öğrenen Mesut Akarsu memleketine, Ünye’ye doğru bir yolculuğa çıkar. Yolculuk yalnızca Ünye’ye değil karakterin kendisine ve şehrin geçmişine yapılan bir yolculuktur aslında. Bitirilmesi uzun zaman alan, roman bittiğinde yazarı Hamdi Koç’u da bitiren bir eser “Çıplak ve Yalnız.” Duyduğunda bir kenara not aldığı bir cümleden yola çıkılarak 600 sayfaya erişmiş bir roman. Arka kapak yazısında olduğu gibi son sayfasına dek elden düşmeyen bir eser olmuş.

Ayın Yenisi: Ben Bir Ağacım (Orhan Pamuk)

Orhan Pamuk - Ben Bir AğacımPamuk’un okurlarınca beklenen romanı Kafamda Bir Tuhaflık’tan önce yazar yeni bir kitapla raflarda. “Bu kitapta, şimdiye kadar yazdığım sayfalardan, en kolay anlaşılabilir ve en güçlü olanları seçmeye çalıştım.” diyor yazar kitabı hakkında. Ancak bu sefer bir derlemeden öte yeniden oluşturma yapılmış metinler üzerinde. Eklenen cümleler, paragraflar, başlıklar, değişen bölümler var. Hacimce küçük ama etkileyici bir kitap olmuş Ben Bir Ağacım.

Ayın Berisi: Kitaplar ve Sigaralar (George Orwell)

“Kitaplar, gerçekten de okuyucuların yakınmalarına neden olacak kadar pahalı mıdır?” İşte George Orwell bu soruya yanıt arıyor kitabında. Bunu da sigaraya harcadığı para ile kıyaslayarak yapıyor. Bunun dışında kitap yazarın o dönem edebiyat dünyası ve sahaflığı üzerine kalame aldığı makaleleri de içeriyor. 1984 ve Hayvan Çiftliği gibi kült eserlerle tanıdığımız Orwell’i bu kitabı ile daha çok seveceksiniz.

Eylül Ayı Yayınevi Jüri Özel Ödülü: Notos Kitap

Notos birçok yayınevinin yaptığı gibi yayın katalogunda klasik kitaplara ayrı bir yer açarak çok güzel bir iş yapmış. Yaptığı işi çok daha güzel kılansa seçtiği isimler ve bu isimlere tasarladığı kapaklarda göstermiş olduğu titizlik. Seride şimdilik Turganyev’in Lüzumsuz Bir Adamın Günlüğü, Edgar Allen Poe’dan Kızıl Ölümün Maskesi ve Balzac’dan Goriot Baba var. Özellikle Notos sayesinde daha çok Poe okuyabiliyor olmak mutluluk verici. Ferit Edgü - Giden Bir Kedinin ArdındanBu arada Notos’un kapak tasarımına verdiği önemden bahsetmeden geçemeyeceğim. Klasik kitaplar serisi ve özel dizi için tasarlamış olduğu kapakların her biri eser sahibine yaraşır güzellikte. Edebiyatta ve yayıncılıkta kalitenin artışının sadece eserin edebi yanı ile değil aynı zamanda basımında kullanılan malzemeden kapak tasarımına dek birçok alanda olacağını fark edip hayata geçirmiş ender yayınevlerinden birisi Notos. Yabancı dilde, özellikle kült eserler için tasarlanan kapakları gördükçe Türk yayıncılığı için imrenmemek elde değil. Tasarımın okuma zevkini arttırdığı, kitap ile okur arasındaki aidiyeti güçlendirdiği ve en nihayetinde yayınevinin satış rakamlarına pozitif etkide bulunduğu da bir gerçek.

theMagger’da “Eylül Ayı Alternatif Vizyon Rehberi” yazısına da buradan ulaşabilirsiniz…

Robinson Crusoe 389 ilgili Orhan Pamuk’lu RobKart görseli ve RobKart ile ilgili bilgiler, kitapevinin internet sitesinden alınmıştır.
Yazıda gösterilen kitap ve dergi kapakları, kitapların yayınlandıkları yayınevlerinin internet sitelerinden alınmıştır.

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?