Son zamanlarda dijital platformlar, Türk dizilerini bambaşka bir boyuta taşıdı. Klişelerden uzak, cesur ve samimi hikayelerle tanışıyoruz. GAİN’in Modern Kadın dizisi, tam da bu yenilikçi ruhun bir parçası. İrem Sak’ın hem senarist hem de başrol olarak parladığı dizi, modern bir kadının hayatını mizahi bir dille anlatırken, içimde hem kahkahalar hem de derin düşünceler uyandırdı. İrem Sak’ın “Çok bekledim, böyle bir senaryo gelmeyince kendim yazdım” dediği bu on bölümlük dizi, onun hem oyuncu hem de yazar olarak neler sunduğunun bir fragmanı sanki. Peki, Modern Kadın ne anlatıyor, neler iyi, neler biraz eksik kalmış? Gelin diziye daha yakından bakalım.

Gerçekçi Bir Kadın Karakteri

modern_kadin_pinar
Modern Kadın | Fotoğraf: GAİN

Modern Kadın’ın kalbi, başkarakter Pınar. 35 yaşında, ne süper kahraman ne de romantik bir prenses; sadece gerçek hayattan, ete kemiğe bürünmüş bir kadın. İş yerinde kariyer yapmaya çalışırken bir yandan ailesinin “Ne zaman evleneceksin?” sorularıyla boğuşuyor, bir yandan da kendi iç dünyasında denge arıyor. Pınar’ı izlerken gerçekliğini o kadar hissettim ki… Onun sabah telaşları, iş yerinde karşılaştığı  cinsiyetçi yorumlar ya da kendisiyle dürüstçe yüzleştiği hayal kırıklıkları her kadının içindeki o tanıdık çelişkileri yansıtıyor. Pınar, toplumun dayattığı “mükemmel kadın” imajına uymaya çalışmıyor; aksine, kendi yolunu bulmaya çabalıyor. Bu samimiyet, dizinin en büyük artılarından biri. Ancak bazen Pınar’ın içsel yolculuğu biraz yüzeysel kalıyor. Mesela, bazı bölümlerde onun duygusal derinliğini daha fazla keşfetmek istedim. Karakterin çatışmaları çok gerçekçi, ama bu çatışmaların çözümü bazen aceleye gelmiş gibi hissettiriyor.

Eleştiriyle Harmanlanmış Mizah

mizah_gain_modernkadin
Modern Kadın | Görsel: GAİN

Dizinin en sevdiğim yanı, mizahı. Genelde yapımlarda başrol kadınsa, mizahtan çok dram odaklı içerikler görmeye alışkınız. Modern Kadın, absürt ve durum komedisiyle dolu sahnelerle hem güldürüyor hem de toplumsal normlara ince ince dokunduruyor. Pınar’ın regl döneminde yaşadığı absürt ruh hali değişimleri ya da iş yerinde maruz kaldıkları hem  kahkaha attırıyor hem de sinirlendiriyor.

modern_kadin_pinar_gain
Modern Kadın | Görsel: GAİN

Yine de burada da küçük bir eleştirim var: Mizah bazen o kadar baskın ki, Pınar’ın daha derin duygusal anları gölgede kalabiliyor. Toplumun kadınlara dayattığı baskılar, evet, mizahi bir dille ele alınıyor, ama bazı sahnelerde bu baskıların ağırlığını daha fazla hissetmek istedim… Mizah, diziyi hafifletiyor ve bu bir açıdan harika, ama zaman zaman hikayenin derinliğini  zayıflatıyor. Bölümler kısa evet, belki suçu bu noktada buna atabiliriz 🙂

Kadınların Sektördeki Mücadelesine Selam

img_3903-3
İrem SAK | Görsel: GAİN

İrem Sak’ın ‘Kadınların her sektörde işi zor. Bizde yönetmenler ve senaristler de azdır. Rejide son dönemde kadınlar çoğaldı. Biz kadınlar olarak biraz daha tırnaklarımızla kazıdık. Dünyada da böyle, bizde de. Kazanç durumu yine dengesiz. Kadın yönetmene, kadın senariste daha çok ihtiyacımız var. Kadınların her sektörde daha fazla imkan elde etmesi lazım’ söylemini, bu diziyi hem yazarak hem oynayarak kadınların yaratıcı sektörlerdeki mücadelesine güçlü bir selam gönderdiği şeklinde yorumluyorum. Dizi, Pınar’ın hikayesiyle paralel olarak, kadınların hem iş hayatında hem de özel hayatında “tırnaklarıyla kazıyarak” ilerlediğini hatırlatıyor. Bu mesaj, diziyi sadece eğlenceli bir yapım olmaktan çıkarıp, toplumsal bir tartışmanın parçası haline getirmiş.

İzlemeye Değer mi?

modern_kadin_gain
Modern Kadın|GAİN

Modern Kadın, samimi, eğlenceli ve hızlı tüketebileceğiniz kısa bir dizi. İrem Sak’ın hem senarist hem de oyuncu olarak yer aldığı bu yapım, Pınar’ın hikayesiyle her kadının içindeki tanıdık duyguları yakalıyor. Mizahı, günlük hayatın absürt anlarını ve toplumsal baskıları zekice işleyişi, diziyi kesinlikle izlemeye değer kılıyor. Eksikleri yok mu? Tabii ki var – bazı anlarda daha derin bir duygusal bağ ya da daha akıcı bir tempo bekledim. Ama yine de, Pınar’ın yalın, şaşaadan uzak hikayesi ve İrem Sak’ın içten performansı, diziyi izleme listesine eklemelik bir yapım olarak öne çıkarıyor. Kendi adıma, Pınar’ın tanıdık  hikayesini sevdim ve İrem Sak’ın yazarlık yolculuğunda daha neler yapacağını merakla bekliyorum!

Kapak Görseli: GAIN

İlginizi çekebilir: Emre Eminoğlu’dan Too Much