Metropolitan Museum of Art’ın Kostüm Enstitüsü Galası MET Gala, şöhret dünyası eşliğinde bir sanat performansı sunuyor olabilir mi?

Modayla ilgili her etkinlik gün geçtikçe daha büyük merak uyandıran, daha değer atfedilen bir tapınma seremonisine dönüşüyor. Bunlardan biri de hiç kuşkusuz en az moda haftaları kadar önemli olan Met Gala.

1948 yılından bu yana New York’taki Metropolitan Müzesi Kostüm Enstitüsü tarafından
Mayıs ayının ilk haftası açılışı yapılan ve tüm yaz boyu süren serginin gala gecesi son birkaç yılın moda dünyası kadar şöhret dünyasının da en önemli etkinliklerinden biri oldu.

Bu sene küratörlüğünü Andrew Bolton’ın yaptığı yeni sergininin adı ise Punk: Chaos to Couture. 9 Mayıs – 14 Ağustos tarihleri arasında görülebilecek sergide “do-it-yourself” (diy) konseptiyle, terziyle ölçülerle yapılan bir moda konsepti ilişkisi anlatılıyor. Serginin galası da geçtiğimiz hafta özel bir gece ile yapıldı…

Moda dünyasında İncil muamelesi gören Vogue sponsorluğunda ve primadonna Anna Wintour ev sahipliğindeki bu gecede -daha doğrusu baloda- aslında tüm Hollywood bir anlamda şükranlarını sunuyor. Anna Wintour’un Vogue’u sayesinde moda dünyasında sektörün tam anlamıyla parçası haline gelen Hollywood için bu gece en az Oscar kadar itibar görüyor desek yanlış olmaz. Lakin söz konusu kıyafet seçimleri olduğunda Oscar’daki sofistike olma yarışı ile Cannes Fim Festivali’ndeki çıldırma noktası arasında duruyorlar.

Met Gala’da gerçekten de asıl konu moda. Ama modayı kutsama, inatla bir sanat dalı yapma çabası dahilinde en şık olmak beyhude ve sıradan olurken -Met Gala’nın şöhret dünyasındaki karşılığının kişisel tanıtım olması sebebiyle- bu efsanevi moda etkinliğine kostüm denilecek şekilde absürd, banal, kitsch ve de demode kıyafetlerle katılmak artık bir gelenek halini almıştır. Her daim şıklıkları, büyük modaevlerinin kreatif direktörlerinin ilham perisi olacak kadar muhteşem olmaları ile salınan şöhretler bu gecede kendilerine kostümlü birer askı rolünü seçiyorlar desek yanlış olmaz.

Aslında tüm bu kırmızı halı etkinliğini bir pop-art davet performansı olarak da yorumlayabiliriz. Güncel olanla, tapınan ve kölesi haline gelinen modayla, kendi ürettikleri dışına çıkmadan hafife alarak ve aynı zamanlı sayarak harika bir pop-art performans sanatı izliyor gibiyiz. Son zamanların “Moda sanat mı ya da olur mu?” sorusunun cevabına en azından belki bu performans aracılığıyla bir yanıt bulunabilir, ne dersiniz?

http://www.vogue.com/topics/met-gala/
http://www.metmuseum.org/
http://www.wmagazine.com/fashion/2013/05/met-gala-2013-best-dressed-ss
http://blog.zap2it.com/pop2it/2013/05/met-gala-2013-kim-kardashian-bites-anna-wintours-style-on-red-carpet.html

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?