Seksenlerde gece hayatı ile ilgili aklınıza gelen şeyleri düşünün. Kafanızda canlanan ilk kelimelerden birinin diskoya gitmek olduğunu tahmin ediyorum. O dönemi yaşamamış olsanız bile mutlaka ailenizden gençlik anılarını dinlemişsinizdir. İşte diskolarda ya da uzun ismiyle diskoteklerde en çok çalınan parçalardan biri olan “Big In Japan”ın yaratıcısı Alphaville, konser vermek üzere Türkiye’ye geliyor. Stagepass organizasyonuyla 12 Temmuz tarihinde Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda gerçekleşecek konser, katılımcıları seksenlere geri götürecek.

Alphaville, Marian Gold, Bernhard Lloyd ve Frank Mertens tarafından 1982 yılında Almanya’nın Münster kentinde kuruldu. 1984 yılında unutulmaz albümleri Forever Young’ı yayımladılar. “Big In Japan” ise albümün daha yarısı bile tamamlanmadan single olarak piyasaya çıktı ve grup üyelerini bile şaşırtan bir başarıya ulaştı. Parça ismini bir deyimden alıyor. Şarkıyı yazan Marian Gold, yetmişlerin sonunda Batı Berlin’in kaotik ortamında yaşarken o zamanlar pek bilinmeyen bir İngiliz punk grubu olan Big In Japan’ın bir plağını alıyor. Parçanın ilk kıvılcımları da burada ortaya çıkıyor. Big In Japan grubuyla ilgili bir parantez açalım; grup olarak pek bilinmese de üyelerinin bazıları KLF, Lightning Seeds gibi grupları kurarken, Holly Johnson ise Frankie Goes To Hollywood grubunun solisti oldu.

youtube play youtube play

Big In Japan deyimi, 70’lerde glam rock, punk gibi türlerde müzik yapıp Amerika ve İngiltere’de tutunamayan ancak şaşırtıcı derecede Japonya’da başarı kazanan grupları tarif etmek için kullanılıyordu. Sokakta dayak yiyen bir boksörün “Sen beni bir de ringde gör” diye hava atması gibi bir şey aslında. Marian Gold, dişçiye gidip gelirken her gün Berlin Hayvanat Bahçesi istasyonunda gördüğü eroin bağımlısı iki arkadaşın hikâyesini kafasında kurgulayarak şarkıya döktü. Parça, uyuşturucu yüzünden hayatları eriyen bu iki kişinin paralel evrende mutlu, güçlü olabilme arzularını simgeliyor.

youtube play youtube play

Aynı albümde yer alan bir başka unutulmaz parça “Forever Young”, soğuk savaş döneminin en gergin zamanlarını yansıtan ve nükleer savaş tehditini, yok oluşu içinde barındıran oldukça hüzünlü bir parçadır. Marian Gold tarafından yazılan parçada yoğun bir şekilde gelecek korkusu var. Nakarattaki sonsuza kadar genç olma isteği aslında biyolojik olarak genç kalma, yaşlanmama isteği değildir. Bir geleceğe sahip olmak, olası nükleer savaşta her şeyi kaybetmeme isteğidir.

youtube play youtube play

Grubun bir başka hit parçası “Sounds Like A Melody”, plak şirketinin zorlaması sonucu iki günde yazılmış bir şarkıdır. Ticari kaygılar yüzünden yapıldığı için grup, 10 yılı aşkın bir süre bu parçayı konserlerde çalmadı. Ancak parça büyük bir başarı elde ederken synth pop klasiklerinden biri oldu.

youtube play youtube play

Yine grubun ilk albümünde yer alan ama grubun hit parçalarından biri olmayan “In The Mood” benim sevdiğim Alphaville parçalarından biridir. Marian Gold bir röportajında “In The Mood” için, o zamanlar farkında değildik ancak bu parça bizi anlatıyor demiştir. Parça bir nevi “Big In Japan”ın inanılmaz başarısı sonucu elde edilen şöhretin, sanatsal duruşlarını bozması korkusunu anlatıyor.

youtube play youtube play

Alphaville’in ilk albümü dışında 1997 yılında çıkardıkları Salvation albümü de dikkate değerdir. Culture Beat, 2 Unlimited, Haddaway gibi isimlerin öncülüğünde Eurodance türünün zirve yaptığı dönemlere denk gelmesi sonucu albümde eurodance etkisi yoğun olarak gözlenirken, dans – techno gibi türleri de yer yer duyabilirsiniz. “Guardians Angel”, “Wishful Thinking” benim için albümün öne çıkan parçaları.

youtube play youtube play

Bernhard Lloyd’un olmadığı sonraki albüm Catching Rays On Giant’da grup yine synth pop’a dönerken, Depeche Mode sound’una benzer parçalarla karşımıza çıktı. “Song For No One”, “Call Me” ve “Phantoms” 2010 tarihli bu albümün dikkat çeken şarkıları. Grup son olarak birkaç yeni parça dışında eski şarkıların senfonik yorumlarını içeren Eternally Yours isimli bir albüm çıkarmıştı. Şimdi seksenlere yolculuk için kemerlerimizi bağlama zamanı. “Forever Young”ın ana fikrine paralel olarak, bizim de yaşanabilen, güzel bir geleceğe sahip olmamız dileğiyle hoşça kalın.

Kapak Fotoğrafı: Pinterest

İlginizi çekebilir: Gürkan Sonat’tan İstanbul’da Temmuz Konserleri