Öte yandan da Avrupa faşistleri, katolikleri ve anti-semitistleri de uluslararası bir ‘Sağ’ dayanışması adına Franco’nun birliklerinin yanında savaşmaya gitmişlerdir. İrlandalı aşırı sağcı Eonin O’Duffy liderliğinde yaklaşık 700 kişilik bir İrlanda Tugayı ile Ion Mota ve Vasili Marin önderleğindeki Romanya Leyjonu yanında sayıları binlere ulaşan Fransız, Portekizli ile marjinal sayıda Belçika, Avustralya, Birleşik Krallık vatandaşı uluslararası düzeyde ideolojik davalarına destek vermek üzere İspanya’ya gitmişlerdir. Bu açıdan İspanya İç Savaşı’na ilk önemli küresel savaş da denebilir.
‘’Franco savaşı kazanmış olabilir ama edebiyatı kaybetmişti.’’ diye yazar Nick Caistor The Guardian’da yayınladığı Salamina Askerleri hakkındaki yazısında. Franco’nun değiştiremeyeceği kaderidir bu: Sadece dönemin sosyalist veya sol eğilimli olan entelektüelleri için değil belki de tüm sol-sosyalist tarihin en idealist ve dramatik mücadelesine sahne olan bir savaşı cephe dışında kazanması imkânsızdır. Üstelik tüm romantizm ve entelektüel destek savaş sırasında sosyalistlerin yaptığı mezalimi, katliam ve işkencelerin de biraz arka planda kalmasında önemli bir rol oynamıştır. Evelyn Waugh, Hilaire Belloc, Roy Campbell, Paul Claudel, J.R.R. Tolkien, Ezra Pound, Gertrude Stein, Salvador Dali, Wyndham Lewis gibi büyük sanatçı ve yazarlar savaşın tümü veya bir bölümde Franco’yu desteklemiş olsalar da etkileri karşı tarafınki gibi olamamıştır. Ne kadar büyük isim olsalar da diğer taraf kadar savaşa dair ürün çıkarmamışlardır. Bu isimlerin savaşla ilişkileri bile çok bilinmez. Bunda ahlaki bir vicdan değerlendirmesinin etkisi vardır elbette.
Yaklaşan ve gittikçe güçlenen komünizm ve ateizm tehlikesi karşısında ön cepheyi tutan Franco’nun zamanla zalim yüzü ortaya çıktıkça ve özellikle de sonrasında İspanya’da yürüttüğü baskıcı politikalar en basitinden ona övgüler düzülmesini engellemiştir. O yüzden de İspanya İç Savaşı’na dair oluşan ‘Kanon’ da ezici bir şekilde cumhuriyetçilerin (sosyalistlerin) ‘şanlı’, ‘onurlu’ yenilgisinin tarihsel, politik olduğu kadar kişisel dramların-kahramanlık ve fedakârlıklarının şiirselliğinin bir ürünü olmuştur. Bu ‘Kanon’, -Beckett’a bir gönderme ile- ‘yenilen; deneyen ve gene yenilen ama daha güzel yenilen’’ bir tarafın hikâyelerinden oluşur.