fbpx
theMagger Banner
theMagger: Keşfedin ve Paylaşın. Nasıl mı?
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement.
Advertisement
Advertisement

Haberler

Post image İnternet ve İyilik Hali: Genç Kadınlar Hariç
İnternet ve İyilik Hali: Genç Kadınlar Hariç

HABERLER - SLIDER

Calendar 17 May, 2024

Sosyal medya detoksları, ekran zamanı kısıtlamaları, telefon kapatılarak girilen meditasyon kampları… Ruh sağlığıyla ilişkisi iyi olarak anılmayan internetin ünü değişmeye hazırlanıyor olabilir mi? Oxford İnternet Enstitüsü (OII) tarafından yayınlanan 168 ülkeden verilerle yapılan yeni bir çalışma, internet kullanımının sürekli olarak iyilik haliyle ilişkili olduğunu ortaya çıkardı.

Araştırmacıların, Latin Amerika, Asya ve Afrika’daki ülkeler de dahil olmak üzere dünya çapında 15 ila 99 yaşları arasındaki iki milyon kişiden 2006 ile 2021 yılları arasında toplanan verileri analiz ettikleri araştırmaya göre, internet erişimi olan veya interneti aktif olarak kullanan kişiler daha yüksek düzeyde sosyal refah ve yaşam doyumu bildiriyor. Yani araştırma internetin kötü ününe karşı bir tez sunuyor. Bununla birlikte OII, bazı bulgularının hala genç kadınlar arasında sosyal medya kullanımı ile depresif belirtiler arasında bildirilen bağlantılarla “tutarlı” olduğunu da not düşüyor. Araştırmacılara göre bu bulgular internet erişiminin mutsuzluğa neden olduğu anlamına gelmiyor; fakat “siber zorbalığın arttığı ve genç kadınlar arasında sosyal medya kullanımı ile depresif belirtiler arasında daha olumsuz ilişkiler olduğu yadsınamaz bir gerçek.

preloader
Post image 'Blue Mind Theory': Deniz Tatilleri için İdeal Bir Bahane
'Blue Mind Theory': Deniz Tatilleri için İdeal Bir Bahane

GÜNDEM

Calendar 14 Haz, 2024

Yazı denizle bir araya gelmek olarak kodlayanlar için TikTok’un 15 milyon görüntülenmeye sahip yeni popüler terimi ‘blue mind theory’ deniz tatillerini haklı çıkaran bir teori olarak karşımızda.

Sosyal medya mavi zihin teorisini (blue mind theory) yeniden popüler hale getirirken, bu terimin ilk kullanımı aslında deniz biyoloğu Dr. Wallace J. Nichols’a ait. Suyun içinde veya yakınında olmanın...

Yazı denizle bir araya gelmek olarak kodlayanlar için TikTok’un 15 milyon görüntülenmeye sahip yeni popüler terimi ‘blue mind theory’ deniz tatillerini haklı çıkaran bir teori olarak karşımızda.

Sosyal medya mavi zihin teorisini (blue mind theory) yeniden popüler hale getirirken, bu terimin ilk kullanımı aslında deniz biyoloğu Dr. Wallace J. Nichols’a ait. Suyun içinde veya yakınında olmanın zihninizin sakin, meditasyon durumuna girmesine yardımcı olduğunu fark eden Nichols, 2025 yılında bu hisleri anlatmak için ‘blue mind’ ifadesini kullanıyor. Üstelik teori yalnızca bir iddiadan ibaret değil ve bilimsel verilerle de destekleniyor. Terapist Rachel Goldberg’e göre, araştırmacılar insanların beyinlerine bakmak için fMRI görüntülemeyi kullandılar ve su gibi doğal ortamlara maruz kalmanın, prefrontal korteksteki aktiviteyi gerçekten azalttığını buldular. Goldberg’ün Bustle ile paylaştığı açıklamalarına göre: “Parıldayan bir göl gibi sulu manzaralar ve çarpışan dalgalar veya köpüren bir nehir gibi sesler de vücudunuzdaki stres hormonu kortizolünü azaltmada başarılılar. Düşük kortizol seviyeleri ve azalan prefrontal korteks aktivitesi ileyse, en azından geçici olarak daha az endişeli hissetmek mümkün.”

Post image Andy Warhol by Hand: 1950's: Serigrafi Öncesi Warhol
Andy Warhol by Hand: 1950's: Serigrafi Öncesi Warhol

HABERLER - SLIDER

Calendar 14 Haz, 2024

Artnet Auction, Andy Warhol’un 1950’lerde ürettiği, serigrafiyi keşfetmesinden öncesine dayanan eserlerini online müzayede ile satışa çıkarıyor. Müzayedenin en ilgi çeken parçasınınsa Warhol’un 1953’te kâğıt üzerine mürekkeple yaptığı otoportre eseri Kelebek Kadın olacağı öngörülüyor. ArtDog’un haberine göre Androjen yüz özelliklerine sahip eskiz, 27 lotluk müzayedenin satış öncesi en yüksek...

Artnet Auction, Andy Warhol’un 1950’lerde ürettiği, serigrafiyi keşfetmesinden öncesine dayanan eserlerini online müzayede ile satışa çıkarıyor. Müzayedenin en ilgi çeken parçasınınsa Warhol’un 1953’te kâğıt üzerine mürekkeple yaptığı otoportre eseri Kelebek Kadın olacağı öngörülüyor. ArtDog’un haberine göre Androjen yüz özelliklerine sahip eskiz, 27 lotluk müzayedenin satış öncesi en yüksek değeri olan 100 bin dolara kadar çıkması bekleniyor. Sergide yer alan diğer ilgi çekici eserler arasındaysa; “Peter Pan” filmindeki Wendy rolüyle hatırlanan İngiliz aktris Hilda Trevelyan’ın portresi ve Warhol’un 1956 yılında Tiffany & Co için tasarlamaya başladığı bir dizi Noel kartının parçası olarak yaratıldığı tahmin edilen gül çiçeği tomurcukları ve alt kısmında kırmızı bir kurdele bulunan kağıt üzerine mürekkep ve suluboya Noel çelengi yer alıyor. Artnet Auctions’tan Johannes Vogt ise nadir çizimlere yer veren müzayedeyi şu şekilde anlatıyor: “Sanatçı hem kişisel projeleri hem de ticari amaçlar için durmaksızın çizim yapıyordu. Bu eserler sanatçının elini, çizgilerinin ve yaratıcılığının zenginliğini, konu tekrarına duyduğu erken dönem ilgisiyle birlikte görmemizi sağlıyor.”

Post image Kuantum 51: Yedi Yıl Aradan Sonra İlk Tarkan Albümü
Kuantum 51: Yedi Yıl Aradan Sonra İlk Tarkan Albümü

HABERLER - SLIDER

Calendar 14 Haz, 2024

Kaliteli magazin habercisi Şokopop’un Gain’de yer alan, Tarkan’ın yurt içi ve dışındaki başarılarına kendine bu unvanı kazandıran açılımlarına ve duraklama dönemine kadar kariyer evrelerini ele alan “Megastar Tarkan” belgeselini izlemedinizse izlemek için doğru zaman olabilir çünkü Tarkan, yedi yıl aradan sonra kaydettiği albümü Kuantum 51’i müzikseverlerle buluşturdu.

Ozan Çolakoğlu, İskender Paydaş,...

Kaliteli magazin habercisi Şokopop’un Gain’de yer alan, Tarkan’ın yurt içi ve dışındaki başarılarına kendine bu unvanı kazandıran açılımlarına ve duraklama dönemine kadar kariyer evrelerini ele alan “Megastar Tarkan” belgeselini izlemedinizse izlemek için doğru zaman olabilir çünkü Tarkan, yedi yıl aradan sonra kaydettiği albümü Kuantum 51’i müzikseverlerle buluşturdu.

Ozan Çolakoğlu, İskender Paydaş, Ateş Berker Öngören, Murat Matthew Erdem, Turaç Berkay Özer, Mert Kemancı gibi isimlerin düzenlemelerin yer aldığı albümü farklı kılan bir özelliğiyse dinleyicilerin albümü baştan sona görüntülü olarak deneyimleyebiliyor olmaları. Zira albümde yer alan 12 şarkının her biri için Tarkan performanslarından oluşan visualiser’lar bulunuyor. Albümün tanıtım mesajıysa isim tercihini şu şekilde özetliyor: “Kuantum evrendeki her şeyin birbirine bağlılığı ve birliği olarak tanımlanır. Her şeyin enerji ve titreşimden oluştuğu, temel bir seviyede hepimizin birbirine bağlı olduğu anlayışıdır. Kuantum spiritüelliği niyetin gücünü, bilincin gerçekliği şekillendirme rolünü ve kendi deneyimlerimizin ortak yaratıcıları olduğumuz fikrini vurgular. Kuantum, bilincin daha yüksek alemlerine erişmek, farkındalığımızı genişletmek, spiritüel büyüme ve dönüşüm için evrensel enerjinin akışıyla uyum sağlamaktır. Kuantum, beden, ruh ve zihnin bütünsel bir entegrasyonudur.”

Post image
"Minorstones": Küçük Başarıları Kutlama Zamanı

BUSINESS

Calendar 14 Haz, 2024

Sosyal ve ekonomik nedenlerle birçok kişi evlilik veya ev sahibi olma gibi geleneksel dönüm noktalarından uzaklaşıp bunlar yerine daha ulaşılabilir, kişisel başarılara odaklanıyor. Bu zamana dek “milestone” olarak anılan bu büyük başarıların yerini alan küçük başarılar içinse ‘minorstone’ ifadesi yeni bir terim olarak karşımıza çıkıyor.

Belirli yaşlarda önemli...

Sosyal ve ekonomik nedenlerle birçok kişi evlilik veya ev sahibi olma gibi geleneksel dönüm noktalarından uzaklaşıp bunlar yerine daha ulaşılabilir, kişisel başarılara odaklanıyor. Bu zamana dek “milestone” olarak anılan bu büyük başarıların yerini alan küçük başarılar içinse ‘minorstone’ ifadesi yeni bir terim olarak karşımıza çıkıyor.

Belirli yaşlarda önemli kilometre taşlarına ulaşmaya yönelik toplumsal beklentiler hızla değişiyor. Tüketiciler benzersiz yollar çiziyor ve başarıyı çeşitli şekillerde yeniden tanımlıyor. Ev sahibi olmak ve aile kurmak gibi geleneksel hedefler, artan yaşam maliyetleri nedeniyle daha az ulaşılabilir hale geldikçe, yetişkinliğin klasik göstergeleri de değişiyor. Günün sonunda markalar ve pazarlama dünyası da bu eğilime uyum sağlayacak, yeni formüller geliştirmek durumunda kalıyor. Trend analizi şirketi WGSN’e göre 2026’ya doğru ilerlerken işletmelerin daha esnek olması gerekecek. Ürün ve hizmetler artık katı yaş beklentilerine bağlı kalmaması bunun yerine, daha geniş bir yelpazedeki yaşam deneyimlerine ve kişisel dönüm noktalarına hitap etmesi gerekiyor.

Küçük başarıları kutlama alışkanlıkları tüketim alışkanlıklarını da değiştirirken kutlama anlayışı da değişiyor. Artık boşanma partilerinden öğrenci kredilerini ödemeye ve kötü bir işten ayrılmaya kadar kutlama yapmak için yeni nedenler ortaya çıkıyor tabii bu da markaların grupla daha kişisel düzeyde bağlantı kurması için heyecan verici fırsatlar yaratıyor. İş modellerini bu yeni düzene adapte etmenin iyi bir örneği olan Hong Kong’daki DBS Bank’in kampanyası, müşterileri aile tatil kıyafetlerini koordine etmek gibi basit zevklerin tadını çıkarmaya davet ediyor. Ayrıca Y kuşağı çiftlerine özel bir finansal planlama aracı olan Plenty’yi piyasaya sürmüş durumda.

Post image Vizyoner Sandalye Tasarımları: DEHB'liler, Bilgisayar Başında Zaman Geçirenler ve Diğerleri İçin
Vizyoner Sandalye Tasarımları: DEHB'liler, Bilgisayar Başında Zaman Geçirenler ve Diğerleri İçin

TASARIM

Calendar 31 May, 2024

Ev ofis ergonomisi ve üretkenlik araçlarının gelişen ortamında özellikle konu sandalye olduğun da farklı ihtiyaçlara yönelik daha çok ürün görmeye başlıyoruz. Konsantrasyonu sağlamak, farklı rahatsızlıkları olanlara fiziksel destek sunmak gibi amaçlarla yola çıkan yeni tasarımlar fonksiyonel dekorasyon trendleri arasına yerleşmiş durumda.

DEHB’li bireyler için dinamik ve...

Ev ofis ergonomisi ve üretkenlik araçlarının gelişen ortamında özellikle konu sandalye olduğun da farklı ihtiyaçlara yönelik daha çok ürün görmeye başlıyoruz. Konsantrasyonu sağlamak, farklı rahatsızlıkları olanlara fiziksel destek sunmak gibi amaçlarla yola çıkan yeni tasarımlar fonksiyonel dekorasyon trendleri arasına yerleşmiş durumda.

DEHB’li bireyler için dinamik ve esnek oturma düzenlemeleri ihtiyacını karşılayan LHOOCX Çapraz Ayaklı Sandalye, bağdaş kurma, çömelme ve diz çökme gibi birden fazla rahat pozisyona izin verirken, The LightenUp Original Ergonomic Kneeling Chair gibi örnekler, diz çökme duruşunu teşvik ediyor, omurga hizalamasını destekliyor ve uzun süre oturmanın ardından sıklıkla yaşanan rahatsızlığı azaltıyor. Yeni nesil sandalye tasarımlarının pek çoğunun ortak noktasıysa dikkat dağıtabilecek ve üretkenliği engelleyebilecek fiziksel zorluklara çözüm getiren oturma pozisyonları arayışı içerisinde olmaları.

Post image Sayfa Sınırları İçinde: Elena Ferrante’den Okumak ve Yazmak Üzerine
Sayfa Sınırları İçinde: Elena Ferrante’den Okumak ve Yazmak Üzerine

KİTAP & EDEBİYAT

Calendar 31 May, 2024

Napoli dörtlüsü romanlarıyla tanınan, İtalyan edebiyatının dünyaca ünlü yazarı Elena Ferrante’nin okumak ve yazmak üzerine dört metnini bir araya getiren kitabı Sayfa Sınırları İçinde -Yazmanın ve Okumanın Zevki Üzerine Sohbetleri Türkçe olarak okuyucuyla buluşuyor.

Kitapta yer alan metinler arasında; Ferrante’nin Bologna Üniversitesi Umberto Eco Konferansları kapsamında üç...

Napoli dörtlüsü romanlarıyla tanınan, İtalyan edebiyatının dünyaca ünlü yazarı Elena Ferrante’nin okumak ve yazmak üzerine dört metnini bir araya getiren kitabı Sayfa Sınırları İçinde -Yazmanın ve Okumanın Zevki Üzerine Sohbetleri Türkçe olarak okuyucuyla buluşuyor.

Kitapta yer alan metinler arasında; Ferrante’nin Bologna Üniversitesi Umberto Eco Konferansları kapsamında üç ders için kaleme aldığı yazıları ve İtalyanistler Kongresi’nin kapanışında okunmak üzere yazdığı, büyük ozan Dante hakkında bir makalesi bulunuyor. ​Ferrante, bu metinlerde sayfanın kenar boşluklarının arasında kalan yerde yazınsal bir hayatın inşası üzerine kendi deneyimini merkezde tutarak düşünüyor: Okunmuş kitapların, edebiyat kanonunun dikte ettiklerinin ve daimi bir yazar adayının yerle bir ettiklerinin sonucunda bir dilin keşfedilişine ortak ediyor okuru. Bu aynı zamanda kadın gerçekliklerine yabancı bir dilin karşısında bir yenisinin yaratılması anlamına geliyor; “sınırların dışına taşıp rüzgâra kapılan sözcükleri” derlemeyi öğrenmek, “hiçbir satırı rüzgârda kaybolmayacak” eserlere doğru hep ilerlemek için.

Post image
"Virtual Beauty" Sergisi: Dijital Güzellik Bizi Nasıl Etkiliyor?

KÜLTÜR - SANAT

Calendar 31 May, 2024

Photoshop, sanal influencerlar, ‘Bold Glamour’

Ines Alpha, Isamaya Ffrench ve Daniel Sannwald’ın da aralarında bulunduğu 20’den fazla sanatçının eserlerine yer veren sergi film, fotoğraf, sanal ve etkileşimli medya sanatı aracılığıyla dijital yaşamlarımızın inşa ettiği kimliklerin politikalarını, kaygılarını ve önyargılarını açığa çıkarıyor ve inceliyor. Lucy McRae’nin Biyometrik Aynasında...

Photoshop, sanal influencerlar, ‘Bold Glamour’ filtresi ve diğerleri… Güzellik ve dijitalliğin birleşiminin hayatlarımız üzerinde giderek artan bir etkisi yadsınamaz bir noktada. İşte Art Basel’a dahil olan “Virtual Beauty” sergisi de bu etkileşimden yola çıkarak internet sonrası dönemde cinsiyet, cinsellik, ırk ve kimlik fikirlerini sorguluyor ve en son dijital teknolojilerin günümüzde yeni güzellik standartlarını nasıl şekillendirdiğini gösteriyor.

Ines Alpha, Isamaya Ffrench ve Daniel Sannwald’ın da aralarında bulunduğu 20’den fazla sanatçının eserlerine yer veren sergi film, fotoğraf, sanal ve etkileşimli medya sanatı aracılığıyla dijital yaşamlarımızın inşa ettiği kimliklerin politikalarını, kaygılarını ve önyargılarını açığa çıkarıyor ve inceliyor. Lucy McRae’nin Biyometrik Aynasında matematiksel olarak mükemmel yüzünüzü bulmak için yapay zekayı kullanmak, Ines Alpha’nın “sanal makyajıyla” oynamak gibi deneyimlere yer veren “Virtual Beauty” izleyicileri de etkileşimin bir parçası olmaya davet ediyor.

Post image EQUAL Türkiye: Müzik Endüstrisinde Kadın Görünürlüğü Artıyor
EQUAL Türkiye: Müzik Endüstrisinde Kadın Görünürlüğü Artıyor

MÜZİK

Calendar 31 May, 2024

Dünya çapında kadın sanatçıları güçlendirerek müzikte cinsiyet eşitliğini desteklemek amacıyla hayata geçirdiği global girişim, Spotify EQUAL çalma listeleri üçüncü yılında 31 milyar dinlenme sayısını aşmış durumda.

Bugüne dek 200’den fazla kadın sanatçının ağırlandığı listelerde 36 Türk kadın sanatçı ayın EQUAL elçisi oldu. Ek olarak, EQUAL’ın 2021’deki...

Dünya çapında kadın sanatçıları güçlendirerek müzikte cinsiyet eşitliğini desteklemek amacıyla hayata geçirdiği global girişim, Spotify EQUAL çalma listeleri üçüncü yılında 31 milyar dinlenme sayısını aşmış durumda.

Bugüne dek 200’den fazla kadın sanatçının ağırlandığı listelerde 36 Türk kadın sanatçı ayın EQUAL elçisi oldu. Ek olarak, EQUAL’ın 2021’deki lansmanından bu yana, Türkiye’deki kadın sanatçıların dinlenme oranlarında yüzde 140’lık artış yaşandığı biliniyor. Spotify tarafından paylaşılan veriler arasında ayrıca; Türkiye’de kadın sanatçıların Spotify’ın editoryal çalma listelerindeki dinlenme sayısı 2023’te, bir önceki yıla kıyasla yüzde 36 artış gösterdiği, 2023 yılı Türkiye Top 50 listesinde yer bulan kadın sanatçı sayısı 2021’den bu yana yüzde 110’un üzerinde arttığı, kullanıcılar tarafından oluşturulan çalma listeleri içerisinde kadın sanatçıların dinleme oranlarında, bir yılda yüzde 50’den fazla artış yaşandığı ve 2021’den bu yana Türkiye’de kadın sanatçıların, Türkiye dışında dinlenme oranları yüzde 130 gibi önemli bir artış yakaladığı da yer alıyor. Yine Spotify, EQUAL Türkiye verilerine göre Türkiye’de en çok dinlenen üç kadın sanatçı; Sezen Aksu Güneş ve Melike Şahin.

Post image Oyuncaklar Sanata Dönüşüyor: TOYKONTAKT Seçkisi Trendyol Sanat'ta
Oyuncaklar Sanata Dönüşüyor: TOYKONTAKT Seçkisi Trendyol Sanat'ta

KÜLTÜR - SANAT

Calendar 28 May, 2024

Hayal gücünün en eğlenceli haline tanıklık etmek ister misiniz? Geleneksel Türk sanatlarından heykele uzanan geniş yelpazede özgün ve ilham veren işleri özel seçkilerle platformda bir araya getiren Trendyol Sanat, bu kez oyuncak tasarımını sanata dönüştüren Toyart.İst’in düzenlediği “Toykontakt” sergisinden bir seçkiyi koleksiyonerler ve oyuncak meraklılarıyla buluşturuyor.

Mamut Art Project’in oluşumu Mamut...

Hayal gücünün en eğlenceli haline tanıklık etmek ister misiniz? Geleneksel Türk sanatlarından heykele uzanan geniş yelpazede özgün ve ilham veren işleri özel seçkilerle platformda bir araya getiren Trendyol Sanat, bu kez oyuncak tasarımını sanata dönüştüren Toyart.İst’in düzenlediği “Toykontakt” sergisinden bir seçkiyi koleksiyonerler ve oyuncak meraklılarıyla buluşturuyor.

Mamut Art Project’in oluşumu Mamut Limited tarafından derlenen Toykontakt Trendyol Sanat Özel Seçkisi’nde; Burak Şentürk, Burak Beceren, Bülent Gültek, Can Dağlı, Cihan Gelerli, Cins, Defo, Fatih Öztürk, HAM, Kilink Custom Toys, MRE, Murat Kalkavan, Selin Arısoy (LaserPigeon Toys), Selin Çınar, Tuba Girgiç, Vamk ve Yiğit Yerlikaya’nın karakter tasarımları ve popüler kültür ürünlerine mizahi yaklaşımlar içeren tasarım oyuncakları yer alıyor. Keşfetmek için Trendyol Sanat butiğini mutlaka ziyaret edin.

Post image 'Doom Spending': Kontrol Edemediğimiz Alışveriş Güdüsü
'Doom Spending': Kontrol Edemediğimiz Alışveriş Güdüsü

PSİKOLOJİ

Calendar 24 May, 2024

Durduramadığımız, sosyal medyada kontrolsüzce aşağı kaydırma halini anlatmak için kullanılan ‘doom scrolling’ terimini muhtemelen duymuşsunuzdur. İşte benzer bir terim olan ‘doom spending’ de kontrolsüzce harcama yapma alışkanlığımızı anlatmak için kullanılıyor.

Global anlamda bir ekonomik gerileme ve kriz hali mevcutken dahi alışveriş alışkanlıklarımızın çok da...

Durduramadığımız, sosyal medyada kontrolsüzce aşağı kaydırma halini anlatmak için kullanılan ‘doom scrolling’ terimini muhtemelen duymuşsunuzdur. İşte benzer bir terim olan ‘doom spending’ de kontrolsüzce harcama yapma alışkanlığımızı anlatmak için kullanılıyor.

Global anlamda bir ekonomik gerileme ve kriz hali mevcutken dahi alışveriş alışkanlıklarımızın çok da değişmediğini hatta umulanın aksine daha çok kontrolsüz harcama yapıldığını fark ettiniz mi? ‘Doom spending’ terimi tam da bu durumu anlatmak için kullanılıyor. Vogue Türkiye’ye göre Credit Karma şirketinin anketi sonucunda Amerikalıların yüzde 27’si doom spending yaptığını belirtiyor. Milenyum kuşağının yüzde 33’üne kıyasla Z kuşağının yüzde 35’i doom spending yaptığını itiraf ediyor. Peki neden? Yanıt aslında çok basit. Ekonomik karamsarlık ve belirsizlik bizi mutlu olmak için çok da gerekli olmayan şeyleri almaya yöneltiyor. Özellikle Y jenerasyonu ve sonrasındaki kuşaklar için en büyük motivasyon sebebi ise güncel ekonomik koşullar sebebiyle hiçbir zaman kendilerinden önceki kuşakların yaptığı ev almak, araba almak, çocuk sahibi olmak gibi şeyleri yapamayacaklarına inanmaları. Durum böyle olunca genç kuşaklar, büyük amaçlara erişecek seviyeye hiçbir koşulda gelemeyecek birikimler yapmak yerine “küçük lüksler” ile kendilerini ödüllendirmeyi seçiyor. Credit Karma’nın anketi doom spending olarak kabul edilebilecek alışverişlerin yüzde 75’inin moda ve güzellik ürünlerini kapsadığını gösteriyor.

preloader Lütfen bekleyin...
theMagger Banner
Advertisement
preloader
loading
icon icon icon icon icon
warning

Adblock'unuzu Kapatmaya Ne Dersiniz?

theMagger, sponsorluk ve reklamlarla gelişen bir platform.

AdBlock'unuzu kapatarak beraber büyüdüğümüz markaların yaratıcı reklamlarını görebilir; siz de bizlere dolaylı olarak katkıda bulunabilirsiniz.

Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement