R: Herkese merhaba! Ben Rabia, 26 yaşındayım ve geçtiğimiz sene Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi grafik tasarım bölümünü bitirdim. 7 sene sürdü ama güzel bir öğrencilik hayatı yaşadım. Hemen ardından yaklaşık 7-8 ay boyunca bir dijital ajansta çalıştım ve çalışma saatlerinden, maaşın yetersizliğinden ve emeğimin karşılığını alamamaktan aşırı boğulup istifa ettim. Sonrasında aynı ortama bir süre tekrar girmek istemediğime karar verdim. Büyük bir boşluğa düştüm ve Şafak’la beraber ne yapmak istedğimizi düşünmeye başladık. İkimiz de o günlerimizde kapitalist sistemden bıkmış, hayatı sorgular bir dönemimizdeydik. Nasıl tanıştığımıza gelirsek de, aslında hep çok yakındık fakat çok geç tanıştık. Neredeyse tüm ilk ve ortaokulu aynı sitede oturarak, aynı okula giderek, aynı arkadaşlarla görüşerek geçirmişiz fakat nedense hiç tanışmamışız. Ben sadece Şafak’ı altıncı sınıftayken bir gece gördüğümü, aynı grupla oturduğumuzu hatırlıyorum. Gerçek anlamda yaklaşık üç sene önce ortak arkadaşlarımızdan biri tanıştırdı denebilir. Tanıştıktan sonra kısa süre içinde iyi arkadaş olduk, üzerinden bir sene geçmeden de bir baktık ki sevgili olmuşuz.
Ş: Ben Şafak, Beykent Üniversitesi grafik tasarım bölümü öğrencisiyim. Üniversite ikinci sınıfın ortalarında bir lojistik firmasında çalışmaya başladım. Fakat geçtiğimiz yaz çalıştığım firma battı, ben de battım. Bu süreçte şehir hayatını, iş hayatını çok sorgular oldum. Tüm bunların üstüne en yakın arkadaşımı kaybetmem, buralardan uzaklaşma isteğimi en çok arttıran şey oldu. O sıralarda Rabia da bir çok şeyden bunalmış, bir yerlere kaçmak istiyordu. Biz de kafamızda zaten hep olan dünya turuna çıkma fikri üstüne yoğunlaştık, maddi durumlarımızın elverişsizliğine rağmen olabilirliğini araştırdık.
Bu kararı ortaklaşa mı aldınız? Yoksa hanginizin düşüncesi bu maceranın oluşmasında daha baskın olarak rol aldı?