Bazı şehirlerin bir çizgisi var; bunu şehrin insanlarının duruşlarından ve şehrin dizaynından hemen hissedersiniz. Münih de tam öyle bir şehir; gerçekten “bir çizgisi var”; yemyeşil, eğlenceli, cool, gastronomik, aktif ve refah dolu… Hatta bu noktada bizim bir komplo teorimiz var… Münih’e gidenler, Bavyera’nın başkentini çizgisinden dolayı o kadar seviyorlar ki, döndüklerinde bu sırrı pek de kimseyle paylaşmıyorlar, kendilerine saklıyorlar. Çünkü gidenler Münih’in ne kadar muhteşem olduğunu defalarca anlatmış olsaydı, her gidişimizde “Yahu ben neden sürekli Münih’e gelmiyorum?” hissini yaşamazdık. Gelin Wings’in gezginlere sağladığı ayrıcalıklardan aldığımız ilhâmla; 9-10 Temmuz’da Avrupa Şampiyonası yarı finaline ev sahipliği yapacak olan Münih’i adım adım gezelim, gastronomi dünyasını keşfedelim ve Münih’in hakkını Münih’e verelim! Bonus: Yazımızın sonunda maçları coşkuyla takip edebileceğiniz noktaları bulacaksınız. Hazırsanız Wings’lenin, uçuyoruz.

Münih – Fotoğraf: Unsplash.com (@jankolar)

Münih 101

Münih için seçtiğimiz anahtar kelimelerle başlayalım mı? Öncelikle burası oldukça “kamusal” bir şehir. Yani her şey orada yaşayan halkın rahatlığı düşünülerek ince ince dizayn edilmiş. Örneğin şehir içi ulaşım o kadar iyi kurgulanmış ki, metronun sizi odanıza kadar götürüyor olma olasılığı bile yüksek. Biz yürüyerek keşfetmeye bayılsak da, şehrin tamamını gezmek için 2-3 gününüz varsa ulaşım kolaylığı sayesinde her noktayı rahatlıkla görebilirsiniz. Yazının başında kullandığımız “refah” kelimesi ise yalnızca gelir seviyesi yüksekliğini değil; parklar, bahçeler ve meydanların kullanımındaki ferahlığı da kapsıyor. Şehrin insanı o kadar üretken ki, eğlenmeye ve dinlenmeye belki de herkesten daha çok önem veriyorlar. Düşük işsizlik oranının yaydığı mutluluğu ise adım attığınız andan itibaren hissediyorsunuz. Kışın apayrı bir büyü ile kaplansa da bizce Münih’i gezmenin en doğru zamanı bahar ve yaz ayları! Mayıs, haziran ve temmuz aylarında kafanızı çevirdiğiniz her alanda başka bir etkinlik görmeye hazırlanın ve beklentinizi yüksek tutmaktan çekinmeyin.

Biletinizi almadan önce hatırlatalım: Wings ile Münih seyahatinizde %10’a varan otel indirimi kazanabilir, uçak biletinizi alırken Mil Puanlarınızı yurt içine kıyasla 2 kat daha değerli kullanabilirsiniz
Mil Puan Kullanımı | Wings (wingscard.com.tr)
Münih Olimpiyat Stadyumu – Fotoğraf: Unsplash.com (@t0phu)

Nerede Konaklayalım?

Aslında yukarıda bahsettiğimiz şehir içi ulaşım kolaylığından dolayı Münih’in neredeyse her bölgesinde konaklayabilirsiniz. Yine de uyanır uyanmaz kendinizi şehrin merkezi ve cıvıl cıvıl noktalarında bulmak isterseniz ilk önerimiz: Maxvorstadt. Maxvorstadt‘ı ise, Ludwigvorstadt, Alstadt-Lehel, Schwabing-Freimann veya Trudering-Riem bölgeleri takip ediyor.

Konaklamanızı organize ederken Wings ile %10’a varan otel indirim ayrıcalığından faydalanabilirsiniz.

Mutlaka Görülmesi Gerekenler

Marienplatz – Fotoğraf: Unsplash.com (@miseriv)

İlk Durak Marienplatz 

Tüm sokakların çıktığı meydandayız. Bayern Münih kutlamalarına da ev sahipliği yapan ünlü Marienplatz Meydanı’nın geçmişi 1158 yılına kadar uzanıyor. Burada meydanı deyim yerindeyse ele geçirecek görkemdeki gotik Yeni Belediye Binası, benzer heybete sahip Eski Belediye Binası, Münih’in eğitim ve kültüre verdiği önemin sembollerinden biri olan Juristische Bibliothek, tepesinden şehrin neredeyse tamamını izleyebildiğiniz simge yapılardan St. Peter’s Church bulunuyor. Meydan, kışın en güzel Noel Pazarlarından birini ağırlıyor, yazın da etkinliklerin ve kutlamaların merkezine dönüşüyor.

Viktualienmarkt – Fotoğraf: Unsplash.com (@markusspiske)

Viktualienmarkt

Marienplatz’a gelmişken 5 dakikalık kısacık bir yürüyüşle Viktualienmartkt’a ulaşıyoruz. Burası orijinalinde bir “Farmers Market”. Şehre gastronomiyi dalga dalga yayan Viktualienmartkt’ta şefler günümüzde de alışverişlerini yapmaya devam ediyor. Buradaki “pazaryeri” havasına bayılıyoruz. Her saat cıvıl cıvıl ve stantlar arasında dolaşırken -eğer bir gurmeyseniz- kendinizi kaybedebilirsiniz. Şarküteri ürünleri, ev yapımı ilginç soslar, peynirler, ekmekler, taptaze kahveler… Burayı çok sevmemizin diğer sebebi de turistlerle, yerel halkın iç içe geçtiği destinasyonlardan biri olması.

Englischer Garten – Fotoğraf: Unsplash.com (@ignaciobrosa)

Englischer Garten

Hadi dünyanın en büyük şehir parklarından birine geçip doğanın içinde eğlenelim. Englischer Garten, ucu bucağı olmayan bir park ve havada en ufak bir güneş kırıntısı belirdiğinde güneşin kıymetini çok iyi bilen Münihliler tarafından dolduruluyor. Yazımızdan ilham alıp bu aylarda gidecek olanlar Englischer Garten’ı en doğru zamanda gezecekleri için oldukça şanslılar! Parkın içinde bulunan Chinese Tower’ı, Eisbach Wavede sörf yapanları -evet sörf- ve herkesin bir araya geldiği bahçeleri görmeyi unutmayın.

Asamkirche – Fotoğraf: Unsplash.com (@shegiva)

Sendlinger Strasse

Biraz alışveriş yapmak ve şehrin en büyüleyici kiliselerinden birini görmeye ne dersiniz? Şaşıracaksınız ama Münih’te alışveriş yapmak, en az Milano’da yapmak kadar keyifli! Bu bölgede alışverişin güzel tarafı; Alman tasarımcıların özel mağazaları da burada, dünyaca ünlü markalar da. Alışveriş daha fazla dikkatimizi dağıtmadan bizimle Asamkirche’e gelin. 1700’lü yıllarca yapılmış kilise, tek kelimeyle bü-yü-le-yi-ci! Dışı mı daha etkileyici, içi mi karar veremiyoruz. Bu “kaotik” güzelliği mutlaka keşfedin.

Museum Brandhorst – Fotoğraf: Unsplash.com (@victor_g)

Sayfalara Sığdırmak Mümkün Değil

Münih hakkında sayfalarca yazmaya devam edebiliriz… İhtişamlı Odeonsplatz Meydanı, Pinakothek Müzeleri, Andy Warhol ve Cy Twombly gibi sanatçıların eserlerine ev sahipliği yapan çağdaş sanat müzesi Museum Brandhorst, BMW Museum, şaşırtıcı güncel sergileri ile Lenchbachhaus ve çok daha fazlasıyla sevgili Münih; iyi ki gelmişiz! Acıktınız mı? Hadi gastronomi duraklarına göz atalım.

Münih’te Ne Yenir?

Yazının girişindeki komplo teorimizi hatırlıyorsunuz değil mi? Aynı durum Münih gastronomisi için de geçerli… Münih, sosis ve biradan ibaret değildir (Fakat ikisi de mükemmeldir o ayrı). Şimdi birlikte yıldızlı restoranlarından ayaküstü lezzet duraklarına, şarküterisinden Euro 2024 maçlarını izleyebileceğiniz noktalara, pretzelinden şinitzeline, Schweinshaxe ve Apfelkücherl’ine uzanan bir listeye dalıyoruz!

Kahvaltı & Brunch

Waffle, şarküteri, poşe yumurta! İlk durağımız ikonik “köşe dükkan” Cotidiano Schwabing. Yazın gidecek olan şanslılar, caddeye bakan masalara kurulup açık havada kahvaltı keyfi yapabilirler. Gelenekseli arıyorsanız ve Münih’e has vintage-royal bir dekor ile güne başlamak isterseniz, Cafe Jasmin’in pretzelleri ve yumuşacık kahvesine mutlaka şans verin.

Peynir tabağı, Apfelkücheeerl, kruvasan ve sütlü kahve. Evet adresiniz Tante Emma Cafe! Sıcacık bir ortam, ev samimiyeti, Münih usulü tuzlu krepler ve alman pastaları ile The Tribeca Cafe, hem brunchlar hem de kahvaltılar için şahane bir seçim olur.

İyi bir espresso, tiramisu veya geç kahvaltı için ise favorimiz Bar Centrale. Odeonsplatz’da bulunan ve saatlerce oturmaktan sıkılmadığımız, meydana bakan masalarıyla Luigi Tambosi’de kahve & brunch saati de mutlaka ajandanızda olsun.

Festival Tadında Ayaküstü Yemekler

Münih’te yeme-içme kültürü çoğunlukla “bir araya gelmek” ile başlıyor. Bu yüzden festival alanları tadındaki bahçeler veya kiosk atıştırmalıkları burada oldukça önemli. Örneğin bir üst geçidin üzerinde bulunan dev bir vapurun içinde konumlanan Alte Utting, hem deneyim hem de panayır tadında bir lezzet akşamı sunuyor. Geleneksel Alman yemeklerinden bratwurst, çıtır patates kızartmaları, ev yapımı hardallar, patates salataları ve weisswurst hayallerinizi süslüyorsa Turm & Hofbräu, yine Englischer Garden içinde yer alan Hirschau ve leziz şinitzeller için Mini-Hofbräuhaus, sizi çok mutlu edecektir. Viktualienmarkt ise tüm bu lezzetleri tadıp, eve de yanınızda Münih lezzetlerinden götürebileceğiniz popüler noktalardan.

Üstelik Münih’in şaşırtıcı ve “bir araya getiren” lezzetlerini Wings ile %15’e varan indirim ayrıcalığıyla deneyimleyebilirsiniz!

Akşam Yemeği

Münih’te akşam yemeği konusunda ikiye ayrılıyoruz -ama neden ikisini birden deneyimlemeyelim ki?- Burada akşamlarınızı yıldızlı bir şef mutfağıyla da ödüllendirebilirsiniz, nefis bir pizzayla da. Geleneksel bir et yemeği olan Schweinshaxe ile veya ayaküstü bir sosisliyle… Bize sorarsanız hepsinin yeri ayrı.

Geleneksel Alman mutfağını zarafetle yorumlayan Pfistermühle ile başlayalım çünkü set menüleri ile Münih’i tek akşamda tatmış olacaksınız. Klasiğe modern dokunuş teması ile başlamışken Blauer Bock’un deniz ürünlerine şans verebilirsiniz. Farm to table konseptiyle Weinhaus Neuner’in tavuklu turtası hala aklımızda (mimarisine ise ayrıca bir kalp).

 Et severleri ise Theresa Grill’i deneyimlemeye veya Big Green Apple’da muhteşem steakler pişiren Asam Schlössl’ün Bavarya mutfağına davet ediyoruz.

Görkemli barında veya arnavut kaldırımlı bahçesinde oturmaya bayıldığımız GIGI ile devam edelim. Bu geleneksel İtalyan’ın pizzalarını mutlaka deneyin. Pizza demişken The Italian Shot Maxvorstadt, gönüllerimizin yıldızını alıyor. Münih’in en popüler burgercilerinden birini de unutmayalım: Ruff’s Burger. Gece gece canınız bir sosisli çekerse, dooğru Bergwolf’a!

Maç Keyfini Lezzetlendirin

Avrupa Şampiyonası yarı finalini heyecanla takip ederken Münih lezzetlerinden de uzak kalmak istemezseniz, maçları stadyum dışında izleyebileceğiniz keyifli alternatifler var! Viktualienmarkt içinde yer alan publar, özellikle yaz aylarında kurulan dev ekranlarla oldukça ideal. Genelde büyük etkinlikler için kullanılan Olympiapark’ta kurulan dev ekranlarda Münihli taraftarlar ile maç coşkusunu yaşayabilirsiniz. “Bahçeye doydum meydanlarda olayım” derseniz; tarihi meydan Konigsplatz’ta Euro 2024 atmosferini deneyimleyebilirsiniz.

Münih’i Wingsli olmanın tüm ayrıcalıklarıyla tam zamanında deneyimlemek isterseniz buraya tıklayın. Tschüss!