Avrupa’nın en köklü klasik müzik festivallerinden biri olan İstanbul Müzik Festivali ile müzik şehre geri dönüyor. Festival, 54. edisyonunda eser çeşitliliğiyle dikkat çekerken, klasik müzik festivali deneyiminin kapsayıcılığını artırmak için de yeni alanlar keşfediyor. Festivalden dikkatimi çeken konserlerle festival hazırlığınızı şimdiden kolaylaştırmak istedim. Ayrıca, tek konserlik seçim yapmak isteyen ve farklı ilgi alanları olan izleyiciler için de bir kılavuz hazırladım.

54imf-kv-hd-2
54. İstanbul Müzik Festivali | Fotoğraf: İKSV

İstanbul, müzikten bağımsız düşünülebilecek bir şehir değil. Dünyanın en melodik metropollerinden biri. Herkesin kendi İstanbul’u ve o İstanbul’un da kendi müziği var. Kimininki hayal kırıklığına uğramış, kimininki ise coşkun notalarla dolu. Ancak hepimizin İstanbul’u, rengârenk bir konser programı. Bu nedenle, bu şehrin festivalleri de tutku dolu. Elbette, bu türden bir şehrin klasik müzik festivali de pekala kendine has olmalı: Köşeleri olsa bile sınırları belirsiz, geçişkenliklere açık, kimi zaman sabırsız. Tam da İstanbul gibi! İstanbul Müzik Festivali, kürasyonuyla birlikte her sene kendini hem bu şehre hem de dünyanın klasik müzik sahnesine uyumlayarak yeniden tanımlıyor.

11-25 Haziran 2026 tarihleri arasında, İstanbul’un türlü sahnelerinde kendine yer bulacak 54. İstanbul Müzik Festivali, bu sene de ilgi çekici bir programla karşımızda. Festival öncesinde de festival sürecinde de elinizden tutacak bir rehber hazırlayarak konser seçimlerinizi kolaylaştırmak istedim. Kapsamlı bir festival turu için buyursunlar. 

54. İstanbul Müzik Festivali

Açılış Konseri: Tekfen Filarmoni Orkestrası & Behzod Abduraimov

Atatürk Kültür Merkezi, 11 Haziran 2026, 20.00 

3_tekfen_filarmoni_c_aykut_uslutekin
Tekfen Filarmoni Orkestrası | Fotoğraf: İKSV

İstanbul Müzik Festivali’nin açılış konserleri her zaman önemli. Bu sene de festival, açılış konseriyle büyük bir adım atıyor. Tekfen Filarmoni Orkestrası ve Behzod Abduraimov ile birlikte, salondaki herkesi dev bir yolculuğa çıkarıyor.

Tekfen Filarmoni Orkestrası, Aziz Shokhakimov şefliğinde geçirdiği uzun yıllar içerisinde, bu şehrin önemli bir orkestrası olduğunu hem ülkemizde hem de çevre ülkelerde kanıtladı. Orkestranın, Shokhakimov tarafından özenle üzerine çalışıldığını gösteren “ortak ses” algısı, bir Tekfen Filarmoni performansı dinlediğinizde kendini belli ediyor artık. 

1_behzodabduraimov_c_nissor_abdourazakov
Behzod Abduraimov | Fotoğraf: İKSV

Orkestra, açılış konserinde özellikle 2024 yılında yayımlanan Shadows of my Ancestors albümüyle Avrupa’nın ilgiisini çeken piyanist Behzod Abduraimov’a eşlik edecek. Albümde Abduraimov’un bu albümde başardığı nokta, yalnızca berrak bir Prokofiev ve Ravel icrası değildi. Saidaminova’nın Antik Buhara’nın Duvarları eserini de titizlikle icra ederek kendi köklerine doğru çıktığı yolculuğun meyvesiyle dinleyicisini buluşturmayı başarmıştı. Ayrıca elbette, Batı repertuvarında kendisine yer bulmakta zorlanan bir eseri iddialı bir albüme yerleştirmesi de büyük ilgi görmüştü. 

Abduraimov’un icrasında yer yer kendini belli eden hassas bir denge var. Kusursuzluğa ulaşmayı, kendi kusurlarıyla barışmanın gücü sayesinde mümkün kılabildiğini bilen bir piyanist var karşımızda. Bu nedenle, konserin solistinin altını dikkatle çizmek gerek. Senenin en istisnai piyano performanslarından birine tanıklık edeceğiz. Orkestra, Abduraimov’a Sergey Rahmaninov’un Op. 18 2 Numaralı Piyano Konçertosu’nda eşlik edecek. Bu eser, bana göre piyano repertuvarının 20. yüzyılda çıktığı en yüksek noktalardan biri. Her notası insanın içinde ayrı bir noktaya dokunuyor. Abduraimov’un titiz işçiliği ve Rahmaninov’un benzersiz notaları bir araya gelince neler olduğunu kayıtlarından çok iyi biliyoruz. Bu sefer canlı canlı, evimizde tanık olmak için bu açılış konserini listemize eklememiz gerek.

youtube play youtube play

Konserin ikinci yarısında ise Tekfen Filarmoni Orkestrası, Igor Stravinski’nin Ateş Kuşu Suiti’ni seslendirecek. Eser, ilk icrasından itibaren büyük fırtınalar koparmıştı. Stravinski’nin kişisel tarihinin en tartışmalı eseri olmasa bile (Bahar Ayini burada zirveyi koruyor!) döneminde çok tartışmaya neden olmuştu. Tekfen Filarmoni’den dinlemenin müthiş keyifli olacağı kesin. 

Kim gitmeli: Festival coşkusunu ilk elden deneyimlemek isteyenler, piyanoya aşkını ifade etmekte zorlananlar ve bir mitolojik öykünün bir Rus besteci tarafından nasıl bestelenerek kendisinden sonra gelecek bestelere referans olabileceğini merak edenler. 

Konser öncesi ne dinlemeli: Abduraimov’un 2020 yılında yayınlanan ve Rahmaninov’un 3 Numaralı Piyano Konçertosu’nu Valeri Gergiyev yönetiminde Concertgebouw Orkestrası ile birlikte kaydettiği albüm. 

Berlin Solistleri & Iestyn Davies

Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası, 14 Haziran 2026, 20.00

1_iestyndavies_c_pablostrong
Iestyn Davies | Fotoğraf: İKSV

Berlin Filarmoni Orkestrası’nın dünya çapında klasik müzikte yarattığı etki yadsınamaz ve her bir üyesini yakaladığım her yerde dinlemek benim için büyük bir mutluluk. Orkestranın dünyada klasik müzik icrasında yarattığı ekol, hiç de yabana atılır cinsten değil. Festivalin bu seneki en güzel sürprizlerinden biri de bizi Berlin Filarmoni Orkestrası’nın solistleriyle buluşturmak. Üstelik, onların yanında, kendini çoktan kanıtlamış bir kontrtenor var: Iestyn Davies. Özellikle Purcell’e hakimiyetiyle bilinen ve sesinin sınırlarını keşfederken insanı heyecanlandıran Iestyn Davies, festivalin önemli figürlerinden biri. Bu konserin araya kaynamasına izin vermemelisiniz. 

Berlin Filarmoni solistlerinden bu konser için bir araya gelen quartet’e bakalım: Noah Bendix-Balglay (keman), Hande Küden (keman), Diyang Mei (viyola), Knut Weber (viyolonsel). Leziz ve katmanlı yaylı partisyonlarını, birazdan sıralayacağım eserlerin derinliğiyle bir araya getirince ortaya tam olarak “şefin seçimi” türünden bir konser çıkıyor. 

youtube play youtube play

Konser, Claudio Monteverdi’nin Orfeus Operası’nın üçüncü perdesinden bir parçayla başlıyor. Peşinden Güney Kore’nin henüz kırklı yaşlarında büyük işler başaran bestecisi Donghoon Shin’in “yaylı sazlar dörtlüsü ve kontrtenor için yeni eser” olarak adlandırılan eserinin dünya prömiyerini dinleyeceğiz. Hemen ardından Davies’in güvenli sularından biri olan Gluck külliyatı için yola çıkacağız: Orfeus ve Euridike operasından bir seçki. Gluck’un ardından Michael Arnold şiirine Samuel Barber’ın eşsiz yorumu: Dover Sahili. Konserin son eseri ise Felix Mendelssohn’un Op. 13 No 2 Yaylı Çalgılar Dörtlüsü. 

Kim izlemeli: Operanın meraklıları ve gediklileri, sözün müzikle buluşmasına heyecanlananlar ve yeni sesler duymaya meraklı olanlar. 

Konser öncesi ne dinlemeli: Iestyn Davies’in İngiliz külliyatının derinlerine Joseph Middleton ile birlikte daldığı 2023 tarihli “Divine Music” albümü. 

Yarının Kadın Yıldızları

Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası, 17 Haziran 2026, 20.00

1_aslihan_and_say_c_fethikaraduman
Aslıhan And Say | Fotoğraf: İKSV

TSKB’nin desteği ve İstanbul Müzik Festivali’nin çabasıyla genç kadın müzisyenlere ayırdığı sahne, her geçen yıl büyüyor. Yarının Kadın Yıldızları, genç müzisyenler için çok büyük bir sahne fırsatı yaratmasının yanında, dinleyici için de erken bir keşif alanı işlevi görüyor. Bu sene sekizinci kez izleyeceğimiz Yarının Kadın Yıldızları konserinde, yine enstrümanlarıyla ve olanca heyecanlarıyla genç kadınları izleme fırsatı bulacağız. Konserin konuk sanatçısı ise flüt virtüözü Aslıhan And Say. 

Kim izlemeli: Burada “herkes” demekten çekinmeyeceğim. Yarının Kadın Yıldızları konserlerinde programlar özenle seçiliyor. Hayal kırıklığıyla dönmeyeceğiniz, beklediğinizi bulacağınız kadar kesin. 

Viyana Senfoni Orkestrası & Kian Soltani

Atatürk Kültür Merkezi, 24 Haziran 2026, 20.00

3_wiener_symphoniker_orchester_c_peter_rigaud
Wiener Symphoniker 2023, Leopold Museum | Fotoğraf: www.peterrigaud.com

Festivalin tüm programının açıklanmasından önce duyurulan ve birden bütün spot ışıklarını üzerine çeken Viyana Senfoni Orkestrası, iki gece üst üste farklı solistlere eşlik ederek İstanbul’a benzersiz konser deneyimleri sunacak. Ancak benim aklım Kian Soltani’ye eşlik edecekleri konserde!

İran asıllı ve Avusturya doğumlu viyolonsel virtüözü Kian Soltani, yeteneğiyle ve berrak üslubuyla çağımızın çok takdir edilen müzisyenlerinden biri. Kendine has bir tavrı, duruşu ve istisnai bir yeteneği var. Öyle ki Daniel Barenboim yönetiminde Staatskapelle Berlin eşliğiyle kaydettiği 2020 çıkışlı albümü, çıktığı günden beri başucu albümlerimden biri. Ancak bu albüme bir paragraf sonra geri döneceğim. 

Sahnenin büyük kısmını kaplayacak olan orkestrası ise 125 yıllık tarihiyle dünyanın en önemli orkestralarından biri olan Viyana Senfoni Orkestrası. Daimi şefi Petr Popelka yönetiminde izleyeceğimiz Viyana Senfoni, bu önemli gecede tamamı Antonin Dvorak eserlerinden oluşan bir geceyle bizi karşılayacak. 

1_kiansoltani_c_holgerhage2526deutschegrammophon
Kian Soltani | Fotoğraf: İKSV & DG

Konserin ilk yarısında orkestra, Dvorak’ın Op. 104 Viyolonsel Konçertosu için Soltani’ye eşlik edecek. Dvorak’ın bu konçertosunu anlatabilmek çok güç. Dvorak müziğinin kemikleşmiş, insanın kalbini ele geçiren, değişime açık ve dalgalı ruh hali insanı bir an olsun müzikten uzaklaştırmaz. Bunun en önemli örneklerinden biri de bu konçerto. İki önceki paragrafta bahsettiğim Soltani albümüne de ismini veriyor bu eser. Soltani’nin Dvorak’la kurduğu iletişim akılalmaz cinsten. Heyecan verici. Bu konserde bu eseri dinleyecek olmak büyük bir şans.

youtube play youtube play

Peşinden gelen eser ise dünya müzik tarihinin en bilindik, en çok yerde duyulan eserlerinden biri. Dvorak külliyatının ışığıyla göz kamaştıran parçası. Bestecinin “Yeni Dünyadan” başlığını taşıyan dokuzuncu senfonisi. İlk bölümün ilk notalarıyla beraber dinleyiciyi oturduğu koltuğa sabitleyen, insanı dünyadan uzaklaştıran ve gerçekten “başka bir dünyadan” geliyormuş gibi tınlayan bu eserin dünya müziğinde yarattığı etkinin tarifi yok. Elbette, Dvorak’ın “Yeni Dünya” diyerek işaret ettiği yer bambaşka bir gezegen değildir: Amerika’dan memleketine bir ses olsun diye yazmıştır Dvorak bu senfoniyi. Ne var ki hem kökleri dünyadadır hem de gözleri uzayın derinliklerindedir sanki. İnsana kanat takıp uçmayı hissettirir sanki. Belki uçup memleketine geri dönmeyi, belki evrenin farklı noktalarında gezinmeyi. Orası size kalmıştır. Dvorak’ın “yeni dünya”sı Amerika’dan yazdığı bu bol duygu geçişli mektup, dördüncü bölümüyle birlikte insanın aklını başından alır. Tekrar hatırlatmak isterim, biz bu eseri Viyana Senfoni Orkestrası’ndan, İstanbul’umuzda, canlı canlı dinleyeceğiz. 

Kim izlemeli: Ruhuna maceracılık sirayet eden sıve nırtanımaz hayalperestler, klasik müziğin “gelenek”lerini deneyimlemek isteyenler, köklü bir orkestra ile karşılaşma fırsatını kaçırmak istemeyenler.

Konserden önce ne dinlemeli: Dvorak eserlerini konsere bırakalım, gelin ben size Kian Soltani’nin Michael Barenboim ve Daniel Barenboim ile birlikte kaydettiği şu Beethoven üçlüleri albümünü önereyim.  

Başka Yüzlere Başka Konserler: Bir Mini Rehber

Tamam, belki yukarıdaki konserlerden hâlâ emin değilsiniz ve farklı ilgi alanlarınızın festivalde bir yansıması olup olmadığını merak ediyorsunuz. Merak etmeyin, İstanbul Müzik Festivali, 54. edisyonunda size de bir koltuk ayırmış. Ben de elimden geldiğince size uygun konseri seçmenizde yardımcı olmak istiyorum. Aşağıdaki kısa listenin işinizi göreceğine inanıyorum. 

Film müziği severlere: BİFO: Morricone – Sinemanın Sesi

Atatürk Kültür Merkezi, 16 Haziran 2026, 20.00

bifo_elbphilharmonie
Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası | Fotoğraf: İKSV

Dirk Brossse şefliğinde Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası, bu sene festivale film müziği getiriyor! Film müzikleriyle yatıp kalkan, sinemaya aşık izleyici için kaçırılmaz cinsten bir konser bu. Unutulmaz filmlerin bestecisi Ennio Morricone’nin eserlerinin derlendiği konserde, İtalyan sinemasının müzikal bir retrospektifine göz atmanın yanında, 2000’li yıllarının Soysuzlar Çetesi gibi önemli yapıtlarına kadar uzanıyoruz.

Klasik müziğini elektronik soslu sevenlere: Disko Klasik

Salon İKSV, 19 Haziran 2026, 21.00

youtube play youtube play

İstanbul Müzik Festivali’nin her anlamda en genç serilerinden biri olan Disko Klasik, başladığı günden beri elektronik müzik ve çağdaş sesler ile klasik müziğin arasında bir köprü kuruyor. Bu köprü, Disko Klasik’in kısa tarihi boyunca çok hızlı sağlamlaştı. Eğer festival içinde farklı bir deneyim arıyorsanız da çalabileceğiniz en güvenli kapılardan biri.

Bu sene, Disko Klasik gerçekten önemli isimleri ağırlıyor. Olafur Arnalds ile birlikte kurduğu Kiasmos’un etkisinden çıkamadığımız elektronik müzik prodüktörü Janus Rasmussen ve lavta virtüözü David Bergmüller’in duo projesini izleyeceğimiz konser, bizi katman katman örülmüş bir yolculuğa çıkaracak. İkilinin konserinin ardından ise Rasmussen, DJ setinin başına geçecek. 

Konser öncesi ne dinlemeli: Rasmussen ve Bergmüller’in beraber kaydettikleri ilk albüm: Wirbel. 

Kapak Fotoğrafı: İKSV

İlginizi çekebilir: Gürkan Sonat’tan 2026 Müzik Konserleri