fbpx
theMagger Banner
Advertisement
theMagger: Keşfedin ve Paylaşın. Nasıl mı?
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement

Haberler

preloader
Post image Neslihan Önderoğlu: Duygu Asena Roman Ödülü'nin Yeni Sahibi https://www.edebiyathaber.net/
Neslihan Önderoğlu: Duygu Asena Roman Ödülü'nin Yeni Sahibi

HABERLER - SLIDER

Calendar 05 Nis, 2024

Duygu Asena’nın anısını ve fikirlerini yaşatmak için her yıl düzenlenen uygu Asena Roman Ödülü’nün bu yılki kazananı “Cüret” isimli romanıyla Neslihan Önderoğlu oldu.

Neslihan Önderoğlu, “kimsesizlerin ve toplumda yerini bulamayanların direncini anlattığı hikâyesiyle ve anlatı dilinin yetkinliği, temaları dağılmadan bütünlüğe taşıması” ile oy çokluğuyla ödüle layık...

Duygu Asena’nın anısını ve fikirlerini yaşatmak için her yıl düzenlenen uygu Asena Roman Ödülü’nün bu yılki kazananı “Cüret” isimli romanıyla Neslihan Önderoğlu oldu.

Neslihan Önderoğlu, “kimsesizlerin ve toplumda yerini bulamayanların direncini anlattığı hikâyesiyle ve anlatı dilinin yetkinliği, temaları dağılmadan bütünlüğe taşıması” ile oy çokluğuyla ödüle layık görülen romanında tüm “ötekileri” bir lincin gölgesinde, sarsıcı ve sancılı bir düzlemde karşı karşıya getiriyor. Bir evin içinden taşan trajedinin izini sürerken de, bir anda cehenneme dönen sokaklarda yaşanan arbedeyi anlatırken de engellilerin, mültecilerin, travestilerin, azınlıkların ve içten içe “çoğunluğun” korkusunu gözler önüne seriyor. Roman, ir evin ve bir ülkenin sakinleri uzun zamandır patlamaya hazır vaziyette dolaşıyorsa fitili kim ateşler? En mazlum görünen midir o, en zalim olan mı? “Güç” el değiştirdikçe kurbanlarla failler de yer değiştirir mi? gibi sorulara yanıt arıyor.

Post image
"Yeni Müzik": Şarkılar Gerçekten Artık Daha mı Kötü?

MÜZİK

Calendar 05 Nis, 2024

Yeni bir rapor, şarkı sözlerinin son 40 yılda daha öfkeli ve daha bencil hale geldiğini ortaya çıkarıyor.

“Eskisi gibi müzik yapmıyorlar artık” Uzun süre dinlediğimiz şarkılarla ilgili ebeveynlerimizden duyduğumuz ardındansa bizim devraldığımız bu serzeniş aslında haksız değil. Bunun en temel nedeni içeriklerin kısalıyor ve saçmalaşıyor, aşırı uyarılmış ama sıkılmış beyinlere...

Yeni bir rapor, şarkı sözlerinin son 40 yılda daha öfkeli ve daha bencil hale geldiğini ortaya çıkarıyor.

Eskisi gibi müzik yapmıyorlar artık” Uzun süre dinlediğimiz şarkılarla ilgili ebeveynlerimizden duyduğumuz ardındansa bizim devraldığımız bu serzeniş aslında haksız değil. Bunun en temel nedeni içeriklerin kısalıyor ve saçmalaşıyor, aşırı uyarılmış ama sıkılmış beyinlere hazırlanıyor oluşu. Son 40 yılda rap, country, pop, R&B ve rock türlerinde 12.000’den fazla İngilizce şarkının sözlerini analiz eden rapora göre müzik zevkimizi şekillendiren yalnızca platformlar değil. Rapor, şarkı sözlerinin bir kültürün değer ve duygularındaki değişiklikleri yansıtan “toplumun aynası” olabileceğine dikkat çekiyor. Şarkı sözlerinde ifade edilen duyguları, kaç farklı kelimenin kullanıldığını ve bunların ne sıklıkta tekrarlandığını analiz edildiği araştırmada tüm türlerde şarkı sözleri daha basit ve daha tekrarlı olma eğiliminde olduğu tespit ediliyor. “Ben” veya “benim” gibi kelimelerin popülaritesinin artışıysa şarkı sözlerinin zamanla daha bencil hale geldiğine işaret ediyor. Tahmin edilebileceği üzere öfkeyi, tiksintiyi ya da üzüntüyü ifade eden şarkı sözlerinde de bir artış söz konusu.

Post image StreetArtCities: Dünyanın En İyi Duvar Resmiyle Tanışın
StreetArtCities: Dünyanın En İyi Duvar Resmiyle Tanışın

HABERLER - SLIDER

Calendar 29 Mar, 2024

Dünya sokak sanatı topluluğu StreetArtCities, dünyanın dört bir yanındaki sokak sanatı eserleri arasından seçilen “2023’ün En İyileri”ni açıkladı.

İspanyol doğumlu sanatçı SFHIR‘ın, İspanya’daki dokuz katlı bir binanın duvarına çizdiği “A Violonchelista de Fene” isimli duvar resmi, Dünyanın En İyi Duvar Resmi unvanının kazananı oldu. İspanya’da düzenlenen Perla Duvar...

Dünya sokak sanatı topluluğu StreetArtCities, dünyanın dört bir yanındaki sokak sanatı eserleri arasından seçilen “2023’ün En İyileri”ni açıkladı.

İspanyol doğumlu sanatçı SFHIR‘ın, İspanya’daki dokuz katlı bir binanın duvarına çizdiği “A Violonchelista de Fene” isimli duvar resmi, Dünyanın En İyi Duvar Resmi unvanının kazananı oldu. İspanya’da düzenlenen Perla Duvar Festivali‘nin açılışı sırasında yapılan eser, festivale katılan sanatçıların müzikle ilgili çeşitli unsurları tasvir ettikleri eserlerden bir tanesi. Onu “en iyi” unvanına kavuşturansa binanın merdiven ışıkları komşular tarafından açıldığında çellonun sap kısmına denk gelen pencerelerden gelen ışıklar, çellonun perdelerini aydınlatıyor oluşu. Ödüle layık görülen diğer eserler arasındaysa; Sabotaje El Montaje’nin “Kasabanın tarihî arşivinden gelen fotoğraflarla çalışarak kasabasının anaerkil yapısını ve balıkçılıkla geçinen kadınların yaptıkları işleri, Bask Bölgesinin renkleriyle yansıtmaya çalıştım” şeklinde anlattığı “İsimsiz Eser”i, Hollandalı sanatçı Leon Keer’in resmedilen cam bilyeler duvardan dökülüyormuşçasına bir yanılsama yaratan “Gravity”si, yer alıyor. Daha fazlasına göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz.

Post image Toksik Olumlama: Mutlu Olmakla Kafayı Bozmuş Bir Dünyada Kendin Olmak
Toksik Olumlama: Mutlu Olmakla Kafayı Bozmuş Bir Dünyada Kendin Olmak

HABERLER - SLIDER

Calendar 29 Mar, 2024

Pek çoğumuz küçüklüğümüzden beri bize empoze edildiği şekilde; mutsuzluk, stres, endişe gibi negatif hatta toksik olarak sınıflandırdığımız duygulardan kaçınarak olabildiğince neşeli, mutlu, huzurlu olmak için beynimizi kodlamaya çalışıyoruz. Bununla birlikte diğer her şeyde olduğu gibi abartıldıkça anlamını yitiren “pozitiflik” kavramının zararları üzerine artık yeterince fikrimiz var öyle ki...

Pek çoğumuz küçüklüğümüzden beri bize empoze edildiği şekilde; mutsuzluk, stres, endişe gibi negatif hatta toksik olarak sınıflandırdığımız duygulardan kaçınarak olabildiğince neşeli, mutlu, huzurlu olmak için beynimizi kodlamaya çalışıyoruz. Bununla birlikte diğer her şeyde olduğu gibi abartıldıkça anlamını yitiren “pozitiflik” kavramının zararları üzerine artık yeterince fikrimiz var öyle ki Terapist Whitney Goodman’ın okura olumsuz duyguları deneyimlemenin ve onlarla başa çıkmanın etkili yollarına dair nitelikli bir rehber sunduğu kitabı Toksik Olumlama: Mutlu Olmakla Kafayı Bozmuş Bir Dünyada Kendin Olmak ile karşımıza çıkıyor.

Gerçek hayatta olumsuzlukları görmezden gelerek, bu duygulardan kaçınma refleksine sahip olmamıza neden olan toksik pozitiflik kavramını merkeze alan kitapta, bu durumun kendimize ve ilişkilerimize ne kadar zarar verdiğini ortaya koyuluyor. İddiasını araştırmalar ve danışan hikâyeleriyle destekleyen Goodman ​“Peki olumlu olmak tüm sorunların çözümüyse neden çoğumuz endişeli, depresif ve tükenmiş hâldeyiz?” sorusuna yanıt arıyor. Her yeni gün pozitif olma baskısıyla karşı karşıya kalan insanların rahatsızlık hissiyle empati kuran kitapta hastalık, kayıp, ayrılık ve diğer zorluklarla karşı karşıya kalındığında bile gerçek duygular hakkında konuşmak, onları sindirerek zamanla daha iyi hissetmek için çok az fırsat bulunduğuna dikkat çekiliyor.

Post image Melis Buyruk: Abu Dhabi Louvre Müzesi’nde Eseri Sergilenen İlk Türk Sanatçı
Melis Buyruk: Abu Dhabi Louvre Müzesi’nde Eseri Sergilenen İlk Türk Sanatçı

HABERLER - SLIDER

Calendar 22 Mar, 2024

Sanatçı Melis Buyruk‘un, Kelile ve Dimne masalından esinlenerek ortaya koyduğu “Habitat- Kalila wa Dimna” eseri Abu Dhabi Louvre Müzesi’nde sergilenecek.

Dünyaca ünlü müzede 25 Mart’ta açılacak “From Kalila wa Dimna to La Fontaine” sergisinde yer alan Buyruk böylelikle müzede sergilenen “İlk Türk sanatçı eseri” olma unvanına sahip olmaya hazırlanıyor....

Sanatçı Melis Buyruk‘un, Kelile ve Dimne masalından esinlenerek ortaya koyduğu “Habitat- Kalila wa Dimna” eseri Abu Dhabi Louvre Müzesi’nde sergilenecek.

Dünyaca ünlü müzede 25 Mart’ta açılacak “From Kalila wa Dimna to La Fontaine” sergisinde yer alan Buyruk böylelikle müzede sergilenen “İlk Türk sanatçı eseri” olma unvanına sahip olmaya hazırlanıyor. Melis Buyruk’un ilhamını aldığı ve kökenleri Hindistan ve Yunanistan’a dayanan Kelile ve Dimne masalı; Arap-İslam dünyasında İbnü’l-Mukaffa, Yunan-Roma dünyasında ise Ezop tarafından birbirine paralel olarak geliştirilen bir anlatı. Hayvanların masalın ana karakterlerini oluşturduğu ve insanlar gibi konuşturulduğu masal Antik Çağ’dan bu yana bu iki orijinal kitaba sahip olmasının yanı sıra, bir dilden diğerine uyarlanarak, hem Doğu’da hem de Batı’da birçok fabl türünde yeni eser olarak yaratıyor ve bu anlatıların birçoğu evrensel edebiyat alanının önemli isimlerinden Jean de la Fontaine tarafından bir araya getirilerek bugüne ulaşıyor. Sergiye başlığını veren “From Kalila wa Dimna to La Fontaine” da eskimeyen bir edebi tür olarak kültürleri ve yüzyılları aşarak hem yetişkinlere hem de çocuklara hayat dersleri ve değerler aktarıyor.

Post image Rave Kültürüne Dair Kitaplar: Velocity Press'in İlginç Seçkisi
Rave Kültürüne Dair Kitaplar: Velocity Press'in İlginç Seçkisi

KİTAP & EDEBİYAT

Calendar 08 Mar, 2024

Rave ve kitaplar… Bu beklenmedik ikili İngiliz yayıncı Velocity Press’in mağazası açılışından önce mutlaka okunması gereken beş kitabı seçmesiyle bir araya geliyor. İngiliz dans müziğinin tarihi ve Spiral Tribe’a içeriden bir bakışa rave kültürü ve tarihine dair pek çok detayı içeren bu seçkideki kitapların her birinin seçilme nedeniyse Velocity Press’in Dazed magazine verdiği röportaja göre şu şekilde:

Join The...

Rave ve kitaplar… Bu beklenmedik ikili İngiliz yayıncı Velocity Press’in mağazası açılışından önce mutlaka okunması gereken beş kitabı seçmesiyle bir araya geliyor. İngiliz dans müziğinin tarihi ve Spiral Tribe’a içeriden bir bakışa rave kültürü ve tarihine dair pek çok detayı içeren bu seçkideki kitapların her birinin seçilme nedeniyse Velocity Press’in Dazed magazine verdiği röportaja göre şu şekilde:

Join The Future, Matt Anniss: 1990’ların başlangıcından beri İngiliz dans müziği, ağır bas basların baştan çıkarıcı gücünün esaretindeydi. Bu, hardcore, orman, davul ve bas, dubstep, UK garage ve grime dahil olmak üzere İngilizlerin öncülük ettiği bir dizi türün önemli bir bileşeni. Kitap, her şeyi başlatan sesin köklerinin, kökenlerinin, gelişiminin ve mirasının izini sürüyor: elektronik dans müziğinin ilk belirgin İngiliz biçimi olan bleep tekno.

Tape Leaders, Ian Hellıwell: Zengin resimli bir özet biçimindeki Tape Leaders, elektronik sesle ve onun Büyük Britanya’daki kökenleriyle ilgilenen herkes için vazgeçilmez bir başvuru kılavuzu.

First Floor Vol, Shawn Reynaldo: Deneyimli elektronik müzik gazetecisi Shawn Reynaldo’nun elektronik müzik ve kültür üzerine geniş düşüncelerini paylaştığı haftalık bir haber bülteni olan First Floor, sistemik konulara özel olarak odaklanarak çağdaş elektronik müzik kültürüne incelikli, geniş kapsamlı bir bakış sunuyor.

Out Of Space, Jim Ottewıll: Glasgow’dan Margate’e, oradan da Manchester, Sheffield’e ve Coalville ve Todmorden gibi alışılmadık dans müziği merkezlerine kadar bu kitap, elektronik müziğin nerede geliştiğini ve bundan sonra nereye gidebileceğini haritalandırıyor.

A Darker Electricity, Mark Harrison: Spiral Tribe’ın kurucu ortağı ve görsel sanatçısı Mark Harrison, göçebe yolculuklarını, popülerliklerinin ve kötü şöhretlerinin hızla yükselişini Londra’daki küçük gecekondu partilerinden devasa depo partilerine dek tüm detaylarıyla anlatıyor.

Post image Konuş Maestra: Klasik Müziğe Dair Önyargıları Sorguluyor
Konuş Maestra: Klasik Müziğe Dair Önyargıları Sorguluyor

HABERLER - SLIDER

Calendar 01 Mar, 2024

Orkestra şefleri tam olarak ne iş yapar? Şeflikte laubaliliğe yer var mı? Şefler ciddi olmak zorunda mı? Hayatlarını da iyi yönetebilir mi? Orkestra şefi Nisan Ak, Kutsal Motor’un Youtube kanalında yayınlanacak on bölümlük “Konuş Maestra” serisinde şeflere her daim sormak istediğimiz bu gibi soruları yanıtlıyor.

Müzik analizlerinin, sade ve eğlenceli bir dille, herkes...

Orkestra şefleri tam olarak ne iş yapar? Şeflikte laubaliliğe yer var mı? Şefler ciddi olmak zorunda mı? Hayatlarını da iyi yönetebilir mi? Orkestra şefi Nisan Ak, Kutsal Motor’un Youtube kanalında yayınlanacak on bölümlük “Konuş Maestra” serisinde şeflere her daim sormak istediğimiz bu gibi soruları yanıtlıyor.

Müzik analizlerinin, sade ve eğlenceli bir dille, herkes tarafından anlaşılabilecek biçimde sunulduğu seride, orkestra şefliği ve klasik müziğe dair merak edilenler ve Türkçe 90’lar pop’a dair müzik analizlerinden, ünlü film müziklerine uzanan bir skalada müziğin bambaşka formlarına ayna tutuluyor. Nisan Ak’ın kamera önünde olduğu, Kutsal Motor ekibininse kamera arkasında ona müziğe dair merak ettikleri her şeyi “bilgisiz görünme kaygısı olmadan” sorduğu seri, eğlenceli ve sürükleyici bir yolculuk sunuyor. Seride mercek altına yatırılan konular arasında müzik dünyasında intihaller, ünlü müzisyenlerin aşkları, John Williams’tan Max Ritcher’a ünlü film müziği bestecileri ve hatta Mahalle’nin Muhtarları’ndan Ezel’e yerli dizi müziklerinin analizi bulunuyor. Müzik teorisini eğlenceli bir anlatıya dönüştüren seride Gustav Mahler ve Çelik en çok bahsedilen isimler arasında yer alıyor! Serinin yayınlanan ilk iki bölümünü izlemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Post image 'Reality Show'ların Yükselişi: Dahice Bir Formül
'Reality Show'ların Yükselişi: Dahice Bir Formül

ANA SAYFA - SLIDER

Calendar 23 Şub, 2024

Love Island, Too Hot To Handle, Married At First Sight, Love Is Blind, The Ultimatum ve hatta Kısmetse Olur… Yabancıların aşkı bulmasını izlemek söz konusu olduğunda sinema&tv platformlarının toprakları her zaman olduğundan bile daha verimli görülüyor. Pek çok kişi için ‘guilty pleasure’ olan bu programların yüksek izlenirliği onların başka ülkelere özgülenmiş özel versiyonlarının da çekilmesine neden olurken bu...

Love Island, Too Hot To Handle, Married At First Sight, Love Is Blind, The Ultimatum ve hatta Kısmetse Olur… Yabancıların aşkı bulmasını izlemek söz konusu olduğunda sinema&tv platformlarının toprakları her zaman olduğundan bile daha verimli görülüyor. Pek çok kişi için ‘guilty pleasure’ olan bu programların yüksek izlenirliği onların başka ülkelere özgülenmiş özel versiyonlarının da çekilmesine neden olurken bu önüne geçilemez popülariteyi tam olarak ne sağlıyor?

Aslında bu durum çok da şaşırtıcı değil çünkü izleyici çoğunluğunun iyi bir romantik komediyi sevdiği yıllardır bildiğimiz bir gerçek. İşte flört programlarının kökeni “gerçeklik” olsa da, çoğu zaman hepimizi kendine çeken bir dizi kurgusal öğeyle iç içe geçmiş durumdalar. London Metropolitan Üniversitesi’nde Amerikan Film, Televizyon ve Kültür Tarihi alanında uzman olan Dr. Karen McNally’ye göre flört programları, çeşitli arzu ve beklentilerimizi onaylıyor: “Bu şovlar kısmen pembe dizi, kısmen oyun şovu; bu da çok güçlü kurgu ve kurgu dışı unsurları, karakterizasyonu, ilişkileri, melodramı, rekabeti ve tutkuyu birleştirdikleri anlamına geliyor.” Üstelik yapacaklar mı, yapmayacaklar mı diye merak etmek, felaketle sonuçlanan TV ayrılıkları üzerine üzülmek gibi pek çok heyecan verici faktörü de beraberinde getiriyor. Sonuç olarak; realite şovu yarışmacıları hakkında kurgusal karakterlerle aynı şeyleri hissediyoruz ve kısmen sosyal medyaya bağlı olarak neyin gerçek, neyin gerçek olmadığına dair kolektif anlayışımız sürekli bulanıklaşıyor.

Üstelik günümüzde flörtleşmenin çok daha karmaşık bir hal alması, çok daha fazla insanın uzun süreler yalnız olmayı tercih etmesi de bu yarı kurgusal dünyaları birer gözlem aracı olarak cazip kılıyor. Öyle ki Dr McNally’ göre: “Bu tür eğilimlerin arkasında genellikle türün artan çekiciliğini teşvik eden kültürel değişiklikler yatıyor. Flört programları da bu durumu yansıtmak üzere uyarlanıyor. Örneğin; Love İsland isimli programın kurgusu yalnızca görseller üzerinden “Evet” ve “Hayır” seçenekleri ile partner seçilebilen ‘dating app’ler ile benzerlik gösteriyor. Tüm bunlara ek olarak flört programlarında kullanılan dil, kendi kelime dağarcığımıza da sızıyor.

Post image BASELECTED: Trendyol Sanat'ın Genç ve Yetenekli Sanatçılarla Buluşturan Projesi
BASELECTED: Trendyol Sanat'ın Genç ve Yetenekli Sanatçılarla Buluşturan Projesi

KÜLTÜR - SANAT

Calendar 23 Şub, 2024

Sanat dünyası için sürdürülebilirlik kadar çok konuşulan bir konu varsa o da şüphesiz ulaşılabilirlik! Türkiye genelinde bağımsız sanatçıları sanat severlerle buluşturan Trendyol Sanat da, zaman ve mekân sınırlarını kaldırarak, sanatı her an, herkes için ulaşılabilir kılmak üzere yeni bir projeyle karşımıza çıkıyor.

Trendyol Sanat, bu ay BASE iş birliğiyle farklı...

Sanat dünyası için sürdürülebilirlik kadar çok konuşulan bir konu varsa o da şüphesiz ulaşılabilirlik! Türkiye genelinde bağımsız sanatçıları sanat severlerle buluşturan Trendyol Sanat da, zaman ve mekân sınırlarını kaldırarak, sanatı her an, herkes için ulaşılabilir kılmak üzere yeni bir projeyle karşımıza çıkıyor.

Trendyol Sanat, bu ay BASE iş birliğiyle farklı disiplinlerden 7 genç ve yetenekli sanatçının işlerini BASELECTED seçkisiyle sanatseverlerin beğenisine sunuyor. Böylece sanatseverlerin, geleneksel Türk sanatlarından heykele uzanan geniş yelpazede özgün ve ilham veren işleri Trendyol Sanat üzerinden kolaylıkla satın alabilmelerine aracılık ediyor. Aynı zamanda sanat üretiminde sürekliliğin, motivasyonun, direncin, kararlılığın ve üretim arzusunun bir göstergesi niteliğindeki seçkide yer alanlar arasında; BASE sanatçıları Emre Evcimen, Fatma Tuzluca , Funda Yalçın , Meslina Tut , Mustafa Mutlu , Seda Boy ve Veysel Daşçı bulunuyor. BASELECTED geleneksel Türk sanatları, resim, seramik, dijital baskı, heykel ve nakış gibi farklı disiplinleri bir araya getiriyor. Ayrıca Trendyol Sanat ile 150’den fazla sanatçının bine yakın eserine Trendyol mobil uygulamasından ve internet sitesinden ulaşılabiliyor. BASELECTED seçkisine yakından bakmak içinse buraya tıklayabilirsiniz.

Post image
"Stan": Eminem'den "Süper Hayran" Fenomenine Bir Bakış

SİNEMA & TV

Calendar 16 Şub, 2024

Eğer bu yıl Taylor Swift’in Eras turunu ve Beyonce’nin Reneissance turunu takip ettiyseniz müzik dünyasında “süper fan”lığın ne demek olduğuna hakim olmuşsunuz demektir. 2020’li yıllara geldiğimizde daha kontrollü bir hal alan süper fan’lığın erken 2000’lerdeki karşılığıysa bugünkünden çok daha farklıydı. Yine de konu esasen halen güncel çünkü sosyal medyanın yarattığı ulaşılabilirlik kişilerin...

Eğer bu yıl Taylor Swift’in Eras turunu ve Beyonce’nin Reneissance turunu takip ettiyseniz müzik dünyasında “süper fan”lığın ne demek olduğuna hakim olmuşsunuz demektir. 2020’li yıllara geldiğimizde daha kontrollü bir hal alan süper fan’lığın erken 2000’lerdeki karşılığıysa bugünkünden çok daha farklıydı. Yine de konu esasen halen güncel çünkü sosyal medyanın yarattığı ulaşılabilirlik kişilerin ünlülerle olan ilişkilerine dair algılarını etkileyebiliyor. İşte “Stan” adlı şarkısını bu konu üzerine kurgulayan Eminem’de bu fenomeni ele almak üzere aynı isimli bir belgesel üzerinde çalışıyor.

Yönetmenliğini Steven Leckart’ın, yapımcılığını ise Eminem’in kendi şirketi Shady Films’in üstleneceği belgesel, fanatik ve bazen de hayalperest süper hayranları merkeze alıyor ve ilk tanıtımlarda şöyle özetleniyor: “Dünyanın en ikonik ve kalıcı sanatçılarından biri olan Eminem ve ona tapan hayranlarının merceğinden anlatılan, süper hayranlık dünyasına yapılan açıklayıcı, kişisel bir yolculuk”. Eminem’in uzun süredir menajeri olan ve Sahady Films ekinimde yer alan Stuart Parr ise projeye ilişkin şunları söylüyor: “Stans’ kamerayı çevirip izleyicilere hayranlık hakkında sorular sormamız için bir fırsat oldu. Bu, Eminem’in en büyüleyici şarkılarından birinin ve dünyanın en önemli şovmenlerinden birinin merceğinden hayran kitlesi ve sanatçı arasındaki ilişkiye dair bir çalışma.”

preloader Lütfen bekleyin...
theMagger Banner
Advertisement
preloader
loading
icon icon icon icon icon
warning

Adblock'unuzu Kapatmaya Ne Dersiniz?

theMagger, sponsorluk ve reklamlarla gelişen bir platform.

AdBlock'unuzu kapatarak beraber büyüdüğümüz markaların yaratıcı reklamlarını görebilir; siz de bizlere dolaylı olarak katkıda bulunabilirsiniz.

Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement