Lilith Efsanesi: Tarihin İlk Kötüsü Mü, İlk Feministi Mi?

Bildiğiniz üzere kadınların varlıkları ve hakları için savaşları uzun yıllardır sürmekte. Her gün yüzlerce hatta binlerce kadın, dünyanın bir yerlerinde eşit maaş alabilmek, sokaklarda korkmadan yürüyebilmek, kendi kıyafetlerine karar verebilmek, kürtaj olabilmek, dayak yememek, öldürülmemek ve daha yüzlercesi için mücadele ediyor. Kadınların özgürlük ve eşitlik mücadelesi olarak tanımlanan feminizmin ortaya çıkışı 18. yüzyıla dayansa da aslında çok çok daha eskilerde olduğunu bize gösterecek bir efsanem var: Lilith efsanesi.

Eski çağlardan bu yana başkaları tarafından belirlenen rolleri benimsememenin, kendi hayatları için kendi kararlarını alabilmenin savaşı maalesef 21. yüzyılda bile devam ediyor diyebiliriz. Gelenek, din, töre, batıl inançlar adı altına saklanmış olan ve kadınları bu gibi haklardan mahrum bırakan anlayışlar ne yazık ki toplumların ilerlemesine engel olurken dünyayı çok daha kötü bir yere doğru sürüklüyor. Kaba tabiriyle feminizm aslında tüm bu anlayışlarla savaşan, cinsiyet ayrımcılığına karşı çıkan, kadının haklarını savunan, eşitlik isteyen bir ideoloji ve aslında sandığımızdan da eski.









/Raffael_052-56a55f6b3df78cf77287fcff.jpg)