“Türkiye’den başka nerede yaşayabiliriz?” diye araştırıp, farklı bir ülkede yeni bir hayat kurabilmek için heyecanlanırken bir yandan geçmişimiz bizi burada tutuyor. theMagger’ın çok sevilen röportaj dizisi “Yurt Dışında Yaşamak” ise buna cesaret etmiş ve bunu başarmış olanların hikayelerini anlatıyor. Bu haftaki konuğumuz, şu an Sri Lanka’da yaşayan ve Mellow adında bir hosteli olan Deniz Toprak. Keyifli okumalar.

_Sevgili Deniz, öncelikle seni daha yakından tanıyabilir miyiz?

Ben 27 yaşındayım, hayatımın yarısını seyahat ederek geçirdim. Ve tüm bu seyahat sürecinde hep Asya’da, Latin Amerika’da, Afrika’da; sıcak, tropik bir sahilde yerim olsa ne güzel olur diye hayal kurardım. Bir zaman sonra daha ciddi bir şekilde gittiğim yerlerde iş imkanlarını anlamlandırmaya, fırsatları araştırmaya başladım. Bu yaklaşık 5-6 yıldır incelediğim bir süreç.. Yollarda tanıştığım başarı ve başarısızlık hikayeleri beni daha da kamçıladı. Tabi Sri Lanka’ya 3 sene önce kuzenimle gelene kadar ne yapacağıma dair hiç bu kadar emin olmamıştım. Bu tabi işin Sri Lanka vitrini kısmı, hayatımın sadece bir yarısı… Diğer yarısında da başarılı bir öğrencilik hayatı, ardından da kendini kurumsal hayatın içinde bulmuş genç bir adamım. Boğaziçi Üniversitesi Kimya Mühendisliği’nden mezun olup global olarak önde gelen kurumsal firmalardan birinde çeşitli görevler üstlendim.  Dolayısıyla iki farklı paralel hayat yaşadım hep; yaşadığım hayatı sevdiğim ve sevdiğim hayatı yaşadığım. Bu sene itibariyle “sevdiğim hayatı yaşamak” adına Sri Lanka’ya adım attım diyebilirim.

_Sri Lanka’ya ne zaman taşındın? Hikayenden bahsedebilir misin?

2017’den beri burada bir iş kurmaya çalışıyoruz. Ben bu süre zarfında bir yandan kurumsal görevime devam edip bir yandan da sıkça Sri Lanka’ya gidip gelmeye çalıştım. 2018 yazı itibariyle tam zamanlı işimden ayrılarak, Sri Lanka’daki Mellow Hostel’imiz ve bununla bağlantılı işlerle uğraşmak adına buraya taşınmış bulunuyorum. Bu tabi uzun yıllardır kurulan, üzerine çok kafa yorduğum bir projeydi. Ben kendimi kurumsal bir ofis hayatında hiç hayal edemedim. Doğaya, suya, denize, toprağa aşık biriyim. Uzun yıllardır kampçılık, tırmanış, sörf ve çeşitli deniz ve su sporlarıyla ilgilendim. Sri Lanka tüm bunların birleştiği inanılmaz bir ada.

_Memnun musun Sri Lanka’da yaşamaktan? Neler yapıyorsun orada?

Geçen sezondan aldığımız dersler var, burada şu an onları geliştirmeye çalışıyoruz. Sri Lanka’nın güney kısmındayız biz, burada yoğun sezon Ekim-Mayıs arası.. Dolayısıyla şu an renovasyonlar, iyileştirmeler, geliştirmeler ve yeni fırsatlar pesindeyiz. Sağolsun pek .ok arkadaş da destek olmaya çalışıyor. Kimileri geliyor, kalıyor, yardımcı oluyor; kimileri de uzaktan destek oluyor. Her gün sabah 6 da kalkıyorum, Mellow Cafe’yi açıyoruz; ardından burada kalanlarla güzel bir sörf, arkasından sabah yogamız, günlük koşuşturmacalar, gün batımı sörf ve yoga, arkasından akşam yemeği aktivitelerimiz oluyor. Barbekü, taco veya pizza gecesi, kimi zaman Sri Lanka yemekleri deneme ve pişirme atölyelerimiz oluyor. Kısaca memnunum tabi :)

_Hostel açma fikri nasıl gelişti? Sri Lanka’ya seyahate gelecekler için biraz hostelinden bahsedebilir misin? Belki sende kalırlar :)

Hostel/cafe açmak dediğim gibi hep hayalimdi. Sri Lanka’da insanları, doğayı, denizi ve sörfü gördükçe burada hayata geçirmeye karar verdik. 11 odamız var, 6 double, 3 single, 1 twin, 1 de 6 kişilik dorm odamız. Hepsinin kendi özel banyosu var. Tabi bizi asıl önemli kılan buraların en güzel bahçesi bizde. :) Ve tam deniz kenarındayız, sörf yapanlara duyurulur! Tabi bir de okyanus manzarası olan bir terasımız var etkinlikleri yaptığımız. Güzel bir sörf sonrası bira içmek veya sabah uyanma kahvesini içmek icin birebir! Türk biri buraya gelir de bize uğramazsa kalbimiz kırılır açıkçası.

_Konumuza geri dönelim; yurt dışında yaşamak. İlk zamanlar biraz zor oluyor diyorlar. Taşındığın ilk zamanları anlatabilir misin? Yepyeni bir yere taşınmak, yeni insanlar tanımak çok hızlı olmuyordur…

Tabi ki süreç çok zorlayıcı oldu; 3. Dünya ülkeleri polisiyle, rüşvetiyle, halkın tembelliğiyle ve yerli mafyalarıyla inanın çok zor yerler. İnşaat sürecinde, izin süreçlerinde çok zorlandık ve zorlanmaya da devam ediyoruz. Ama bir yandan da 12 ay sıcak olan, sörf yapılan, yerel insanlarının inanılmaz huzurlu olduğu Budist ve Ayurvedik kültürün yaşatıldığı, tropikal meyve ve sebzeler ile gününüzü geçirdiğiniz, inanılmaz başarılı sahillerin yanında harikulade bir doğası olan, Dünya’da çayın başkenti bir ülke, bir ada düşünün; işte burası Sri Lanka! Bir sürü yabancı var bizim gibi buraya yerleşen, çok sosyal bir ortam var sürekli akşamları veya gündüz suda beraber zaman geçiriyoruz. Tabi yereller de inanılmaz iyi niyetli ve kendimi en çok güvende hissettiğim ülkelerden birisi burası. Burada yaşamanın en sevdiğim özelliği, haftanın günlerini takip etmenize gerek kalmıyor. Benim için pazartesi veya cuma arasında bir fark yok. Tek fark cuma ve pazartesi farklı yerlerde parti oluyor.

_Sri Lanka’da insanlar ve hayat nasıl? Senden detaylı bir şekilde dinleyebilir miyiz?

Bir kere bildiğiniz her şeyi unutmalısınız. Sizi bugüne kadar buraya getiren neredeyse hiçbir şey sizi oraya götürmeyecek. Çok farklı hızda bir yaşam, beklenti, anlayış var. Kimse sonuç odaklı değil, herkes süreçten keyif almaya bakıyor. “Az tamah çok ziyan getirir” anlayışını iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Ben ilk geldiğimden beri aynı fikirdeyim. Burası bir cennet… Çünkü hava 12 ay boyunca çok güzel, okyanus hep sıcak ve her seviyeye uygun dalgalar var. Yeni başlayanlar için daha küçük dalgaların olduğu daha güvenli, öğrenmek için ideal yerler de var; orta seviyeler için dalgayı sürmede kendinizi geliştirmeniz için dalgalar da.. Tüm bunların dışında belki biraz tehlikeli ama adrenalini sonuna kadar hissedeceğiniz, dalgaların içine girebileceğiniz, atlayıp zıplayabileceğiniz profesyoneller için noktalar da var. Sörf yapmayanlara sesleniyorum, yapabileceğiniz aktiviteler sınırsız.. Bizim evin arka tarafına doğru motorla sürdüğünüzde kendinizi pirinç tarlaları icinde buluyorsunuz. Ben vakit buldukça tapınaklara gitmeye, yerlilerle vakit geçirmeye ve sohbet etmeye çalışıyorum. Yerel dil oldukça basit, hızlıca öğreniliyor ve kendimi kabaca ifade edebiliyorum. Burada yaşamayı kafaya koyduğunuz takdirde ada sizi sevgiyle karşılıyor.


_Sri Lanka’ya gidenlerin mutlaka yapmaları gereken 5 şey nedir?

Sörf, pirinç tarlaları ve yağmur ormanları arasında motorla seyahat; tapınakları gezme ve meditasyon, gün batımı partileri ve yerel yemeği çatal kaşık kullanmadan elinle yemeyi tecrübe etmek tabi ki. :)

_Sri Lanka’da yemekler nasıl? 

Hint yemeklerine oldukça benziyor. Acı ve bolca baharatlı… Burada çok zengin deniz mahsülü seçenekleri olduğu gibi inanılmaz güzel tropikal meyve ve sebzeler de var. Muzun kabuğundan bile çok değişik köri yapabiliyorlar. Lokal yemeklerin batı anlayışıyla yorumlanan versiyonları da bir o kadar başarılı. Bizim mutfağımızda ikisi de mevcut. :)

_İstanbul’u özlüyor musun? Özlüyorsan hangi yönlerini özlüyorsun veya hangi yönlerini hiç özlemiyorsun?

Türkiye’den buraya her gelene en az bir şişe rakı getirme şartı koydum. Burada ehlikeyfimiz bile var. Terasta okyanus manzarası ve kuş sesleri eşliğinde soğuk rakımızı bazı akşamlar yudumluyoruz. Onun dışında sağ olsunlar, dostlar da sıkça ziyarete gelmeye çalışıyorlar. Dolayısıyla şu an eksikliğini çekmedik, ama çekersek atlar tatile geliriz. İstanbul tatilde güzel. :)

_Yurt dışında yaşayan bir Türk olarak, Türkiye’den her gün gelen farklı haberlere nasıl tepkiler veriyorsun?

Tabi insan üzülüyor… Ekonomik olarak, sosyal olarak, doğal güzellikler olarak bir ülke ve güzellikleri bu kadar hor kullanılmamalı. Değerini bilmiyoruz pek çok şeyin ne yazık ki. Bizi özel kılan pek çok şeyi (hoşgörü, komşuluk, yardımseverlik vs.) de her geçen gün kaybediyoruz. Üzücü tabi ama bazen bazı şeyleri kaybedince anlıyor insan. Gönül ister ki o noktaya gelmesin ama Türkiye’nin de bir uyanmaya ihtiyacı var.

_Son olarak, yurt dışında yaşamak isteyen ama buna cesaret edemeyen kişilere birkaç tavsiyede bulunabilir misin?

Bunu sorduğunuza çok sevindim ve çok açıkça cevap vereceğim. Arkadaşlar çok kolay! Gerçekten, samimi söylüyorum kolay. Zor olan o kararı verebilmek. Arkasından hayat sizi doğru insanlarla zaten buluşturuyor. Bir şeyler kötü gidebilir mi? Elbette ki gidiyor. İşte o zaman da zorlukları “ne kadar istediğinizi göstermek için sunulan bir fırsat” olarak görmekten başka çareniz yok. Orta halli bir beyaz Türk’ün Asya’da maceraya atılmaması için bir sebep yok. Ekonomik olarak hala buralarda iş fırsatları mümkün. Ben her hafta birileriyle Skype yapıyorum ve adım atmaları adına motive etmeye çalışıyorum. Kimi zaman burada bir şeyler yapmak adına iş modelini v.s her şeyi hazırlayıp, hazır paketi karşısına koyuyorum. Çünkü uzaktan zor görünüyor ve ben de başından beri bana yol gösterenlerden beslenmenin faydasını gördüm. Dolayısıyla sizin vesilenizle buradan tekrar seslenmek istiyorum. Eğer bu röportajı görüp “Asya’da yaşamak istiyorum veya bir iş kurmak istiyorum.” diye hayal edenler varsa severek yardımcı olmaya destek olmaya çalışırım.

Mellow Hostel’e buradan yer ayırtabilirsiniz!

Çok teşekkür ederiz Deniz!

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN