Bir sabah uyandınız ve Instagram keşfet sayfanız minik, tüylü ve dişleri fırlamış bir bebekle dolmuş. Kutusundan çıkarılırken onu okşayan eller, üzerine dikilen gözler ve hemen arkasından gelen yorumlarla dolu videolar: ”Ayyyy çok çirkin, o yüzden çok tatlı!” Son günlerin çılgın koleksiyon trendi: Labubu Bebekleri. Ya da Lalabu, Labubu, Lababu? 

Labubu | Fotoğraf: hyped.sg

2025’in en tuhaf trendlerinden biri geçen haftalarda bir oyuncaktan geldi: Labubu. Hong Konglu sanatçı Kasing Lung’un zihninden çıkıp Pop Mart vitrinlerinden dünyaya yayılan bu küçük, dişli, tüylü canavar, sosyal medyayı kasıp kavurdu ki öyle böyle değil. Influencer’ların, ünlülerin çantalarında, koleksiyonerlerin raflarında ve bir anda zihnimizde kendine yer buldu. Yani en azından benim zihnimde. 

Ama bu sadece bir kawaii (sevimliliği ve çocuksu masumiyeti anlatan Kültürel bir Japon terimi) furyası değil. Labubu’ya biraz dönemimizin tüketim davranışlarını, beyin kimyamızı, psikolojik ihtiyaçlarımızı ve kültürel yönelimlerimizi de göz önüne alarak bakalım.

Nedir Bu Labubu ve Nereden Çıktı?

Labubu | Fotoğraf: snkrdunk.com

Labubu, Japonya merkezli ünlü figür markası Pop Mart’ın The Monsters serisindeki karakterlerden biri. Aslında 2013’ten beri varmış ben bilmiyormuşum. Muhtemelen siz de 🙂 Çıkıntılı dişleri ve yaramaz bakışlarıyla minik bir çocuğun canavar kostümü giymiş hali gibi. 2025 itibarıyla TikTok ve Instagram Reels gibi kısa videolar etkisiyle adeta bir pop kültür patlamasına dönüştü.

Çirkin Sevimlilik: “So Ugly, It’s Cute” Efekti

Bu bebekler, klasik anlamda bildiğimiz güzel bir oyuncak değil. Aksine birçok insan ki buna ben de dahilim ilk görüşte onu çirkin buluyor. Buradan bakılınca güzellikten çok başka bir şeye oynuyor gibi bir hali var. ”Çirkin sevimlilik” dediğimiz olgu mu devreye giriyor yoksa? ”Nasıl yani hem çirkin hem sevimli?” dediğinizi duyar gibiyim. Açıklamaya çalışayım. 

Bu kavram, geleneksel anlamda güzellik normlarımıza uymayan ama yine de sevimli bulduğumuz nesneler için kullanılan bir adlandırma. Evrimsel olarak bebeksi yüz hatları, büyük gözler, yuvarlak şekiller, küçük burun gibi özelliklere karşı koruma davranışı geliştiriyoruz. Bir nevi yumuşak karnımız olan bebekleri çağrıştıran özellikleri sevimli ve masum buluyoruz. Bir yandan da uyumsuz estetik diye bir şey var. Asimetrik yüz hatları ve orantısızlık gibi özellikler güzellik kalıplarına uymuyor ama bizde dikkat ve ilgi uyandırıyor. Anlayacağınız değişik beyin yapıları olan tuhaf canlılarız. 

Bu noktada, psikoloji de önemli bir yere sahip tabii. Mükemmel güzellikte olmayan şeylere daha fazla insani duygu yüklüyoruz çünkü kusurların onu gerçek kıldığına inanıyoruz ki bu bizim hızlıca bağ kurmamızı sağlıyor. Bu bana biraz Pratfall Etkisi’ni de çağrıştırıyor. Sosyal Psikolog Elliot Aranson’un yıllar önce ortaya attığı ve mükemmel olanı yapay bulup sevmediğimiz, hata yapana karşı ise daha insani duygular beslediğimiz bir kavram. 

Sürpriz Kutular ve Dopamin 

Fotoğraf: productsbynordvik.com

Labubu’nun satış biçimi de kendisi gibi değişik. “Blind Box” yani sürpriz kutu olarak satılıyor. İçinde hangi figürün olduğunu bilmiyorsunuz. Bu durum, Labubu’ya dair beğendiğim yegane şey olabilir: Bana sevdiğim birkaç kitapçıda satılan sürpriz kitap paketlerini anımsatıyor. Her açılış bir merak, her merak bir tutam dopamin. Beynimiz bu rastlantısallığa bayılıyor. Hatta bilimsel olarak bu sisteme değişken oranlı pekiştirme deniyor. Hayvan deneylerinde ve kumar makinelerinde oldukça sık kullanılan bir yöntem. Sürpriz faktörü, öğrenme, motivasyon ve bağımlılık davranışlarında rol oynayan birincil yollardan biri olan mezolimbik dopamin devremizi aktive ediyor. Bu nedenle bir kutuyla kalmıyor bir tane daha alıyoruz. Yani Pop Mart, oyuncak satmıyor, sinir sistemimizle oynuyor. Biraz kelime oyunundan kimse ölmez. 🙂 

Sahiplik Etkisi ve Tüketici Psikolojisi

Fotoğraf: AsiaOne

Psikolojide sahiplik etkisi dediğimiz bir kavram daha var nam-ı diğer ‘endowment effect’. Genel olarak sahip olduğumuz şeyin değerini, gerçek değerinden daha yüksek algılarız. O yüzden de arabamızı, evimizi satarken daha fazla para kazanma motivasyonuna ek olarak yaşanmışlığımız olduğu için ederinden fazlasına satmaya çalışırız. Benzer mantıkla, bazı Labubu bebekleri sınırlı sayıda üretiliyormuş. Anlaşılan, marka nadirliğin, kişisel sahiplik hissini arttırdığını keşfetmiş. Bu nadirlik hissi pazarlama stratejileri de birleşince olay sadece duygu değil prestij meselesine dönüşüyor. “Ben bunu yakaladım” duygusu, sosyal statünün bir parçası hâline geliyor.

Bu durum, markaların sıklıkla kullandığı bir stratejiyle de örtüşüyor: Yapay kıtlık. Yani ürünün arzı sınırlı tutuluyor ama talep sürekli pompalanıyor. Sonuç mu? Sonuç sahip olmak için sıraya giriliyor, fiyatlar karaborsaya düşüyor, ürün kültürel bir takıntıya dönüşüyor. Bir de toplum olarak Fomo’muz var tabii. Bilirsiniz, Fear of Missing Out dönemimizin en büyük tetikleyicilerinden biri. Herkesin bir Labubu’su varken bizim olmazsa neredeyse dışlanmış hissederiz. 

Sosyal Medya ve Viral Pazarlama

Fotoğraf: Kr Asia

Başka bir açıya gelirsek, bu trendin hızla yayılmasında TikTok ve Instagram’ın rolü büyük. Özellikle unboxing-kutu açma videoları, beynimizde ayna nöronları aktive ederek bizde de aynı heyecanı yaratıyor. Burada, ayna nöronların keşfinde önemli yeri olan makak maymunlarımızı saygıyla anıyoruz.. 

Geleneksel reklamcılık da neredeyse bitti. Markalar artık 1k-10k  takipçili influencer’lara odaklanıyor. Gerçek, içten, ev ortamında çekilmiş videolar, reklamdan daha fazla güven yaratıyor ki zaten beynimiz, güven duyduğu bir kaynağın önerisini daha hızlı benimsiyor. 

Labubu bebekleri bir moda olabilir, bir süre sonra yerini başka bir trende bırakabilir ki bırakacaktır da. Yalnızca 15 gün sonra mı 1 ay sonra mı olacağını bilmiyoruz. Bildiğimiz tek şey, onu bu kadar çekici kılan şeyin sadece tüyleri ve dişleri olmadığı. Beynimizin çalışma biçimi, psikolojimiz ve tüketim kültürümüzün giderek daha ince duygusal damarlarımızı hedef alması gibi belki de atladığımız birçok unsurun olması. Sahi, sizce sıradaki “çirkin sevimli” trend ne? 🙂

Kapak Fotoğrafı: Kr Asia

İlginizi çekebilir: Yaren Tunç’tan LABUBU’nun Yükselişi