Kalandar Soğuğu: Kırsalda Hayatta Kalma Mücadelesi

Kalandar Soğuğu, izleyiciyi dağların arasında, ağaçların ortasında bir yaylaya çıkarıyor. Hayatta kalma mücadelesinin günlük değil aylık hale geldiği şehir hayatından uzaklaşıp kırsala çeviriyor kamerayı yönetmen Mustafa Kara. Yemyeşil çimenler üzerinde küçük bir kulübe, bu kulübede beş kişilik bir aile, ailenin üstünde ise sisli ve karamsar bir hava…

Evin babası ailesi için en iyisini isteyen bir baba. Daha doğrusu, ömrünün geri kalanını ayaklarını uzatarak yaşamak isteyen bencil bir adam. Komşuları gibi madende çalışmayı yediremiyor kendine, o tek odalı küçük kulübeyi ısıtmak için odun kesmek zorunda olduğunu kabul etmek istemiyor. Bu yüzden de maden arıyor sahibi olduğu dağlarda. Sallıyor kazmasını, vuruyor dağların kayalardan yapılmış zırhına. Karısı ise bir garip, evin bütün sorumluluğunu yüklenmiş. Gidemiyor anasını babasını ziyarete, vurdumduymaz kocası yüzünden yüzlerine bakacak hal kalmamış kadında. Ahırı temizliyor, sütü sağıyor, yemeği yapıyor, çıraydı samandı hep kendi sırtlamak zorunda kalıyor.









