Christopher Nolan, kariyerinde bu kez alışılmadık bir yola çıkıyor: tarihî, epik ve mitolojik bir hikâye anlatan bir filmle karşımızda. Odysseus’un on yıl süren eve dönüş yolculuğuna tanıklık ettiğimiz The Odyssey‘de, son yıllarda popülaritesini iyice artırmış olan Nolan, geniş kitlelere hitap etmek yerine daha sanatsal ve ağırlıklı bir anlatımı tercih etmiş. Film aynı anda hem bir yol hikâyesi hem bir mitoloji anlatısı hem de tarihî bir epik olmayı başarmış.

Christopher Nolan | Fotoğraf: IGN Türkiye

The Odyssey’in hikâyesi Homeros’un destanına uzanıyor. Truva Savaşı’nda başarı elde edilmesini sağlayan Odisseus’un eve dönüş hikâyesini anlatan destanı Nolan, beyaz perdeye uyarlıyor. Özellikle yönetmenin görsel efekt kullanıp bir CGI gösterisi sunmak yerine gerçekçi ve pratik efektlere başvurarak yaratıcı bir sinema ortaya koyması, filmin en güçlü taraflarından birini oluşturuyor. Müzikler ve doğa manzaraları da adeta bir göz ziyafeti sunarken Matt Damon, Anne Hathaway, Charlize Theron, Robert Pattinson, John Leguizamo, Jon Bernthal, Samantha Morton ve Mia Goth’tan oluşan güçlü oyuncu kadrosu başarılı performanslar ortaya koyuyor.

The Odyssey | Fotoğraf: IMDb

Senaryo ise filmin sanatsal anlatımını desteklerken, siyasi rekabetlerin ve savaşların yalnızca devletler ve ordular üzerindeki etkilerini değil, bireylerin ve ailelerin hayatlarında yarattığı yıkımı da başarılı bir şekilde ele alıyor. Özellikle savaşın aile ilişkilerini nasıl değiştirdiği ve siyasi mücadelelerin kişisel hayatlara nasıl yansıdığı, filmin mitolojik hikâyesini yalnızca büyük savaşlar ve kahramanlıklar üzerinden anlatmak yerine daha insani bir boyuta taşıyor.

Filmin zayıf yönlerine gelecek olursak, Nolan’ın önceki filmleriyle kıyaslandığımızda unutulmaz bir yapım sunduğunu düşünmüyorum. Karakterlerin yazımı, filmin teknik yönleri kadar güçlü olmadığı için karakterler zaman zaman oyuncuların performanslarının gölgesinde kalıyor. Esasında bu biraz da benim kişisel görüşüm. Ben bu tarz bir filmi daha karakter odaklı izlemek isterdim ancak Nolan, teknik yönleri ve görsel anlatımı daha ağır basan bir film yapmak istemiş.

The Odyssey | Fotoğraf: IMDb

Daha önce de belirttiğim gibi Nolan, popülaritesini iyice artırmış olmasına rağmen genel izleyiciye hitap eden bir film yapmak yerine daha sanatsal bir anlatımı tercih etmiş. Ancak sırf gişe potansiyelini ve popülaritesini artırmak amacıyla Tom Holland ve Zendaya gibi oyuncuların filmde yer alması bana Nolan’ın kariyerine yakışmayan bir tercih gibi geliyor. Bu iki oyuncunun da performanslarının, filmin mitolojik, tarihî ve epik atmosferine yeterince uyum sağladığını düşünmüyorum. Özellikle Tom Holland, zaman zaman modern dünyadan bir zaman makinesiyle geçmişe gitmiş ve kendisini Antik Yunan’da bulmuş gibi hissettiriyor. Bu durum karakterin filmin atmosferine olan uyumunu zayıflatıyor.

Bir diğer tartışmalı konu ise Helen karakteri için Lupita Nyong’o’nun tercih edilmesi. Son yıllarda sinema ve televizyon dünyasında tarihî veya edebî karakterlerin kökenlerinden farklı şekilde yeniden yorumlanması sıkça tartışılan bir konu hâline geldi. Böyle bir dönemde, Nolan gibi sinema dünyasında büyük bir saygınlığa sahip bir yönetmenin Helen gibi tarihî ve mitolojik açıdan oldukça belirgin bir karakter için yaptığı bu tercihin, benim açımdan filmin atmosferine zarar verdiğini düşünüyorum. Karakterin mitolojik kökeniyle oyuncu seçimi arasındaki uyumun daha fazla gözetilmesi gerektiği kanaatindeyim.

Agamemnon karakterinin ise Darth Vader ve Batman karışımı bir karakter hâline getirilmesini de doğru bulmuyorum. Agamemnon’un tarihî ve mitolojik açıdan taşıdığı ihtişam ve karakter özellikleri düşünüldüğünde, bu kadar farklı karakterlerden izler taşıyan bir tasarım, onun özgün kimliğini zayıflatıyor. Karakterin kendi mitolojik ağırlığını korumak yerine daha modern ve popüler sinema karakterlerinin etkisine sokulması, bana göre filmin dünyasına zarar vermiş.

Son olarak filmin finalindeki dövüş sahnesini de zayıf buldum. Böyle büyük ölçekli, tarihî ve mitolojik bir yapım için final dövüşünün iki kapalı mekânda geçmesi bana yeterince etkileyici gelmedi. Dövüşün daha açık ve geniş alanlarda, çevrenin ve mekânın da çatışmanın bir parçası hâline geldiği bir şekilde tasarlanması finali çok daha görkemli ve etkileyici kılabilirdi.

Kapak Fotoğrafı: IMDb

İlginizi çekebilir: Sine Magger’dan Yılın Filmleri