DeMOCKratik bir ülkede yaşamak isteyenler Pinima’ya vize alabilir!

Yaklaşık bir haftadır yorgan döşek yatıyordum ve Cumartesi günü arkadaşım Pazar günü için bir tiyatro oyunu teklifiyle geldi. Bahsettiği oyunla ilgili bilgilere bakmak için internette gezindim; amma ve lakin ne gezinmek! Daha gitmeden oyuna hayran kaldım.Fikir tek kelmeyle muazzamdı! Oyunu isterseniz oturarak isterseniz de sahneden oyuncu olarak seyredebiliyor, müdahale edebiliyordunuz. Konusu ise Pinima adlı bir ülke, başkanı ve uyguladığı deMOCKrasiydi. Ben acil ıhlamur, vitaminler ve olabildiğince uykuyla ertesi güne toparlanmayı kafaya koydum tabii.

Ve hayatımın en güzel tiyatro oyununu oynadım! Seyretmedim, oynadım! Tabii ki sahnede olmayı tercih etmiştim, girdiğimde çoğunluğun da öyle tercih etmiş olduğunu gördüm.

Oyun Pinima adlı ülkede geçiyor.Vizenizle beraber giriş yapıyor, polisin kötü muamelelerine daha girişte maruz kalıyor, fitil oluyorsunuz.İçeride de boş durmuyor bu kötü polisler.Başkanı yuhalayacak olursanız eğer, kapı dışarı  ediveriyorlar sizi. Başkan(Mehmet Ali Alabora), her gece uyumayıp çalışıp, ulusa seslenen(!), çılgın projeler(!) üreten ve ülkede çok partili ama yok partili sistem getiren deMOCKratik bir başkan.Ülke yasama-yürütme-YAZGI ilkelerine dayanarak yürütülüyor ve başkan Ommamiya ülkesine verdiği destekle göz dolduruyor(!) Ülkede meydanlarda düşünce özgürlüğü satılıyor! İsterseniz satın alarak, belirli bir süre düşünmenize izin veriliyor. Malum ülke çok demokratik olduğundan, bende olan bir şeyi satın alıyorum ve başkan o kadar iyi ki(!) her gece halkını ninnileriyle uyutuyor.

Bir de piyanistimiz var. Piyanistimize (Pınar Öğün) de bazı tuşlar yasaklanıyor ve kalanlarla çalması söyleniyor. Hatta ahlak polisi ona” Sen kimsin ki tanımadığın adamları (Chopin) çalıyorsun!?” diye çıkışıyor. Halk, yani bizlerin arasında oynuyorlar ya da biz onların arasındayız bilemiyorum; ama başkanı dinleyen bizler istersek destek veriyor, istersek isyan çıkarıyoruz ki ben Küçükçiftlik Park’tan “rap rap rapppp!!” seslerinin duyulduğunu düşünüyorum :)

…yani takdire şayan bir noktası da oyun yer yer doğaçlama gelişiyor.Bu noktada da diğer oyunların arasında sıyrılıyor.

“Soru sormam, isyan etmem, vaktim yok düşünemem / İyi kadinim ben, isyan etmem! / Tırınıı nım nım nımmmm”

Finali u’mutlu olsa da, oyun sırasında sizi çığrınızdan çıkaran her şey size çok tanıdık gelecek!

…ve dünyanın her yerinden oyunu alıp online olarak izleyebiliyor, sanal şekilde oyuna dahil olabiliyorsunuz. Oyun sırasında piyaniste twitter’dan destek verebiliyorsunuz.

En az başkanın fikirleri kadar şahane olan bir şey daha var, o da; oyun bittiğinde oyuncuları değil kendinizi alkışlarken buluyorsunuz. Anlayacağınız fikir sepeti bir oyun Mi Minör!

Oyunu kesinlikle izlemenizi öneririm ve 2 saat boyunca ara verilmediği için ayakta kalamayacak olanlar lütfen oturarak izlemeyi tercih etsinler. Biletlerini oturarak kesenler için problem yok, istediğiniz zaman sahneye inip oyuna dahil olabiliyorsunuz.

Eğer siz de ülkede demokrasi kalmadığını düşünüyorsanız, en kısa zamanda deMOCKrasi olan Pinima’ya gidin derim!

 

Aşağıdaki Twitter hesaplarından oyuna sosyal medya aracılığıyla dahil olabilir,  müdahale edebilirsiniz:

http://twitter.com/miminorpianist

http://twitter.com/miminor1

Hashtag: #miminor

 

Bana bu deneyimi yaşatan ve böylesine bir coşkuyla oyun izlenebildiğini öğreten;  oyun yazan Meltem Arıkan’a ve tüm ekibe kucak dolusu sevgiler….

 

Fotoğraf ve görseller:
http://pinima.miminor.net/tr/
http://miminor.net/tr/oyun/

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?