Tokyo'dan Naoshima Adası’na: Wings ile Gelecekteki Geçmişin Peşine Düşüyoruz!
Sokağın ortasına kurulan devasa maketler bir film setinde gibi hissettirken dünyanın en hızlı trenleri yanınızdan geçip gidiyor. Sizi ise saat kaç olursa olsun ışığı hiç sönmeyen gökdelenlerin bodrum katındaki caz barlar bekliyor. Gözünüze ilk çarpanlar, gelecekten fırlamış gibi hissettirebilir. Fakat müzik, sanat, insanların birbirleriyle kurduğu o saygılı iletişim; kesinlikle geçmişin izlerini taşıyor. Wings ile bu sefer gelecekteki geçmişin peşine düşüyor; ilk Tokyo’ya gittikten sonra dünyanın en özel sanat deneyimlerinden birini yaşamak için rotamızı Naoshima Adası’na doğru çeviriyoruz.
Wings ile yurt dışı harcamalarından %50 daha fazla Mil Puan* kazanabilir, kazandığınız Mil Puanları yurt dışı uçak biletlerinde 2 kat değerli* kullanabilirsiniz.
*yurt içine kıyasla

Tokyo’dan Naoshima Adası’na 101
Wings’in ayrıcalıklarıyla dünyanın dört bir yanını gezdikçe, hayallerimizin ötesindeki deneyimlerin aslında ne kadar da yeryüzüne ait olduklarını fark ettik. Çünkü dünyanın öbür yanındaki bir adaya bağlı başka küçücük bir adada Amerikalı sanatçı James Turrel’in yerleştirmeleri, suyun kenarında Yayoi Kusama’nın devasa eserleri var. Gelin, Tokyo’dan Naoshima Adası’na doğru bir yolculuğa çıkalım.
Seyahat programınızı yapmadan önce hatırlatalım; Wings ile dünyadaki tüm otellerde %10’a varan indirim ayrıcalığından faydalanabilirsiniz.
Tokyo
Tokyo’da yapılacaklar listemizi gördüğünüzde biraz “FOMO” yaşama ihtimaliniz olduğunu söylemeliyiz. Bu yüzden birazdan bahsedeceğimiz yerleri seçerken, kaç gün bu şehirde kalacağınızı göz önünde bulundurabilir, kendi programınızı ona göre hazırlayabilirsiniz.
Tokyo’da Nerede Kalınır?
Tokyo, gerçekten çok büyük bir şehir ve her mahallesinde bambaşka bir deneyim bulunuyor. Bu noktada metroya yürüyerek 5 dakikalık bir mesafede olduğunuz sürece dilediğiniz mahalleyi seçebileceğinizin güzel haberini size vermek istiyoruz. Yalnızca son treni kaçırmamaya özen gösterin!
Shinjuku; ilk kez gelenler ve gece hayatına en popüler noktalardan dahil olmak isteyenler için en uygun noktalardan biri. Shibuya ise tam olarak Japonya’ya giderken alışveriş için yanına ekstradan boş bir bagaj daha almayı planlayan alışverişkoliklere uygun. Geleneksel Tokyo’yu ziyaret etmek isteyenleri Asakusa’ya, Tokyo İstasyonu çevresinde olmak istiyorum diyenleri Ginza’ya alalım. Bu seyahatinde bol bol park gezmek ve müzeleri ziyareti etmek isteyenlerin ise destinasyonu belli: Ueno.
Tokyo’da Mutlaka Yapılması Gerekenler

Japon Bahçeleri’ni Dolaşmak
İlk olarak şehrin en işlek semtlerinin birinin ortasında birden başka bir evrene ışınlanmış gibi hissedeceğiniz Shinjuku Gyoen Ulusal Bahçe’yi listenize eklemelisiniz. Ardından ise yolunuzu Japonya’nın kurucularından biri için mabet de bulunan Yoyogi Park’a düşürmelisiniz. Ayrıca Hamarikyu Bahçeleri’ndeki çay evlerine giderek matcha içebilir, İmparatorluk Sarayı Doğu Bahçeleri’nin açık olduğu günlerde ise Japonya’nın siyasi tarihiyle birleşen bahçelerde gezebilirsiniz. Tokyo’da parkları gezerken Avrupa’dan alışık olduğumuz “piknik” kültürünün burada çok hoş karşılanmadığını da aklınızda bulundurmanızı öneririz.

Tokyo’nun Tapınaklarını Ziyaret Etmek
Uzak Doğu seyahatlerinin en farklı yanlarından biri, kesinlikle o bölgedeki tapınakları ziyaret etmek. Listemizin ilk sırasında; Tokyo’nun en eski tapınağı olan ve dev kırmızı feneri ile dikkat çeken Sensō-ji bulunuyor. Ayrıca içerisinde binlerce el sallayan şans kedisi figürünü göreceğiniz Gōtoku-ji’yi ziyaret ettiğinizde, dükkândan siz de bir kedi figürü almalı ve dileğinizi dileyerek diğerlerinin arasına koymalısınız. Eğer kediniz varsa, mutlaka kedinizin fotoğrafını yanınızda getirin çünkü bu tapınağı ziyaret eden birçok kişi, şans için kendi kedisinin fotoğrafını da asmış! Zōjō-ji ise tarihi tapınak ile Tokyo Kulesi’nin aynı karede buluşabildiği yerlerden biri. Son olarak bir anma mekânı olan Sengaku-ji’yi de listenize alabilirsiniz. Eğer bu tapınaklarda yaşayacağınız deneyimleri, biraz daha özelleştirmek isterseniz; gitmeden önce törenlerin ne zaman yapıldığına da bakabilirsiniz!

Tokyo’nun Özgün Sanat Sahnesine Dahil Olmak
Tokyo’nun sanat sahnesini çok seveceğinize şimdiden eminiz! Bir yandan çağdaş sanatın limitlerini zorlayan sergilere katılabilirken diğer yandan ise Japonya’nın geleneksel sanat türlerini yakından gözlemleyebilirsiniz. Japonya’nın en eski müzelerinden olan Tokyo Ulusal Müzesi; Samuray zırhlarından kılıçlara, kimonolardan Budist heykellere kadar Japon sanat tarihini tek bir durakta birleştiriyor. Ayrıca Hokusai ve Hiroshige gibi ustaların eserlerini canlı canlı görmek isterseniz Ukiyo-e Ōta Anıt Sanat Müzesi’ne gidebilirsiniz.
Tokyo’daki teamLab, en ünlü çağdaş sanat deneyimlerinden biri. Işık, ses ve dijital projeksiyonla bu kolektif, ziyaretçilerinin sanatın bir parçası olmasına olanak tanıyor. Sanat gezinizi biraz daha özel deneyimlere doğru çevirmek isterseniz, Tokyo ve civarında üç harika deneyim bulunuyor. İlki 7 Ekim’de kapılarını yeniden açmadan önce biletinizi mutlaka önden almanız gereken ve geçtiğimiz aylarda hayatını kaybeden usta sanatçıya adanan Yayoi Kusama Müzesi. Ayrıca hepimizin çocukluk kahramanlarının yaratıcısı olan Hayao Miyazaki’nin dünyasına Ghibli Müzesi’nden dahil olabilirsiniz. Filmlerin içerisine adım atacağınız bu müzenin biletleri, her ayın 10’unda satışa çıkıyor ve hızlıca tükeniyor. Son olarak Mori Art Museum’daki sergileri önden inceleyebilir, müzeyi ziyaret ettikten sonra seyir terasından şehri izleyebilirsiniz.
Editörün Notu: Jimbocho Book Town olarak geçen bölgeyi de ziyaret etmenizi, Japonya’nın esnaf kültürünü kitapçılarla keşfetmenizi öneririz.

Nostaljik Arcade’lerde Yeniden Oyun Oynamak
Tokyo’ya adım attığınız an, devasa maketler ve rengârenk panolardan dolayı kendinizi bir video oyununda gibi hissedeceksiniz. Bu deneyimi biraz daha özelleştirmek isterseniz, gençliğimizin “arcade’leri” hâlâ Tokyo’da son hız devam ediyor. Arcade’ler için MIKADO IKEBUKURO, Taito Hey ve GiGO Akihabara 3′ü listenize ekleyebilirsiniz.
Editörün Notu: Japonya ziyaretinizde, vaktiniz varsa mutlaka Tokyo DisneySea’yi listenize eklemeniz gerekiyor. Dünyada yalnızca Tokyo’da bulunan bu özel oyun parkında; klasik masallar dünyasına karanın ötesinde, suların içerisinde dahil oluyorsunuz!
Tokyo’da Nerede Yenir?
Japonya’nın bütün lezzetlerini Wings ile %15’e varan indirim ayrıcalığıyla deneyimleyebilirsiniz.
Gelelim, asıl beklediğiniz kısma: Tokyo mutfağı! Nitelikli kahveler, barbeküler, plak barları… Fakat şimdiden söyleyelim: Çoğu restorana girmeden önce ayakkabınızı çıkarmanızı rica edebilirler. Siz ne olur ne olmaz en sevdiğiniz çoraplarınızı giyin.

Nitelikli Kahveler & Kahvaltılar & Çay Seremonileri
İlk olarak özellikle 7/11 dükkânlarıyla bütün dünyaya adını duyuran sando’lar ile başlayalım. Egg sando’ların çoğunun balık suyu ile hazırlandığını not düşerek önerilerimize geçiyoruz: Klasik bir egg sando için Kayaba Coffee, meyveli versiyonu için Jules Verne Coffee, sabah yemekten rahatsız olmam derseniz de karidesli bir sando için Ginza Kimuraya’yı radarınıza alabilirsiniz. Japonya’daki en lezzetli kahvaltılardan birinin shokupan ekmeğine sürülen Hokkaido tereyağı olduğunu söylememiz gerekiyor. Bunun için radarınıza; shokupan ekmeğini çeşitli şekillerde sunan seihitsu ve taik bake & coffee, en klasik tercihlerden biri olan CENTRE THE BAKERY‘i alabilirsiniz.
Nitelikli kahvecilere gelecek olursak listemiz çok kalabalık. Bizim önerilerimiz arasında; özellikle espresso bazlı kahveler için tercih edebileceğiniz Walkabout ve coffee swamp, içerisine adımınızı attığınız an sanki kendinizi bir romanda gibi hissedeceğiniz için mutlaka gitmenizi önerdiğimiz ve konuşmanın yasak olduğu annorum, Japonya’nın dikkat çeken nitelikli kahvecilerinden Brewman bulunuyor. Son olarak Japonya’nın geleneksel çay kültürüne dahil olmak için Hamarikyu Bahçeleri’nde bulunan Nakajima-no-ochaya‘nın geleneksel seremonisini listenize ekleyebilir, daha özgün ve lokal deneyimler için norm tea house ve Yakumo Saryō’yu ziyaret edebilirsiniz.
Ramen’ler
Tokyo’ya adım attığınız an, adım başı bir ramen dükkânı ile karşılaşmanız mümkün. Üstelik bu mekânların birçoğu 7/24 hizmet veriyor. Neredeyse kimse İngilizce konuşmadığı için menüyü önden çevirmenizi, bazı dükkânların bir binanın üst katlarında olabileceği için kaybolmamanızı öneriyoruz. Bizim Tokyo’daki favori ramen mekânlarımız; şehrin klasik destinasyonlarından biri olan ve içerisinde birden fazla yer bulunan Tokyo Ramen Street, çok bilinmesine rağmen geleneksel havasını koruyan Fuunji Shinjuku, aslında bir “food truck” olan Yatai Rāmen Shunya Chan, ramen’e ekledikleri yumurtayı uzun uzun konuşacağınıza emin olduğumuz Ramen HISUI, yolunuzun üzerindeyken uğrayabileceğiniz Ginza Kagari – Soba bulunuyor.
Editörün Notu: Tokyo’daki yemek marketlerini de mutlaka ziyaret etmeniz gerekiyor! Bizim önerilerimiz; taptaze deniz ürünleri için Tsukiji Outer Market, geleneksel lezzetleri deneyebileceğiniz Toyosu ve şehrin en büyük yemek marketlerinden Ameya Yokocho.
Wagyu
Japonya’ya geldiğinizde, mutlaka denemeniz gereken bir ürün varsa o da Wagyu olabilir. Tokyo’daki muhteşem ızgaracılar arasından radarınıza almanız gerekenler; mütevazi ortamıyla dikkat çeken Yakiniku Jumbo Shirokane, Ōmi ile özelleşen SUKIYAKI ASAI, incecik dilimleri arasında unutulmaz bir yemek sunan Motoazabu Kushima, içerisindeki mimarisi ile tam bir Japonya deneyimi veren 1 yıldızlı Towa, 1879 yılında bir kasap olarak kurulan bugünse dünyanın en meşhur yemeklerini servis eden Ishibashi bulunuyor. Son olarak Yoroniku’yu da Wagyu için radarınıza alabilirsiniz.
Omakese Restoranları
Yazımızın bu kısmı; yaratıcı gastronomi deneyimlerine sonuna kadar açık olan fakat alerjisi de olmayanlara hitap ediyor. Çünkü Japon mutfağının vazgeçilmez bir deneyimi olan Omakese restoranlarda, ne yiyeceğinize yalnızca şef karar veriyor. Çoğu restoranda ise konuşmak yasak olduğu için 2 kişiden fazla rezervasyon yapmanıza izin vermiyorlar. Bizim önerilerimiz; özellikle Japonya’daki sebzeleri çok iyi kullanan 1 yıldızlı Mutsukari, şef Yoshihiro Murata’nın Kyoto’dan ilham alarak hazırladığı 1 yıldızlı Tenoshima, nigiri sevenlerin listesine eklemesi gereken Ichiu ve 1879 yılında bir kasap olarak kurulan bugünse dünyanın en meşhur yemeklerini servis eden Ishibashi bulunuyor.
Sushi Master’ları
Dünyanın en meşhur sushi master’ları, tabii ki Tokyo’da yer alıyor. Eğer bu deneyimin bir parçası olmak istiyorsanız, rezervasyonunuzu aylar öncesinden yaptırmanız gerekenler listemizde; şef Makoto Kidoguchi’den Kidoguchi Sushi, şehrin ender kadın sushi master’larından Fumie Takeuchi’den Sushi Take, Sushi Nanba Hibiya’daki şef Hidefumi Nanba ve Ginza Harutaka’nın 3 yıldızlı Harutaka bulunuyor.

Jazz Bar’lar (Kissa)
Tokyo’nun jazz bar kültürü yani “kissa” kültürü gerçekten bambaşka! Mesela; bir binanın bodrum katında bulunan record bar 33 1/3′e gittiğinizde, barın sahibine Türk olduğunuzu söylediğinizde birden size Japon bir sanatçının seslendirdiği Üsküdar’a Giderken şarkısını açabilir. Zamanında birçok müzisyenin de uğradığı Jazz Inn Uncle Tom’da veya Jazz – Miles’ta Tokyo’nun jazz bar kültürüne en geleneksel noktadan dahil olabilirsiniz. Biraz daha modern bir arayış içindeyseniz, STUDIO MULE’u radarınıza alabilirsiniz.
Editörün Notu: Ayrıca Tokyo’nun en ünlü gece hayatlarından birini üstlenen Shinjuku Golden Gai’ye gitmeli ve genellikle 5-10 kişilik kapasiteye sahip olan barları ziyaret etmelisiniz. Özellikle OPEN BOOK‘ta yer bulmaya çalışın!
Naoshima Adası
Yazımızın bu kısmı için sizi Tokyo’dan alıyor, dünyanın ender deneyimlerinden biri için Naoshima Adası’na götürüyoruz. Dilerseniz Takamatsu Havalimanı’na uçup oradaki limandan feribota binerek özel bir deneyim yaşayabilir, dilerseniz de aktarmalı trene binerek Japonya’nın kırsalını görerek gidebilirsiniz. Treni tercih ederseniz, dünyanın en hızlı trenlerinden biri olan Shinkansen’e bineceğinizi de not düşelim!

Naoishama Adası’nda Nerede Kalınır?
Naoishama Adası’nda konaklamak için sınırlı sayıda seçenek bulunuyor. Bu yüzden beğendiğiniz bir yerde kalarak, turistler gittiğinde adanın sanat ruhunu yalnızca size özel bir şekilde yaşayabilirsiniz. Özellikle kültür-sanat bölgesi olan Honmura etrafını veya güney sahillerine inerek doğanın da tadını da çıkarabileceğiniz Tsumuura’yı tercih edebilirsiniz. Adayı daha rahat keşfedebilmek için elektronik bir bisiklet kiralamanızı öneriyor, birazdan bahsedeceğimiz müzeler için önden biletinizi almanız gerektiğini hatırlatmak istiyoruz.

Naoishama Adası’nda Mutlaka Yapılması Gerekenler
“Naoishama Adası’nda ne yapılır?” sorusunun yalnızca bir cevabı bulunuyor: Adanın sanatsal yönünü keşfetmek! Bu adaya geldiğinizde; Claude Monet, James Turrell gibi isimlerin eserlerini bir araya getiren ve Tadao Ando tarafından yer altı tasarımıyla dikkat çeken Chichu Sanat Müzesi’ne gidebilir, doğa ve sanatı iç içe geçiren Benesse House Museum’ı listenize ekleyebilir, Tadao Ando’nun adadaki en yeni işlerinden biri olan Naoshima Yeni Sanat Müzesi’ni keşfedebilir, minimalist dekoru ve etkileyici dış alanı ile Lee Ufan Müzesi’ni ziyaret edebilirsiniz. Ayrıca; Art House Project kapsamında James Turrell’ın yerleştirmesi bulunan Miniamidera’yı mutlaka listenize eklemeli, filmlerden çıkmış gibi hissettiren kasaba Wander Honmura’yı görmelisiniz. Naoshima Adası’nı bu kadar ünlü olmasının sebebi olan Yayoi Kusama’nın Miyanoura Port’taki Red Pumpkin’i ve Benesse House’un yakınındaki Yellow Pumpkin yerleştirmelerini mutlaka görmeniz gerekiyor. Son olarak kumsalda keyifli bir vakit geçirmek için Gotanji’yi listenize ekleyin.
Naoshima Adası’nda Nerede Yenir?
Öncelikle Naoshima Adası’ndaki kafeleri gördüğünüzde, kendinizi bir animede gibi hissedeceğinize çok eminiz. Hafif bir kahvaltı ve leziz kahveler için radarınıza; Cafe İppo ve Cafe Konichiwa’yı alabilirsiniz.
Restoran önerilerimize gelecek olursak, adından da anlaşılabileceği üzere Terrace Restaurant ada için harika bir manzara sunuyor. Üstelik adadaki tüm restoranlar gibi lokal malzemeleri ön plana çıkarıyorlar. Udon için ise Kinosaki Udon’a bir şans tanımanızı öneriyoruz. Izakaya için Yayoda’yı, eşsiz bir gastronomi deneyimi için ise Chikurin’i listenize ekleyebilirsiniz. Deniz ürünleri için enfes bir seçenek sunan New Olympia’yı öneriyoruz.
Bonus: Hediye Köşesi
Japonya’ya birçok kişinin alışveriş için geldiğini biliyoruz. Bu noktada size özellikle radarınıza almanız gereken birkaç yerden bahsetmek istiyoruz. Öncelikle Tokyo’nun en meşhur duraklarından biri olan Don Quijote’u mutlaka listenize eklemeniz gerekiyor. Aklınıza gelebilecek her ürünün bulunduğu bu dükkândan, özellikle bir Hokkaido tereyağını sepetinize eklemelisiniz. Buradaki alıverişinizi duty-free şeklinde yapacaksanız, size verilen torbayı Japonya’nın içerisinde açmamanız gerektiğini unutmayın. Ayrıca Ginza’da bulunan Itoya, tam 12 kattan oluşan bir kırtasiye! Burada özel defterlerden kalemlere kadar birçok seçenek bulabilirsiniz. Kitazawa’nın ikinci katında ise antika ve nadir bulunan İngilizce kitaplar yer alıyor. Mutlaka ziyaret etmenizi öneriyoruz!
Hayalini kurduğunuz bütün seyahatleri ayrıcalıkla hale getirmek için Wings dünyasına adım atın, seyahat ettikçe Mil Puan kazanın, kazandığınız Mil Puanlarla yeni deneyimlere yelken açın.
Kapak Fotoğrafı: Rebecca Lam – unsplash.com
İlginizi çekebilir: Wander Magger’dan Londra Rehberi
Wander Magger
İlk yorumu siz yazın!