Çocukken dinlediğiniz ve “Uzak diyarların birinde” diye başlayan masalları hatırlıyor musunuz? Aslında büyüdük diye içimizdeki çocuğun inandığı hikâyelerden vazgeçmesi gerekmiyor. Çünkü bizim daha kurmaya başlamadığımız hayallerin bile gerçek olduğu, sosyal medyamıza ve dergilere dahi düşmeyen trendlerin çoktan başladığı bir şehir var: Evet, “o” uzak diyar aslında Londra! İşte, bütün hayallerimizi gerçekleştirmek üzere Londra’ya doğru yola çıkıyor; beyaz kıyafetlerimizi giyip krem şantilerimizi elimize alıp çim korttaki epik turnuvaya tik atıyoruz. Wings’lenin, dünyanın en eski tenis turnuvası olan Wimbledon’a gidiyoruz!

Londra | Fotoğraf: Giammarco Boscaro – unsplash.com

Londra’yı anlatabilmek çok kolay değil; sonuçta modanın bütün dinamiklerini alt üst eden Vivienne Westwood bile söz konusu bu şehir olduğunda “Dünyada Londra gibi hiçbir yer yok. Hiçbir şey, hiçbir yer.” diyor. Prag’da mimarinin kurallarının, Paris’te sinemanın kurallarının nasıl yıkıldığını uzun uzun konuşabiliriz fakat bütün bu kurallar Londra’da koyuluyor. Yalnız, bu iddialı tavrın arkasındaki insanların metroda yanınızdaki koltuğa otururken bile özür dileyecek kadar kibar olduğunu da söylemeliyiz. Çağdaş sanattan gastronomiye dünyanın en iyileri olmaya aday olan deneyimleri keşfetmek üzere Londra’ya gidiyor; üstelik Wings’in ayrıcalıkları ile Wimbledon hayalimize tik atıyoruz.

Londra 101

Londra | Fotoğraf: Charles Postiaux – unsplash.com

Bazı şehirler var ki siz seyahat planınızı saati saatine yapsanız bile birden karşınıza çıkan pop-up etkinlikle programdaki dengeleri bozar, ne kadar giderseniz gidin hâlâ görmediğiniz sokakları olur. İşte, Londra tam da böyle bir şehir. Güzelliği de buradan geliyor. Çünkü yılın dört mevsiminde, haftanın her gününde, kimle giderseniz gidin size harika deneyimler sunuyor. Tam da bu sebepten dolayı Londra hayalinizi Wings’le gerçeğe çevirirken yılın hangi mevsimi, kaç günlüğüne, kiminle gideceğinizi size bırakıyoruz. Biz, dünyayı merak eden gezginlerin “mutlaka” listesinde yer alan Wimbledon’a tik atmak üzere Londra’yı en heyecanlı vaktinde keşfediyoruz.

Seyahat programınızı yapmadan önce hatırlatalım; Wings ile Londra’nın tüm otellerini %10’a varan indirim ayrıcalığıyla deneyimleyebilirsiniz.

Nerede Konaklayalım?

Londra | Fotoğraf: Bethany Hopler – unsplash.co

Londra, her mahallesinde tamamen kendine özgü bir deneyim sunuyor. Tabii ki Londra’ya ilk defa gidiyorsanız ve turistik noktalara yürüyüş mesafesinde olmak istiyorsanız Westminster’ı tercih edebilirsiniz. Fakat Londra’nın metro bağlantıları sayesinde ulaşım gerçekten çok rahat. Bu noktada Londra’nın yerlisi gibi kendinizi hissetmek isterseniz mahallelerin sunduğu deneyimlerden birini seçmeniz yeterli. Mesela hâlâ Londra’nın tarihî noktalarına yakın olmak fakat biraz da sakin bir tatil geçirmek istiyorsanız South Bank’e bakabilir; sanattan özgün noktalara kadar keyifli bir turistik deneyim için Covent Garden’ı tercih edebilirsiniz. Dünyanın en ünlü barlarının, speakeasy’lerin, Londralı tasarımcıların evi olan Soho’da kalabilir, şehrin trendlerini belirleyen alternatif yüzü Peckham’a bir şans verebilirsiniz. Bu şık şehrin bohem taraflarını keşfetmek için Shoreditch’e gidebilir, bir film sahnesinde başrole geçmek isterseniz Notting Hill’i tercih edebilirsiniz. Tasarım markalar, sanat galerileri ile tarihi modernle harmanlayan Chelsea’yi kısa süreliğine eviniz olarak belirleyebilir, alışveriş tutkunuysanız Kensington’daki otellere bakabilirsiniz. Londra’ya sürekli gelenlerdenseniz biraz şehirden uzaklaşıp doğanın da tadını çıkarmak için Richmond’a gidebilir; şehrin dinamizminin ortasında kendinizi bulmak adına Hackney’e yönelebilirsiniz.

Wimbledon

Wimbledon | Fotoğraf: Carlo Bazzo

Londra’da mutlaka görmeniz gerekenler listemizden önce dünyanın en ikonik turnuvalarından birinden bahsetmek istiyoruz. 30 Haziran ile 13 Temmuz arasında devam eden Wimbledon’ın en önemli özelliklerinden biri dünyanın en eski tenis turnuvası olması, diğeri ise Grand Slam’ler arasında çim kortta oynanan tek oyun olması. Tenis dünyasının efsanevi isimlerini izleyerek çok önemli bir deneyime Wings ile tik attığınız bu seyahat için valizinizi hazırlarken beyaz kıyafetinizi, tribüne geçerken de çilekli krem şantinizi yanınıza almayı unutmayın!

Mutlaka Görülmesi Gerekenler

Londra’nın İkonik Durakları

London Eye | Fotoğraf: Çağlar Canbay – unsplash.com

Eğer Londra’ya ilk kez gidiyorsanız, bu listemiz sizin için! Her ne kadar söz konusu Londra olduğunda hep aklımıza çağdaş sanat, tiyatro, gastronomi geliyor olsa da bu şehrin kökleri zerafet dolu bir tarihe uzanıyor. Bu noktada Londra seyahatinizin ilk aşaması için; Tower of London’da İngiliz Kraliyet ailesinin geçmişine bakmanızı, yaz aylarında bazı odaları gezmeye açılan Buckingham Palace’da ailenin görkemine bugünden tanık olmanızı, şehrin en ikonik yapılarından olan Big Ben’i ziyaret etmenizi, UNESCO Dünya Mirası’nda da yer alan ve Gotik mimarisiyle dikkat çeken Westminster Abbey’i ziyaret etmenizi, son olarak Avrupa’nın en büyük dönme dolapları arasında yer alan London Eye’a uğramanızı öneriyoruz.

Dünyaca Ünlü Müzeler

Natural History Museum | Fotoğraf: Sheng L – unsplash.com

Londra’da yalnızca Birleşik Krallık’ın değil; bütün dünyanın tarihine de şahit olabilirsiniz. Bu noktada farklı kültürlere ait tarihî ve kültürel eserleri görmek için British Museum’a, özellikle aileler için harika bir destinasyon olan fakat dinozor iskeletleri, fosiller ile hepimizin ilgisini çeken Natural History Museum’a, süsleme sanatları ve tasarım koleksiyonlarıyla hayran bırakan Victoria and Albert Museum’a gidin.

Şehrin Öne Çıkan Çağdaş Sanat Kurumları

Tate Modern | Fotoğraf: Clifford – unsplash.com

Londra, çağdaş sanatın nabzını tutmak için harika bir şehir! Çoğunlukla haberlerden takip ettiğimiz birçok görkemli sanat fuarı, dikkat çeken sergiler ve çok daha fazlası hep Londra’da gerçekleşiyor. Bu noktada çağdaş sanat takipçilerinin Londra listesinin çok yoğun olacağını söylemeliyiz! Londra çağdaş sanat listemizde; eski bir elektrik santralinden dönüşen ve bugün İngiltere’nin en büyük modern sanat müzesi olan Tate Modern, Charles Saatchi tarafından kurulan ve özellikle yeni keşiflere açtığı alanla dikkat çeken Saatchi Gallery, Picasso’nun Guernica eserini Britanya’da gösteren ilk galeri olmasıyla dikkat çeken, özellikle politik ve kültürel işlere ağırlık veren Whitechapel Gallery, Yayoi Kusama, Chantal Joffe gibi dünyaca ünlü sanatçılarla çalışan Victoria Miro Gallery, bugün sıklıkla konuştuğumuz Damien Hirst, Tracey Emin gibi değerli isimlerin yükselişine eşlik eden White Cube, kavramsal sanata ağırlık veren Lisson Gallery ve Avrupa’nın en büyük çok disiplinli sanat merkezi olan, özellikle Londralı gençlerin favori buluşma noktalarından Barbican Centre bulunuyor.

Londra’nın Öne Çıkan Tiyatro Evleri

Her Majesty’s Theatre | Fotoğraf: Hannah Smith – unsplash.com

İddia ediyoruz: Modern bir gezginin Londra listesi, bir tiyatro oyunu izlemeden tamamlanmaz! Hayallerimizi Wings’le deneyimlemek üzere çıktığımız bu yolculukta, şehrin ikonik tiyatro evlerine de uğruyoruz. Bizim önerilerimiz arasında; harika dekorasyonları ve yıldız isimleriyle büyüleyen The London Palladium, özellikle The Phantom of the Opera hayranlarının bakmasını önerdiğimiz His Majesty’s Theatre, The Lion King’in dünyaca önemli prodüksiyonlarından birinin sahnelendiği Lyceum Theatre, modern oyunlarla dikkat çeken Apollo Victoria Theatre, klasik eserlere modern yorumlar getiren Royal Court Theatre, Shakespeare hayranlarının buluşma noktası The Globe Theatre, daha küçük prodüksiyonlu ve özel eserlerin ön plana çıktığı Donmar Warehouse bulunuyor.

Londra’nın En Güzel Parkları

Hyde Park | Fotoğraf: Neil de Souza – unsplash.com

Londra ziyaretiniz boyunca mutlaka parklara da uğramalısınız. Bizim önerilerimiz arasında; yürüyüş ve piknik yapabileceğiniz şehrin en büyük ve popüler parkı Hyde Park, yazın tiyatro oyunlarının da sahnelendiği Regent’s Park, dünyanın en ünlü botanik bahçesinin de bulunduğu Kew Gardens, şehrin en eskilerinden St. James’s Park, panoramik manzarasında keyifli yürüyüşlere çıkabileceğiniz Primrose Hill yer alıyor.

Alışveriş Rotamız

Portobello Road Market | Fotoğraf: Bruno Martins – unsplash.com

Modanın dev isimlerinin buluştuğu Londra’da harika alışveriş durakları bulunuyor. Avrupa’nın en yoğun alışveriş caddelerinden Oxford Street’e, dünyanın önde gelen markalarını bir araya getiren Carnaby Street’e, Chelsea’nin ikonik caddelerinden King’s Road’a, antika, vintage dükkânlarının ve birçok keyifli butiğin de bulunduğu Portobello Road Market’a mutlaka gitmelisiniz.

Ayrıca…

Shoreditch | Fotoğraf: John Dancy – unsplash.com

Londra’yı bir listeye sığdırmak kolay değil. Yukarıda Mutlaka Görülmesi Gerekenler listenize Wings ile tik attıktan sonra yeni deneyimlerin peşinden koşmak isterseniz çok özel önerilerimiz bulunuyor. Öncelikle çoğumuzun büyüme yolculuğuna bir noktadan eşlik eden efsanevi filmin kamera arkasına Harry Potter Stüdyo Turu’nda geçin, Columbia Road Flower Market’ta çiçek pazarını ziyaret edin. Ayrıca Shoreditch’in Banksy’den ROA’ya kadar birçok sanatçının eserlerine ev sahip yaptığı graffitilerini takip edin, Somerset House’ta yazın açık hava konserine katılın. Village Underground’da deneysel müzik sahnesini keşfedin; Barnes’daki Olympic Studios’da veya Electric Cinema’da film gösterimlerine katılın, Camden Town’da vintage alışveriş avına çıkın. Londra’nın sunduğu bütün deneyimlere Wings ile ayrıcalıklı bir şekilde tik attıktan sonra buraya kadar gelmişken trenle yalnızca 1.5 saat uzaklıktaki Brighton’ın enerjik ruhunu da keşfedin.

Londra’da Ne Yenir?

Covent Garden | Fotoğraf: David Sury – unsplash.com

Londra, dünya gastronomi sahnesinin başkentlerinden biri! İngiliz kahvaltısı ile başladığınız bir günün ardından yemek marketlerini gezip fish&chips yedikten sonra herkesin konuştuğu şeflerin sofrasına konuk olmaya hazırsanız, başlıyoruz.

İngiliz Kahvaltısı

İngiliz Kahvaltısı | Fotoğraf: Ajeet Panesar – unsplash.com

Londra’da en az bir sabaha mutlaka İngiliz kahvaltısı ile başlamanız gerekiyor. Şehrin en iyi İngiliz kahvaltıları için bizim önerilerimiz; filmlerden de tanıdığımız ikonik The Regency, Birleşik Krallık’ın en eski aile işletmelerinden E. Pelicci, biraz daha şık bir ortamda İngiliz ruhuna dahil olabileceğiniz Mount St. Restaurant, Hindistan usulü bir reçete deneyebileceğiniz Dishoom, tam bir “old school” deneyimin parçası olabileceğiniz Maria’s Market Cafe.

Popüler Brunch Noktaları

Porridge | Fotoğraf: Bakd & Raw by Karolin Baitinger – unsplash.com

Eskiden söz konusu “gastronomi” olduğunda, hep akşam yemeklerinden bahsediyorduk. Fakat artık gastronominin en keyifli örneklerini  brunch sofralarımızda da deneyimleme fırsatımız bulunuyor. Londra’nın en popüler ve lezzetli brunch noktalarını bir araya getirdik! Bizim listemizde; ricotta pancake için Granger & Co., her zaman favorimiz olan avokadolu tost için Attendant, organik tarladan sofraya anlayışıyla favorilerimizden Holy Carrot, geleneksel İngilz mutfağına modern ve sade bir gözle yaklaşan NORMAN’s, şeflerin elinden çıkan devasa bun’lar ile çok konuşulan Fallow Restaurant, şehrin en iyi porridge’i olmaya aday 26 Grains var.

Yemek Marketleri

Borough Market | Fotoğraf: Max van den Oetelaar – unsplash.com

Gündelik hayatınızda, üç öğün yemeyi ya da aralıklı oruç yapmayı tercih ediyor olabilirsiniz fakat Londra’nın muhteşem lezzetlerini tadabilmek için sürekli yemek yemeye hazır olmanızı öneriyoruz. Bu noktada seyahatiniz boyunca farklı dünya mutfaklarından leziz örnekler deneyimleyebileceğiniz yemek marketlerine mutlaka şans vermelisiniz. Şehirde “artizan yemek marketi” konseptini başlatan Borough Market’ta duck confit sandwich veya Spanish Chorizo Sarnies denedikten sonra eve gitmeden önce mutlaka gurme bir peynir almanızı öneriyoruz. Ayrıca bu aralar çok revaçta olan Broadway Market’a uğrayabilir, farklı mutfaklardan lezzetler deneyebilmek için Camden Market’a gidebilirsiniz. Cumartesi ve pazar günleri açık olan Maltby’in sokak lezzetlerini de mutlaka listenize alın.

Fish & Chips

Fish & Chips | Fotoğraf: Nik – unsplash.com

Londra’ya gittiğiniz zaman ikonik fish&chips’i yemeden dönmeyin. Şehrin en iyi fish&chips durakları için ızgara deniz ürünlerinin de bulunduğu  Sutton&Sons’a, 1958 yılından bugüne Britanya’nın en sevilenlerinden Gigs’e, fish&chips’in en geleneksel versiyonunu bulabileceğiniz Poppies Fish&Chips’e ve şehrin en eskilerinden Fryer’s Delight’a gidin.

Akşam Yemeği

Sessions Arts Club | Fotoğraf: Sessions Arts Club

Londra, dünya gastronomisinin nabzını belirleyen yerlerin başında geliyor. Bu noktada akşam yemeği için dünyanın sıklıkla konuştuğu şeflerinden ikonik noktalara kadar leziz önerilerimiz var. Londra gastronomi turunuza tapas kültürünün modern temsilcilerinden Sabor’da veya Orta Doğu’dan estirdiği rüzgârlarla dikkat çeken The Palomar’da başlayabilirsiniz. Şehrin en çok konuşulan Batı Afrika mutfağı Chishuru’ya ve giden herkesin anlata anlata bitiremediği Restaurant Story’e gidebilirsiniz. Şehrin yükselen şeflerinden Abby Lee’nin sofrasına konuk olmak için Mambow’u, şehrin revaçtaki Modern Avrupa mutfağı için HIDE’ı listenize alın. Renovasyonu ile büyüleyen Sessions Arts Club’a ve daha sade bir akşam geçirmek için menüsü her gün değişen Jolene’e mutlaka gidin. Londra’nın geleneksel lezzetleri için St. John’u, deniz mahsülleri için Parsons London’ı radarınıza alın. Londra’nın tek Michelin yıldızlı gastropub’ı için The Harwood Arms’a, Akdeniz ruhunu yaşayabilmek için Llewelyn’s’e gidin.

Hi-Fi Barlar

Bambi | Fotoğraf: Bambi

Özellikle son dönemlerin yükselen trendlerinden Hi-Fi barlar, Londra’nın gece sahnesini ele geçirmiş durumda. Şehrin dikkat çeken listening bar’ları arasından bizim önerilerimiz; Leopold Banchini Architects’in İngiliz pub kültürüne modern bir saygı duruşuyla tasarladığı Goodbye Horses, Lizbon’dan Londra’ya iyi müzik ile uzanan Spiritland, plak koleksiyonu ile bizi büyüleyen Bambi ve kokteylleri ile öne çıkan Chiave bulunuyor.

Londra’nın bütün lezzetlerini Wings ile tüm restoranlarda %15’e varan indirim ayrıcalığıyla deneyimleyebilirsiniz!

Bonus: Hediye Köşesi

Fortnum & Mason | Fotoğraf: Fortnum & Mason

Londra’da hem kendimize hem de sevdiklerimize hediyeler alabileceğimiz harika dükkânlar bulunuyor. Koleksiyon kitapları için Thames and Hudson’a, Oscar Wilde’dan Winston Churcill’e kadar uzanan bir listede dünyanın en eski şapkacısı için Lock&Co’ya gidin. Kraliyet ailesine parfüm tedarik eden Floris London’da el yapımı parfümlere ve mumlara bakın, Kraliyet ailesinin çay saatine eşlik eden Fortnum&Mason’dan metalik kutulardaki çay setlerini alın. Son olarak 1877’den beri deri kaplı defterleriyle dikkat çeken Smythson’a ve sanatçılardan ilhamla rengârenk desenli kıyafetler hazırlayan Liberty London’a gidin.

Hayalini kurduğunuz seyahatleri tam zamanında hayata geçirmek istiyorsanız, Wings’in ayrıcalıklar dünyası ile hayallerinize bir tik daha atabilirsiniz.

Kapak Fotoğrafı: Shep McAllister – unsplash.com

İlginizi çekebilir: Wander Magger’dan F1 Yarışından Önce Nice Rehberi