İstanbul sandığımızdan çok daha hızlı bir şehir! Karaköy’ün yükselişi ile oralarda açılan burger restoranları ve café’leri takip edemez olduk. Biz de bolca gezen ve yeme-içme kültürünü çok seven theMagger yazarlarına son zamanlarda İstanbul’da açılan yeni mekanları sorduk ve tavsiyelerini aldık. Karşınızda İstanbul’da açılan yeni mekanlar listemiz!

Burger Lab / Karaköy

Canan Sayitoğlu’nun “Burger Lab” tavsiyesi: (Karaköy’de Yeni Açılan Mekanlar)

“Karaköy’de yeni açılan mekanların hızına yetişmek mümkün değil, bense bugün aylardır orada olan bir yerden bahsedeceğim- Burger Lab. Evet aslında Mayıs ayında denemiştim bu şirin mekanı, Karaköy’ün ara sokaklarına dalip galerilerin arasında tur yaptığımız bir günde karnımız zil çalarken imdadımıza yetişmişti. Klasik bir burgerciden bekleyeceğiniz herşey burada mevcut, farklı et miktarlarıyla hazırlanmış burger menüsü herkesi tatmin edebilecek cinsten. Kömür ızgarada kurutmadan pişirilen leziz hamburger köftesi dana bacon ile birleşince eşsiz bir tat bırakıyor damağınızda. Minik fritöz telinde gelen patates kızartmasına da bayılacaksınız! Dizaynı ve mekan tasarımıyla da Karaköy’e kolayca uyum sağlayan bu küçük lezzet durağını az vakite çok doyurucu bir yemek yemek isteyen herkese tavsiye ederim!”

FRENK by Chef g. / Karaköy (Karaköy’de Yeni Açılan Mekanlar)

Frenk by Chef g

Signorinarchitetto’nun “Frenk by Chef g.” tavsiyesi:

“Şimdi size bahsedeceğim mekan aslında bir yaşını doldurmak üzere. Son zamanlarda gözde olan Karaköy’de bulunuyor, tarihi Eski Posta Han’ın giriş katında, hırdavatçılar çarşısının hemen karşısında konumlanan bu tasarım mekanın adı Frenk by Chef g.. İsimdeki “g”  restoran şefi ve mekanın iç mimarı olan Neslihan Gülçe Kılıç’a aitmiş. Okuduğum bir yorum üzerine gidip gördüğüm bu restoranda açıkcası doya doya yemek yiyebileceğim bir zamanım olmadı. Sadece o meşhur espressosunu deneme şansım oldu. Tabii yanında da enfes bir dilim vişneli turtadan tadabildim. Mekan tarihi bir binada konumlanmasının etkisiyle oldukça geniş ve yüksek tavanlarıyla dikkat çekiyor. Dış cephesinde kullanılan cam cephe ise mekana şeffaflık hissi vererek, sokakla iç içe ama dingin bir atmosfer yaratıyor. Kendim deneyememiş olsamda Frenk’in mutfağı ile ilgili en önemli ayrıntı; her şeyin taze ve mevsimlik kullanılmasından dolayı günlük değişen bir menüye sahip olmasıymış. ”

Yeni Lokanta / Kumbaracı Yokuşu

Yeni Lokanta - Mantı

Deniz Yılmaz’ın “Yeni Lokanta” Tavsiyesi:

“İnerken zevkli çıkarken bir o kadar yorucu olan Kumbaracı Yokuşu’na birbirinden güzel mekanlar eklenmeye devam ediyor. Nedenini bilemediğim bir şekilde kendimi çok huzurlu hissettiğim bu yokuş üzerine eklenen en son mekanlardan biri de Yeni Lokanta. Müzedechanga’nın eski şefi Civan Er tarafından açılan bu mekana uğramak için bolca bahaneniz var.

Birincisi, ortamı çok sıcak ve samimi. Zemin deseniyle, barın başındaki sevimli tabureleriyle  ve bembeyaz örtüleriyle çok uyumlu bir mekan düşünün. İkincisi tatlarına doyamayacağınız küçük tabaklarda servis edilen ve alışageldiğimiz

Türk yemeklerini biraz farklı yollarla sunan bir yer hayal edin. Asma yaprağıyla yapılan paçanga böreği veya kıyma yerine patlıcanla doldurulan mantı desem kafanızda yeterli bir resim oluşur herhalde? Tüm bunları ve daha fazlasını

göreceğiniz, tadacağınız ve tadarken Er’in yaratıcılığına bir kez daha şahit olacağınız Yeni Lokanta’dan gözleriniz ve karnınız doymuş olarak ayrılacaksınız. Üstelik cebinizi de yakmayan fiyatları hoşunuza gidecek!”

Deniz Özdağ’ın “Yeni Lokanta” Tavsiyesi:

Yeni Lokanta - Kumbaracı Yokuşu

“Civan Er’in şefliğini ve işletmeciliğini yaptığı Yeni Lokanta, bu yazın iddialı isimlerinden biri olarak Kumbaracı Yokuşu’nda yerini aldı. Mekan sizi ilk olarak şık ve sade dekorasyonu, hafif ve iyi müzikleri, hepsi birbirinden kibar ve güler yüzlü çalışanlarıyla karşılıyor. Genel olarak tadım porsiyonlarında sunulan yemekler aşina olduğumuz tatların yeniden yorumlanmış hallerinden oluşuyor. Asma yaprağında paçanga, zeytinyağlı levrek marinata, kuru patlıcanlımantı, ızgara ahtapot, Denizli’nin yanık yoğurdu ile çalı fasulye ve cevizli Antep sucuğunu mutlaka denemelisiniz. Ama tavsiyem kalabalık bir grupla gidip tüm menüyü baştan sona demeniz. Yemek öncesi sunulan ekşi mayalı ekmek ve isli tereyağı için ise sadece tadıp yaşamanız gerek diyebilirim. Kokteyl menüsüne de göz atmadan olmaz. Yeni, Fuki veya Rind güzel seçenekler olabilir. Yeni Lokanta’da kesinlikle bir haz yolculuğu yaşayacaksınız ve garanti ediyorum ki mutlu ayrılacaksınız.”

Baltazar / Karaköy (Karaköy’de Açılan Yeni Mekanlar)

Baltazar KaraköyLisya Kalma’nın “Baltazar Karaköy” tavsiyesi:

“Karaköy’ün ne kadar popülerleştiğini ve hızına yetişmenin çok zor olduğunu söylemeye gerek yok aslında. Her sokak arasında bir cafe’nin veya bir burgercinin açıldığı Karaköy’deki son keşfim Baltazar. Duvarında asılı olan bisikletten renkli sandalyelerine kadar her detayın düşünüldüğü bu harika ortam bile burgerlerin lezzeti karşısında önemsiz kalıyor. Etlerinin Trakya’dan özel getirildiği Baltazar’da deneyebileceğiniz birçok çeşit var. Teksas burger, fume burger, Baltazar burger lezzet ve sunum konusunda birbirleriyle yarışırken, mekanın muhteşem sosisleri de ön plana çıkıyor. Burada burgerlerinize Cafe de Paris sos, rokfor peyniri, karamelize soğan gibi birçok ekstra lezzet katabilirsiniz. Cafe de Paris sosuyla yapılan Paris Combo Burger de ziyaretçilerin favorilerinden. Fazla karbonhidrat tüketmek istemiyorsanız, Baltazar Karaköy size “Izgara” menüsünden T Bone Steak’ten Dallas’a kadar birçok alternatif sunuyor… Yemekten sonra Baltazar’ın çilekli milföyünü de tatmayı ihmal etmeyin!”

Shake Shack / Tünel & İstinye Park

Shake Shack

Fahri Demir’in “Shake Shack” tavsiyesi:

“Burger akımının son zamanlarda tavan yaptığı bu dönemde sanırım rekabetin çıtasını on kademe yükseltecek olan Shake Shack, yanılmıyorsam, Mayıs ayında İstinye Park’ta açıldı. Menüsünde Burger çeşitleri, Hot- Dog çeşitleri, patates kızartmaları, Milkshake seçenekleri, Concretes yani milkshake’den daha katı bir hal olan bir tatlı, dondurmalar ve içecekler var.  İçinizden “Diğerlerinden ne kadar farklı olabilir?” diye düşünebilirsiniz. Şöyle açıklamaya çalışayım…”FOODPORN”…. Evet, ShakeBurger yediğinizde ya da Milkshake’ini içtiğinizde tam bir lezzet, mutluluk ve zevk şoku yaşıyorsunuz!  Burgerler’inin bu kadar güzel olmasının başlıca sebebi 100% Angus etinden olması ve ideal oranda pişirilmesi. Patatesleri muhteşem. Nedenini bilmek ister misiniz? Çünkü mükemmel kızartılıyor. Milkshake’i hakkında size söyleyebileceğim, her yudumunda o milkshake’in damarlarınızda dolaştığını hissedebiliyorsunuz. Süt ve seçtiğiniz lezzetin kreması mükemmel oranlarda. İçecekler’i de bir o kadar özel. Özellikle Fifty/Fifty. Bu kadar ferahlatıcı bir içecek olamaz…. Bunlar bir kenara Shake Shack İstanbul ile ilgili en çok hoşuma giden ve gitmenizi tavsiye etmemin başlıca sebebi, bütün yediğim ürünlerin lezzetleri NYC’de yediklerim ile birebir AYNI olması.

İlk kez tadacaklar için tavsiyelerim: Double ShakeBurger X2 (Evet mutlaka 2 tane yemelisiniz.) & Cheese Fries & Fifty/Fifty & Shake Vanilla Milkshake!”

Whatthefork’un “Shake Shack” tavsiyesi:

Shake Shack Tünel

“2004 yılında New York’un merkezindeki Madison Square parkta açılan ve o günden beri yaz kış demeden önünde kuyrukların uzadığı burgerci Shake Shack, önce İstinye Park’ta ardından da Ağustos ortasında Tünel’de metro istasyonunun hemen köşesinde açıldı. Etinin lezzeti ve yumuşacık ekmeği dünya çapında üne kavuşan Shake Shack’de, Cheese Fries hamburgerden sonra en çok tercih edilen lezzetler arasında geliyor. Benim size önerim ise, iki çeşit peynir ile doldurulmuş portobello mantarlı Shroom Burger. Ortam olarak klasik bir fast food restoranına benzese de; ilgili personel, sık sık yapılan ikramlar ve masada yemeğinizi bekleme seçeneği buraya artı katan değerler.”

Özgür Şef / Suadiye

Özgür Şef Suadiye

Eda Geven’in “Özgür Şef” Tavsiyesi: (İstanbul’da Yeni Açılan Mekanlar)

“Özgür Şef sevenlerin artık Suadiye’de de uğrayabilecekleri bir şubesi oldu. Bundan yaklaşık iki ay önce Cadde üzerinde açılan bu geniş mekan, beyaz ağırlıklı dekorasyonu ve ferah atmosferiyle ”etsiz yapamam” diyenler için oldukça davetkar görünüyor. Mekana girdiğinizde tıpkı diğer şubelerindeki gibi güleryüzlü personel hemen sizi karşılıyor, menü ve etlerle ilgili mini bir birefing veriyor ve sonrasında kusursuzca servis yapmak için çalışmalara başlıyor. Menü, bu tarz diğer steakhouse’lardaki et çeşitlerinden biraz faklı, daha doğrusu ismi aynı ama yapılışı ve lezzeti farklı. Mesela, başlangıç olarak mutlaka sosis söylenmeli, bu arada sosisin görünüşü ve içindeki malzemeler farklı. Sonrasında lokum sipariş edilmeli; yalnız diğerlerinin aksine ahşap serviste değil farklı bir tabakta sunuluyor;  lokumlar üstü kızarmış geliyor, altı özel tabağında halen pişmeye devam ediyor. Menünün yıldızı da çedarlı şaşlık. Eti alıp peynir denizine daldırmamak için kendinizi zor tutacaksınız. Fajitas başta olmak üzere diğer et çeşitleri de haliyle sırayla denenmeli. Et kadar etin üstüne de tadabileceğiniz tatlı seçenekleri de bir o kadar çok ve lezzetli, özellikle katmer, asla es geçilmemeli. Tüm bu lezzet keyfine de özel karafta gelen ev yapımı merlot şarap eşlik etmeli. Mekanda çalınan chill-out müzikler de yemeğinizle sakince arkadaşlık yapmalı. Tüm bu şartları yerine getirmek amacıyla Suadiye’ye ne zaman yolunuz düşerse kendinize et ziyafeti vermek için Özgür Şef’e mutlaka uğranmalı.”

Burger Lab – Fotoğraf: http://blog.mekanist.net/
Yeni Lokanta – Fotoğraf: http://www.deliciousistanbul.com/

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?