fbpx
theMagger Banner
Advertisement
theMagger: Keşfedin ve Paylaşın. Nasıl mı?
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement.
Advertisement.
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement

Haberler

Post image Warhol'un Son Teknoloji Sanatı: Floppy Disketleri Duymuş muydunuz?
Warhol'un Son Teknoloji Sanatı: Floppy Disketleri Duymuş muydunuz?

HABERLER - SLIDER

Calendar 18 Nis, 2024

Carnegie Mellon Üniversitesi bünyesindeki bilgisayar kulübü ve New Yorklu sanatçı Cory Arcangel işbirliği Andy Warhol Müzesi‘nin en kıymetli fakat en az bilinen eserlerinden bazılarının gün yüzüne çıkmasını sağladı.

Floppy diskleri daha önce duymuş muydunuz? Bugün neredeyse antika olarak adlandırdığımız bu teknoloji Andy Warhol’un 1985 standartlarına göre en fütüristik eserlerini saklamak üzere kullandığı yöntem. Vice’ın haberine göre Warhol’a bilgisayarın grafik sanatı yeteneklerini göstermesi için bir Commodore Amiga hediye edilmişti. Warhol da eserlerini bu teknoloji ile üretmiş ve saklamıştı. Warhol Müzesi’nin koleksiyonunda Blondie’nin Debbie Harry’sini “tablosunu” çizdiği bir video bulunuyor. Ancak müze, 1994 yılında Warhol’un disklerinin geri kalanını ve iki Amiga 1000 bilgisayarını aldığından beri, eski dosya formatı ve eskimiş donanım nedeniyle bunların içeriğine erişilememişti. Görüntüleri dijital derinliklerden geri getirmekse Carnegie Mellon Üniversitesi bünyesindeki bilgisayar kulübü ve New Yorklu sanatçı Cory Arcangel işbirliği sayesinde gerçekleşti. Gün yüzüne çıkan eserler arasındaysa kült Campbell Soup da yer alıyor. Hem teknoloji hem de sanat tutkunlarının dikkatini hak eden eserlere buradan göz atabilirsiniz.

preloader
Post image 'Doom Spending': Kontrol Edemediğimiz Alışveriş Güdüsü
'Doom Spending': Kontrol Edemediğimiz Alışveriş Güdüsü

PSİKOLOJİ

Calendar 24 May, 2024

Durduramadığımız, sosyal medyada kontrolsüzce aşağı kaydırma halini anlatmak için kullanılan ‘doom scrolling’ terimini muhtemelen duymuşsunuzdur. İşte benzer bir terim olan ‘doom spending’ de kontrolsüzce harcama yapma alışkanlığımızı anlatmak için kullanılıyor.

Global anlamda bir ekonomik gerileme ve kriz hali mevcutken dahi alışveriş alışkanlıklarımızın çok da...

Durduramadığımız, sosyal medyada kontrolsüzce aşağı kaydırma halini anlatmak için kullanılan ‘doom scrolling’ terimini muhtemelen duymuşsunuzdur. İşte benzer bir terim olan ‘doom spending’ de kontrolsüzce harcama yapma alışkanlığımızı anlatmak için kullanılıyor.

Global anlamda bir ekonomik gerileme ve kriz hali mevcutken dahi alışveriş alışkanlıklarımızın çok da değişmediğini hatta umulanın aksine daha çok kontrolsüz harcama yapıldığını fark ettiniz mi? ‘Doom spending’ terimi tam da bu durumu anlatmak için kullanılıyor. Vogue Türkiye’ye göre Credit Karma şirketinin anketi sonucunda Amerikalıların yüzde 27’si doom spending yaptığını belirtiyor. Milenyum kuşağının yüzde 33’üne kıyasla Z kuşağının yüzde 35’i doom spending yaptığını itiraf ediyor. Peki neden? Yanıt aslında çok basit. Ekonomik karamsarlık ve belirsizlik bizi mutlu olmak için çok da gerekli olmayan şeyleri almaya yöneltiyor. Özellikle Y jenerasyonu ve sonrasındaki kuşaklar için en büyük motivasyon sebebi ise güncel ekonomik koşullar sebebiyle hiçbir zaman kendilerinden önceki kuşakların yaptığı ev almak, araba almak, çocuk sahibi olmak gibi şeyleri yapamayacaklarına inanmaları. Durum böyle olunca genç kuşaklar, büyük amaçlara erişecek seviyeye hiçbir koşulda gelemeyecek birikimler yapmak yerine “küçük lüksler” ile kendilerini ödüllendirmeyi seçiyor. Credit Karma’nın anketi doom spending olarak kabul edilebilecek alışverişlerin yüzde 75’inin moda ve güzellik ürünlerini kapsadığını gösteriyor.

Post image Pedigree Tail Orchestra: Köpeklerin Kuyruk Sallayışlarını Müziğe Dönüştüren Orkestra
Pedigree Tail Orchestra: Köpeklerin Kuyruk Sallayışlarını Müziğe Dönüştüren Orkestra

HABERLER - SLIDER

Calendar 24 May, 2024

Köpek maması üreticisi Pedigree US’in Polonya Radyosu Orkestrası ile gerçekleştirdiği deneyde köpeklerin kuyruk hareketleri senfonilere dönüşüyor.

Köpeklerini kuyruk hareketlerinin duygularına dair ipuçları taşıdığını biliyoruz. İşte Pedigree Tail Orchestra da bir günlüğüne köpekleri orkestra şefleri kabul ediyor ve onların çeşitli yiyeceklere verdikleri kuyruk tepkilerini müziğe...

Köpek maması üreticisi Pedigree US’in Polonya Radyosu Orkestrası ile gerçekleştirdiği deneyde köpeklerin kuyruk hareketleri senfonilere dönüşüyor.

Köpeklerini kuyruk hareketlerinin duygularına dair ipuçları taşıdığını biliyoruz. İşte Pedigree Tail Orchestra da bir günlüğüne köpekleri orkestra şefleri kabul ediyor ve onların çeşitli yiyeceklere verdikleri kuyruk tepkilerini müziğe dönüştürüyor. Deney sırasında köpeklere peynir, brokoli gibi insan gıdaları ve son olarak Pedigree’nin köpeklere özel ürettiği ödül mamaları sunuluyor. İnsan gıdaları sunulduğunda çok da az sallanan kuyruklar, ödül maması söz konusu olduğunda çok daha hızlı sallanıyor ve ortaya yüksek tempolu bir modeli çıkıyor. Orkestranın keman sanatçısı ise “Köpekler kuyruğunu aşağı sarkıttığı zaman daha yavaş ve yumuşak şekilde çalalım” diyerek ortaya çıkacak eserin daha da ilginç olmasını sağlıyor!

Köpekler şefliğinde gerçekleşen bu müzik videosunun izlenme gelirinin Pedigree US tarafından, ABD’nin çeşitli eyaletlerindeki barınaklara bağışlanması ve bu sayede daha fazla barınak hayvanının sahiplendirilebilmesi hedefleniyor. Buraya tıklayarak izleyebilirsiniz.

Post image “Magic Timer” Methodu: Pomodoro Tekniğinde Bir Adım İleri
“Magic Timer” Methodu: Pomodoro Tekniğinde Bir Adım İleri

İYİ YAŞAM

Calendar 24 May, 2024

 25 dakika iş yapıp 5 dakika ara verilen Pomodoro tekniğine artık çoğumuz hakimiz. Bununla birlikte yaptığımız işe gerçekten konsantre olduğumuzda alarm çaldığında genellikle onu görmezden gelebiliyoruz, bu da tekniğin belirli bir süre belirleyerek yüksek konsantrasyon ile çalışma amacını yerine getirememesine neden olabiliyor. İşte “Magic timer” yöntemi de işin içerisinde müziği dahil ederek süre tutma halini...

 25 dakika iş yapıp 5 dakika ara verilen Pomodoro tekniğine artık çoğumuz hakimiz. Bununla birlikte yaptığımız işe gerçekten konsantre olduğumuzda alarm çaldığında genellikle onu görmezden gelebiliyoruz, bu da tekniğin belirli bir süre belirleyerek yüksek konsantrasyon ile çalışma amacını yerine getirememesine neden olabiliyor. İşte “Magic timer” yöntemi de işin içerisinde müziği dahil ederek süre tutma halini daha kolay ve eğlenceli kılıyor.

“Magic timer” tekniği için güncel olarak en sevdiğiniz şarkının tekrar tekrar çalındığı bir çalma listesi oluşturmak ve bu listenin 25 dakika sürmesini sağlamak öneriliyor. Tekniğin en önemli kısmıysa son şarkıyı farklı bir sese/ ritme sahip bir müzikalitede seçmek. Böylece son şarkı bir geri sayım görevi görüyor ve yüksek konsantrasyon halinden çıkıp dinlenme haline geçmek için ipucu vermiş oluyor. Özellik DEHB’liler için ideal olduğu belirtilen bu yöntem, yalnızca çalışmak için değil fırındaki yemeği unutmamaktan bir yere gitmek üzere hazırlanırken geç kalmamaya pek çok günlük rutin için öneriliyor.

Post image Ebeveynliğin Geleceği: Daha Az Mükemmeliyetçilik, Daha Çok Kişisel İyilik Hali
Ebeveynliğin Geleceği: Daha Az Mükemmeliyetçilik, Daha Çok Kişisel İyilik Hali

HABERLER - SLIDER

Calendar 23 May, 2024

Büyükanne ve büyükbabalarımız günümüzün ebeveynlik tarzlarını tanır mıydı? Muhtemelen hayır ve bu kötü bir şey değil. Günümüzde kurulan modern ve çeşitli aile yapıları sayesinde ebeveynliğe yönelik tutumlar önemli ölçüde değişiyor. Toplumsal cinsiyet rolleri, aile sağlığı ve çeşitli aile destek ağlarındaki ilerici değişimler ebeveynlikte yeni bir döneme güç veriyor.

WGSN’in hamilelik ve ebeveynlik...

Büyükanne ve büyükbabalarımız günümüzün ebeveynlik tarzlarını tanır mıydı? Muhtemelen hayır ve bu kötü bir şey değil. Günümüzde kurulan modern ve çeşitli aile yapıları sayesinde ebeveynliğe yönelik tutumlar önemli ölçüde değişiyor. Toplumsal cinsiyet rolleri, aile sağlığı ve çeşitli aile destek ağlarındaki ilerici değişimler ebeveynlikte yeni bir döneme güç veriyor.

WGSN’in hamilelik ve ebeveynlik süreçlerinde dijital kaynak sağlayan The Bump ile birlikte sunduğu “Geleceğin Ebeveynliği” raporunda bir makro trend olarak karşımıza çıkan ’empowered parenting’ kavramına vurgu yapıyor. Bu yeni kavram; günümüzün ebeveynlerinin gerçekçi olmayan standartları nasıl reddettiklerini ve özgünlüğe, mizaha ve kişisel sağlığa öncelik vererek bu hayat değiştiren deneyime yeni ve güçlü bir yaklaşım benimsediklerini ifade ediyor. Mükemmellik baskısı geride kalıyor. Ebeveynliğin çok fazla enerji ve dikkat gerektirdiğini vurgulayan bu anlayışa göre; ebeveynliğe geçiş sırasında ebeveynlerin hâlâ merkezde olmaları önemli. The Bump, ebeveynleri kendilerine şu soruyu sormaya teşvik ediyor: “Ben”i ebeveynlik yolculuğuna nasıl dahil edebilirim? Ebeveynlerin kendilerine de zaman ayırmalarının, mükemmel olma fikrini bir kenara bırakmalarının ve bu deneyimin tadını çıkarmalarının, ebeveyn olma halinin daha az fedakarlık hissi vermesini sağlayarak ve tüm ev halkına yardımcı olacağına inanılıyor.

Post image Baby Mafia: “Bu Kadar Şiddetli ve Ateşli bir Devirde Resim Böyle Yapılır
Baby Mafia: “Bu Kadar Şiddetli ve Ateşli bir Devirde Resim Böyle Yapılır"

KÜLTÜR - SANAT

Calendar 23 May, 2024

Güncel sanatın önemli temsilcilerinden Tuğberk Selçuk, 28-29 Mayıs 2024 tarihlerinde Karaköy Frankhan’da gerçekleşecek olan 10. kişisel sergisi “Baby Mafia” ile sanatseverlerle buluşuyor. “Bu Kadar Şiddetli ve Ateşli bir Devirde Resim Böyle Yapılır!” manifestosunu merkezine koyan sanatçı bugüne kadar eleştirel ve kışkırtıcı bakış açısından ödün vermediği eserlerinde güncel bir dil ve boyut sunuyor.

İki...

Güncel sanatın önemli temsilcilerinden Tuğberk Selçuk, 28-29 Mayıs 2024 tarihlerinde Karaköy Frankhan’da gerçekleşecek olan 10. kişisel sergisi “Baby Mafia” ile sanatseverlerle buluşuyor. “Bu Kadar Şiddetli ve Ateşli bir Devirde Resim Böyle Yapılır!” manifestosunu merkezine koyan sanatçı bugüne kadar eleştirel ve kışkırtıcı bakış açısından ödün vermediği eserlerinde güncel bir dil ve boyut sunuyor.

İki gün sürecek olan “Baby Mafia” adlı pop-up sergide, izleyiciler masumiyet ve güç arasındaki tezatı keşfederken, bebeklerin gizli yeraltı dünyasının beyinleri olarak tasvir edildiği, hayal gücüyle dolu düşündürücü bir dünyaya dalış yapma şansı sunuluyor. Selçuk’un sanatı, geleneksel anlatılara meydan okuyarak, izleyicileri toplumsal ve otorite üzerine büyüleyici ve sürreal bir yorumla etkileşime çağırıyor. Sanatçının önceki sergilerinde gerçeklik, zihin ve algı gibi konuları sorgulatan eserlerinin ardından, bu son kavramsal serisi de ziyaretçilerin interaktif objelerle etkileşime geçebileceği bir deneyim sunuyor. Selçuk bu son sergisinde ağırlıklı olarak 9 mm’lik kovanlar kullanıyor. “Baby Mafia” sergisi, 28-29 Mayıs 2024 tarihlerinde Selectist’in desteğiyle Karaköy Frankhan’da deneyimlenebiliyor.

Post image Şeylerin Tesellisi: Orhan Pamuk’un Münih Sergisi
Şeylerin Tesellisi: Orhan Pamuk’un Münih Sergisi

KÜLTÜR - SANAT

Calendar 17 May, 2024

Nobel Edebiyat Ödüllü yazar Orhan Pamuk, fotoğrafçı, illüstratör, küratör, müze kurucusu kimlikleriyle bir araya getirdiği yaratıcı çalışmalarını 17 Mayıs’ta Münih Lenbachhaus Müzesi’nde izleyici karşısına çıkardı.

ArDog’un haberine göre; sergide Masumiyet Müzesi’nden getirilen 41 eserin yanı sıra daha önce Staatlichen Kunstsammlungen Dresden ve Münih Lenbachhaus...

Nobel Edebiyat Ödüllü yazar Orhan Pamuk, fotoğrafçı, illüstratör, küratör, müze kurucusu kimlikleriyle bir araya getirdiği yaratıcı çalışmalarını 17 Mayıs’ta Münih Lenbachhaus Müzesi’nde izleyici karşısına çıkardı.

ArDog’un haberine göre; sergide Masumiyet Müzesi’nden getirilen 41 eserin yanı sıra daha önce Staatlichen Kunstsammlungen Dresden ve Münih Lenbachhaus koleksiyonlarından ilham aldığı 26 yeni enstalasyon bulunuyor. Lenbachhaus Müzesi’ndeki tanıtım metninde ise sergi şöyle özetleniyor: “İlk olarak Dresden’de açılan gezici serginin bu konağında Pamuk, Lenbachhaus Koleksiyonu’ndan Paul Klee, Alfred Kubin gibi sanatçıların eserlerinden yola çıkıyor. Bu yeni eserlerinde hikayelerini her zamanki gibi nesneler üzerinden anlatan Pamuk, eşyaların bize verebileceği teselli üzerine yoğunlaşıyor. Pamuk, yıllardır kendisini meşgul eden kültürel değişim, oksidentalizm, oryantalizm, kurgu, hafıza ve müzelerin rolü gibi temaları yeniden ele alıyor. Pamuk’un görsel sanatçı olarak çok az bilinen yanı, dolaplarındaki defterler, el yazmalarına yaptığı sayısız resim, çizimleri, eskiz defterleri ve not defterlerinin yanı sıra fotoğraflarından bir seçki ilk kez Lenbachhaus Müzesi’nde gün ışığına çıkıyor.”

Post image İnternet ve İyilik Hali: Genç Kadınlar Hariç
İnternet ve İyilik Hali: Genç Kadınlar Hariç

HABERLER - SLIDER

Calendar 17 May, 2024

Sosyal medya detoksları, ekran zamanı kısıtlamaları, telefon kapatılarak girilen meditasyon kampları… Ruh sağlığıyla ilişkisi iyi olarak anılmayan internetin ünü değişmeye hazırlanıyor olabilir mi? Oxford İnternet Enstitüsü (OII) tarafından yayınlanan 168 ülkeden verilerle yapılan yeni bir çalışma, internet kullanımının sürekli olarak iyilik haliyle ilişkili olduğunu ortaya çıkardı....

Sosyal medya detoksları, ekran zamanı kısıtlamaları, telefon kapatılarak girilen meditasyon kampları… Ruh sağlığıyla ilişkisi iyi olarak anılmayan internetin ünü değişmeye hazırlanıyor olabilir mi? Oxford İnternet Enstitüsü (OII) tarafından yayınlanan 168 ülkeden verilerle yapılan yeni bir çalışma, internet kullanımının sürekli olarak iyilik haliyle ilişkili olduğunu ortaya çıkardı.

Araştırmacıların, Latin Amerika, Asya ve Afrika’daki ülkeler de dahil olmak üzere dünya çapında 15 ila 99 yaşları arasındaki iki milyon kişiden 2006 ile 2021 yılları arasında toplanan verileri analiz ettikleri araştırmaya göre, internet erişimi olan veya interneti aktif olarak kullanan kişiler daha yüksek düzeyde sosyal refah ve yaşam doyumu bildiriyor. Yani araştırma internetin kötü ününe karşı bir tez sunuyor. Bununla birlikte OII, bazı bulgularının hala genç kadınlar arasında sosyal medya kullanımı ile depresif belirtiler arasında bildirilen bağlantılarla “tutarlı” olduğunu da not düşüyor. Araştırmacılara göre bu bulgular internet erişiminin mutsuzluğa neden olduğu anlamına gelmiyor; fakat “siber zorbalığın arttığı ve genç kadınlar arasında sosyal medya kullanımı ile depresif belirtiler arasında daha olumsuz ilişkiler olduğu yadsınamaz bir gerçek.

Post image
"Seyahat": Sandığımız Kadar Özel Bir Deneyim Olmayabilir mi?

HABERLER - SLIDER

Calendar 17 May, 2024

‘Traveller’, ‘Wanderlust’, ‘Travel-lover’ gibi ifadeler 2010’ların başından beri Instagram bio’larını ve postları süslerken seyahat sandığımız kadar da incelikli ve öğretici bir deneyim olmayabilir mi?

The New Yorker’dan Agnes Callard, “The Case Aganist Travel” başlıklı yazısında, Sokrates ve Immanuel Kant’tan seyahati “aptalın cenneti” olarak nitelendiren Ralph Waldo...

‘Traveller’, ‘Wanderlust’, ‘Travel-lover’ gibi ifadeler 2010’ların başından beri Instagram bio’larını ve postları süslerken seyahat sandığımız kadar da incelikli ve öğretici bir deneyim olmayabilir mi?

The New Yorker’dan Agnes Callard, “The Case Aganist Travel” başlıklı yazısında, Sokrates ve Immanuel Kant’tan seyahati “aptalın cenneti” olarak nitelendiren Ralph Waldo Emerson’a, seyahate olan nefretini “Huzursuzluğun Kitabı” isimli eserinde vurgulayan Fernando Pessoa’dan “seyahatin zihni daralttığını” yazan G. K. Chesterton’a önemli isimlerin tezlerine de değinerek seyahat kavramını sorguluyor: “Pessoa, Emerson ve Chesterton, seyahatin bizi insanlıkla temasa geçirmek şöyle dursun, bizi ondan ayırdığına inanıyordu. Seyahat bizi en iyi durumda olduğumuza inandırırken aynı zamanda kendimizin en kötü versiyonuna dönüştürür. Buna “gezginin yanılgısı” diyebilirsiniz.

Detaylı biçimde düşündüğümüzde Callard’ın fikirlerine katılmak için seyahatten nefret etmek gerekmiyor. Seyahat konusunda farkındalık sahibi bir yaklaşım kazanmak içinse güzel bir beyin jimnastiği vadediyor. Zira turistlerin kendine özgü rasyonelliği, onların hem bir yerde yapmaları gereken şeyi yapma arzusuyla hem de tam olarak yapmaları gereken şeyden kaçınma arzusuyla hareket etmelerine olanak tanıyor. Gidilen yer ile ilgili ön araştırmalar, öneriler, görseller yani “en iyi deneyimleri arama” hali seyahat edenin aslında otantik bir deneyim yaşamasının önünde duruyor. Yani bir anlamda turist olmak, “kişinin kendi duygularının önemli olmadığına zaten karar vermiş olması” haline geliyor.

Post image 'Rejection Therapy': Bir Sosyal Anksiyeteyle Mücadele Yöntemi
'Rejection Therapy': Bir Sosyal Anksiyeteyle Mücadele Yöntemi

HABERLER - SLIDER

Calendar 17 May, 2024

TikTok’ta ‘rejection theraphy’ yani reddedilme terapisiyle ilgili ifadenin altında 54 milyondan fazla gönderi bulunuyor. Bu videolarda insanların kendilerini geren durumlara soktuğu utanç verici anları izliyoruz. Peki amaç ne? Yanıt: Reddedilme korkusundan kurtulmak!

Reddedilme terapisi, göz ardı edilmeye, alay edilmeye veya eleştirel gözle bakılmaya alıştıkça, hassasiyet duygularını ve...

TikTok’ta ‘rejection theraphy’ yani reddedilme terapisiyle ilgili ifadenin altında 54 milyondan fazla gönderi bulunuyor. Bu videolarda insanların kendilerini geren durumlara soktuğu utanç verici anları izliyoruz. Peki amaç ne? Yanıt: Reddedilme korkusundan kurtulmak!

Reddedilme terapisi, göz ardı edilmeye, alay edilmeye veya eleştirel gözle bakılmaya alıştıkça, hassasiyet duygularını ve sosyal kaygıyı azaltmayı amaçlıyor. Önerilen etkinlikler ise; kalabalık bir kaldırımda yere uzanmaktan Harvard’a sadece laf olsun diye başvurmaya kadar uzanıyor. Buradaki temel amaç ise kişiye reddedilmenin nadiren hayal ettiği kadar kötü olduğunu deneyimler üzerinden kanıtlamak. Yöntem, “kasıtlı olarak ne kadar çok reddedilirseniz, bu gerçekten gerçekleştiğinde o kadar az acı verir” terorisini savunuyor. Böylece de reddedilme konusunda hassasiyeti olan ve bu nedenle de istedikleri için adım atmaktan kompulsif olarak çekinen kişilere reddedilmeye karşı bağışıklık kazanabilirsiniz, böylece de onları utanç korkusuyla dolu bir hayattan kurtarmayı hedefliyor. Psikoterapist Rachel Goldberg’ün Bustle’a verdiği röportaja göreyse bu yöntem basit bir TikTok trendinden daha fazlası ve geçerli terapi uygulamalarına dayanıyor. ‘Exposure theraphy” yani maruz bırakma terapisinin incelikli bir formu olarak adlandırabileceğimiz reddedilme terapisinin amacı, bireyleri güvenli bir ortamda korkulan uyarana maruz bırakarak korkularıyla yüzleşmelerine ve kademeli olarak korkularının üstesinden gelmelerine yardımcı olmak, sonuçta korku tepkisinin yoğunluğunu azaltmak ve güveni arttırmak.

Post image Painfree Chocolate: Sağlığa İyi Gelmeyi Amaçlayan Çikolatalar https://www.trendhunter.com/
Painfree Chocolate: Sağlığa İyi Gelmeyi Amaçlayan Çikolatalar

GASTRONOMİ

Calendar 03 May, 2024

Herhangi bir çikolatasever size çikolatanın mental anlamda kendilerine ne denli iyi geldiğini kolayca açıklayabilecektir. Bitter çikolatanın yüksek kortizol seviyeleriyle başa çıkmak gibi pek çok ek faydası olduğuna da artık hakimiz. The Functional Chocolate Company ise Painfree Chocolate ismini verdiği serisiyle çikolatanın faydalarını bir adım öteye taşımayı hedefliyor.

Libidoyu artıran, stresi dengeleyen ve huzurlu...

Herhangi bir çikolatasever size çikolatanın mental anlamda kendilerine ne denli iyi geldiğini kolayca açıklayabilecektir. Bitter çikolatanın yüksek kortizol seviyeleriyle başa çıkmak gibi pek çok ek faydası olduğuna da artık hakimiz. The Functional Chocolate Company ise Painfree Chocolate ismini verdiği serisiyle çikolatanın faydalarını bir adım öteye taşımayı hedefliyor.

Libidoyu artıran, stresi dengeleyen ve huzurlu geceler uykusunu destekleyen çeşitli çikolatalar üreterek ismine yakışır bir şekilde hizmet vermeyi hedefleyen şirket, fonksiyonel çikolata yelpazesinin en yeni üyesi olarak zerdeçal, beyaz söğüt, arnika ve şerbetçiotu özü karışımından oluşan bir formüle sahip olan Painfree Chocolate’ı sunuyor. Vegan dostu ve etik kaynaklardan elde edilen bitter çikolata, günlük ağrılardan, sızılardan ve iltihaplardan kurtulmaya yardımcı olmak için yaratıldığı ve bunu klasik bir chai aroması sayesinde yaptığı vurgulanıyor. Painfree Chocolate’ın diğer üretimleri arasında Carefree, Sleepy ve Energy gibi stres karşıtı, uyku kalitesini arttıran ve enerji veren seçenekler yer alıyor.

preloader Lütfen bekleyin...
theMagger Banner
preloader
loading
icon icon icon icon icon
warning

Adblock'unuzu Kapatmaya Ne Dersiniz?

theMagger, sponsorluk ve reklamlarla gelişen bir platform.

AdBlock'unuzu kapatarak beraber büyüdüğümüz markaların yaratıcı reklamlarını görebilir; siz de bizlere dolaylı olarak katkıda bulunabilirsiniz.

Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement.
Advertisement.
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement