Milano'da Bahar: Makarna Tarifleriyle Şekillenen Rota
Milano’da hava ısındığında hayat gizli avlulara, teraslara ve tarihî parkların içine taşıyor. Evlerin açılan pencelerelerinden sokağa yayılan yemek kokularına kahkahalar karışmaya başlıyor. Müzik yükseliyor. Zaman sofradaki buluşmalara göre ilerliyor. Her gece yarısında istisnasız patlayan bir havai fişek, bu ritmin hiç durmadığını hatırlatıyor. Bu yüzden şehirde herkes bir yere yetişiyor gibi görünebilir çünkü burada her gün bir kutlama, her hafta yeni bir etkinlik var. Biz de sizi 15–17 Mayıs’ta bahçeleri ve meydanları müzikle dolduran Piano City Milano’ya götürmek istiyoruz. Milano’da olacaklar için şehrin rotasını makarnalarla takip ediyoruz. Bu ruhu kendi evinize, bahçenize veya en yakındaki parka taşımak isterseniz, iki dokunuş yeterli: Arkaya en sevdiğiniz parçayı açın ve Milano’nun ruhunu sofranıza Barilla ile getirin.

İtalya’nın dünyanın en popüler destinasyonlarından biri olmasının çok gerçekçi bir sebebi bulunuyor: Çünkü burada, neredeyse hangi şehre giderseniz gidin, meydana adımınızı attığınız an büyülenirsiniz. Venedik’in kanallarının etrafında yürüdüğünüz an kendinizi bir masalda gibi hisseder, Roma’da şehrin merkezine indiğinizde Aşk Çeşmesi hemen kalbinizi çalar. Fakat Milano, Kuzeyli olmasından aldığı özgüvenle kendini hemen size göstermez. En güzel heykellerini yalnızca bilenler görsün diye bir avlunun içerisine saklar, öylesine girdiğiniz bir Palazzo’nun ikinci katında karşınıza çıkan sergisiyle size unutulmaz bir an yaşatır. O yüzden Milano’yu anlamak için biraz sokaklarında kaybolmaya cesaret etmek gerekir. Biz de Milano’nun sokaklarını şehrin enfes makarna kokularını takip ederek keşfediyoruz. Seyahatimiz sırasında en beğendiğimiz makarna tariflerini ise soframızın İtalyanı Barilla ile evimize, bahçemize, teraslarımıza taşıyoruz.
Makarnaların İzinde Milano Rotası

Piano City Milano 2026
Milano’da yerel halk arasındaki en popüler etkinlik ile sizi tanıştırmak istiyoruz: Piano City. Bu etkinlik kapsamında; 15 ile 17 Mayıs tarihleri arasında şehrin dört bir yanındaki parklarda, müzelerin bahçelerinde ve avlularda ücretsiz piyano konserleri düzenleniyor. Biz de Milano’yu keşfetmek için en keyifli etkinliklerden biri olan Piano City zamanı; şehrin ara sokaklarındaki makarna kokularını takip ederek kayboluyoruz. Üstelik siz de bizim gibi, elinizde olsa seyahatteki anılarınızı da valize koyup eve götürmek isteyenlerdenseniz güzel bir haberimiz var. Çünkü Milano’nun parklarında müzik dinlerken yediğimiz makarnaların tadını, sokak kenarına kurulan uzun masalarda arkadaşlarımızla paylaştığımız tabakların tariflerini; Barilla ile evlerimize, bahçelerimize, balkonlarımıza taşıyoruz. İtalyan ruhunu ve hiç bitmesin istediğimiz seyahat anılarımızı Barilla ile gündelik hayatımızın bir parçasına dönüştürüyoruz.
Palazzo Reale Milano’dan Da Giacomo’ya

Milano dediğimizde aklınıza ilk Duomo, hemen ardından da ikonik markaları bir araya getiren Galleria Vittorio Emanuele II’nin geldiğini biliyoruz. Fakat Duomo’dan hemen sağa döndüğünüzde; sürekli değişen sergileri ile muhteşem bir palazzo sizi bekliyor: Palazzo Reale Milano. Palazzo Reale Milano; dünyanın dört bir yanından sanat tarihine adını yazdırmış muhteşem sanatçıları ağırlıyor. 15 ile 17 Mayıs tarihleri arasında şehre gelirseniz; Alman sanatçı Anselm Kiefer’in özel olarak hazırladığı Le Alchimiste sergisini ziyaret etmelisiniz. Palazzo Reale’nin bombalanmasının ardından zarar alan kısmında gerçekleşen bu sergide; sanatçı, tarihte “sonsuz yaşam, bereket” gibi kavramları araştıran erkeklerin simyacı, kadınların ise cadı olarak algılanmasını sorguluyor; gerçek hayatta cadı olarak suçlanan kadınları doğal malzemeler ile devasa tablolarına taşıyor.

Palazzo Reale’den çıktıktan sonra ise rotanızı Santuario di San Bernardino alle Ossa’ya doğru çevirmelisiniz. Duomo’nun birkaç adım gerisinde kalan bu kilise; gotizm ruhunu iliklerinize kadar taşıyor. Orta Çağ’da Milano’daki mezarlıkların hızla dolmasından dolayı bazı kemiklerin çıkarılıp burada saklanması gerekiyor. Milano gibi modern bir şehrin ortasında bu kilise; onu keşfedenlere ruhun kutsallığını ve ölümsüzlüğünü göstermeyi amaçlıyor.
Santuario di San Bernardino alle Ossa’dan 20 dakika yürüdüğünüzde; şehrin en ikonik restoranlarından biri olan Ristorante Da Giacomo’ya ulaşabilirsiniz. Fakat 20 dakika gözünüzü korkutmasın. Çünkü Milano, Avrupa’nın en yürünebilir şehirlerinden biri ve 20 dakika boyunca yürüdüğünüzü asla fark etmeyeceksiniz! Ristorante Da Giacomo’yu bu kadar ikonik yapan sebebe gelecek olursak; misafirleri arasında devlet başkanları, Hollywood oyuncuları ve çok daha fazlasının bulunması! Şimdi, Milano’dakileri Ristorante Da Giacomo’da bırakırken; evdekileri de mutfağa alalım. Çünkü burada yediğimiz zamansız İtalyan tarifini, Barilla’nın ikonik No.5 Spaghetti makarnaları ile sofralarımıza taşıyabiliriz.
Ristorante Da Giacomo’dan ilhamla Barilla Basilico Sos ve Barilla No.5 Spaghetti
4 porsiyon için malzemeler: 320 gram Barilla Spaghetti No. 5, 1 kavanoz Barilla Basilico Sos, tercihiniz kadar Parmesan, kekik, tuz ve karabiber.
Hazırlanışı: 1. Büyük bir tencereye su koyup kaynatın ve tuz ekleyin. 2. Su kaynadıktan sonra Barilla No. 5 Spaghetti’yi pişirin ve pakette belirtilen süreden 2 dakika önce süzün. Bir bardak makarna suyunu ayırmayı unutmayın. 3. Makarna pişerken, Barilla Basilico sosunu bir tavaya dökün ve kısık ateşte kaynamaya bırakın. 4. Makarna al dente piştikten sonra, ayırdığınız makarna suyuyla birlikte tavaya ekleyin ve sos iyice karışana kadar birlikte pişirin. Üzerine Parmesan peyniri ve kekik serpip servis edin. Afiyet olsun!
Tarifimizin ilhamı için tıklayın.
Brera’dan Osteria Gloria’ya

Milano’daki sokakların, kendine ait bir havası vardır. O yüzden bir Milano fotoğrafı gördüğünüz zaman, “Tamam, burası İtalya!” cümlesini çok rahatlıkla kurabiliyorsanız; büyük ihtimalle ya Brera’nın ya da Cinque Vie’nin bir sokağına bakıyorsunuzdur. Brera; antika ve tasarım dükkânlarına ait bir bölge. Fakat burası gerçekten çok turistik! O yüzden hızlıca kalabalıktan ayrılmalı ve Pinacoteca di Brera’nın yolunu tutmalısınız.

Pinacoteca di Brera’dan bahsetmeden önce küçük bir not düşmek istiyoruz: Eğer Milano’da yalnızca birkaç dakikalığına bile bilgisayar açmayı düşünüyorsanız, mutlaka Biblioteca Nazionale Braidense di Milano’nun çalışılmaya izin verilen alanına gitmelisiniz; tarihî kitaplar ve eserler ile dolu bu kütüphane sanki bir zaman yolculuğuna çıkmışsınız gibi hissettirecek.

Milano, çok hızlı ve çok küresel bir şehir. O yüzden buradaki popüler müzelerin çoğu; çağdaş sanat etrafında şekilleniyor. Pinacoteca di Brera ise Milano’da klasik sanat eserlerini gezebileceğiniz en kapsamlı müzelerden biri olarak dikkat çekiyor. Bu müzenin iki çok heyecanlı noktası bulunuyor: İlki, sergilerin ortasında devasa bir cam mekânın içerisinde, tarihî eserlerin nasıl renove edildiğini canlı bir şekilde izleyebiliyor olmanız. Bir diğeri ise Francesco Hayez’in meşhur Il Bacio eserindeki elbisenin kumaşına dokunabiliyor olmanız! Evet, doğru duydunuz.

Pinacoteca di Brera’daki dopdolu gezinizin ardından sizi daha fazla yürütmüyor, 6 dakika mesafedeki Gloria Osteria’ya götürüyoruz. Milano’nun son dönemlerdeki en popüler destinasyonlarından olan Gloria; tam anlamıyla “ihtişamlı” bir iç mekâna ve enfes bir menüye sahip. Gelin, Gloria’nın İtalyan ruhunu maksimalist bir şekilde yaşattığı dünyasından aldığımız ilhamı Barilla’nın Pappardelle makarnaları ile mutfağımıza getirelim.
Gloria Osteria’dan ilhamla Bolonez Sos ile Barilla Pappardelle
4 porsiyon için malzemeler: 250 gram Barilla Pappardelle, 1 kavanoz Barilla Arrabbiata sos, ½ adet doğranmış soğan, havuç, kereviz, ½ çay kaşığı pul biber, 1 diş ezilmiş sarımsak, 100 gram ince doğranmış pastırma, 300 gram dana kıyma, 2 adet defne yaprağı, 10 adet fesleğen, Parmesan peyniri, natürel sızma zeytinyağı, makarna suyu için kaya tuzu, tuz ve karabiber.
Hazırlanışı: 1. Geniş bir tavada biraz yağ kızdırın ve soğan, sarımsak, havuç ve kerevizi, pul biber ve pastırmayla pişirin. 2. Pastırma kahverengileştiğinde kıymayı ilave edin ve topak kalmamasına dikkat ederek pişirin. 3. Tavaya Barilla Arrabbiata sosu dökün ve kaynamaya başlayana kadar ısıtın. 4. Defne yapraklarını ilave ettikten sonra kısık ateşte kapak açık şekilde 15 dakika kadar ara sıra karıştırarak pişirin. 5. Bu sırada tuzlu kaynar suya Barilla Pappardelle’yi ilave edin ve pakette belirtilen süre kadar haşlayın ve süzün. 6. Sosla karıştırın ve bir dakika daha pişirin. 7. Tavayı ocaktan alın ve makarnayı parmesan ile süsleyerek üzerine natürel sızma zeytinyağı gezdirin. Afiyet olsun!
Tarifimizin ilhamı için tıklayın.
Cinque Vie’den Zibo’ya

Biraz önce Brera’yı anlatırken; Milano’da tam olarak İtalya ruhunu yaşayan iki çok çarpıcı mahalle olduğunu söylemiştik. Bu mahallelerden bir diğeri de Cinque Vie. Cinque Vie; Duomo’nun hemen birkaç adım ilerisinde olmasına rağmen çok daha lokal bir yer. Burada; Milanese’lerin sıklıkla uğradığı mobilya mağazaları ve tasarımcıların stüdyoları bulunuyor. Cinque Vie’ye geldiğinizde sokaklarında kaybolmalı; kapısını açık bulduğunuz her binanın içerisindeki avluyu uzaktan izlemelisiniz. Burada ayrıca Zeki Müren’in tasarladığı kilimleri satan bir dükkân bulunuyor! “Güneşin Oğlu” (Figlio del sole) koleksiyonunu görmek için haritanızda Galleria David Sorgato’yu işaretlemelisiniz. Cinque Vie sokaklarını dolaştıktan sonra buradakiler ile Zibo’da masaya oturuyor; evdekilerle İtalya’nın mutfağını en pratik şekilde soframıza taşıyan Barilla ile mutfağa giriyoruz.
Zibo’dan ilhamla Barilla Tortellini in brodo
4 porsiyon için malzemeler: 1 kutu Barilla Üç Peynirli Tortellini, yaklaşık 1.5 litre tercihinize göre sebze, tavuk veya et suyu, Parmesan peyniri.
Hazırlanışı: 1. Derin bir tencerede sebze, tavuk veya et suyunuzu kaynamaya bırakın. 2. Barilla Üç Peynirli Tortellini’yi kutusundaki süre boyunca pişirin. 3. Makarnanızı, pişirdiğiniz suyuyla tabaklayın. 4. Parmesan ve dilediğiniz baharatlar ile servis edin. Afiyet olsun!
Tarifimizin ilhamı için tıklayın.
Parco Sempione’den Osteria Serafina’ya

Öncelikle hazır olun çünkü biraz yürüyeceğiz! İlk olarak sizi Milano’nun en keyifli parklarından birine götürmek istiyoruz: Parco Sempione. Havalar biraz ısındığında, bütün Milano halkı burada piknik yapmaya başlıyor. Sokak müzisyenlerinin sesinin hep yükseldiği bu parkı ziyaret ettikten sonra Triennale Milano’ya geçebilir; daha çok tasarım ve mimari üzerinden şekillenen sergileri ziyaret edebilirsiniz.

Parco Sempione’deki pikniğizin ardından rotanızı Museo Nazionale della Scienza e della Tecnologia Leonardo da Vinci’ye doğru çevirmelisiniz. Leonardo da Vinci’nin çalışmaları ile dolu olan bu müze, İtalya’nın en büyük bilim ve teknoloji müzesi. İnteraktif alanlarıyla öne çıkan bu müzeden çok keyif alacağınıza eminiz. Müzeden çıkar çıkmaz Piazza Santa Maria Delle Grazie’ye uğramalısınız. Leonardo da Vinci’nin Son Akşam Yemeği eserinin sergilendiği bir müze için ise uçak biletinizi dahi almadan önce rezervasyon yaptırmanız gerekiyor.
Bu müzeyi de ziyaret ettikten sonra güzel bir makarna yeme vaktidir. Şehrin en popüler destinasyonlarından biri olan Osteria Serafina’ya doğru 20 dakika yürürken etraftaki 1-2 katlı villalara göz gezdirmeyi unutmayın! Evdekilerle de Osteria Serafina’nın en meşhur tarifi “La Nostra Gricia’nın” alternatifini soframızın İtalyanı Barilla ile hazırlayacağız. Dilerseniz bu tarifi hazırladıktan sonra yanınıza alıp bir parkta pikniğe de çıkabilirsiniz!
Osteria Serafina’dan ilhamla Barilla Cacio e Pepe
4 porsiyon için malzemeler: 1 kutu Barilla No.5 Spaghetti, 1 yemek kaşığı karabiber, 2 su bardağı Pecorino peyniri.
Hazırlanışı: 1. Barilla No. 5 Spaghetti makarnalarınızı kutusunda belirtilen süre kadar tuzlu suda haşlayın. Makarnanızı süzerken pişirme suyundan 2 bardak ayırmayı unutmayın. 2. Tavanızı orta ateşte ısıtın. Ardından karabiberlerinizi herhangi bir yağ eklemeden tavanızın içerisinde kokusu çıkana kadar kızartın. Ardından makarnanızı süzerken ayırdığınız pişirme suyundan bir bardak ekleyin. 3. Bir kâsenin içerisinde 2 su bardağı Pecorino peynirinizi bir bardak makarna pişirme suyu ile karıştırın. 4.Tavanızın altını kısın ve süzdüğünüz makarnaları ekleyin. Daha sonra kâsenizdeki peynirli sosu da ilave edin ve iyice karıştırın. Makarnanız hazır. Afiyet olsun!
Tarifimizin ilhamı için tıklayın.
Navigli’den Trattoria Madonnina’ya

Bazı klasikler, olmazsa olmazdır. Biz de bir Milano seyahatini Navigli’ye uğramadan düşünemiyoruz! Leonardo da Vinci’nin de ilhamı bulunan bu kanalın etrafındaki restoranlar ve dükkânlar ile popüler olan Navigli’ye mutlaka bir gün batımında uğramalı; güneşin altın sarısına döndüğü bir akşamüstünde kanalın etrafında bir yürüyüşe çıkmalısınız.
Navigli’deki yürüyüşünüzün ardından sizi, 1772 yılından bugüne uzanan Trattoria Madonnina’ya almak istiyoruz. Son birkaç senedir neredeyse her zaman Michelin Guide listesinde olan bu restoran, klasik İtalyan mutfağını tatmak için en keyifli noktalardan biri. Ayrıca akşam, bir saatten sonra sokak müzisyenleri birden restorana giriyor! Milano’dakileri içeriye, evdekileri de mutfağa alalım. Milano’nun ruhunu Barilla ile sofraya getiriyoruz.
Trattoria Madonnina’dan ilhamla Antep Fıstıklı Barilla No. 5 Spaghetti
4 porsiyon için malzemeler: 320 gram Barilla No. 5 Spaghetti, 100 gram soğan, 250 gram rezene, 60 ml zeytinyağı, 40 gram Parmesan, tercihiniz kadar tuz, karabiber, pembe karabiber, parça Antep fıstığı ve toz zerdeçal.
Hazırlanışı: 1. Soğanı iri doğrayın, bir tavada zeytinyağının yarısıyla soteleyin, ardından temizlenmiş ve doğranmış rezeneyi ekleyin. Birkaç dakika sonra üzerini suyla kapatıp pişirin, ardından bir tutam zerdeçal ekleyerek püre haline getirin. 2. Makarnayı kaynar suda pişirin. Al dente kıvamında süzün ve tavada krema ile karıştırın, zeytinyağı ve Parmesan peyniri ile harmanlayın. 3. Pembe biber ve doğranmış Antep fıstığı ile süsleyerek servis edin, afiyet olsun!
Tarifimizin ilhamı için tıklayın.
İtalyan ruhunu en lezzetli şekilde sofralarımıza taşımamızı sağlayan Barilla ile çıkacağımız diğer seyahatlerimizde ve evde hazırlayacağımız enfes tariflerde görüşmek üzere!
Kapak Fotoğrafı: theMagger.com
İlginizi çekebilir: Aile Tadında’dan Ligurya Rehberi

Aile Tadında 

İlk yorumu siz yazın!