Her seferinde biraz daha yalnızlaşıyoruz büyük kalabalığın içinde. Tekdüzeleşip yok oluyoruz farkına bile varamadan.

İstiklal benim için hep anlamlı olmuştur. Gece dışarıya çıkmak için gittiğimde de sabah kahvaltıya gittiğimde de. Her sokağının, atılan her adımın ayrı bir değeri vardır orada. Orayı değerli kılan yerler vardır.

Robinson Crusoe 389 gibi.

Duvarlar boyunca kitap diye çıkmışlar 19 yıl önce yola. Aynı hayallerimdeki gibi. Sadece kitap olan, sadece kitap kokan, sadece kitap konuşulan, dünya’dan farklı bir dünya.

robinson

Bu şehre ayak bastığım ilk günden beri her fırsatta gittiğim, parmaklarımı raflarında gezdirdiğim, kağıt kokusunu içime çektiğim, üst katta yere bağdaş kurup saatlerce kitap sayfası karıştırdığım, kendimce kendime terapi uyguladığım küçük dünyam. Alıştığım, alıştığımız yerinden gidiyor. Dün taşındılar. Artık 389’da değil 136 numarada kat 4’te olacaklar.

Taşınmadan 2 tane kitap aldım hediye. Biri sevgilim için Cemal Süreya, belki bir gün birine şiir okumak ister diye. Diğeri Küçük Kara Balık, henüz varolmayan Demir’le Nefes’e. Adaleti, eşitliği ve özgürlüğü öğrenerek büyüsünler diye.

Eğer bugüne kadar 389 numarada yolunuz düşmediyse yolunuzu SALT’a düşürün ve Rob’a uğrayın. Başkasına değilse de, kendinize bir hediye alın.

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?