Jazz müziği ve plakları çok seviyorum! Bu ikisini bir araya getiren Japonya kökenli Jazz Kissa’lar bir süredir radarımda. Bunlardan biri de iki Michelin ödüllü Arkestra’da yer alan Listening Room’du. Doğum günümü kutlamak için daha iyi bir mekan düşünemezdim, gerçekten de çok güzel geçen bir geceden sonra bu yazıyı yazmaya karar verdim.

img-20250407-wa0119
Fotoğraf: İlke Tulunay

Caz kafeleri olarak da bilinen Jazz Kissa’lar, genellikle canlı performanslar ve rahat bir atmosfer sunan samimi, rahat mekanlar. 1960’larda Japonya’da ortaya çıkan bu mekanlar, caz severlerin bir araya gelip müziğin tadını çıkarabilecekleri popüler yerler haline gelmiş ve birçoğu caz temalı benzersiz bir dekor ve yüksek kaliteli ses sistemleri sunmuşlar.

Instagram’da da çoğu kez karşıma çıkan bu barlar benim için hayalin ötesinde bir keyfi barındırıyor. Çünkü hem müziği plaktan dinlemeyi hem de jazz dinlemeyi çok seviyorum. Bunun yanında konfor insanıyım ve eğlence benim için tıklım tıklım, sürekli ayakta durarak, yorularak hırpalanmak anlamına gelmiyor. Bir Jazz Kissa’ya geçip, lezzetli kokteylimi içerken arkadaşlarımla sohbet ederek müziğin keyfini çıkarmak benim için çok daha cazip.

img-20250407-wa0122
Fotoğraf: İlke Tulunay

Bir Jazz Kissa olarak tercih ettiğim Listening Room ise Arkestra’da yer alıyor. Listening Room’a adım attığımda, loş aydınlatma, palmiye desenli duvarlar ve rahat koltuklarla karşılandım. Bu samimi ortam, hem öncesinde hem de sonrasında keyifli vakit geçirmek isteyenler için ideal bir alan sunuyor. 

60’lar döneminden kalma müstakil bir evde bulunan Arkestra, Şef Cenk Debensason ve Debora İpekel Debensason tarafından Eylül 2022’de açılmış ve 2024 ve 2025 senelerinde birer Michelin yıldızı almış. Restoranın üst katında bulunan Listening Room ise yemekten önce veya sonra, müziğin ve kokteyllerin tadını çıkarmak için yaratılmış bir bar. Haftalık olarak değişen bir program ile her akşam farklı isimler, Arkestra koleksiyonundan veya kendi seçkilerinden plaklarla Listening Room’da geceye ev sahipliği yapıyor. 

img-20250407-wa0117
Fotoğraf: İlke Tulunay

Benim gittiğim akşam da Debora Hanım güzel seçkisini bizlerle buluşturdu. Kendisi, Boiler Room ve NTS Radio gibi platformlardaki deneyimleriyle tanınan bir müzik programcısı. İpekel’in özenle seçtiği plaklar, mekânın atmosferini zenginleştiriyor ve misafirlere unutulmaz bir müzik deneyimi sunuyor.

Kokteyl menüsü ise bu atmosferle birebir uyumlu. Mekanın konforlu ve güzel iç dizaynın yanında hayatımda içtiğim en iyi kokteylleri içtim ve bu mekanın neden Michelin yıldızı aldığını anlamak benim için daha kolay oldu. Klasik tatlar modern yorumlarla güncellenmiş ve malzemelerdeki özen hissediliyor.

“Tahini Old Fashioned”, tahin ve bitter ile alışılmışın dışında bir sıcaklık sunarken; “Cucumber Martini”, yeşil çay likörü ve bergamotla oldukça ferah ve rafine. “Chili Pineapple” gibi daha enerjik seçeneklerse, mezcal ve yeşil biberin aromatik birlikteliğiyle öne çıkıyor. Mocktail seçenekleri bile sıradan değil: hindistan cevizi, fermente ananas, amber çiçeği gibi malzemelerle hazırlanmış içkiler, alkol tüketmeyenler için de özgün bir deneyim sunuyor.

img-20250407-wa0123
Fotoğraf: İlke Tulunay

Özetle bence Arkestra Listening Room, sadece müzikle değil; içki menüsü, mekânın mimarisi ve atmosferiyle de ritmini düşürmek, duymaktan çok dinlemek isteyenler için iyi bir adres.

Kapak Fotoğrafı: İlke Tulunay

İlginizi çekebilir: Gizem Kalaç’tan MEZKLA