Geçen hafta yaptığım tatilin sonunda anladım ki aslında uzun zamandır “yaz tatili ” yapmıyormuşum!
Ne demek mi istiyorum, o zaman buyrun yazima…

mavi yolculuk 1

İstanbul’dan Dalaman’a uçakla gidip Fethiye Limanı’ndan bindiğimiz teknede üç gece – dört günümüzü geçirdik. Solada 3 isimli teknemiz, toplam altı kamarası olan, yani on iki kişilik bir yolcu kapasitesine sahip, yaklaşık 22 metre uzunluğundaydı. Solada 3’ün sahibi ve kaptanı olan Rahmi Bey ve ekibi de bize eşlik ediyordu. Bir turizmci olarak kendi misafirlerimizi yolladığımız firma aracılığıyla bindiğimiz bu teknenin bizden başka Türk yolcusu da yoktu. Dolayısıyla farklı kültürlerden insanlarla tanışıp, çok eğlendik.

Dolu dolu dört günümüzü denizin üzerinde geçirmenin keyfini ve huzurunu hayal gücünüze bırakıyorum. Herkese (aslında hiç kullanmayacağımız) kamaraların yerlerini gösterdikten sonra Fethiye Limanı’ndan yola çıktık. Öncelikle kaptanımız ve ekibiyle tanışıp, önemli kuralları öğrenip birbirimizle tanışmaya başladık. İlk günün programında Samanlık Koyu, Kelebekler Vadisi, Ölüdeniz ve St. Nicholas Adası vardı. Bana kalırsa programın aslında hiç bir önemi yok, sonsuz mavilik ve buz gibi deniz olan her yer bana yeterliydi. Ama tabii yabancı turistler için bütün bu yerler oldukça önemliydi.

mavi yolculuk 2

İlk akşamımızı St. Nicholas Adası’nın koyunda geçirip sabah dört gibi tek uzun yolculuğumuza çıktık. Yaklaşık beş saat aralıksız yol aldığımız sırada anladım ki, kamarada değil güvertede yatmak lazımmış. Çünkü teknenin içinde sallantı normalden daha fazla hissediliyor. Bu da deniz tutmayanların bile bir süre sonra midesinin bulanmasına neden oluyor. Aslında hiç kullanmayacağımız kamaralar derken bunu demek istemiştim. Güvertede yatmak aynı zamanda ay ışığı ile sızıp, güneşin doğuşuyla beraber uyanma keyfi demek oluyor ki bu da paha biçilmez bir an bence.

İkinci gün Akvaryum Koyu diye adlandırılan mükemmel berraklıktaki sularda yüzümüzü yıkadıktan sonra enfes bir kahvaltı yapıp Kalkan’a doğru yola çıktık. Yaklaşık iki saatlik bir yolculuk boyunca kimimiz güneşlenirken kimimiz kitap okudu, kağıt ve/veya tavla oynadı. Kalkan’da karaya çıkmadık ama yakınlarında bir koyda yüzüp, öğle yemeğimizi yedik ve oradan da Kaş’a devam ettik. Kaş’ta karaya çıkıp iki saatlik bir mola verdik. Zaten ikinci geceyi de Kaş yakınlarında bir koyda geçirdik.

Artık grup olarak da güzelce kaynaşmıştık ve akşamları barbekü başında başlayan sohbetlerimiz daha sonra masa başında devam ediyordu. Kağıt oyunları oynayarak biraz birbirimizi kızdırıyor, daha sonra biraz da dans ederek iyice yorulup ay ışığı altında uykuya dalıyorduk.

mavi yolculuk 3

Üçüncü gün Kekova yakınlarındaki koylarda deniz keyfi yaptık. Bir ara isteyenler zodyakla Köyceğiz Kalesi’ni ziyaret etti. Son akşamımız olduğu için “happy hour” keyfini erken başlatıp, sangrialarımızı içip, son gece partisini başlattık.

Ertesi gün öğleden sonra Demre’de yollarımızı ayırırken, biz biraz torpilimizi kullanarak Demre’de Fethiye’ye ekiple beraber sekiz saatlik bir uzun yolculukla döndük. Solumuzda güneşi batırırken, sağımızda dolunayın doğuşunu seyrederek içkilerimizi yudumlamanın keyfini yaşadık.

Fotoğraflar: http://www.v-go.com.tr/

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?