İstanbul, sürekli yeni mekanların açıldığı, yemek ve eğlence sektörünün nabzını tutan renkli ve hızlı akan bir şehir. Her hafta açılışlar, dünya mutfağından ilginç tatlar ve özgün konseptler özel günlerimizi renklendirmek için adeta yarışıyor. Bu hızlı değişime rağmen gözdeliğini koruyan mekanlar da var ve benim kalbimi kazananlardan biri Il Cortile. Galata’da hem okul hem de yatakhane olarak hizmet vermiş bu tarihi bina, şehrin geçirdiği dönüşümleri zamanın tozlarıyla içine katmış. Bugünse iki kültürün buluştuğu, çok renkli, çok dinli, çok dilli tam bir İstanbul mekanı.

whatsapp-image-2025-08-31-at-17-38-45
Il Cortile | Fotoğraf: Ceren Muslu

Her ne kadar farklı tabaklar trend olursa olsun, İtalyan mutfağı herkesin kalbinde özel bir yere sahip. İyi restoranların sayısı fazla olup fine dining konsept içinde seçenekler çoğalınca, gerçekten öne çıkan bir İtalyan restoranı bulmak hem zorlaşıyor hem de hayal kırıklığı ihtimalini artırıyor. Üstelik kendini sağlamlaştırdığını düşünen bazı restoranlar, kalitesini korumakta zorlanabiliyor.

İstanbul’da hem menüsü hem dekoruyla ışıldayan favori İtalyanım Il Cortile’yi gönül rahatlığıyla önerebilirim.

Biz yemekten önce kokteylle başladık. Hayır, kesinlikle hangi dudak kaleminin daha iyi olacağına karar vermeye çalışırken geç kaldığım ve Orçun beni beklerken bir kokteyl ısmarladığı için değil… Tamamen keyfi!

whatsapp-image-2025-08-31-at-17-38-45-1
Il Cortile Kokteylleri | Fotoğraf: Ceren Muslu

Tavsiye üzerine ben vişneli, bitter çikolatalı bir kokteyl, Orçun ise kuzu kulaklı bir kokteyl tattı. Ve gerçekten ba-yıl-dım.

Bu yaz çok fazla iyi kokteyl içme şansım oldu. Eğer klasiklerden gitmek yerine benim gibi aromalı, tatlı, baharatlı kokteylleri seviyorsanız, şekersiz ama dengeli tatlar yakalamak bazen zor olabiliyor. Bu anlamda, Il Cortile asla hayal kırıklığı yaşatmıyor. Keskin olmadan yoğun olabilen dengeli bir bardaktı; damak zevkimiz benzerse şiddetle tavsiye ederim. Orçun’un seçimi ise daha ferah, ekşi-tatlı kokteylleri sevenleri epey mutlu edecektir.

whatsapp-image-2025-08-31-at-17-38-46
Il Cortile Başlangıç | Fotoğraf: Ceren Muslu

Başlangıcı sebzeyle yapmaktan her zaman keyif alırım. Arkadaşımın da benim de en sevdiğimiz sebze patlıcan olunca, yemeğe domates soslu, peynirli patlıcanla giriş yaptık. Acısı yakmayan, taptaze domatesle hazırlanmış sos kadar lezzetliydi ki… Hele onun eriyen peynirle uyumu…

Hatırlayınca bile acıktım. Makarnaya ve pizzaya odaklanıp bu tabağı atlamayın derim; yoksa gerçekten çok şey kaçırırsınız.

Yanında da yemek boyu bize eşlik etmesi için bir şişe kırmızı Öküzgözü, her zaman güvenli bir tercihtir, müthiş tat katar.

whatsapp-image-2025-08-31-at-17-38-46-1
Il Cortile Başlangıç | Fotoğraf: Ceren Muslu

Böyle diyorum ama tabii ki makarna ve pizza yemeden kalkmadık…

Makarnaların çoğu zaten kendileri tarafından yapılıyor; Türk mutfağından farklı olarak da hafif çiğ bırakılan al dente usulüyle. Biz buraya özgü trüflü olanı denemek istedik. Normalde hiçbir yerde sunulan trüf yeterli gelmediği için hep “biraz daha trüf ekleyebilir miyiz?” diye çıkıntılık yapan ben, bu kez tamamen suskundum. Sebebini görselden anlayacaksınız… Baymadan doyuran, her lokmada kreması ve trüfü damağımda yayıldıkça mest olduğum bir lezzetti.

whatsapp-image-2025-08-31-at-17-38-46-2
Il Cortile | Fotoğraf: Ceren Muslu

Pizzalarda seçenek bol ama bir vejetaryen olarak benim tercihim her zaman mantarlı pizzadan yana oluyor. Burada da yine aynı seçimi yaptım. Tuzlu peynir, ince rendelenmiş parmesan, taptaze kokulu yeşillikler ve kaliteli mantar… Sıfır pişmanlık!
 

whatsapp-image-2025-08-31-at-17-38-46-3
Il Cortile | Fotoğraf: Ceren Muslu

Ve geldik beni bir süredir okuyanların benim zayıf noktam olan olduğunu bildiği tatlılara. Her konuda farklı zevklerimiz olabilir ama tatlı konusunda bana güvenebilirsiniz. ”Tutucu” olmaktan hiç çekinmediğim bir konudur tatlı; neşe kaynağımdır. İyi tatlı başımın tacıdır, kötüsüne ise hiç tahammülüm yoktur.

whatsapp-image-2025-08-31-at-17-38-46-4
Crème brûlée ve Tiramisu | Fotoğraf: Ceren Muslu

Crème brûlée ve tiramisu benden tam puan aldı. Şeker tadı almaktan nefret eden ama çok tatlı tatlıları sevenler vardır ya—anladınız demek istediğimi—işte ben onlardanım. İkisi de mest etti, özellikle crème brûlée. Üstüne bir de “bu da fazla değil mi?” dedirtecek şekilde vanilyalı dondurma söyledim. Yargılayan bakışlara rağmen büyük porsiyon tatlı yiyenler vardır!!! 

whatsapp-image-2025-08-31-at-17-38-46-6
Baklava Hamurundan Cannoli | Fotoğraf: Ceren Muslu

Denediklerimiz içinde olmasa da olur dediğim tek tat baklava hamurundan cannoli oldu. Cannoli bence birbirine zıt dokuların birleşimi olduğu için lezzetli. Dısı sert içi yumuşacık ısırınca yayılan.. Baklava ise çıtır çıtır içindeki kuruyemişler de ayni şekilde parçalanan. ikisini de ayrı ayrı çok severim, birleşimleri bana hitap etmedi…

whatsapp-image-2025-08-31-at-17-38-46-5
Il Cortile | Fotoğraf: Ceren Muslu

Porsiyonların oldukça yeterli olduğunu da eklemek lazım; fotoğraflar bu konuda yanıltıcı değil. İki kişi paylaştığınızda bile gayet doyarak kalkabiliyorsunuz.

Hizmetten de bahsetmeden geçemem: o kadar güzel ağırlandık ki, gerçekten misafir olarak görüldüğümüzü hissettik.

Giderseniz selamımı söyleyin!

Kapak Fotoğrafı: Ceren Muslu

İlginizi çekebilir: Tuba Nil Dengiz’den Gusina Pizza & Bakery Deneyimi