4-19 Nisan tarihleri arasında gerçekleşecek 34. İstanbul Film Festivali programı için önerilerimiz devam ediyor!

Oldukça zengin olan 34. İstanbul Film Festivali programı için biz de tabii ki 10 öneriyle yetinemedik. Programdan seçtiklerimizin ilk bölümü için bir önceki listemize göz atabilir; ikinci bölümü için aşağıdaki galeriye göz atabilirsiniz:

34. İstanbul Film Festivali biletleri 28 Mart Cumartesi günü satışta!

***

İstanbul Film Festivali Filmleri 2015

Phoenix | Christian Petzold, Almanya

II. Dünya Savaşı sonrası Berlin’inde geçen bir kara film olan Phoenix, 2012’de Barbara’da bir arada izlediğimiz ekibi bir araya getiriyor: Yönetmen Christian Petzold ve başrol oyuncuları Nina Hoss ile Ronald Zehrfeld. Toplama kampında gördüğü işkencelerden yüzü tanınmayacak bir şekilde kurtulmayı başaran şarkıcı Nelly ve ilk başta onu tanımayan kocası Johnny’nin hikayesini anlatan film, festivalin Uluslararası Yarışma bölümünde Altın Lale için yarışacak filmleri arasında.

Annemin Şarkısı | Erol Mintaş, Türkiye, Fransa & Almanya

Festivalin yarışma bölümlerinden bir diğeri, Avrupa Konseyi ve Eurimages işbirliğiyle 2007’den beri verilen FACE ödülü için yarışan ve insan hakları konusunda kamuoyunda duyarlılık yaratmayı amaçlayan filmlerden oluşuyor. Bu bölümdeki 10 film arasında, ulusal ve uluslararası festivallerden birçok ödülle dönen yerli yapım, Erol Mintaş imzalı Annemin Şarkısı. Film, Tarlabaşı’nda yaşayan Kürt bir anne-oğlun, gittikçe hastalanan annenin isteği üzerine Doğu’da boşaltılan köylerine dönme hikayesini anlatıyor.

45 Years | Andrew Haigh, İngiltere

Geçtiğimiz haftalarda Berlin Film Festivali’nden hem En İyi Kadın Oyuncu hem de En İyi Erkek Oyuncu ödülü ile ayrılan 45 Years, Weekend filmi ile beğeni kazandıktan sonra HBO’da yayınlanan Looking dizisinin yaratıcısı olarak emin adımlarla ilerleyen Andrew Haigh’in imzasını taşıyor. Film, evliliklerinin 45. yılını kutlayan Kate (Charlotte Rampling) ve Geoff’un (Tom Courtenay) geçmişten gelen sır dolu bir haberle sarsılmalarını konu alıyor.

Every Thing Will Be Fine | Wim Wenders, Almanya, Kanada, Fransa, İsveç & Norveç

70. yaşını kutlarken, ülkesinin en önemli festivali olan Berlin Film Festivali’nde de Onursal Altın Ayı ile ödüllendirilen Wim Wenders’ın Akbank Galaları bölümündeki filmi bir hayli ilgi çekici: 3 boyutlu olarak çekilen bir drama olan Every Thing Will Be Fine, ölümlü bir trafik kazasına neden olan ve 12 yıl boyunca bu kazanın kendi üzerinde yarattığı travmatik etkileri inceleyen bir yazara odaklanıyor. Filmde James Franco, Charlotte Gainsbourg ve Rachel McAdams gibi ünlü oyuncular rol alıyor. Wim Wenders’ın bu yıl festival programında yer alan diğer filmi ise En İyi Begesel dalında Oscar’a aday gösterilen Salt of the Earth.

Victoria | Sebastian Schipper, Almanya

Festivalin en kalabalık bölümü olan Dünya Festivallerinden’deki filmlerden biri de Berlin Film Festivali’nde En İyi Görüntü Yönetimi ödülünü alan Victoria. Tek planda çekilmiş 140 dakikalık bir film olma özelliği taşıyan Victoria, bir kafede çalışan Victoria’nın bir gece kulübünde tanıştığı bir grup erkekle bir banka soygununa karışmasını anlatıyor.

Court | Chaitanya Tamhane, Hindistan

Geçtiğimiz Eylül ayında Venedik Film Festivali’nde ilk filmlere verilen Geleceğin Aslanı ödülünün kazananı Court, öncüllerine pek benzemeyen bir mahkeme filmi. Şarkılarıyla bir lağım işçisini intihara teşvik etmekle suçlanan yaşlı bir halk şarkıcısının davasını mercek altına alan film Hindistan’ın en kalabalık kentlerinden Mumbai’ın altkültürleriyle ilgili de ipuçları veriyor.

Virunga | Orlando Von Einsiedel, İngiltere & Kongo

Çevreci aktivist kimliğiyle de dikkat çeken Leonardo DiCaprio’nun yapımcıları arasında yer aldığı Virunga, geçtiğimiz yılın Oscar adayı belgesellerinden… Aksiyon-belgesel; dünyanın biyoçeşitlilik açısından en değerli milli parklarından Kongo’daki Virunga Milli Parkı’nın silahlı isyancılar tarafından tehdit edilmesinin ardından parkı korumaya çalışan bir çocuk asker, bir goril bakıcısı ve bir doğa koruma uzmanının hikayesine odaklanıyor.

Lost River | Ryan Gosling, ABD

Festivalin farklı anlatımlar ve zorlayıcı teknikleriyle dikkat çeken filmlere yer veren bölümü Mayınlı Bölgede yer alan filmlerden olan Lost River’ın yönetmen koltuğunda sevilen oyuncu Ryan Gosling oturuyor. Emlak krizi hakkında gerçeküstü bir masal olarak tanımlanan film, evini kaybetmek üzere olan bekar bir annenin esrarengiz bir gece kulübünde çalışmaya başlamasıyla yaşadığı olayları anlatıyor.

Hungry Hearts | Saverio Costanzo, İtalya

Festivalin yeni bölümlerinden olan Aile Bağları, adı üzerinde, aile kavramını eleştiren, inceleyen ve sorgulayan filmlerden oluşuyor. Başrol oyuncuları Adam Driver ve Alba Rohrwacher’in performanslarıyla dikkat çeken film, geçtiğimiz Venedik Film Festivali’nden hem En İyi Kadın Oyuncu hem de En İyi Erkek Oyuncu ödülüyle ayrılmıştı. Psikolojik dram türündeki film, New York’ta yaşayan genç bir çifte odaklanıyor.

Il gattopardo | Luchino Visconti, İtalya & Fransa

Türk Sinematek Derneği’nin kuruluşunun 50. yıldönümü ve hem derneğin hem de İstanbul Film Festivali’nin kurucularından Onat Kutlar’ın aramızdan ayrılışınının 20. yılı nedeniyle Onat Kutlar anısına, onun en sevdiği yönetmen Luchino Visconti’den bir film de festival programında yer alıyor. 1963 yapımı Il gattopardo, Cannes Film Festivali’nden En İyi Yönetmen ödüllü, Burt Lancaster, Claudia Cardinale ve Alain Delon’u buluşturan bir film. 1860’ların Sicilyası’nda geçen hikaye, gelmiş geçmiş en iyi tarih filmlerinden kabul ediliyor.

Hazırlayan: Emre Eminoğlu

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

MAGGERLARDAN GÜNCEL YORUMLAR
x

Newsletter'a üye olmadınız mı?