Bir Egeli olarak, çocukluğumdan beri kendi zeytinyağlarımızı ya da gerçekten üreticisini bildiğimiz tanıdığımız aile dostlarının/arkadaşlarımızın yağlarını tüketmiş ve son olarak da kendi zeytinyağı markası Millora’yı kurmuş biri olarak, zeytinyağının benim ve ailem için önemini bazı altın kuralları var. Hem sofraları hem sağlığımızı zenginleştirmesinden ötürü ve artık bir sağlık ürünü, bir nevi bir ilaç olarak da değerlendirdiğim zeytinyağı için bazı püf noktaları sizlerle de  paylaşmak isterim.

1758545149616
Zeytinyağı 101 | Fotoğraf: Ceren Oğuz

Zeytinyağı Seçmenin Altın Kuralları

1. Natürel Sızma (extra virgin olive oil) “ ile Başlayın.

“Natürel Sızma” zeytinyağı, en yüksek kalite sınıfını taşıyor. Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir nokta var: “Sızma” olarak nitelendirilebilmesi için küresel olarak uygulanan standartlar henüz tam olarak belirlenmiş değil. Bu nedenle, üreticiler arasında kalite büyük ölçüde değişebiliyor. “Sızma” olarak etiketlenen yağların laboratuvar ve tat testlerinden geçirilmesi gerekebiliyor ancak bu mükemmelliği garanti etmiyor. Bu, zeytinlere, olgunluklarına ve ne kadar dikkatli bir şekilde öğütülüp saklandıklarına bağlı. Yine de ister yemek pişirmek ister üzerine gezdirmek için olsun, “sızma” iyi bir başlangıç. 

“Hafif” veya “saf” olarak etiketlenen her şeyi atlayın, çünkü bu yağlar genellikle lezzetinden arındırılmış oluyor. Ve renge göre karar vermemeniz gerekiyor: Soluk altın rengi, koyu yeşil kadar canlı bir tada sahip olabiliyor. Sızma bir yağın zenginliği, zeytinyağında pişirilmiş ton balığı ve aioli tarifimi bu kadar iyi yapan nokta. Balık, yağın otlu, biberli notalarını alırken yumuşak kalır ve sarımsak, kekik ve acı biberle tatlandırılmış kalan yağ, bambaşka bir lezzete dönüşüyor.

Not: Serbest yağ asitliği en fazla %0.8 olan, kusursuz olarak kabul edilen zeytinyağıdır. Bu, zeytinyağının en yüksek kalitedeki sınıfı oluyor. Natürel sızma zeytinyağı, salatalarda, soslarda, yemeklerin üzerinde çiğ olarak tüketmek için ideal. Ayrıca, düşük sıcaklıkta pişirme yöntemlerinde de kullanılabiliyor. Yüksek kalitesi ve besin değerleri sayesinde sağlığa birçok faydası bulunuyor.

beige-clean-art-gallery-poster-2
Zeytinyağı 101 | Tasarım: Ceren Oğuz

2. Ambalaj Hayatî Önem Taşıyor.

Zeytinyağının ömrü söz konusu olduğunda düşmanları ısı, ışık, hava ve zaman. Bu sebeple de ambalaj, zeytinyağı kalitesini doğrudan etkileyen bir faktör olarak karşımıza çıkıyor. Pet şişe ve plastiklerle ambalajlanan zeytinyağı doğrudan kusurlu bir yağdır. Pet şişe, önceden içinde barındırdığı suyun aromasını zeytinyağına geçirir ayrıca yağı güneş ışığı ve ısıya maruz bırakır. En çok tercih edilen ambalaj türlerinden tenekede ise önemli birkaç kriter sayılabilir. Tenekenin ışık ve hava almaması, laklı ve sert bir yapıda olması gerekiyor. En sağlıklı ve koruyucu ambalaj türü koyu renk cam şişe. Kapak vidalı olmalı, plastik kesinlikle tercih edilmemeli. Zeytinyağının ışığa maruz kalmaması için cam şişe transparan olmamalı.

ekran-resmi-2025-04-17-14-24-17
Zeytinyağı 101 | Fotoğraf: Ceren Oğuz

3. Zeytinyağının Raf Ömrüne Dikkat Edin.

Yönetmelikler tarafından zeytinyağının kabul edilen raf ömrü her ne kadar 2 yıl olsa da bu sürenin zeytinin cinsine göre değişiklik gösterebileceğini unutmayın. Zeytinyağı ömürsüz bir ürün değil ve eskidikçe daha kaliteli bir hal almıyor. Bu nedenle satın alırken son kullanma tarihine dikkat etmek önem taşıyor. Taze bir zeytinyağı, lezzetini ve besin değerlerini en iyi şekilde koruyor.

img_3954-3
Zeytinyağı 101 | Fotoğraf: @millora.journey

4. Etiket Tuzağına Düşmeyin!

Zeytinyağı etiketlerinde sıkça karşılaşılan “ilk hasat” ve “erken hasat” terimleri, farklı anlamlara geliyor. Ancak dikkat! “İlk hasat” terimi artık geçerliliğini kaybetmiş bir terim. Bazen hâlâ terminolojik olarak hatalı etiketler olabiliyor. Bu nedenle etiketleri dikkatlice okumak ve ürünün kalitesi hakkında daha fazla bilgi edinmek önem taşıyor.

Erken hasat zeytinyağları, zeytinlerin olgunlaşmadan toplanmasıyla elde ediliyor ve genellikle daha yoğun bir tada ve aromaya sahiptir. Ancak, her erken hasat zeytinyağı aynı kalitede olmayabiliyor. Bu nedenle güvendiğiniz üreticilerden veya markalardan alışveriş yapmak en iyi seçenek.

peach-minimalist-wellness-coach-quote-instagram-post-2
Zeytinyağı 101 | Fotoğraf: @millora.journey

Bonus: Yanlış Bilinenler

Filtresiz zeytinyağının daha doğal olduğu algısı yanlış. Filtrelenen zeytinyağı besin değerinden hiçbir şey kaybetmiyor. Filtreleme işlemi, zeytinyağının raf ömrünü koruyor. Ayrıca, renk de bir kalite kriteri değildir. Duyusal kalite kriterleri olarak zeytinyağının kokusundan, tadından ve genizde bıraktığı histen bahsedebiliriz. Zeytinyağını buzdolabında tutmak iyi değil. Aksine, yağ asidi kompozisyonunun sürekli çözülüp tekrar donması, zeytinyağ bileşenlerini değiştirebiliyor.

Kapak Fotoğrafı: Ceren Oğuz

İlginizi çekebilir: Mag Porter’dan Ceren Oğuz ile Millora Zeytinyağı Üzerine