fbpx
theMagger Banner
theMagger: Keşfedin ve Paylaşın. Nasıl mı?
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement

Haberler

Post image The Pear Ring: Dating Uygulamalarından Kurtulmaya Çalışan Start-up
The Pear Ring: Dating Uygulamalarından Kurtulmaya Çalışan Start-up

İYİ YAŞAM

Calendar 20 Nis, 2023

‘Dating’ uygulamalarının yaygın olduğu kadar can sıkıcı da olduğu sıkça konuşulan bir konu. Öyle ki pek çok uygulama bu konuda önlemler almaya çalışıyor. Örneğin; seksist ve ırkçı söylemlere ilişkin şikayet geldiğinde şikayet sebebi olan kullanıcının hesabını askıya alan ya da tümüyle sonlandıran sistemler geliştiriliyor. Yine de kullanıcıların büyük çoğunluğu bu uygulamaları kullanmanın ruh sağlıklarına zarar verdiğini ve tekrar kullanmak istemediklerini belirtiyor.

Yeni bir girişim ise, dünyanın her yerindeki bekarları küçük bir yeşil yüzük takmaya teşvik ederek flört uygulamalarına olan ihtiyacı ortadan kaldırmayı umuyor. The Pair Ring’in web sitesindeki açıklamada: “Dünyadaki 1,2 milyar bekar, bekar olduklarını göstermek için parmaklarına küçük yeşil bir yüzük taksaydı, ‘dating’ uygulamalarına ihtiyacımız olmazdı.” ifadesi yer alıyor. Sistem şöyle işliyor: 19,99 £ karşılığında, üç farklı boyutta üç Armut halkasının yanı sıra “benzersiz bir üyelik numarası” ve bir “PearFest” davetinin yanı sıra yaşadığını şehirde özel ücretsiz etkinliklere erişim elde ediliyor. Böylece ilişki durumunu belli etmenin yanı sıra diğer bekarlarla iletişime geçmek için şans yakalanmış oluyor. Web sitesine göre The Pear Ring stoklarının yüzde 93’ünün tükenmiş ve Instagram sayfaları 162.000’den fazla takipçiye ulaşmış durumda.

preloader
Post image Mercedes-Benz She’s Mentoring Programı İle Genç Kadınları Destekliyor
Mercedes-Benz She’s Mentoring Programı İle Genç Kadınları Destekliyor

HABERLER - SLIDER

Calendar 18 Şub, 2024

Mercedes-Benz Otomotiv, genç kadınları sosyo-ekonomik olarak güçlendirmek ve kariyer yolculuklarında desteklemek için She’s Mentoring Programı’nı hayata geçiriyor. Başarılarıyla kendinden söz ettiren She’s Mercedes kadınları, bu programda “sürdürülebilirlik”, “inovasyon & teknoloji” ve “yaratıcı endüstriler” olmak üzere 3 farklı kategori kapsamında mentorluk yapıyorlar. 4 aylık program boyunca,...

Mercedes-Benz Otomotiv, genç kadınları sosyo-ekonomik olarak güçlendirmek ve kariyer yolculuklarında desteklemek için She’s Mentoring Programı’nı hayata geçiriyor. Başarılarıyla kendinden söz ettiren She’s Mercedes kadınları, bu programda “sürdürülebilirlik”, “inovasyon & teknoloji” ve “yaratıcı endüstriler” olmak üzere 3 farklı kategori kapsamında mentorluk yapıyorlar. 4 aylık program boyunca, mentilerin kişisel gelişimleri için online eğitimler ve “She’s Dreaming” buluşmaları da gerçekleştiriliyor. She’s Mentoring Programı ile her üç kategoride başarılı olarak değerlendirilen katılımcılara toplamda 1 milyon TL değerinde para ödülü veriliyor.

She’s Mercedes, 2015 yılından bu yana dünya genelinde 70’i aşkın ülkede aktif olarak birbirinden başarılı kadınları bir araya getiriyor. İz bırakan kadınlardan ilham alan, hedeflerini gerçekleştirmiş başarılı kadınlarla, hayalleri olan kadınları buluşturan bir kadın güçlendirme platformu olarak çalışmalarını sürdürüyor. 

Türkiye’de 2019 yılında faaliyete geçen She’s Mercedes platformu, kültür & sanat, müzik, spor, moda ve girişimcilik gibi farklı alanlarda sponsorluk ve sosyal sorumluluk projeleri gerçekleştiriyor. Bu başarılı platform bir adım daha ileriye taşınarak, She’s Mercedes kadınlarının bilgi birikimleri ve tecrübeleriyle bir mentorluk programına dönüşüyor ve ilhamını birbirinden alan güçlü kadınları bir araya getirerek kariyer yolculuklarının başındaki genç kadınlara destek olma ve topluma değer katma amacı doğrultusunda “She’s Mentoring” programı hayata geçiriliyor. Başarılarıyla kendinden söz ettiren She’s Mercedes kadınlarının mentor olarak yer alacağı program, genç kadınları sosyo-ekonomik olarak güçlendirmeyi ve onlara kariyer yolculuklarında rehberlik etmeyi amaçlıyor.

Mercedes-Benz, bu mentorluk programı ile ilk aşamada başvurular arasından seçilen 30 başarılı kadını, sektörün önde gelen isimleri ile buluşturarak onlara ilham vermeyi amaçlıyor. Mart ayında başlayacak olan program, sürdürülebilirlik, inovasyon & teknoloji ve yaratıcı endüstriler olmak üzere 3 farklı kategori altında alanında öncü isimleri mentorluk yapmak üzere bir araya getiriyor.

Başvuru sonrası elemeleri geçen mentiler, kendi kategorilerinden bir mentor ile birebir çalışma fırsatı elde ediyorlar. Mentorlar, 4 ay sürecek program boyunca deneyimlerini ve bilgilerini mentilere aktarıyor ve onların projelerini geliştirmelerine yardımcı oluyorlar. Bu sayede mentiler kariyer hedefleri için strateji geliştirme ve profesyonel ağ kurma konusunda mentorlarımızdan destek alıyorlar.

Menti olarak seçilemeyen ancak jüri seçimi öncesi son eleme aşamasına gelen adaylar, ilgili kategori öncüleri ile birlikte online eğitimlere ve She’s Dreaming buluşmalarına katılma fırsatı yakalıyorlar. Bu buluşmalar sayesinde katılımcılar; “Kişisel Farkındalık, Öz Motivasyon & İlham, Yeni Nesil Liderlik ve Networking & Ağ Kurma” gibi birçok farklı konudaki online eğitimlerle kendilerini geliştirme şansı elde ediyorlar.

Mercedes-Benz Otomobil Pazarlama ve Kurumsal İletişim Grup Müdürü Ezgi Yıldız Kefeli; proje ile ilgili “Bir kadının gerçekleşmiş düşü, bir diğerinin en büyük gücü söylemiyle yola çıkarak, kadınlar için ilham verecek bir dünya yaratmayı hedefliyoruz. Mercedes-Benz olarak kadınlara verdiğimiz desteği artırmak ve topluma değer katmak amacıyla She’s Mercedes platformumuzu bir adım daha ileriye taşıyarak “She’s Mentoring”i hayata geçiriyoruz. Güçlü kadınların hikayeleriyle büyüyerek, pek çok kadına ilham verecek bu program ile başarılı genç kadınlarımızın hayatlarında fark yaratacağımıza ve geleceğin She’s Mercedes’lerini yaratacağımıza gönülden inanıyoruz.” diyor.

Yıldız, “Bu program ile 3 farklı kategoride birinci olarak seçilen mentilere verilecek toplamda 1 milyon TL’lik para ödülü ile hayatlarına pozitif bir katma değer katacak olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Mentilerimiz bu ödülü tercihlerine göre yurt içi veya yurt dışı eğitim desteği kapsamında kullanılabilecekler.” diyerek sözlerini tamamlıyor. She’s Mentoring programına ait başvurular www.mercedes-benz.com.tr/shes-mentoring adresinden 8 Mart 2024 tarihine kadar devam ediyor.

Post image 'Hospitality Heroes': Gastronominin Nazik İsimleri
'Hospitality Heroes': Gastronominin Nazik İsimleri

GASTRONOMİ

Calendar 16 Şub, 2024

Fine Dining Lovers platformu ‘Hospitality Heroes’ yani konukseverlik kahramanları başlığı altında, gastronomi dünyasının çeşitli restoranlarını ve isimlerini ödüllendiriyor.

Bu sınıflandırmada, ister kaliteli yemek konusunda aile geleneğini sürdüren eski bir restoran işletmecisi, ister restoranlarda daha fazla kapsayıcılığı savunan bir sommelier olsun, kendilerini hem misafirler hem de personel...

Fine Dining Lovers platformu ‘Hospitality Heroes’ yani konukseverlik kahramanları başlığı altında, gastronomi dünyasının çeşitli restoranlarını ve isimlerini ödüllendiriyor.

Bu sınıflandırmada, ister kaliteli yemek konusunda aile geleneğini sürdüren eski bir restoran işletmecisi, ister restoranlarda daha fazla kapsayıcılığı savunan bir sommelier olsun, kendilerini hem misafirler hem de personel için restoran deneyimini yükseltmeye adayan gerçekten ilham verici isimler sektörün kahramanları olarak anılıyor. Örneğin; 2021 yılında görme engelli sanatçı Natalie Te Paa’nın doğum gününü kutlamak için gitmesi ve şefin “Doğum günün kutlu olsun.” yazısını onun da okuyabilmesi için akışkan çikolatayla ‘braille’ alfabesiyle yazması üzerine viral olan “Luciano by Gino D’Acampo” konukseverliğin kahramanları arasında yer alıyor.

‘Hospitality Heroes’ esasen gastronomi dünyasındaki en sevindirici ve kıymetli trendin altını çiziyor: Farkındalık! Daha kapsayıcı, sürdürülebilir ve nezaket sahibi projeler ve işletmelerin sayısı günden güne artıyor. Bir diğer örnek olarak; “Restaurant of Mistaken Orders”da tüm garsonlar demans hastalarından oluşuyor ve ziyaret edenler de bunun bilincinde olarak buraya geliyor.

Post image
"Deinfluencing" ve Ruh Sağlığı: Tanı İçin Doğru Yer Sosyal Medya Değildir

PSİKOLOJİ

Calendar 16 Şub, 2024

Ruh sağlığına dair farkındalığın arttığı 2010’ların başından bu yana, konunun sosyal medyada da kendine yer bulduğunu görüyoruz. Öyle ki Reels akışımızda, TikTok sayfamızda anksiyete, depresyon, ADHD, OCD gibi konularda içeriklere artık çok daha sık rastlıyoruz. Bununla birlikte kaynak ve bilgi teyidi alışkanlığımız halen bu içerikleri doğru değerlendirecek seviyede değil.

Keşfet’inize “ADHD...

Ruh sağlığına dair farkındalığın arttığı 2010’ların başından bu yana, konunun sosyal medyada da kendine yer bulduğunu görüyoruz. Öyle ki Reels akışımızda, TikTok sayfamızda anksiyete, depresyon, ADHD, OCD gibi konularda içeriklere artık çok daha sık rastlıyoruz. Bununla birlikte kaynak ve bilgi teyidi alışkanlığımız halen bu içerikleri doğru değerlendirecek seviyede değil.

Keşfet’inize “ADHD semptomları”, “Bu alışkanlıklardan 5 tanesini gösteriyorsanız depresyonda olabilirsiniz”, “OCD’nin belirtileri” gibi içerikler mutlaka düşmüştür. Bu içeriklerin çoğu ruh sağlığına dair resmi eğitimi olmayan kimseler tarafından hazırlanıyor ve kaynak referansları verilmeden paylaşılıyor. Bu durum da yanlış bilgilerin yayılmasına ve kişilerin kendilerine tanı koymalarına yol açıyor. İşte tam da bu yüzden içerik üreticilerinin belirli trend ürünlerin neden satın almaya değmediğini göstermek için platformlarını kullanmalarını ifade eden “deinfluencing” kavramı bu kez karşımıza ruh sağlığına dair içerikler için çıkıyor. Yani bu tanıları koymakta yetkili uzmanlar (psikiyatristler) ve bu tanıları resmi olarak almış kişiler, neden bu rahatsızlıklara sahip olabileceğinizi değil, bu rahatsızlıklara neden sahip olmayabileceğinizi anlatıyor. Böylelikle bu tanımların, özenilecek birer farklılık değil, uzmanlar eşliğinde tanımlanması gereken problemler olduğuna vurgu yapıyor.

‘Self-diagnose’ yani kişinin kendine tanı koymasının önüne geçilmesi önem taşıyor çünkü bu alışkanlığın artmasıyla birlikte iki temel problem karşımıza çıkıyor. İlki günlük dil kullanımının değişmesi. Örneğin; bir kişi sadece düzenli olduğu için “Kusura bakmayın OCD’liyim” diyerek tıbbi bir tanıyı sıradan bir kelime gibi kullanabiliyor. İkincisi ve en önemli problemse; bu tanılara ilişkin şikayetlerini dile getiren ve gerçekten yardıma ihtiyaç duyan insanların yaygın kullanım nedeniyle ciddiye alınmıyor olması.

Post image
"Stan": Eminem'den "Süper Hayran" Fenomenine Bir Bakış

SİNEMA & TV

Calendar 16 Şub, 2024

Eğer bu yıl Taylor Swift’in Eras turunu ve Beyonce’nin Reneissance turunu takip ettiyseniz müzik dünyasında “süper fan”lığın ne demek olduğuna hakim olmuşsunuz demektir. 2020’li yıllara geldiğimizde daha kontrollü bir hal alan süper fan’lığın erken 2000’lerdeki karşılığıysa bugünkünden çok daha farklıydı. Yine de konu esasen halen güncel çünkü sosyal medyanın yarattığı ulaşılabilirlik kişilerin...

Eğer bu yıl Taylor Swift’in Eras turunu ve Beyonce’nin Reneissance turunu takip ettiyseniz müzik dünyasında “süper fan”lığın ne demek olduğuna hakim olmuşsunuz demektir. 2020’li yıllara geldiğimizde daha kontrollü bir hal alan süper fan’lığın erken 2000’lerdeki karşılığıysa bugünkünden çok daha farklıydı. Yine de konu esasen halen güncel çünkü sosyal medyanın yarattığı ulaşılabilirlik kişilerin ünlülerle olan ilişkilerine dair algılarını etkileyebiliyor. İşte “Stan” adlı şarkısını bu konu üzerine kurgulayan Eminem’de bu fenomeni ele almak üzere aynı isimli bir belgesel üzerinde çalışıyor.

Yönetmenliğini Steven Leckart’ın, yapımcılığını ise Eminem’in kendi şirketi Shady Films’in üstleneceği belgesel, fanatik ve bazen de hayalperest süper hayranları merkeze alıyor ve ilk tanıtımlarda şöyle özetleniyor: “Dünyanın en ikonik ve kalıcı sanatçılarından biri olan Eminem ve ona tapan hayranlarının merceğinden anlatılan, süper hayranlık dünyasına yapılan açıklayıcı, kişisel bir yolculuk”. Eminem’in uzun süredir menajeri olan ve Sahady Films ekinimde yer alan Stuart Parr ise projeye ilişkin şunları söylüyor: “Stans’ kamerayı çevirip izleyicilere hayranlık hakkında sorular sormamız için bir fırsat oldu. Bu, Eminem’in en büyüleyici şarkılarından birinin ve dünyanın en önemli şovmenlerinden birinin merceğinden hayran kitlesi ve sanatçı arasındaki ilişkiye dair bir çalışma.”

Post image 2024 Met Gala: Baharda Floral Desenler? Çığır Açan Bir Tema...
2024 Met Gala: Baharda Floral Desenler? Çığır Açan Bir Tema...

HABERLER - SLIDER

Calendar 16 Şub, 2024

Yılın en önemli moda etkinliklerinden Met Gala’nın 2024 teması “The Garden of Time” olarak açıklandı. Bu da pek çok ünlü ismi floral desenlerle kaplı tasarımlar içinde göreceğimiz anlamına geliyor ve modayla ilgilenen herkesin aklına “Devil Wears Prada” filmindeki ikonik, sarkastik repliği getiriyor: “Florals, for spring? Groundbreaking!” (Baharda floral desenler? Çığır Açıcı!”

Gala, her yıl olduğu gibi...

Yılın en önemli moda etkinliklerinden Met Gala’nın 2024 teması “The Garden of Time” olarak açıklandı. Bu da pek çok ünlü ismi floral desenlerle kaplı tasarımlar içinde göreceğimiz anlamına geliyor ve modayla ilgilenen herkesin aklına “Devil Wears Prada” filmindeki ikonik, sarkastik repliği getiriyor: “Florals, for spring? Groundbreaking!” (Baharda floral desenler? Çığır Açıcı!”

Gala, her yıl olduğu gibi Met’in yıllık Kostüm Enstitüsü sergisinin açılış gecesinde düzenleniyor. Bu yılın konukları ağırlayacak eş başkanlarıysa: Zendaya, J-Lo, Chris Hemsworth ve Bad Bunny. Kulağa sıradan gelen temanın arkasındaysa aslında bir hikaye var. Öyle ki Vogue temayı duyururken bize, The Garden of Time’ın sadece Met’in yosun tutan eski elbiselerine bir gönderme olmadığını, aynı zamanda J.G.’nin adı olduğunu da hatırlattı. Referans aslında Ballard’ın bir kısa öyküsüne ilişkin. Hikaye, öfkeli bir kalabalık kapılara her yaklaştığında bahçelerindeki çiçeklerden bir yaprak koparan bir kont ve karısını merkeze alıyor. Yaprak toplama işlemi zamanı tersine çevirse ve kalabalığın yavaşlamasına yardımcı olsa da, sonunda kapılara ulaşıp malikaneye hücum ederler, ancak kontu ve karısını bahçelerinde heykel olarak buluyorlar. Tema tercihi oldukça gösterişli olsa da, moda yayınları günümüzün ünlülerinin bu fikri gerektiği şekilde yorumlayamayacağı konusunda hemfikir.

Post image
"Cry Me A Cockroach": San Antonio Hayvanat Bahçesi'nden Zeki Bir Hamle

GÜNDEM

Calendar 09 Şub, 2024

Sevgililer Günü (Valentines Day) ya da yalnızların birbirine destek verdiği ‘Galentines Day’… Hangisini kutlamak istiyor olursanız olun San Antonio Hayvanat Bahçesi romantik geçmişinizin yüklerini atabilmeniz için ilginç bir öneride bulunuyor.

Hayvanat bahçesi, bir hamam böceğine, fareye veya sebzeye eski sevgilinizin veya “pek de özel olmayan birinin” adını sembolik olarak vermenizi...

Sevgililer Günü (Valentines Day) ya da yalnızların birbirine destek verdiği ‘Galentines Day’… Hangisini kutlamak istiyor olursanız olun San Antonio Hayvanat Bahçesi romantik geçmişinizin yüklerini atabilmeniz için ilginç bir öneride bulunuyor.

Hayvanat bahçesi, bir hamam böceğine, fareye veya sebzeye eski sevgilinizin veya “pek de özel olmayan birinin” adını sembolik olarak vermenizi sağlıyor. Ardından, “bu isim” hayvanat bahçesinin hayvan sakinlerinden birine besleniyor! Kampanya böylelikle, gerçek bir kalp kırıklığı şifacısı olarak geçmişinizi yok etmenize yardımcı olmayı amaçlıyor; tabii bu sırada esprisi bir yana bağış toplanmış oluyor. Geçen yıl uluslararası ilgi gören bu zekice bağış toplama etkinliği , bu yıl daha da sansasyonel olacağa benziyor. “Cry Me A Cockroach” kapsamında ayrıca eski sevgilinizin e-mailine onun adına bir hamamböceği, fare ya da sebze isimlendirip bir hava beslendiğinden haberdar olmasını sağlayan dijital bir Sevgililer Günü kartı da gönderilebiliyor!

Post image Kafka İlk Kitap Ödülü: Taze Yazarlar İçin Yeni Bir Ödül
Kafka İlk Kitap Ödülü: Taze Yazarlar İçin Yeni Bir Ödül

KİTAP & EDEBİYAT

Calendar 09 Şub, 2024

“Kafka İlk Kitap Ödülü” yeni yazarlar keşfedip edebiyatımıza katkıda bulunmak amacıyla Kafka Kitap tarafından düzenleniyor.

2024 yılında Latife Tekin, Ayfer Tunç, Sema Kaygusuz, Deniz Yüce Başarır ve Mahir Ünsal Eriş’in jüri üyeliğini üstlendiği organizasyonda bu yılın ödülü roman dalında sunuluyor ve 18 yaşından büyük, daha önce yayımlanmış bir edebi eseri bulunmayan herkesin katılımına...

“Kafka İlk Kitap Ödülü” yeni yazarlar keşfedip edebiyatımıza katkıda bulunmak amacıyla Kafka Kitap tarafından düzenleniyor.

2024 yılında Latife Tekin, Ayfer Tunç, Sema Kaygusuz, Deniz Yüce Başarır ve Mahir Ünsal Eriş’in jüri üyeliğini üstlendiği organizasyonda bu yılın ödülü roman dalında sunuluyor ve 18 yaşından büyük, daha önce yayımlanmış bir edebi eseri bulunmayan herkesin katılımına açık! 15 Mayıs 2024’e kadar başvuru yapılabilecek olan Kafka İlk Kitap Ödülü için yalnızca daha önce yayımlanmamış eserler değerlendiriliyor. Eylül 2024’te sonucun açıklanacağı organizasyonun, takip eden aylarda yapılacak törenle kazananı ödülüyle buluşturması ve eser aynı yıl içinde Kafka Kitap’tan yayımlanarak edebiyat severlerin beğenisine sunulması planlanıyor. “Kafka İlk Kitap Ödülü”ne dair daha çok bilgiyi buraya tıklayarak edinebilirsiniz.

Post image Psychodermatology: Cilt Sağlığı ve Ruh Sağlığı Arasındaki İlişki
Psychodermatology: Cilt Sağlığı ve Ruh Sağlığı Arasındaki İlişki

BAKIM & GÜZELLİK

Calendar 09 Şub, 2024

Türkiye’de yaşayan insanlar olarak stresli olduğumuzda artan sivilceleri özellikle sınav yıllarından tanıyoruz. Cilt bakımı dünyasının yeni yeni kullanmaya başladığı ‘psychodermatology’ terimiyse varlığından emin olduğumuz bu denklemi bilimsel olarak da açıklamaya başlıyor.

‘Psychodermatology’, özetle, sivilce, rosacea ve egzama gibi zihin ve cilt hastalıkları arasındaki...

Türkiye’de yaşayan insanlar olarak stresli olduğumuzda artan sivilceleri özellikle sınav yıllarından tanıyoruz. Cilt bakımı dünyasının yeni yeni kullanmaya başladığı ‘psychodermatology’ terimiyse varlığından emin olduğumuz bu denklemi bilimsel olarak da açıklamaya başlıyor.

‘Psychodermatology’, özetle, sivilce, rosacea ve egzama gibi zihin ve cilt hastalıkları arasındaki bağlantıyı inceliyor; bunların hepsinin güveni azalttığı ve zihinsel sağlığı olumsuz yönde etkilediği öne sürüyor. Örneğin; cilt ve zihinsel sağlığın el ele gittiğine inanan Dermatolog Dr. Anjali Mahto, Self London adlı kliniğinde, devam eden cilt tedavileri boyunca hastalara destek vermeye hazır olan klinik psikolog Dr. Eleanor Chatburn ile birlikte çalışıyor. Hastalara kişisel olarak mutlu oldukları bir cilde sahip olma konusunda daha kapsamlı ve hedefe yönelik bir yaklaşım sunan ikili, “psikodermatolojinin” kapsamlı dermatolojik bakımın ayrılmaz bir parçası haline geleceğine inanıyor. Dr. Mahto, cildimiz ile zihnimiz arasındaki bağlantıyı benimsemenin sadece gelecek yıl için dikkat edilmesi gereken bir trend değil, aynı zamanda daha kişiselleştirilmiş ve en önemlisi etkili tedaviye doğru olumlu bir adım olduğu görüşünde.

Post image Araziye Uygun Tekerlekli Sandalyeler: Kapsayıcı Deneyimlerin Yolunu Açıyor
Araziye Uygun Tekerlekli Sandalyeler: Kapsayıcı Deneyimlerin Yolunu Açıyor

FARKINDALIK

Calendar 09 Şub, 2024

ABD’deki milli parkların araziye uygun tekerli sandalyeler sunan projesi doğada zaman geçirmenin ne kadar ayrıcalıklı bir deneyim olduğunu anımsatıyor.

Georgia ve Güney Dakota, halka açık yollarda arazi tipi tekerlekli sandalye sağlamaya başlıyor. Geleneksel tekerlekli sandalyeler engelleri olan kişilerin yokuş araziler, kumsallar, parklar gibi pek çok yerde zaman geçirebilmesine imkan tanımıyor. ABD’de...

ABD’deki milli parkların araziye uygun tekerli sandalyeler sunan projesi doğada zaman geçirmenin ne kadar ayrıcalıklı bir deneyim olduğunu anımsatıyor.

Georgia ve Güney Dakota, halka açık yollarda arazi tipi tekerlekli sandalye sağlamaya başlıyor. Geleneksel tekerlekli sandalyeler engelleri olan kişilerin yokuş araziler, kumsallar, parklar gibi pek çok yerde zaman geçirebilmesine imkan tanımıyor. ABD’de başlatılan ve milli parklarda ihtiyacı olanlar için araziye uygun tekerlekli sandalye sağlayan çeşitli programlar ise bu sorunun önüne geçerek pek çok engelli bireyin doğayı ilk kez özgürce deneyimleyebilmesine imkan tanımayı amaçlıyor. Minnesota Doğal Kaynaklar Bakanlığı’ndan Jamie McBride hedeflerini şöyle özetliyor: “Sadece yürüyebilen insanlar için değil, herkes için unutulmaz bir açık hava deneyimi yaratmak istiyoruz.” Araziye uygun tekerlekli sandalye sayısını arttırmak üzere program başlatan South Dakota’daysa plan, sandalyelerin eyalet geneline dağıtılmasıyla park ve patika keyfi, avcılık ve balıkçılık dahil olmak üzere çeşitli açık hava etkinlikleri için kullanılabilir hale getirilmesi.

Post image Restoran Menüleri: Gastronominin Zaman Kapsülleri
Restoran Menüleri: Gastronominin Zaman Kapsülleri

GASTRONOMİ

Calendar 09 Şub, 2024

Restoran menülerinin bir dönemin konforunu, alışkanlıklarını, lezzetlerini ve değerlerini yansıtan bir kültür zaman kapsülleri olabileceğini hiç düşünmüş müydünüz. The New York Times ekibi, yıllık favori restoranlar listelerinin adaylarını bulmak üzere Amerika’daki onlarca restoranı dolaşırken bugünün dışarıda yeme kültürünü şekillendiren faktörleri de mercek altına alıyor.

Farklı kültür, mutfak...

Restoran menülerinin bir dönemin konforunu, alışkanlıklarını, lezzetlerini ve değerlerini yansıtan bir kültür zaman kapsülleri olabileceğini hiç düşünmüş müydünüz. The New York Times ekibi, yıllık favori restoranlar listelerinin adaylarını bulmak üzere Amerika’daki onlarca restoranı dolaşırken bugünün dışarıda yeme kültürünü şekillendiren faktörleri de mercek altına alıyor.

Farklı kültür, mutfak alışkanlıkları ve fiyat aralıklarına sahip 121 restoran menüsünü inceleyen The New Yorl Times’ın dikkat çeken bulguları arasında şunlar var:

-Cüzdanlar gibi menüler de küçülmüş durumda. Çoğu restoran dikey, yarım sayfalık, elde tutması kolay, aralarında seçim yapılabilecek az öge olan küçük menüleri tercih ediyor. Ayrıca restoranlar menülerine canlı renkleri ve illüstrasyonları dahil ediyor. Tasarım stüdyosu Polonsky & Friends’e bunun nedenini şöyle açıklıyor: “Tıpkı moda markaları gibi restoranlar da marka haline geliyor. İnsanlar her yerde logoların olmasından bıktı, ancak bir simgeye/maskota sahip olmaksa ayırt edici olmanın ancak çok da belirgin olmayan bir yolu.

-Menüleri yapılandırırken, birçok restoran geleneksel öğünlere göre ayrımdan uzaklaşıyor. Ayrıca değerlerini daha iyi aktarmaya çalışıyorlar. Tarladan sofraya hareketi, her yerel tedarikçinin listelendiği menülere ilham veriyor. İşçi haklarına yapılan vurgularsa, işletme sahiplerini her çalışana kredi vermeye veya sağlık sigortası sağladıklarını belirtmeye teşvik ediyor.

-Bazı menüler sadece yönetici şefi değil tüm personeli ve bazı durumlarda tercih ettikleri cinsiyet zamirlerini listeliyor.

-Müşterilere yalnızca kendilerini düşünerek sipariş verme veya çeşitli yemekleri paylaşma esnekliği sağlayan bir format olarak yiyeceklerin boyutuna dayalı kategoriler, son yıllarda menülerde popülerleşiyor.

preloader Lütfen bekleyin...
theMagger Banner
Advertisement
preloader
loading
icon icon icon icon icon
warning

Adblock'unuzu Kapatmaya Ne Dersiniz?

theMagger, sponsorluk ve reklamlarla gelişen bir platform.

AdBlock'unuzu kapatarak beraber büyüdüğümüz markaların yaratıcı reklamlarını görebilir; siz de bizlere dolaylı olarak katkıda bulunabilirsiniz.

Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement