Kolombiyalı yönetmen Simon Mesa Soto’nun ikinci uzun metrajlı kurmaca filmi olan A Poet, dünya prömiyerini Mayıs 2025’te Cannes Film Festivali’nin Un Certain Regard (Belirli Bir Bakış) bölümünde gerçekleştirdi ve burada Jüri Ödülünü de cebine attı. Kolombiya, Almanya ve İsveç ortak yapımı olan film, aynı zamanda Kolombiya’nın 98. Akademi Ödülleri’ndeki (Oscar) resmi En İyi Uluslararası Film aday adayı seçildi ve 2026 Film Independent Spirit Ödül gerekçelerinde de aynı kategoride adaylık kazandı. Tüm bu festival süreçlerinin üzerine MUBI Türkiye platformuna eklenince bilinirliği biraz daha arttı…

İlginizi Çekebilir: Eralp Alper’den 2025 Cannes Günlüğü

Editör Notu: Yazının devamı spoiler içerebilir.

A Poet | Fotoğraf: Hatford Courant

Medellín sokaklarında geçen ve Juan Sarmiento G.’nin grenli 16mm el kamerası estetiğiyle çekilen yapımın başrollerini, ‘yarı profesyonel’ bir oyuncu kadrosundan Ubeimar Rios (Oscar Restrepo) ve Rebeca Andrade (Yurlady) paylaşıyor. Yönetmen bizi alışık olduğumuz o dokunulmaz, fildişi kulelerde yaşayan kusursuz “büyük sanatçı” imajını yerden yere çalan bir tarzla karşılıyor filmin başında. Konuşması, bakışları, vücut postürüyle huzur vermeyen ve Medellín barlarında ucuz içki eşliğinde geçmişteki iki şiir kitabının gölgesine sığınan Oscar adında bir adamın zayıflıklarıyla baş başa bırakıyor.

A Poet aslında hüzünlü bir komedi. Film, sanki Safdie Kardeşler’in kayıp Kolombiyalı ve sanat sevdalısı kayıp kardeşi tarafından çekilmiş gibi… O malum tempolu gerginlik ve huzursuzluk hissini, kültür-sanat dünyasının kibriyle birleştiriyor. Oscar, toplumun kıymetini bilmediği bir deha olduğuna inanırken, aslında kendi bencilliğinin ve alkol probleminin içinde boğulan bir karakter. Kızının okul masraflarını ödemek için istemeyerek de olsa kabul ettiği öğretmenlik işinde genç Yurlady’nin yeteneğini fark ettiğinde, sinemada çok gördüğümüz o klasik “usta-çırak” hikâyesi başlıyor sanıyoruz fakat film daha bu noktada ters köşe yapıyor.

Filmin en başarılı taraflarından biri, edebiyat dünyasını övüp yağlamak ve ballamak yerine oradaki samimiyetsizliği ve ticari ilişkileri şeffaf bir şekilde önümüze sermesi. Şiir vakıflarının para peşinde koşması, yerel televizyon kanallarının reyting uğruna sanatçıları harcaması ya da elit çevrelerin sırf “farklı görünmek” için arka mahalleden gelen bir kızı vitrin malzemesi yapmaya çalışması, batılı ‘kültür ateşelerinin’ bir kaşık suda boğulası tavırları… Yönetmen bu anlamda hikâyeyi çok gerçekçi ve sınıfsal bir temele oturtuyor. Oscar, Yurlady’e yardım ediyor gibi görünse de aslında onun üzerinden kendi geçmiş başarısızlıklarını unutmaya ve hayata karşı kaybettiği savaşı kazanmaya çalışıyor. Ancak Yurlady, Oscar’ın hayal ettiği o “hayattan kopuk, lanetli şair” rollerine inanmayacak kadar ayakları yere basan bir karakter. Ailesinin geçimini düşünen, makyaj malzemesi ve yemek derdinde olan, gerçek bir insan. Hatta gerçek bir ergen.

Film çoğu yönüyle o Latin Amerika sinemasındaki geleneksel suç ve fakirlik temalı “realizm” kalıplarını kırıyor aslında. Meseleyi klişelerden alıp entelektüel bir eleştiriye bırakıyor. Oscar, her köşesinde kendi başarısızlığıyla yüzleştiği bu şehirde tutunacak bir dal ararken seyirci de kendine pek alan yaratamıyor. Bu boğucu atmosfer filmi diri kalan şey aynı zamanda.

A Poet | Fotoğraf: IMDb

Görüntü yönetimi de bu iki karakterin dünyasını çok iyi ayırıyor. Kamera Oscar’ı takip ederken ne kadar hareketli ve rahatsız ediciyse; Yurlady’nin kendi şiirlerini okuduğu anlarda o kadar sakin ve yumuşak bir ışığa bürünüyor. Oyuncuların profesyonel olmaması da filme artı yazıyor bu anlamda. Yönetmen finalde bize mutlu son ya da büyük başarı hikâyeleri de hazırlamıyor. Ki filme de pek yakışmazdı sanki bu… Fakat şiirin aslında süslü kelimelerden ibaret olmadığını, hayatın hayal kırıklıklarıyla yüzleşebilme dürüstlüğü olduğunu gösterip öyle bitiriyor. A Poet, adının vadettiğinin aksine, yazılan şiirlerden çok insanın kendi trajedisini abartmadan yaşama çabasını anlatıyor. İzledikten sonra da insanı uzun süre düşündürüyor, ben etkisinden henüz çıkamadım…

Sinema dünyasına ve filmlere dair paylaşımlarıma Instagram üzerindeki film blogumdan (@atıptutuyorum) ulaşabilirsiniz.

Kapak Fotoğrafı: Deadline

İlginizi çekebilir: Sine Magger’dan Film Önerileri