Hikaye Anlatıcılığının Bilimi: Anlatılan Senin Hikayen

Ezelden beri hikayeler anlatıyoruz. Hikaye anlatıcılığı havalı bir pazarlama aracına dönüşmeden, markalar insan beyninin hikayeye yatkınlığını keşfetmeden, Grimm Kardeşler masalların peşinde düşmeden, Şehrazad’ı ölümün kıyısında yaşamla buluşturan Binbir Gece Masalları anlatılmadan, bildiğimiz dünya doğmadan çok önceden beri insanlar bir araya gelip hikayeler anlatıyor, hikayeler dinliyor. Will Storr’un “Hikaye Anlatıcılığının Bilimi” adlı kitabının çıkış noktası da tam olarak bu.

Bahrengi’nin Küçük Kara Balık masalını bilir misiniz? Benim okurluk serüvenimin ilk kitaplarından biri Küçük Kara Balık’tır. Annemin Cem Yayınevi’nden aldığı kocaman setten her hafta bir kitap seçip seçip okurdum. Küçük Kara Balık’taki masalcı nine ile tanıştığımdan beri, masal ve hikaye dinlemeye bayılırım. Bir ürünün, hizmetin, insanın hikayesinin olması beni çeker; bana anlatılana hemen kapılıveririm. Neyse ki Hikaye Anlatıcılığının Bilimi kitabı vesiylesiyle öğrendim ki aslında hikayeye bu denli eğilim gösteren beynimmiş! Will Storr’un da söylediği gibi, “Hikayelerden keyif almak üzere programlanmış varlıklarız.”









