fbpx
theMagger Banner
Advertisement
theMagger: Keşfedin ve Paylaşın. Nasıl mı?
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement

Haberler

Post image
"Eat the frog" Yöntemi: Erteleyiciliğin Panzehri Olabilir mi?

HABERLER - SLIDER

Calendar 10 Kas, 2023

Azalan dikkat sürelerinin ve artan erteleyiciliğin iş yaşamında yarattığı sorunlara hepimiz aşinayız. Dolu dolu bir ajandayla güne başlarken yapılacakların hangi birinden başlamamız gerektiğine dair kafamız karışabiliyor. Hatta önemli şeyleri yapmayı geciktirirken faydalı şeyler yapmak anlamına gelen “üretken erteleme” de hayatımıza yeni giren kavramlardan bir tanesi. İşte “eat the frog” yöntemi de aslında bu karmaşanın önüne geçmeyi hedefliyor.

Mark Twain’in de dediği gibi “Eğer bir kurbağayı yemeniz gerekiyorsa bunu sabah ilk iş olarak yapın böylece gün boyunca başınıza daha kötü bir şey gelemez.” İşte Twain’in sözlerinden esinlenen bu verimlilik yöntemi de zor ya da yapmak istemediğiniz işleri ilk olarak yapmayı öneriyor. Örneğin; o gün mutlaka yapmanız gereken ancak sizi zorlayan bir telefon görüşmesi var ise bunu günün kurbağası olarak düşünebilirsiniz. Kulağa çok keyifli gelmese de bu yöntemi işlevsel kılan sebepler şöyle:

-Henüz günün erken saatlerinde başarılı hissetmenizi sağlıyor.

-En verimli çalışma saatlerinizi heba etmenizin önüne geçiyor.

-Maillerinizi kontrol etmek, yazışmalara cevap vermek gibi diğer hiçbir işi “kurbağanızı” yemeden önce yapamayacağınız anlamına geldiğinden bu işi tamamlayabilmek için ciddi bir konsantrasyon göstermenizi sağlıyor.

preloader
Post image 'Reality Show'ların Yükselişi: Dahice Bir Formül
'Reality Show'ların Yükselişi: Dahice Bir Formül

ANA SAYFA - SLIDER

Calendar 23 Şub, 2024

Love Island, Too Hot To Handle, Married At First Sight, Love Is Blind, The Ultimatum ve hatta Kısmetse Olur… Yabancıların aşkı bulmasını izlemek söz konusu olduğunda sinema&tv platformlarının toprakları her zaman olduğundan bile daha verimli görülüyor. Pek çok kişi için ‘guilty pleasure’ olan bu programların yüksek izlenirliği onların başka ülkelere özgülenmiş özel versiyonlarının da çekilmesine neden olurken bu...

Love Island, Too Hot To Handle, Married At First Sight, Love Is Blind, The Ultimatum ve hatta Kısmetse Olur… Yabancıların aşkı bulmasını izlemek söz konusu olduğunda sinema&tv platformlarının toprakları her zaman olduğundan bile daha verimli görülüyor. Pek çok kişi için ‘guilty pleasure’ olan bu programların yüksek izlenirliği onların başka ülkelere özgülenmiş özel versiyonlarının da çekilmesine neden olurken bu önüne geçilemez popülariteyi tam olarak ne sağlıyor?

Aslında bu durum çok da şaşırtıcı değil çünkü izleyici çoğunluğunun iyi bir romantik komediyi sevdiği yıllardır bildiğimiz bir gerçek. İşte flört programlarının kökeni “gerçeklik” olsa da, çoğu zaman hepimizi kendine çeken bir dizi kurgusal öğeyle iç içe geçmiş durumdalar. London Metropolitan Üniversitesi’nde Amerikan Film, Televizyon ve Kültür Tarihi alanında uzman olan Dr. Karen McNally’ye göre flört programları, çeşitli arzu ve beklentilerimizi onaylıyor: “Bu şovlar kısmen pembe dizi, kısmen oyun şovu; bu da çok güçlü kurgu ve kurgu dışı unsurları, karakterizasyonu, ilişkileri, melodramı, rekabeti ve tutkuyu birleştirdikleri anlamına geliyor.” Üstelik yapacaklar mı, yapmayacaklar mı diye merak etmek, felaketle sonuçlanan TV ayrılıkları üzerine üzülmek gibi pek çok heyecan verici faktörü de beraberinde getiriyor. Sonuç olarak; realite şovu yarışmacıları hakkında kurgusal karakterlerle aynı şeyleri hissediyoruz ve kısmen sosyal medyaya bağlı olarak neyin gerçek, neyin gerçek olmadığına dair kolektif anlayışımız sürekli bulanıklaşıyor.

Üstelik günümüzde flörtleşmenin çok daha karmaşık bir hal alması, çok daha fazla insanın uzun süreler yalnız olmayı tercih etmesi de bu yarı kurgusal dünyaları birer gözlem aracı olarak cazip kılıyor. Öyle ki Dr McNally’ göre: “Bu tür eğilimlerin arkasında genellikle türün artan çekiciliğini teşvik eden kültürel değişiklikler yatıyor. Flört programları da bu durumu yansıtmak üzere uyarlanıyor. Örneğin; Love İsland isimli programın kurgusu yalnızca görseller üzerinden “Evet” ve “Hayır” seçenekleri ile partner seçilebilen ‘dating app’ler ile benzerlik gösteriyor. Tüm bunlara ek olarak flört programlarında kullanılan dil, kendi kelime dağarcığımıza da sızıyor.

Post image BASELECTED: Trendyol Sanat'ın Genç ve Yetenekli Sanatçılarla Buluşturan Projesi
BASELECTED: Trendyol Sanat'ın Genç ve Yetenekli Sanatçılarla Buluşturan Projesi

KÜLTÜR - SANAT

Calendar 23 Şub, 2024

Sanat dünyası için sürdürülebilirlik kadar çok konuşulan bir konu varsa o da şüphesiz ulaşılabilirlik! Türkiye genelinde bağımsız sanatçıları sanat severlerle buluşturan Trendyol Sanat da, zaman ve mekân sınırlarını kaldırarak, sanatı her an, herkes için ulaşılabilir kılmak üzere yeni bir projeyle karşımıza çıkıyor.

Trendyol Sanat, bu ay BASE iş birliğiyle farklı...

Sanat dünyası için sürdürülebilirlik kadar çok konuşulan bir konu varsa o da şüphesiz ulaşılabilirlik! Türkiye genelinde bağımsız sanatçıları sanat severlerle buluşturan Trendyol Sanat da, zaman ve mekân sınırlarını kaldırarak, sanatı her an, herkes için ulaşılabilir kılmak üzere yeni bir projeyle karşımıza çıkıyor.

Trendyol Sanat, bu ay BASE iş birliğiyle farklı disiplinlerden 7 genç ve yetenekli sanatçının işlerini BASELECTED seçkisiyle sanatseverlerin beğenisine sunuyor. Böylece sanatseverlerin, geleneksel Türk sanatlarından heykele uzanan geniş yelpazede özgün ve ilham veren işleri Trendyol Sanat üzerinden kolaylıkla satın alabilmelerine aracılık ediyor. Aynı zamanda sanat üretiminde sürekliliğin, motivasyonun, direncin, kararlılığın ve üretim arzusunun bir göstergesi niteliğindeki seçkide yer alanlar arasında; BASE sanatçıları Emre Evcimen, Fatma Tuzluca , Funda Yalçın , Meslina Tut , Mustafa Mutlu , Seda Boy ve Veysel Daşçı bulunuyor. BASELECTED geleneksel Türk sanatları, resim, seramik, dijital baskı, heykel ve nakış gibi farklı disiplinleri bir araya getiriyor. Ayrıca Trendyol Sanat ile 150’den fazla sanatçının bine yakın eserine Trendyol mobil uygulamasından ve internet sitesinden ulaşılabiliyor. BASELECTED seçkisine yakından bakmak içinse buraya tıklayabilirsiniz.

Post image The Phoenix: Birleşik Krallık'ın En Sürdürülebilir Mahallesi
The Phoenix: Birleşik Krallık'ın En Sürdürülebilir Mahallesi

GÜNDEM

Calendar 22 Şub, 2024

Geliştirme şirketi Human Nature, Lewes’teki eski bir sanayi bölgesini, Birleşik Krallık’ın sürdürülebilir bir mahallesiye dönüştürmek için planlama onayı aldı.

685 evlik Phoenix, Human Nature’a göre işlenmiş ahşaptan inşa edilecek ve Birleşik Krallık’taki en sürdürülebilir mahalle olacak. South Downs Ulusal Parkı’nda yer alan Phoenix, tamamı mühendislik ürünü ahşaptan inşa edilen...

Geliştirme şirketi Human Nature, Lewes’teki eski bir sanayi bölgesini, Birleşik Krallık’ın sürdürülebilir bir mahallesiye dönüştürmek için planlama onayı aldı.

685 evlik Phoenix, Human Nature’a göre işlenmiş ahşaptan inşa edilecek ve Birleşik Krallık’taki en sürdürülebilir mahalle olacak. South Downs Ulusal Parkı’nda yer alan Phoenix, tamamı mühendislik ürünü ahşaptan inşa edilen enerji tasarruflu evleri, kamusal alanları ve sağlık hizmetlerini, dükkanları, konaklama ve endüstriyel alanları içerecek. Human Nature’ın sürdürülebilir inşaat başkanı Andy Tugby, Dezeen’e, burasının birim sayısına göre Birleşik Krallık’taki en büyük yapısal ahşap mahallesi olacağını söylüyor. Projeye göre; bölgedeki endüstriyel yapılar, kantin, etkinlik salonu, fitness merkezi, çalışma alanı ve stüdyolar da dahil olmak üzere toplumsal alanların çoğunu barındıracak şekilde; evlerse enerji açısından verimli olacak ve yenilenebilir enerjiyle çalışacak şekilde tasarlanacak. Ayrıca tüm nesiller ve karma gelirli insanlar için bir yer yaratmayı hedefleyen 685 konutun yüzde 30’u uygun fiyatlı konutlardan oluşacak.

Post image #WaterTok: Yeterince Su Tüketiyor musunuz?
#WaterTok: Yeterince Su Tüketiyor musunuz?

YEME - İÇME

Calendar 22 Şub, 2024

Son dönemde “elektrolit”lerin ve “spor içecekleri”nin popülarite kazandığını fark ettiniz mi. ‘Hydration drinks’ olarak da geçen bu içeceklerin temel hedef kitlesi aslında su tüketimini arttırmak isteyenler.

Günlük su tüketimini arttırmak her yıl sağlıklı kararlar listemizin başında yer alıyor. İşte TikTok’un #WaterTok akımı da bu hedefin yeni bir yansıması. Trendin temel hedefi...

Son dönemde “elektrolit”lerin ve “spor içecekleri”nin popülarite kazandığını fark ettiniz mi. ‘Hydration drinks’ olarak da geçen bu içeceklerin temel hedef kitlesi aslında su tüketimini arttırmak isteyenler.

Günlük su tüketimini arttırmak her yıl sağlıklı kararlar listemizin başında yer alıyor. İşte TikTok’un #WaterTok akımı da bu hedefin yeni bir yansıması. Trendin temel hedefi su içmeyi bir alışkanlık haline getirmek isteyenler için eğlenceli çözümler sunmak. Eğer her yerde karşımıza çıkan Stanley termosların popülaritesinin nedenini arıyorsanız onun yanıtı da #WaterTok’ta. Pandemi döneminin dans koreografilerine eşlik ettiren egzersiz videoları neyse, Stanley termoslar da aynı şekilde sağlıklı yaşam hedeflerinin bir parçası. Spor içecekleri ve bazı aroma vericilerde bulunan elektrolitler de bu akımın diğer üyeleri. #WaterTok’un içerik üreticileri Günün Suyu” ya da “Su Tarifleri” gibi başlıklarla şeftali, pasta ve pina colada gibi aromalı sular hazırladıkları videolar paylaşıyorlar. İçeceklerin yapımında kullanılan tatlandırıcı takviyeler sıfır kalorili ve şekersiz olsalar da tahmin edebileceğiniz gibi aynı zamanda tartışmalılar. Genellikle çok asidik olan bu takviyelerin diş minesi üzerindeki etkileri endişe konuları arasında.

Post image Metamodernism: Karmaşayı Benimseyen Pazarlama Stratejisi
Metamodernism: Karmaşayı Benimseyen Pazarlama Stratejisi

BUSINESS

Calendar 22 Şub, 2024

Ekonomiden çevreye ve sosyal konulara, çoklu krizlerin üzerimizdeki etkisi tüketicisi olduğumuz markalar için de birçok zorluğu beraberinde getiriyor. Çoğunlukla gençlerin yaşadığı belirsizliğin artmasıyla birlikte, pazarlama stratejisi odağı olarak küçük keyif anları ve romantikleştirme arayışlarının da arttığını görüyoruz. Bu trendse yeni bir konseptin ortaya çıkmasına neden oluyor: Markaların...

Ekonomiden çevreye ve sosyal konulara, çoklu krizlerin üzerimizdeki etkisi tüketicisi olduğumuz markalar için de birçok zorluğu beraberinde getiriyor. Çoğunlukla gençlerin yaşadığı belirsizliğin artmasıyla birlikte, pazarlama stratejisi odağı olarak küçük keyif anları ve romantikleştirme arayışlarının da arttığını görüyoruz. Bu trendse yeni bir konseptin ortaya çıkmasına neden oluyor: Markaların müşterileriyle iletişim kurma şeklini önemli ölçüde etkileyecek olan Metamodernizm.

“Karmaşıklık çağına ilişkin karmaşık bir dünya görüşü” olarak tanımlanan metamodernizm, büyük bir özgüven ve evrensel hakikatlere olan yoğun inancıyla bilinen modernizm ile ironi, alaycılığı ve birçok gerçeğe olan inancıyla bilinen postmodernizm arasında yer alıyor. Peki bundan ne anlıyoruz?Metamodernizm özetle; her iki dünyanın da en iyisini alıyor ve mevcut sorunlarımıza çözüm bulmaya çalışıyor. Markaların tüketicilerle daha iyi bağlantı kurmasına yardımcı olabilecek dürüstlük ve iyimserliğe değer veriyor. Metamodernizm örneği arıyorsanız gözlerinizi Barbie’nin pazarlama sürecine çevirebilirsiniz.

Metamodernizmin anahtarıysa elbette mizah! Trend analizi şirketi WGSN’e göre; mizah, polikrizlere karşı bir tepki mekanizması haline gelmiş durumda ve dünya çapında insanların %91’i komik markaları tercih ediyor. %90’ınınsa komik reklamları hatırlama olasılığı daha yüksek. Yani tüketiciler mutluluğun özlemini çekiyor. Dünya genelinde insanların yüzde 45’i iki yıldan fazla bir süredir gerçek mutluluğu hissetmiyor ve yüzde 25’i mutlu hissetmenin ne demek olduğunu bilmiyor ya da unutmuş halde. Tam da bu yüzden var olan durumla dalga geçerken aynı zamanda markasını öne çıkarmayı başarabilen sarkastik içerikler ilgiyi üzerine toplamayı başarıyor. Markaların özellikle sosyal medya kullanımı sırasında şirket dili yerine mizaha yatkın ve sıcak bir dil kullanmaya başlamalarının ardındaki motivasyon da tam olarak burada gizleniyor.

Post image Mercedes-Benz She’s Mentoring Programı İle Genç Kadınları Destekliyor
Mercedes-Benz She’s Mentoring Programı İle Genç Kadınları Destekliyor

HABERLER - SLIDER

Calendar 18 Şub, 2024

Mercedes-Benz Otomotiv, genç kadınları sosyo-ekonomik olarak güçlendirmek ve kariyer yolculuklarında desteklemek için She’s Mentoring Programı’nı hayata geçiriyor. Başarılarıyla kendinden söz ettiren She’s Mercedes kadınları, bu programda “sürdürülebilirlik”, “inovasyon & teknoloji” ve “yaratıcı endüstriler” olmak üzere 3 farklı kategori kapsamında mentorluk yapıyorlar. 4 aylık program boyunca,...

Mercedes-Benz Otomotiv, genç kadınları sosyo-ekonomik olarak güçlendirmek ve kariyer yolculuklarında desteklemek için She’s Mentoring Programı’nı hayata geçiriyor. Başarılarıyla kendinden söz ettiren She’s Mercedes kadınları, bu programda “sürdürülebilirlik”, “inovasyon & teknoloji” ve “yaratıcı endüstriler” olmak üzere 3 farklı kategori kapsamında mentorluk yapıyorlar. 4 aylık program boyunca, mentilerin kişisel gelişimleri için online eğitimler ve “She’s Dreaming” buluşmaları da gerçekleştiriliyor. She’s Mentoring Programı ile her üç kategoride başarılı olarak değerlendirilen katılımcılara toplamda 1 milyon TL değerinde para ödülü veriliyor.

She’s Mercedes, 2015 yılından bu yana dünya genelinde 70’i aşkın ülkede aktif olarak birbirinden başarılı kadınları bir araya getiriyor. İz bırakan kadınlardan ilham alan, hedeflerini gerçekleştirmiş başarılı kadınlarla, hayalleri olan kadınları buluşturan bir kadın güçlendirme platformu olarak çalışmalarını sürdürüyor. 

Türkiye’de 2019 yılında faaliyete geçen She’s Mercedes platformu, kültür & sanat, müzik, spor, moda ve girişimcilik gibi farklı alanlarda sponsorluk ve sosyal sorumluluk projeleri gerçekleştiriyor. Bu başarılı platform bir adım daha ileriye taşınarak, She’s Mercedes kadınlarının bilgi birikimleri ve tecrübeleriyle bir mentorluk programına dönüşüyor ve ilhamını birbirinden alan güçlü kadınları bir araya getirerek kariyer yolculuklarının başındaki genç kadınlara destek olma ve topluma değer katma amacı doğrultusunda “She’s Mentoring” programı hayata geçiriliyor. Başarılarıyla kendinden söz ettiren She’s Mercedes kadınlarının mentor olarak yer alacağı program, genç kadınları sosyo-ekonomik olarak güçlendirmeyi ve onlara kariyer yolculuklarında rehberlik etmeyi amaçlıyor.

Mercedes-Benz, bu mentorluk programı ile ilk aşamada başvurular arasından seçilen 30 başarılı kadını, sektörün önde gelen isimleri ile buluşturarak onlara ilham vermeyi amaçlıyor. Mart ayında başlayacak olan program, sürdürülebilirlik, inovasyon & teknoloji ve yaratıcı endüstriler olmak üzere 3 farklı kategori altında alanında öncü isimleri mentorluk yapmak üzere bir araya getiriyor.

Başvuru sonrası elemeleri geçen mentiler, kendi kategorilerinden bir mentor ile birebir çalışma fırsatı elde ediyorlar. Mentorlar, 4 ay sürecek program boyunca deneyimlerini ve bilgilerini mentilere aktarıyor ve onların projelerini geliştirmelerine yardımcı oluyorlar. Bu sayede mentiler kariyer hedefleri için strateji geliştirme ve profesyonel ağ kurma konusunda mentorlarımızdan destek alıyorlar.

Menti olarak seçilemeyen ancak jüri seçimi öncesi son eleme aşamasına gelen adaylar, ilgili kategori öncüleri ile birlikte online eğitimlere ve She’s Dreaming buluşmalarına katılma fırsatı yakalıyorlar. Bu buluşmalar sayesinde katılımcılar; “Kişisel Farkındalık, Öz Motivasyon & İlham, Yeni Nesil Liderlik ve Networking & Ağ Kurma” gibi birçok farklı konudaki online eğitimlerle kendilerini geliştirme şansı elde ediyorlar.

Mercedes-Benz Otomobil Pazarlama ve Kurumsal İletişim Grup Müdürü Ezgi Yıldız Kefeli; proje ile ilgili “Bir kadının gerçekleşmiş düşü, bir diğerinin en büyük gücü söylemiyle yola çıkarak, kadınlar için ilham verecek bir dünya yaratmayı hedefliyoruz. Mercedes-Benz olarak kadınlara verdiğimiz desteği artırmak ve topluma değer katmak amacıyla She’s Mercedes platformumuzu bir adım daha ileriye taşıyarak “She’s Mentoring”i hayata geçiriyoruz. Güçlü kadınların hikayeleriyle büyüyerek, pek çok kadına ilham verecek bu program ile başarılı genç kadınlarımızın hayatlarında fark yaratacağımıza ve geleceğin She’s Mercedes’lerini yaratacağımıza gönülden inanıyoruz.” diyor.

Yıldız, “Bu program ile 3 farklı kategoride birinci olarak seçilen mentilere verilecek toplamda 1 milyon TL’lik para ödülü ile hayatlarına pozitif bir katma değer katacak olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Mentilerimiz bu ödülü tercihlerine göre yurt içi veya yurt dışı eğitim desteği kapsamında kullanılabilecekler.” diyerek sözlerini tamamlıyor. She’s Mentoring programına ait başvurular www.mercedes-benz.com.tr/shes-mentoring adresinden 8 Mart 2024 tarihine kadar devam ediyor.

Post image 'Hospitality Heroes': Gastronominin Nazik İsimleri
'Hospitality Heroes': Gastronominin Nazik İsimleri

GASTRONOMİ

Calendar 16 Şub, 2024

Fine Dining Lovers platformu ‘Hospitality Heroes’ yani konukseverlik kahramanları başlığı altında, gastronomi dünyasının çeşitli restoranlarını ve isimlerini ödüllendiriyor.

Bu sınıflandırmada, ister kaliteli yemek konusunda aile geleneğini sürdüren eski bir restoran işletmecisi, ister restoranlarda daha fazla kapsayıcılığı savunan bir sommelier olsun, kendilerini hem misafirler hem de personel...

Fine Dining Lovers platformu ‘Hospitality Heroes’ yani konukseverlik kahramanları başlığı altında, gastronomi dünyasının çeşitli restoranlarını ve isimlerini ödüllendiriyor.

Bu sınıflandırmada, ister kaliteli yemek konusunda aile geleneğini sürdüren eski bir restoran işletmecisi, ister restoranlarda daha fazla kapsayıcılığı savunan bir sommelier olsun, kendilerini hem misafirler hem de personel için restoran deneyimini yükseltmeye adayan gerçekten ilham verici isimler sektörün kahramanları olarak anılıyor. Örneğin; 2021 yılında görme engelli sanatçı Natalie Te Paa’nın doğum gününü kutlamak için gitmesi ve şefin “Doğum günün kutlu olsun.” yazısını onun da okuyabilmesi için akışkan çikolatayla ‘braille’ alfabesiyle yazması üzerine viral olan “Luciano by Gino D’Acampo” konukseverliğin kahramanları arasında yer alıyor.

‘Hospitality Heroes’ esasen gastronomi dünyasındaki en sevindirici ve kıymetli trendin altını çiziyor: Farkındalık! Daha kapsayıcı, sürdürülebilir ve nezaket sahibi projeler ve işletmelerin sayısı günden güne artıyor. Bir diğer örnek olarak; “Restaurant of Mistaken Orders”da tüm garsonlar demans hastalarından oluşuyor ve ziyaret edenler de bunun bilincinde olarak buraya geliyor.

Post image
"Deinfluencing" ve Ruh Sağlığı: Tanı İçin Doğru Yer Sosyal Medya Değildir

PSİKOLOJİ

Calendar 16 Şub, 2024

Ruh sağlığına dair farkındalığın arttığı 2010’ların başından bu yana, konunun sosyal medyada da kendine yer bulduğunu görüyoruz. Öyle ki Reels akışımızda, TikTok sayfamızda anksiyete, depresyon, ADHD, OCD gibi konularda içeriklere artık çok daha sık rastlıyoruz. Bununla birlikte kaynak ve bilgi teyidi alışkanlığımız halen bu içerikleri doğru değerlendirecek seviyede değil.

Keşfet’inize “ADHD...

Ruh sağlığına dair farkındalığın arttığı 2010’ların başından bu yana, konunun sosyal medyada da kendine yer bulduğunu görüyoruz. Öyle ki Reels akışımızda, TikTok sayfamızda anksiyete, depresyon, ADHD, OCD gibi konularda içeriklere artık çok daha sık rastlıyoruz. Bununla birlikte kaynak ve bilgi teyidi alışkanlığımız halen bu içerikleri doğru değerlendirecek seviyede değil.

Keşfet’inize “ADHD semptomları”, “Bu alışkanlıklardan 5 tanesini gösteriyorsanız depresyonda olabilirsiniz”, “OCD’nin belirtileri” gibi içerikler mutlaka düşmüştür. Bu içeriklerin çoğu ruh sağlığına dair resmi eğitimi olmayan kimseler tarafından hazırlanıyor ve kaynak referansları verilmeden paylaşılıyor. Bu durum da yanlış bilgilerin yayılmasına ve kişilerin kendilerine tanı koymalarına yol açıyor. İşte tam da bu yüzden içerik üreticilerinin belirli trend ürünlerin neden satın almaya değmediğini göstermek için platformlarını kullanmalarını ifade eden “deinfluencing” kavramı bu kez karşımıza ruh sağlığına dair içerikler için çıkıyor. Yani bu tanıları koymakta yetkili uzmanlar (psikiyatristler) ve bu tanıları resmi olarak almış kişiler, neden bu rahatsızlıklara sahip olabileceğinizi değil, bu rahatsızlıklara neden sahip olmayabileceğinizi anlatıyor. Böylelikle bu tanımların, özenilecek birer farklılık değil, uzmanlar eşliğinde tanımlanması gereken problemler olduğuna vurgu yapıyor.

‘Self-diagnose’ yani kişinin kendine tanı koymasının önüne geçilmesi önem taşıyor çünkü bu alışkanlığın artmasıyla birlikte iki temel problem karşımıza çıkıyor. İlki günlük dil kullanımının değişmesi. Örneğin; bir kişi sadece düzenli olduğu için “Kusura bakmayın OCD’liyim” diyerek tıbbi bir tanıyı sıradan bir kelime gibi kullanabiliyor. İkincisi ve en önemli problemse; bu tanılara ilişkin şikayetlerini dile getiren ve gerçekten yardıma ihtiyaç duyan insanların yaygın kullanım nedeniyle ciddiye alınmıyor olması.

Post image
"Stan": Eminem'den "Süper Hayran" Fenomenine Bir Bakış

SİNEMA & TV

Calendar 16 Şub, 2024

Eğer bu yıl Taylor Swift’in Eras turunu ve Beyonce’nin Reneissance turunu takip ettiyseniz müzik dünyasında “süper fan”lığın ne demek olduğuna hakim olmuşsunuz demektir. 2020’li yıllara geldiğimizde daha kontrollü bir hal alan süper fan’lığın erken 2000’lerdeki karşılığıysa bugünkünden çok daha farklıydı. Yine de konu esasen halen güncel çünkü sosyal medyanın yarattığı ulaşılabilirlik kişilerin...

Eğer bu yıl Taylor Swift’in Eras turunu ve Beyonce’nin Reneissance turunu takip ettiyseniz müzik dünyasında “süper fan”lığın ne demek olduğuna hakim olmuşsunuz demektir. 2020’li yıllara geldiğimizde daha kontrollü bir hal alan süper fan’lığın erken 2000’lerdeki karşılığıysa bugünkünden çok daha farklıydı. Yine de konu esasen halen güncel çünkü sosyal medyanın yarattığı ulaşılabilirlik kişilerin ünlülerle olan ilişkilerine dair algılarını etkileyebiliyor. İşte “Stan” adlı şarkısını bu konu üzerine kurgulayan Eminem’de bu fenomeni ele almak üzere aynı isimli bir belgesel üzerinde çalışıyor.

Yönetmenliğini Steven Leckart’ın, yapımcılığını ise Eminem’in kendi şirketi Shady Films’in üstleneceği belgesel, fanatik ve bazen de hayalperest süper hayranları merkeze alıyor ve ilk tanıtımlarda şöyle özetleniyor: “Dünyanın en ikonik ve kalıcı sanatçılarından biri olan Eminem ve ona tapan hayranlarının merceğinden anlatılan, süper hayranlık dünyasına yapılan açıklayıcı, kişisel bir yolculuk”. Eminem’in uzun süredir menajeri olan ve Sahady Films ekinimde yer alan Stuart Parr ise projeye ilişkin şunları söylüyor: “Stans’ kamerayı çevirip izleyicilere hayranlık hakkında sorular sormamız için bir fırsat oldu. Bu, Eminem’in en büyüleyici şarkılarından birinin ve dünyanın en önemli şovmenlerinden birinin merceğinden hayran kitlesi ve sanatçı arasındaki ilişkiye dair bir çalışma.”

Post image 2024 Met Gala: Baharda Floral Desenler? Çığır Açan Bir Tema...
2024 Met Gala: Baharda Floral Desenler? Çığır Açan Bir Tema...

HABERLER - SLIDER

Calendar 16 Şub, 2024

Yılın en önemli moda etkinliklerinden Met Gala’nın 2024 teması “The Garden of Time” olarak açıklandı. Bu da pek çok ünlü ismi floral desenlerle kaplı tasarımlar içinde göreceğimiz anlamına geliyor ve modayla ilgilenen herkesin aklına “Devil Wears Prada” filmindeki ikonik, sarkastik repliği getiriyor: “Florals, for spring? Groundbreaking!” (Baharda floral desenler? Çığır Açıcı!”

Gala, her yıl olduğu gibi...

Yılın en önemli moda etkinliklerinden Met Gala’nın 2024 teması “The Garden of Time” olarak açıklandı. Bu da pek çok ünlü ismi floral desenlerle kaplı tasarımlar içinde göreceğimiz anlamına geliyor ve modayla ilgilenen herkesin aklına “Devil Wears Prada” filmindeki ikonik, sarkastik repliği getiriyor: “Florals, for spring? Groundbreaking!” (Baharda floral desenler? Çığır Açıcı!”

Gala, her yıl olduğu gibi Met’in yıllık Kostüm Enstitüsü sergisinin açılış gecesinde düzenleniyor. Bu yılın konukları ağırlayacak eş başkanlarıysa: Zendaya, J-Lo, Chris Hemsworth ve Bad Bunny. Kulağa sıradan gelen temanın arkasındaysa aslında bir hikaye var. Öyle ki Vogue temayı duyururken bize, The Garden of Time’ın sadece Met’in yosun tutan eski elbiselerine bir gönderme olmadığını, aynı zamanda J.G.’nin adı olduğunu da hatırlattı. Referans aslında Ballard’ın bir kısa öyküsüne ilişkin. Hikaye, öfkeli bir kalabalık kapılara her yaklaştığında bahçelerindeki çiçeklerden bir yaprak koparan bir kont ve karısını merkeze alıyor. Yaprak toplama işlemi zamanı tersine çevirse ve kalabalığın yavaşlamasına yardımcı olsa da, sonunda kapılara ulaşıp malikaneye hücum ederler, ancak kontu ve karısını bahçelerinde heykel olarak buluyorlar. Tema tercihi oldukça gösterişli olsa da, moda yayınları günümüzün ünlülerinin bu fikri gerektiği şekilde yorumlayamayacağı konusunda hemfikir.

preloader Lütfen bekleyin...
theMagger Banner
Advertisement
preloader
loading
icon icon icon icon icon
warning

Adblock'unuzu Kapatmaya Ne Dersiniz?

theMagger, sponsorluk ve reklamlarla gelişen bir platform.

AdBlock'unuzu kapatarak beraber büyüdüğümüz markaların yaratıcı reklamlarını görebilir; siz de bizlere dolaylı olarak katkıda bulunabilirsiniz.

Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement