fbpx
theMagger Banner
Advertisement
theMagger: Keşfedin ve Paylaşın. Nasıl mı?
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement.
Advertisement.
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement

Haberler

Post image 'Backyard Beauty': Güzellik Endüstrisinin Yeni Gözdesi Toprak Olabilir mi?
'Backyard Beauty': Güzellik Endüstrisinin Yeni Gözdesi Toprak Olabilir mi?

BAKIM & GÜZELLİK

Calendar 23 Oca, 2024

Sürdürülebilirlik odağı korumaya kaydırdıkça, toprak korunması ve yenilenmesi gereken hayati bir kaynak olarak kabul ediliyor. ‘Sürdürülebilir güzellik’ peşinde koşan endüstride yeni gözde etken malzemelerini toprağı korumaya ve alınan verimi arttırmaya yönelik olarak seçiyor.

Yumuşamış salatalık, avokado kabuğu gibi yiyecek endüstrisi tarafından “atık” olarak görülen bazı ara maddelerin güzel endüstrisinde kendine yer bulduğunu biliyoruz. Zira sürdürülebilir güzellik geri dönüştürülebilir ambalajlar kadar elde olanları değerlendirmek ve doğal içerikleri mümkün olduğunca yüksek oranda kullanmak üzerine çalışıyor. Trend analizi şirketi WGSN tarafından ‘backyard beauty’ olarak tanımlanan yeni anlayış da sürdürülebilir güzellik arayışının markaları, cildimize yaptığımız gibi toprağa da bakım yapmayı, döngüsel sistemler ve yenileyici tarımı uygulamaya koymayı ve mikroplar ve solucanlar gibi ‘toprak kurtarıcılarından’ yararlanmayı teşvik edeceğini ifade ediyor. Toprak ve böcekler, cilde faydalı aktif maddeler açısından zengin, güzellik bileşenlerinin alternatif ve bol kaynakları olarak benimsenmeye başlıyor. Ambalajlamadaysa, kompostlaştırıldığında nitrojen ve potasyum gibi toprağa faydalı elementleri serbest bırakan aktif kompostlanabilir malzemelerin gördüğü ilgi her gün artıyor.

preloader
Post image 'Doom Spending': Kontrol Edemediğimiz Alışveriş Güdüsü
'Doom Spending': Kontrol Edemediğimiz Alışveriş Güdüsü

PSİKOLOJİ

Calendar 24 May, 2024

Durduramadığımız, sosyal medyada kontrolsüzce aşağı kaydırma halini anlatmak için kullanılan ‘doom scrolling’ terimini muhtemelen duymuşsunuzdur. İşte benzer bir terim olan ‘doom spending’ de kontrolsüzce harcama yapma alışkanlığımızı anlatmak için kullanılıyor.

Global anlamda bir ekonomik gerileme ve kriz hali mevcutken dahi alışveriş alışkanlıklarımızın çok da...

Durduramadığımız, sosyal medyada kontrolsüzce aşağı kaydırma halini anlatmak için kullanılan ‘doom scrolling’ terimini muhtemelen duymuşsunuzdur. İşte benzer bir terim olan ‘doom spending’ de kontrolsüzce harcama yapma alışkanlığımızı anlatmak için kullanılıyor.

Global anlamda bir ekonomik gerileme ve kriz hali mevcutken dahi alışveriş alışkanlıklarımızın çok da değişmediğini hatta umulanın aksine daha çok kontrolsüz harcama yapıldığını fark ettiniz mi? ‘Doom spending’ terimi tam da bu durumu anlatmak için kullanılıyor. Vogue Türkiye’ye göre Credit Karma şirketinin anketi sonucunda Amerikalıların yüzde 27’si doom spending yaptığını belirtiyor. Milenyum kuşağının yüzde 33’üne kıyasla Z kuşağının yüzde 35’i doom spending yaptığını itiraf ediyor. Peki neden? Yanıt aslında çok basit. Ekonomik karamsarlık ve belirsizlik bizi mutlu olmak için çok da gerekli olmayan şeyleri almaya yöneltiyor. Özellikle Y jenerasyonu ve sonrasındaki kuşaklar için en büyük motivasyon sebebi ise güncel ekonomik koşullar sebebiyle hiçbir zaman kendilerinden önceki kuşakların yaptığı ev almak, araba almak, çocuk sahibi olmak gibi şeyleri yapamayacaklarına inanmaları. Durum böyle olunca genç kuşaklar, büyük amaçlara erişecek seviyeye hiçbir koşulda gelemeyecek birikimler yapmak yerine “küçük lüksler” ile kendilerini ödüllendirmeyi seçiyor. Credit Karma’nın anketi doom spending olarak kabul edilebilecek alışverişlerin yüzde 75’inin moda ve güzellik ürünlerini kapsadığını gösteriyor.

Post image “Magic Timer” Methodu: Pomodoro Tekniğinde Bir Adım İleri
“Magic Timer” Methodu: Pomodoro Tekniğinde Bir Adım İleri

İYİ YAŞAM

Calendar 24 May, 2024

 25 dakika iş yapıp 5 dakika ara verilen Pomodoro tekniğine artık çoğumuz hakimiz. Bununla birlikte yaptığımız işe gerçekten konsantre olduğumuzda alarm çaldığında genellikle onu görmezden gelebiliyoruz, bu da tekniğin belirli bir süre belirleyerek yüksek konsantrasyon ile çalışma amacını yerine getirememesine neden olabiliyor. İşte “Magic timer” yöntemi de işin içerisinde müziği dahil ederek süre tutma halini...

 25 dakika iş yapıp 5 dakika ara verilen Pomodoro tekniğine artık çoğumuz hakimiz. Bununla birlikte yaptığımız işe gerçekten konsantre olduğumuzda alarm çaldığında genellikle onu görmezden gelebiliyoruz, bu da tekniğin belirli bir süre belirleyerek yüksek konsantrasyon ile çalışma amacını yerine getirememesine neden olabiliyor. İşte “Magic timer” yöntemi de işin içerisinde müziği dahil ederek süre tutma halini daha kolay ve eğlenceli kılıyor.

“Magic timer” tekniği için güncel olarak en sevdiğiniz şarkının tekrar tekrar çalındığı bir çalma listesi oluşturmak ve bu listenin 25 dakika sürmesini sağlamak öneriliyor. Tekniğin en önemli kısmıysa son şarkıyı farklı bir sese/ ritme sahip bir müzikalitede seçmek. Böylece son şarkı bir geri sayım görevi görüyor ve yüksek konsantrasyon halinden çıkıp dinlenme haline geçmek için ipucu vermiş oluyor. Özellik DEHB’liler için ideal olduğu belirtilen bu yöntem, yalnızca çalışmak için değil fırındaki yemeği unutmamaktan bir yere gitmek üzere hazırlanırken geç kalmamaya pek çok günlük rutin için öneriliyor.

Post image Ebeveynliğin Geleceği: Daha Az Mükemmeliyetçilik, Daha Çok Kişisel İyilik Hali
Ebeveynliğin Geleceği: Daha Az Mükemmeliyetçilik, Daha Çok Kişisel İyilik Hali

HABERLER - SLIDER

Calendar 23 May, 2024

Büyükanne ve büyükbabalarımız günümüzün ebeveynlik tarzlarını tanır mıydı? Muhtemelen hayır ve bu kötü bir şey değil. Günümüzde kurulan modern ve çeşitli aile yapıları sayesinde ebeveynliğe yönelik tutumlar önemli ölçüde değişiyor. Toplumsal cinsiyet rolleri, aile sağlığı ve çeşitli aile destek ağlarındaki ilerici değişimler ebeveynlikte yeni bir döneme güç veriyor.

WGSN’in hamilelik ve ebeveynlik...

Büyükanne ve büyükbabalarımız günümüzün ebeveynlik tarzlarını tanır mıydı? Muhtemelen hayır ve bu kötü bir şey değil. Günümüzde kurulan modern ve çeşitli aile yapıları sayesinde ebeveynliğe yönelik tutumlar önemli ölçüde değişiyor. Toplumsal cinsiyet rolleri, aile sağlığı ve çeşitli aile destek ağlarındaki ilerici değişimler ebeveynlikte yeni bir döneme güç veriyor.

WGSN’in hamilelik ve ebeveynlik süreçlerinde dijital kaynak sağlayan The Bump ile birlikte sunduğu “Geleceğin Ebeveynliği” raporunda bir makro trend olarak karşımıza çıkan ’empowered parenting’ kavramına vurgu yapıyor. Bu yeni kavram; günümüzün ebeveynlerinin gerçekçi olmayan standartları nasıl reddettiklerini ve özgünlüğe, mizaha ve kişisel sağlığa öncelik vererek bu hayat değiştiren deneyime yeni ve güçlü bir yaklaşım benimsediklerini ifade ediyor. Mükemmellik baskısı geride kalıyor. Ebeveynliğin çok fazla enerji ve dikkat gerektirdiğini vurgulayan bu anlayışa göre; ebeveynliğe geçiş sırasında ebeveynlerin hâlâ merkezde olmaları önemli. The Bump, ebeveynleri kendilerine şu soruyu sormaya teşvik ediyor: “Ben”i ebeveynlik yolculuğuna nasıl dahil edebilirim? Ebeveynlerin kendilerine de zaman ayırmalarının, mükemmel olma fikrini bir kenara bırakmalarının ve bu deneyimin tadını çıkarmalarının, ebeveyn olma halinin daha az fedakarlık hissi vermesini sağlayarak ve tüm ev halkına yardımcı olacağına inanılıyor.

Post image İnternet ve İyilik Hali: Genç Kadınlar Hariç
İnternet ve İyilik Hali: Genç Kadınlar Hariç

HABERLER - SLIDER

Calendar 17 May, 2024

Sosyal medya detoksları, ekran zamanı kısıtlamaları, telefon kapatılarak girilen meditasyon kampları… Ruh sağlığıyla ilişkisi iyi olarak anılmayan internetin ünü değişmeye hazırlanıyor olabilir mi? Oxford İnternet Enstitüsü (OII) tarafından yayınlanan 168 ülkeden verilerle yapılan yeni bir çalışma, internet kullanımının sürekli olarak iyilik haliyle ilişkili olduğunu ortaya çıkardı....

Sosyal medya detoksları, ekran zamanı kısıtlamaları, telefon kapatılarak girilen meditasyon kampları… Ruh sağlığıyla ilişkisi iyi olarak anılmayan internetin ünü değişmeye hazırlanıyor olabilir mi? Oxford İnternet Enstitüsü (OII) tarafından yayınlanan 168 ülkeden verilerle yapılan yeni bir çalışma, internet kullanımının sürekli olarak iyilik haliyle ilişkili olduğunu ortaya çıkardı.

Araştırmacıların, Latin Amerika, Asya ve Afrika’daki ülkeler de dahil olmak üzere dünya çapında 15 ila 99 yaşları arasındaki iki milyon kişiden 2006 ile 2021 yılları arasında toplanan verileri analiz ettikleri araştırmaya göre, internet erişimi olan veya interneti aktif olarak kullanan kişiler daha yüksek düzeyde sosyal refah ve yaşam doyumu bildiriyor. Yani araştırma internetin kötü ününe karşı bir tez sunuyor. Bununla birlikte OII, bazı bulgularının hala genç kadınlar arasında sosyal medya kullanımı ile depresif belirtiler arasında bildirilen bağlantılarla “tutarlı” olduğunu da not düşüyor. Araştırmacılara göre bu bulgular internet erişiminin mutsuzluğa neden olduğu anlamına gelmiyor; fakat “siber zorbalığın arttığı ve genç kadınlar arasında sosyal medya kullanımı ile depresif belirtiler arasında daha olumsuz ilişkiler olduğu yadsınamaz bir gerçek.

Post image 'Rejection Therapy': Bir Sosyal Anksiyeteyle Mücadele Yöntemi
'Rejection Therapy': Bir Sosyal Anksiyeteyle Mücadele Yöntemi

HABERLER - SLIDER

Calendar 17 May, 2024

TikTok’ta ‘rejection theraphy’ yani reddedilme terapisiyle ilgili ifadenin altında 54 milyondan fazla gönderi bulunuyor. Bu videolarda insanların kendilerini geren durumlara soktuğu utanç verici anları izliyoruz. Peki amaç ne? Yanıt: Reddedilme korkusundan kurtulmak!

Reddedilme terapisi, göz ardı edilmeye, alay edilmeye veya eleştirel gözle bakılmaya alıştıkça, hassasiyet duygularını ve...

TikTok’ta ‘rejection theraphy’ yani reddedilme terapisiyle ilgili ifadenin altında 54 milyondan fazla gönderi bulunuyor. Bu videolarda insanların kendilerini geren durumlara soktuğu utanç verici anları izliyoruz. Peki amaç ne? Yanıt: Reddedilme korkusundan kurtulmak!

Reddedilme terapisi, göz ardı edilmeye, alay edilmeye veya eleştirel gözle bakılmaya alıştıkça, hassasiyet duygularını ve sosyal kaygıyı azaltmayı amaçlıyor. Önerilen etkinlikler ise; kalabalık bir kaldırımda yere uzanmaktan Harvard’a sadece laf olsun diye başvurmaya kadar uzanıyor. Buradaki temel amaç ise kişiye reddedilmenin nadiren hayal ettiği kadar kötü olduğunu deneyimler üzerinden kanıtlamak. Yöntem, “kasıtlı olarak ne kadar çok reddedilirseniz, bu gerçekten gerçekleştiğinde o kadar az acı verir” terorisini savunuyor. Böylece de reddedilme konusunda hassasiyeti olan ve bu nedenle de istedikleri için adım atmaktan kompulsif olarak çekinen kişilere reddedilmeye karşı bağışıklık kazanabilirsiniz, böylece de onları utanç korkusuyla dolu bir hayattan kurtarmayı hedefliyor. Psikoterapist Rachel Goldberg’ün Bustle’a verdiği röportaja göreyse bu yöntem basit bir TikTok trendinden daha fazlası ve geçerli terapi uygulamalarına dayanıyor. ‘Exposure theraphy” yani maruz bırakma terapisinin incelikli bir formu olarak adlandırabileceğimiz reddedilme terapisinin amacı, bireyleri güvenli bir ortamda korkulan uyarana maruz bırakarak korkularıyla yüzleşmelerine ve kademeli olarak korkularının üstesinden gelmelerine yardımcı olmak, sonuçta korku tepkisinin yoğunluğunu azaltmak ve güveni arttırmak.

Post image İskandinav Uyku Yöntemi: Derin Bir Uykunun Sırrı Olabilir mi?
İskandinav Uyku Yöntemi: Derin Bir Uykunun Sırrı Olabilir mi?

HABERLER - SLIDER

Calendar 03 May, 2024

Uyurken sıcağa ya da soğuğa ihtiyaç duyanlar, yorganı bir kuş tüyü kadar hafif sevenler yada ‘weighted blanket’ tutkunu anksiyete sahipleri… Kulağa romantik gelmekle birlikte iki kişinin birlikte uyuması birçok fonksiyonellik sorununu beraberinde getiriyor. Öyle ki ‘sleep divorce‘ yani uyku esnasında ayrılmak yeni 1800’lü yıllardaki gibi trend haline gelmeye başlıyor.

Bir başka çözüm olarak öne çıkan İskandinav...

Uyurken sıcağa ya da soğuğa ihtiyaç duyanlar, yorganı bir kuş tüyü kadar hafif sevenler yada ‘weighted blanket’ tutkunu anksiyete sahipleri… Kulağa romantik gelmekle birlikte iki kişinin birlikte uyuması birçok fonksiyonellik sorununu beraberinde getiriyor. Öyle ki ‘sleep divorce‘ yani uyku esnasında ayrılmak yeni 1800’lü yıllardaki gibi trend haline gelmeye başlıyor.

Bir başka çözüm olarak öne çıkan İskandinav uyku yöntemi de bir yorganı iki kişi arasında paylaşmak yerine iki ayrı yorgan kullanmayı ifade ediyor. Buradaki fikir, ayrı battaniyeler kullanarak uyku bozukluklarını azaltabilmek ve kendi vücut sıcaklığınızı daha iyi düzenleyebilmek. Yöntem adını İskandinav ülkeleri İsveç, Norveç ve Danimarka’daki bu popüler uyku tarzından alıyor. Çiftler İskandinav uyku yöntemini tercih ediyorlar çünkü ‘sleep divorce’tan farklı olarak bu yöntem birlikte uyumanın faydalarını sağlarken aynı zamanda her kişinin kendi yatağını kullanma özerkliğine de olanak tanıyor. İskandinav uyku yönteminin kişinin uyku ortamına pek çok faydası olduğu öne sürülüyor. Çünkü iki ayrı yorgan kullanmak, her kişinin uyurken kendi sıcaklığı üzerinde özgürlüğe sahip olmasını sağlıyor. Üşüyen partner yorganına tamamen sarılabilirken daha sıcak ortamlarda uyuyabilen partner daha hafif bir battaniyeyle uyumayı veya yorganını vücudunun bir kısmına örterek bacaklarını veya ayaklarını hava akışı için her iki tarafta açığa çıkarmayı tercih edebiliyor. İki adet yorgan aynı zamanda yorgan hırsızlığını da çözdüğünden her kişi kendi tercihine göre kesintisiz uyuyabiliyor.

Post image Dijital Dünyada Güvenlik: Kadınlar Artık İki Dünyada Mücadele Veriyor
Dijital Dünyada Güvenlik: Kadınlar Artık İki Dünyada Mücadele Veriyor

FARKINDALIK

Calendar 26 Nis, 2024

‘Dating’ uygulamaları, sıfırdan bir iş kurmak ve müşteri bulmak, işe veya eğitime uzaktan katılmak… Hayatımızın aklımıza gelebilecek her alanı için online varlığımızın önem taşıdığı bir tartışmasız. Çevrimiçi dünya, artık zamanımızın büyük bir kısmını harcadığımız yer. Tüm bu pratikliğin yanı sıra dijital çağ maalesef aynı zamanda kadınlar ve marjinal kitleler

Görüntüye dayalı cinsel...

‘Dating’ uygulamaları, sıfırdan bir iş kurmak ve müşteri bulmak, işe veya eğitime uzaktan katılmak… Hayatımızın aklımıza gelebilecek her alanı için online varlığımızın önem taşıdığı bir tartışmasız. Çevrimiçi dünya, artık zamanımızın büyük bir kısmını harcadığımız yer. Tüm bu pratikliğin yanı sıra dijital çağ maalesef aynı zamanda kadınlar ve marjinal kitleler için yeni zarar ve istismar fırsatları da yaratıyor.

Görüntüye dayalı cinsel istismar (deep fake), derin sahtekarlıklar, cinsiyetçi önyargı ve gözetleme gibi sorunlarına ardından dijital güvenlikle ilgili tartışmalar ön plana çıktı; ancak mevzuatın yetişmesi yavaş olduğundan zararlar devam ediyor. Kadınlar, dijital çağın kadınları dışlamak yerine onlara hizmet etmesini sağlamak ve çevrimiçi dünyanın güvenli ve pişmanlık duymadan var olabileceğimiz bir dünya olduğu konusunda ısrar etmek için mücadele ediyor.

Örneğin; 23 yaşındayken Doğu Londra’daki en genç Siyah kadın Meclis Üyesi seçilen ancak bu başarısını kutlayamadan viral çevrimiçi tacize maruz kalan Seyi Akiwowo, dijital güvenlik ve refah üzerine atölye çalışmaları sunan, kar amacı gütmeyen bir kuruluş olan Glitch’i kurdu. Mashable’ın haberine göre Birleşik Krallık hükümeti, Kadınlara Yönelik Şiddete Son Koalisyonu ile ortak kampanyalarının ardından kadınların ve kızların güvenliğini Çevrimiçi Güvenlik Yasası’na entegre etti ve Glitch artık tüm siyasi partilere, siyasi manifestolarında çevrimiçi istismarı ele almaları çağrısında bulunuyor. Akiwowo’nun “How To Stay Safe Online” isimli kitabıysa kadınlar ve dışlanmış cinsiyetler için onları dijital refahımızı koruyacak araçlarla donatan pratik bir el kitabı niteliğinde.

Post image Unutulmaz Tarifler: Bir Alzheimer Farkındalığı Projesi
Unutulmaz Tarifler: Bir Alzheimer Farkındalığı Projesi

FARKINDALIK

Calendar 26 Nis, 2024

Müzik ve yemeğin, Alzheimer hastalarının zihinlerinin derinliklerindeki anıları hatırlamalarında yardımcı olduğuna dair pek çok araştırma ve çalışma bulunuyor. Yemek paylaşmanın duygusal anılar yarattığını gösteren bu çalışmalardan hareket eden Nestle’nin “Unutulmaz Tarifler” isimli yeni projesi de yemeklerin anıların hatırlanmasında oynayabileceği role dair ipuçları sunuyor.

Kampanya için Fred Luz...

Müzik ve yemeğin, Alzheimer hastalarının zihinlerinin derinliklerindeki anıları hatırlamalarında yardımcı olduğuna dair pek çok araştırma ve çalışma bulunuyor. Yemek paylaşmanın duygusal anılar yarattığını gösteren bu çalışmalardan hareket eden Nestle’nin “Unutulmaz Tarifler” isimli yeni projesi de yemeklerin anıların hatırlanmasında oynayabileceği role dair ipuçları sunuyor.

Kampanya için Fred Luz yönetmenliğinde çekilen dört dakikalık filmde, dört Alzheimer hastasının öyküleri ekrana taşınıyor. Şef Carol Albuquerque hastaların zamanında yazmış olduğu tariflerden ve ailelerinin anlattıklarından yola çıkarak, anıların yeniden canlanması umuduyla yaşlıların çocukluk yıllarından kalma tarifleri hazırlıyor. Alzheimer konusunda farkındalığı artırmayı amaçlayan kampanya bu dört kişinin ve ailelerinin paylaştığı duygusal anları sunmaktan bir adım daha öteye gidiyor ve aslında güvenli bir paylaşım alanı oluşturuyor. Platforma katılan herkes kendi yemeklerini ve öykülerini paylaşabiliyor. Ayrıca kampanya için yeniden yaratılan tüm tarifler markanın tarif sayfasında yer alıyor.

Post image Dikkat Dağıtanlar Listesi: Erteleme Alışkanlığı İçin Panzehir Arayışı
Dikkat Dağıtanlar Listesi: Erteleme Alışkanlığı İçin Panzehir Arayışı

İYİ YAŞAM

Calendar 26 Nis, 2024

Usta ertelemecilerdenseniz işlerinizi nasıl ertelemeyeceğinize dair makaleler okuyarak bile ertelemeyi başarıyor olabilirsiniz. Eat the frog yönteminden verimli erteleyicilikle mücadeleye onlarca farklı yöntem ve öneri arasında şimdi de karşımıza dikkat dağıtanlar listesi çıkıyor.

Erteleme huyu karşısında ajanda tutmak ve düzenli çalışma saatleri belirlemek gibi yöntemlerin işe...

Usta ertelemecilerdenseniz işlerinizi nasıl ertelemeyeceğinize dair makaleler okuyarak bile ertelemeyi başarıyor olabilirsiniz. Eat the frog yönteminden verimli erteleyicilikle mücadeleye onlarca farklı yöntem ve öneri arasında şimdi de karşımıza dikkat dağıtanlar listesi çıkıyor.

Erteleme huyu karşısında ajanda tutmak ve düzenli çalışma saatleri belirlemek gibi yöntemlerin işe yaramadığı konusunda hemfikiriz. Dikkat dağıtanlar listesiyse alışıldık önerilerden farklı olarak halihazırda yapmakta olduğunuz şeye odaklamayı sağlamayı hedefleyen bir yöntem. Bu yöntemle, bir proje üzerinde çalışırken dikkatinizi dağıtan her şeyin bir listesi yapılıyor. X konusunda endişeleniyor olmak, bulaşıkları yıkamak, telefonu kontrol etmek vb. kalemleri içerebilen bu listeyi oluşturmak bu dırdırcı fikirleri kafanızdan çıkarıp bir kağıt parçasına aktardığı için asıl yapmanız gereken iş yerine dikkat dağıtanları ertelemenizi sağlıyor! Böylece ara verdiğinizde, hemen yapmanız gereken bir şey olup olmadığını veya listeden kaldırabileceğinizi görmek için dikkat dağıtıcılar listesini gözden geçirme şansı sunuyor.

Dikkat dağıtma listesi numarası, 25 dakikalık artışlarla çalışılan ve arada beş dakikalık aralar verilen Pomodoro Tekniği ile özellikle işe yarar. Molalar sırasında çoğu zaman bir sürü küçük şeyi listeden çıkarmak mümkün hale geliyor.

Post image Yapay Zekanın Nasıl Bir Güzellik Tanımı Öğrenmesini İstiyoruz?
Yapay Zekanın Nasıl Bir Güzellik Tanımı Öğrenmesini İstiyoruz?

BAKIM & GÜZELLİK

Calendar 25 Nis, 2024

Dove, 2004 yılında hayata geçirdiği Gerçek Güzellik kampanyasının 20’nci yılında, kadınların ve genç kızların güzelliği nasıl deneyimlediklerini incelediği global bir rapor yayınladı. Dove Güzellik Algısı Raporu Türkiye verilerine göre; her 5 kadından 1’i, ideal güzellik tanımına ulaşabilmek için hayatının 5 yılından vazgeçebileceğini belirtiyor. Araştırmada güzelliğin gerçek dışı temsili...

Dove, 2004 yılında hayata geçirdiği Gerçek Güzellik kampanyasının 20’nci yılında, kadınların ve genç kızların güzelliği nasıl deneyimlediklerini incelediği global bir rapor yayınladı. Dove Güzellik Algısı Raporu Türkiye verilerine göre; her 5 kadından 1’i, ideal güzellik tanımına ulaşabilmek için hayatının 5 yılından vazgeçebileceğini belirtiyor. Araştırmada güzelliğin gerçek dışı temsili konusunda yeni bir gündem maddesi olarak yapay zekaya dikkat çeken marka, #GüzellikGerçekKalsın kampanyasıyla yapay zekanın nasıl bir güzellik tanımı öğrenmesini istediğimizi sorguluyor.

Gerçek güzelliğin temsiliyeti karşısında bugün, en büyük gündemlerden biri Yapay Zeka. Uzmanlar, 2025 yılında online içeriklerin yüzde 90’ının yapay zeka tarafından üretileceğini öngörüyor*. Öyle ki sadece geçen sene metinleri görsele dönüştüren algoritmalarla 15 milyar görsel üretildiği kaydedildi. Ancak yapay zeka, görsel imajların üretilmesi konusunda bir yaratıcılık ve çeşitlilik fırsatı sunsa da gerçekçi olmayan ideal güzellik kalıplarını yeniden üretmeye ve kadının temsiliyeti konusunda var olan yetersizliği sürdürmeye devam ediyor. Bugün 10 kadın ve genç kızdan 8’i, online ortamlarda kendilerini olumsuz etkileyen gerçek dışı güzellik ölçütlerini temsil eden içeriklere maruz kaldıklarını söylüyor. Her 3 kadından 1’i, gerçek olmadığını ya da yapay zeka tarafından üretildiğini bilse bile online ortamlarda gördüğü kadın görselleri nedeniyle dış görünüşünü değiştirme baskısı hissediyor. Tam da bu nedenle Dove, cesur bir adım daha atıyor ve reklamlarında, kadınların fotoğraflarını üretmek ya da değiştirmek üzere asla yapay zeka kullanmayacağını taahhüt ediyor.

Dayatılmış güzellik kalıplarının, özellikle gençlerin kendilerini ifade ediş biçimlerini deforme ettiğini, cesaretlerini kırdığını ve hatta ciddi boyutlarda sosyal anksiyete yaşattığını söyleyen Birce Akalay, “yapay zekaya gerçek ve çeşitli güzellik tanımlarının öğretilmesi gerektiğine inanıyorum” diyerek Dove’un #GüzellikGerçekKalsın kampanyasına destek veriyor.

preloader Lütfen bekleyin...
theMagger Banner
Advertisement
preloader
loading
icon icon icon icon icon
warning

Adblock'unuzu Kapatmaya Ne Dersiniz?

theMagger, sponsorluk ve reklamlarla gelişen bir platform.

AdBlock'unuzu kapatarak beraber büyüdüğümüz markaların yaratıcı reklamlarını görebilir; siz de bizlere dolaylı olarak katkıda bulunabilirsiniz.

Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement.
Advertisement.
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement