Türk Televizyonlarında Kadın Hikâyeleri: Yeniden Yükselişte
Uzun yıllardır Türk televizyonlarında erilliğin ön planda olduğu ve ağırlıklı olarak erkek oyuncuların başrolde yer aldığı diziler görüyoruz. Başrolde kadın varsa da erkek hep ana öğe ve kadını güçlü yapan tek şey, anne olması ve ailesi için fedakarlık yapmasından ibaret. Neyse ki son 4-5 yıldır bu dinamik biraz değişmeye başladı, yanlışıyla doğrusuyla nispeten daha derin ve kendi isteğinin peşinden giden kadın karakterlerin öykülerini izlediğimiz dizilerin sayısı arttı. Eril algının kırılmaya başlamasına işaret eden bu gelişme, genel seyirci açısından oldukça önemli. Hatta senaryolarda patriyarka yanlısı nüanslar daha da azaltılırsa daha pozitif yansımalar da görülebilir. Bu nedenle spoiler vermeden, zaman sınırlaması olmadan; yayınlandığı dönemde çok sevilen ya da gözden kaçan ve izleyiciyle yeni buluşmuş, kadın hikayelerine odaklanan dizileri derledim.

Şaşıfelek Çıkmazı / YouTube
TRT dizilerinin daha kapsayıcı ve nitelikli işler yaptığı döneme ait yapımlardan biri Şaşıfelek Çıkmazı. İlk olarak 1996-1998 yılları arasında yayınlandı ardından bir ara verildi ve 2001’de bazı oyuncu değişiklikleriyle yeniden ekranlara döndü. Aslında ilk bakışta, o dönemlerde alışık olduğumuz mahalle kültürü ve aile ilişkilerini odağına alan bir dizi görünse de özünde kadınların hayat mücadelesine odaklanıyor.
Ana karakterler Aysel ve İnci çocukluk arkadaşı ancak bazı “gençlik hataları” nedeniyle bir dönem ayrı kalıyorlar. Ta ki İnci, yıllar sonra kocasını terk edip çocuğuyla birlikte mahalleye dönene dek. O günden itibaren değişmeyen tek şey, Aysel ile kaldıkları yerden kız kardeşliklerine devam etmeleri. Yıllar önce vefat eden eşinin ardından iki çocuğuyla baba evine dönen Aysel de çocuklarının yanı sıra; kardeşi ve babasıyla da ilgileniyor. Evde her iş onun eline bakıyor. İnci’nin dönmesiyle sorguladığı hayatını değiştirmek adına cesur adımlar atmaya başlıyor. İki kadın kendi ayaklarının üstünde durmak için girişimlerde bulunuyor. Kimi zaman batıyor, kimi zaman çıkıyorlar; aşık oluyor, acı çekiyorlar hatta bazen aynı adama aşık oluyorlar. Asla geri dönüşü yok gibi görünen kavgalar ediyorlar fakat eninde sonunda barışıyorlar. Hatta bu son durum, dizinin geneline sirayet ediyor ki; bu da bir insanı olduğu gibi sevme kavramını hatırlatıyor seyirciye.
Hikâyede yolunu arayan, istediğinin peşinden giden, kanan, seven, uyanış yaşayan, isyan ya da mücadele eden kadınlar sadece İnci ve Aysel değil; Saadet, Nuran, Seda ve Ceyda da bu açıdan önemli karakterler. Kadınların daha özgür, daha bireysel olduğu düşünülen günümüz modern dünyasında dahi böyle cesur ve gerçek hikayeler izleyemiyoruz. O yüzden Şaşıfelek Çıkmazı izlenmesi gereken kadın hikâyelerinde ilk sırada geliyor.

Perihan Abla / YouTube
Kronolojik bakarsak Perihan Abla, Şaşıfelek Çıkmazı’ndan daha eski bir dizi. 1986-1988 yıllarında TRT’de yayınlandı. O dönemin yetişkin jenerasyonundan herkesin bildiği ve belki muadili olmadığı için çok sevdiği bir dizidir diyeceğim ancak günümüzde izleyip seven de çok. Perran Kutman ve Şevket Altuğ’nun başrolde olduğu dizi, tabii ki yine aile ve mahalle ilişkilerinin etrafında kurulan bir hikâye. İki kardeşine hem ablalık hem annelik yapmak durumunda kalan Perihan, mahallede de herkesin ablası, kardeşi gibidir. Bir de onu çok seven bir adam vardır: Şakir. İçten, sıcak ve nostaljik hikâye izlemeyi sevenlerdenseniz Perihan Abla’yı listenize ekleyin.
Not: Dilimize pelesenk olmuş “Meraklı Melahat” tabirinin çıkış noktası da bu dizidir. Değerli oyuncu Tuluğ Çizgen’in burada canlandırdığı bir karakterdir.

Şehnaz Tango / YouTube
1994-1997 yılları arasında yayınlanan ve döneminin en çok ses getiren dizilerinden biri. Ancak şimdilerde çoğu kişinin aklına bile gelmeyebilir. Mutaassıp anlayışa uygun bulunacak birkaç detayın yanı sıra, modern bir aile yapısı görürüz dizide. Başrolde yine Perran Kutman var; ayakları yere basan, çocuklarını dikiş dikerek büyüten, komik ve güçlü Şehnaz’a hayat veriyor. Romantik serseri olarak tanımlanabilecek eski eşi Tango Muhsin’i ise Erdal Özyağcılar canlandırıyor. Şehnaz’ın aşkları, çocuklarının kendi sancıları ve kendilerini bulma arayışları, çevresindeki insanlarla ilişkilerini anlatan bir yandan sansasyonel nitelik taşıyan da bir dizi aslında. O yüzden YouTube’da dahi tüm bölümlerini bulma imkânınız yok. Yine de bulduğunuz kadarını izleyin derim.

Sıdıka / YouTube
Atilla Atalay’ın yarattığı bir karakter Sıdıka. Dizi; sıradan bir ev kızı gibi görünen ancak geniş hayal dünyası ve ince zekâsı ile farklı bir karakter olan Sıdıka ile onun her üyesi birbirinden ilginç karakterlerden oluşan ailesinin hikâyesine odaklanıyor. Evde kapalı kalan, dilediği gibi dışarıya çıkamayan ve dış dünyayla arasındaki tek bağı, önünde oturduğu küçücük pencere olan Sıdıka hem mizahi hem de duygusal açıdan etkileyici bir iş. Hasibe Eren, Sıdıka’ya hayat verirken annesini Füsun Demirel, babasını Ali Erkazan ve abisini Hakan Tanfer canlandırıyor.

Ufak Tefek Cinayetler / Amazon Prime – PuhuTV
Liseden beri arkadaş olan 4 kadın ve 4 adamın; merkezinde aşk, hırs, ihanet ve gizemli bir cinayet olan ilişkilerini anlatıyor. Hikâyenin ana kahramanları kadınlar: Oya, Merve, Pelin ve Arzu. Liseden sonra -nedenini daha sonra öğreneceğimiz- bazı olaylar nedeniyle Oya, bu gruptan ayrılıyor ve bağlarını koparıyor. Ancak yıllar sonra bir nedenle bu grubun yaşadığı Sarmaşık Sitesi’ne geri dönüyor. Böylece gelişmeler birbiri ardını izliyor. Ufak Tefek Cinayetler, yakın dönemde en ilgi çeken ve rakiplerinden ayrılan bir diziydi. Ana kadrosunda Aslıhan Güner, Gökçe Bahadır, Bade İşçil ve Tülin Özen’in yer aldığı yapım, senaryosuyla hâlâ çekiciliğini koruyan önemli işlerinden biri.

Aslında Özgürsün / Gain
Feminist hikâyeleriyle tanıyıp sevdiğimiz önemli yazarlarımızdan Duygu Asena’nın kitabından uyarlama bir dizi. Başrollerinde Deniz Çakır ve Bade İşçil’in olduğu hikâyede; mutsuz evliliğinde sıkışan Belgin ve hayatını kadın hikâyeleri yazmaya adamış ünlü yazar Berna’nın hayatlarındaki zorlukları omuz omuza çözmeleri ele alınıyor. 1 sezon süren dizi için akıcı denilebilir ancak yer yer zayıf işlenen bir hikâye olduğunu da söyleyebiliriz. Yine de bu listede olması gerekirdi.

Evlilik Hakkında Her Şey / Disney Plus
Bu dizi salt kadın hikâyesi değil, ancak kadın karakterlerin yoğun olduğu ve başrolde kadın karakterlerin yer aldığı bir dizi. Aile hukukuyla ilgilenen Cevher Hukuk Bürosu, duayen avukat Çolpan Cevher ve kızları Azra Günay ve Sanem Cevher tarafından yürütülüyor. Kritik boşanma davalarına bakan bu anaerkil ailenin bir de başına buyruk, müşterisi olmayan bir kafeyi işleten küçük kızı Güneş var. “Cevher Kadınları” olarak anılan bu ailenin kadınlarının her biri farklı yeteneklere sahip, akıllı ve güçlü kadınlar. Ancak bir yandan çocukluktan gelen yaraları, gençlik hataları ve aşk hikâyeleriyle baş etmeye çalışıyorlar. Sadece ana karakterler değil; yan karakter ve misafir oyuncu olarak yer alan kadın karakterler de oldukça özel ve ilham verici öykülere sahip. Ayrıca ele alınan davalar, ülkedeki kadın sorunlarına da dikkat çekiyor. Sumru Yavrucuk, Gökçe Bahadır, Gökçe Eyüboğlu, Yiğit Kirazcı, Sarp Akkaya, Tülin Ece, Erdal Küçükkömürcü ana kadrodaki isimler.

Bonkis / HBO Max
Bir diğer BluTV yapımı olan Bonkis, Deniz Tezuysal’ın yaratıcılığını üstlendiği bir dizi. Orijinal karakterlerle akıcı ve tanıdık bir hikâye olarak tanımlayabileceğim Bonkis, Deniz ve arkadaşlarına odaklanıyor. Deniz mesleğini yapmak istemeyen bir mimar. Bunun yerine hayalindeki kafeyi açar ancak işler planladığı gibi gitmiyor. Bir yandan dengede tutmaya çalıştığı aşk hayatı, bir yandan ailesiyle yaşadığı sorunlar da onu etkisi altına alıyor. Hayatında ona en iyi gelen şey arkadaşları. Deniz Tezuysal’ın başrolde olduğu dizinin kadrosunda; Vildan Atasever, Öykü Naz Altay, Sergen Deveci, Lale Mansur, Cem Emüler ve Burak Sevinç gibi isimler yer alıyor.
Dipnot: Deniz Tezuysal, yıllar önce yakın arkadaşı Öykü Karayel ile Bonkis ismini verdiği bir kafe açmış ancak gerçek hayatta da işler planlandığı gibi gitmediği için kafeyi kapatmak durumunda kalmışlar. Bu da bize izlenecek keyifli bir hikâye doğurmuş, ne mutlu!

Bahar / Show TV – Amazon Prime
Bahar, uzun zaman sonra televizyon ekranlarında kadın başrolün yer aldığı ve reyting rekorları kıran bir dizi. Demet Evgar’ın başrolde olduğu Bahar, aslında Güney Kore uyarlaması bir yapım. Tıp Fakültesi mezunu ancak erken evlenip çocuk sahibi olunca TUS’a girmeyen, doktorluktan vazgeçip kendisini ailesine adayan Bahar, sağlık problemleriyle karşılaşıyor. Karaciğer yetmezliği yaşıyor ve organ nakli olması gerekiyor, bu gelişmenin ardından uyanışı başlıyor. Ardı sıra gelen olaylarla mücadele etmek durumunda kalan Bahar’ın istediği hayata kavuşması pek kolay olmasa da o, hiçbir zaman vazgeçmiyor. İkinci sezonda Bahar’ı ve diğer kadın karakterleri biraz daha pasif konumlandıran senaristler, son sezonda bu tavırdan vazgeçmişe benziyor. Demet Evgar ile birlikte Elit Andaç Çam, Buğra Gülsoy, Füsun Demirel, Hatice Aslan ve Mert Turak gibi önemli isimler kadroda yer alıyor.

Kıskanmak / Now – Disney Plus
Öncelikle mesleğine verdiği uzun aradan sonra Kızıl Goncalar ile kavuştuğumuz Özgü Namal’ı, bu kez de etkileyici oyunculuğuyla Kıskanmak’ta izlediğimiz için mutluyuz. Bu sezon başlayan, reytingi ve yansıması yüksek olan dizilerden. Nahid Sırrı Örik’in Kıskanmak adlı romanından uyarlanan dizide, ailesi tarafından zorbalanan ve tabiri caizse “öcü” ilan edilen Seniha’nın var olma mücadelesi anlatılıyor. Babası öldükten sonra annesi ve abisi tarafından hor görülen, baskı altında tutulan ve hayatındaki her şeyi elinden alınan Seniha, rahmetli babasından kalan evine gizlice giren Nüzhet ile karşılaşıyor. Aralarında kurdukları ortaklıkla Seniha, planlarını uygulamaya koyuyor ve hayatını geri almak için mücadelesine başlıyor. Fakat bu pek de kolay olmuyor. Hikâyedeki her karakterin bir acısı ve intikam duygusu var. Dizinin geneline de bu dinamikler sirayet ediyor. Özgü Namal, Selahattin Paşalı, Mehmet Günsür, Ayda Aksel ve Hafsanur Sancaktutan’ın ana kadrosunda yer aldığı dizi, şimdiye dek 12 bölüm yayınlandı. İzlemeyenlere tavsiyedir.

Ben Leman / Now – Disney Plus
Bu sezon yayına giren ve ilgi çeken dizilerden biri de Ben Leman. İlk bakışta konusu ve karakterlerin ilişkileri açısından Ufak Tefek Cinayetler’i andırıyor. Ancak bu hikâyede bir yabancı, liseden beri arkadaş olan 3 kadından intikam almak için kasabaya geliyor ve bir dost gibi aralarına sızıyor. Yakın dönemde ve günümüzde yayınlanan tüm diziler gibi 120 dakikanın üzerinde sürmek zorunda olduğu için hikâyenin sündürülen yanları var. Ancak genel hatlarıyla baktığımızda; kurgusuyla, şaşırtmalı akışıyla, oyunculuklarıyla başarılı bir dizi olduğunu söylemek mümkün. Burçin Terzioğlu, Gökçe Eyüboğlu, Duygu Sarışın, Selin Şekerci, Özgür Çevik, Şebnem Sönmez, Tansel Öngel ve Erhan Alpay’ın yer aldığı dizinin kadrosu da kuvvetli.

Fer / Gain
Bu sezon, platformlarda yayınlanmaya başlayan en başarılı Türk yapımlarından biri olduğunu düşündüğüm Fer, şimdiye dek 5 bölüm yayınladı. Devin Özgün Çınar’ın yazdığı ve yan karakterlerden biri olarak kadrosunda da yer aldığı Fer’in başrollerinde Melisa Sözen ve Ertan Saban var. Dilek, iki çocuklu ve kocasından ayrılma kararı alıp çocuklarıyla birlikte evi terk etmiş bir kadın. Spesifik bir mesleği yok, ayakta kalmak için pek çok işi deneyip en sonunda korsan taksicilik yapmaya başlıyor. Bir gün müşteri olarak aldığı Şadi’yleyken polis tarafından arabası bağlanıyor ve bu da ikilinin aralarında bir bağ kurulmasının başlangıcı oluyor. Bu serüvenin içinde iş arkadaşlığı, illegal durumlar, muhtemel bir aşk ve nevi şahsına münhasır karakteriyle Dilek’in başına gelen trajikomik olaylar yer alıyor. Karakterleri iyi işlenmiş ve senaryosu oldukça akıcı bir dizi, mutlaka listeye eklenmeli.
Kapak Fotoğrafı: Freepik
İlginizi çekebilir: Dilay Muran’dan Kıskanmak: Edebiyattan Ekrana Kalbin Zehri

Başak Bektaşoğlu







Aile Tadında
İlk yorumu siz yazın!