Özgür sokak sanatının son yıllardaki önemli temsilcilerinden Kien, geçtiğimiz günlerde Asmalımescit’in ünlü kulüplerinden Kulp’un girişini boyadı. Bomontiada’nın tam karşısındaki Stranger Things’in sevilen karakteri Dustin, kanatlı lambarları ve astronotlarıyla tanıdığımız Kien’le, graffiti ve #theirishspirit hakkında keyifli bir röportaj yaptık. 

Sevgili Kien, kendini bize tanıtır mısın? Nasıl başladı graffiti sevgin?

Sokaklarda beni Kien olarak görebilirsiniz, 2001 yılından beri graffiti ile ilgileniyorum. Marmara Üniversitesi grafik tasarım bölümünden mezun, sokakta olmadığı zaman reklam ajansında sanat yönetmeni olarak çalışan biriyim. Çocukluğumdan beri filmlerde görüp hep merak ettiğim ama hiç anlamadığım enteresan ve ilgi çekici bir şeydi graffiti. 2000’lerin başında hiphop kültürünün Türkiye’de yavaş yavaş yer etmesiyle birlikte ben de bu kültüre merak sardım. Bu kültürün içerisinde nasıl var olacağımı düşünürken yeteneklerim beni zaten graffiti’ye doğru yönlendirdi. Hayatımda bu kadar ilgiyle, yılmadan, sıkılmadan yaptığım başka hiçbir şey olmadı. Ailemle tatile gittiğimizde muhakkak yanımda sketchbook’um olurdu. Maalesef güneşi çok sevmem, alerjim var. Çoğu zaman denize gitmek yerine evde kalıp sketch çizerdim. :)

Aslında yaptığın iş çok cesaret gerektiren bir iş. Korkusuz olarak tanımlıyor musun kendini? Latince’de SineMetu/Without Fear diye bir lakap var, kendine bu lakabı yakıştırıyor musun?

Cesaret istiyor sanırım, daha önceden daha fazla cesaret gerekiyordu. Evet biz diğer insanlara göre daha korkusuz insanlarız, bu konuda bizim korku eşiğimiz daha geniş. Fakat kendimi korkusuz diye tanımlayamam, korku hayatta en hızlı öğrenmenizi sağlayan kavram. Belki korkularımın üzerine gidebilen biriyim diyebilirim kendim için.

#theirishspirit senin için ne ifade ediyor?

Son zamanlarda omuz omuza verip mükemmel şeyler yapabileceğimi hissettiğim, cesaretli ve samimi bir şekilde özgünlüğe destek veren bir çeşit ruh.

Graffiti yaparken bu yaratıcı ruhtan, #theirishspirit’ten ne kadar besleniyorsun?

Söylediğim gibi irishspirit size destek olur, cesaretlendirir ve samimi şekilde yanınızdadır. Graffiti ile ilgilenen sanatçıların, belki tüm sanatçıların ihtiyacı olan şey bu. Birilerinin sizi cesaretlendirmesi gerekiyor ve yanınızda birilerinin olduğunu bilmek önemli. Gerisi sizin yeteneğiniz ve aklınıza kalıyor.

#theirishspirit’i sokaklarda görmeye başladık, Turbo Aksi’yi boyadı. Şimdi ise sen Asmalı’da Kulp’u. Tasarımının detaylarını anlatabilir misin?

#theirishspirit ile benim için ikonik hale gelen, takıntılı olduğum space ve astronot temalı bir çalışma yaptım. Sevgili astronotumuz uzayda #theirishspirit sayesinde korkusuz ve başka hiç bir ihtiyacı yokmuşçasına keyifle içkisini yudumluyor. Sırtındaki fıçıyla kendisi tam bir fıçı adam oldu.

İstanbul’da başka nerede graffitilerini görebiliriz?

Genellikle Bomonti ve Karaköy’de görebilirsiniz.

Aslında hepimizden çok daha farklı bir gözle bakıyorsun şehre. Bizim belki yanından geçerken fark etmediğimiz bir alan, sizin için bir tuval niteliğinde. İstanbul’un detaylarının böylesine farkında olmak nasıl bir duygu?  

Evet normal insanların sokaktayken kafalarından “ah bee buraya ne çizilir” gibi şeyler geçmiyordur. Bizde durum biraz daha farklı, bunu yapmak zorundayız sokağı incelememiz lazım. Mesela çantanızla spreyle gezip kendinize bir yerler bulmaya çalışırken bir bakmışsınız ilçe değiştirmişsiniz. Bu esnada sadece duvar değil bir sürü detayla karşılaşıyorsunuz. Bazen yeni bir arkadaş edinmiş oluyorsunuz, bazen hiç görmediğiniz bir sokaktan geçip İstanbul’un bambaşka bir açısıyla karşılaşıyorsunuz. Bazen benim burada ne işim var dediğim zamanlar da oluyor :)

Bir graffiti yapmaya karar verme aşaması nasıl oluyor; önce bir ilham geliyor ve “ben bunu sokağa taşımalıyım” fikri mi doğuyor yoksa vermek istediğin bir mesaj zaten var ve onun doğrultusunda mı ilerliyorsun?

Bu değişebiliyor bazen duvarın önünde bir şeyler düşünüyorum ya da işte freestyle bir şeyler deniyorum. Bazen aklıma gelen bir fikri yapmaya çalışıyorum. Bazen de sadece bir mesaj üzerine bir şeyler bulmaya çalışıyorum.

İstanbul’daki favori bölge ve sokakların hangileri?

Ben Bomonti’yi seviyorum; Birahane sokak ve çevresi benim semtim diyebilirim.

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN