İstanbul’daki müzik festivalleri söz konusu olduğunda, 1991 yılında İstanbul’da düzenlenen konserlerle başlayan Akbank Caz Festivali‘nin sadece İstanbul’un değil, Türkiye’nin en köklü caz festivalini olduğunu söyleyebiliyoruz. Festival, yıllar içinde hem konuk ettiği sanatçılara dair çıtayı daima yükselten hem de müzikal anlamda oldukça geniş yelpazeye sahip bir etkinlik halini aldı. Paneller, atölyeler, film gösterimleri, dinletiler ve sosyal sorumluluk projeleriyle çok yönlü bir organizasyona dönüştü. 29. Akbank Caz Festivali yaklaşırken, 17- 27 Ekim tarihleri arasında bir kez daha şehrin caz haline bürüneceğiz gibi gözüküyor.

Yıllar boyunca Dave Holland‘dan Pharoah Sanders‘a, Chet Faker‘dan Jamie Cullum‘a birçok ismi konuk eden Akbank Caz Festivali‘nin en önemli özelliklerinden biri, adındaki cazı ve caz geleneklerini en iyi şekilde yansıtır, bu müzik türünü en iyi şekilde temsil eden sanatçıları İstanbullularla buluştururken bir yandan da farklı müzik türleriyle olan bağları da sağlam tutması. Klasik ve modern cazın yanında elektronik müzik ve dünya müziğinin farklı projelerinde de katkılarını gördüğümüz Akbank Sanat, aynı zamanda festivalin ardından İstanbul dışındaki genç dinleyicileri kucaklayan bir projesiyle de dikkat çekiyor: 2006 yılından bu yana düzenlenen Kampüste Caz konserleri, Anadolu’nun birçok üniversitesini dolaşıyor ve buna bu yıl da devam edecek. Başarılı davulcu Ediz Hafızoğlu, “Nazdrave” projesi ile 4-8 Kasım tarihleri arasında Ankara, Kayseri, Nevşehir, Adana  ve Gaziantep‘teki üniversiteleri ziyaret edecek ve Kampüste Caz konserleri, onun ilham verici müziğiyle ülkeyi gezecek. İstanbul’da ise festival sırasındaki Liselerde Caz atölyeleri, lise öğrencilerini cazla tanıştırmayı ve onlara cazı sevdirmeyi amaçlıyor. Atölyelerin bu yılki konukları gitar virtüözü Yavuz Akyazıcı, caz vokali Funda Akyazıcı ve davulcu Burak Cihangirli’den oluşan Yavuz Akyazıcı Project.

Peki Akbank Caz Festivali‘nin bu yılki programında kimler var?

James Brown stili, renkli, gizemli ve çarpıcı groovelardan hoşlanıyorsanız, Afrobeat ritimlerini funk ve soul ile birleştiren Vaudou Game 17 Ekim‘de, festivalin ilk gününde Babylon‘da olacak. Ertesi gün yetenekli bir caz piyanistine kulak verme imkanınız olacak; Avishai Cohen’in de müziğine katkıları büyük piyanistin liderliğindeki Yonathan Avishai Trio, 18 Ekim‘de Akbank Sanat‘ta. Aynı gün, melankolik caz melodilerini alternatif hip-hop’ın katkılarıyla başkalaştıran Alfa Mist‘e de kulak verebilirsiniz tabii, o da 18 Ekim‘de Babylon‘da olacak.

Akbank Caz Festivali bu yıl ayrıca, uluslararası caz sahnesinin çığır açan plak şirketlerinden ECM’in 50. yaşını kutluyor ve bu kutlamanın bir parçası olarak, 19 Ekim‘de Mats Eilertsen ve grubunu Akbank Sanat‘ta konuk ediyor.

Virtüöz saksafon sanatçısı James Carter, festivalin bu yıl öne çıkan konuklarından biri. Klavyede Gerard Gibbs, davulda Alex White‘ın eşlik ettiği The James Carter Organ Trio, 21 Ekim‘de Zorlu PSM‘yi dolduracak. Beat Kuşağı şairlerinden ve yollardan beslenen Sarah McCoy 23 Ekim‘de Babylon‘da, ülkemizin en değerli caz piyanistlerinden Kerem Görsev ve Kerem Görsev Trio 25 Ekim‘de Caddebostan Kültür Merkezi‘nde olacak. Hayranlık uyandırıcı bir enerjiye sahip olan Maisha‘yı dinlemek için 25 Ekim‘de, Kuzey Afrika köklerini Londra’dan aldıkları ilhamla birleştiren KOKOROKO’yla buluşmak içinse 26 Ekim’de Babylon‘un yolunu tutabilirsiniz.

17-27 Ekim tarihleri arasında bildiğiniz İstanbul’un yerini “şehrin caz hali” alıyor. En az bir konserde caz ve cazdan aldığı ilhamla zenginleşen müzik türlerinden birine kendinizi kaptırmanızı öneriyoruz!

29. Akbank Caz Festivali ile ilgili daha fazla bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN