Uğultulu Tepeler, haftalardır neden salt cinsellik üzerine PR yapmasının sebeplerini 136 dakika boyunca kafamıza vura vura gösteren, ayrıca bana göre Jacob Elordi ile Margot Robbie’nin asla tutmayan kimyaları ve bu sebeple bel bağladıkları cinselliğin bile işlevsiz kaldığı bir film. Yönetmen Emerald Fennell’ın ise, yeni Titanik olma hayalleri bence çok başarılı olmuyor.

hardmlzwqaikd4q
Wuthering Heights | Fotoğraf: IMDb

2026’ya hızlı bir giriş yapmamıza neden olan Uğultulu Tepeler, önce Jacob Elordi ve Margot Robbie birlikteliği ile ardından Sevgililer Günü’nünde vizyona gireceğini duyurmasıyla sinema gündeminin tam ortasına düştü. Uzun bir süredir, (anlamsız bir şekilde) cinsellik üzerine kurulu PR sürecine maruz kaldıktan sonra film, adeta “gelse de kurtulsak!” dedirten bir hale büründü. Özellikle kitabın hayranları tarafından derin bir rahatsızlık ve endişe yaratan bu PR tercihi, filmi izledikten sonra “Ellerinde sunacakları sadece bu varmış!” dedirtiyor…

İlk filmi Yetenekli Genç Kadın ile tüm dikkatleri üzerine çeken, özgün senaryo Oscar ödülü dahi kazanan Emerald Fennell, ikinci filmi Saltburn ile büyük beklentiler yaratmış ancak bu beklentileri karşılayamamıştı. Önümüzde duran üç filmi ile hep bir aceleci tavrını hissettiğim Fennell, Uğultulu Tepeler’de de benzer bir tuzağın içine düşmüş bana göre. Oldukça uzun süresine rağmen bunu ekonomik kullanmayı beceremediği gibi Cathrine ve Heathcliff arasındaki duygusal enkazı asla karşı tarafa geçirmeyi beceremiyor yönetmen. Burada Jacob Elordi ve Margot Robbie ikilisini partner yapmak da bunda etkili olmuş olabilir çünkü Elordi ve Robbie’nin kimyası asla uyuşmuyor. Tam da bu sebepten haftalardır süren cinsellik üzerine kurulu PR da bu yüzden maalesef çöküyor.

haxcqwaasaawwft
Wuthering Heights | Fotoğraf: IMDb

Bu durum da ister istemez şunu akıllara getiriyor; çıkan filmden kimse mi memnun değildi ki en büyük bel bağladıkları nokta, filmin büyük bir erotizm şov olduğu üzerine oldu. Ne var ki film, bu sahnelerle bile kendini bana affettiremedi çünkü bu sahneler oldukça yapay ve eğreti hissettiriyor. Jacob Elordi’nin Euphoria’daki herhangi bir sevişme sahnesi bile bu filmdeki toplam sevişme sahnelerinden daha iyi çekilmiş diyebilirim. Hal böyleyken, insan düşünmeden edemiyor; en azından en çok bel bağladınız noktayı iyi hale getirebilseydiniz! Açıkçası, Jacob Elordi’nin karşısına daha minyon ve yaşına uygun bir cast seçimi bile, filmi biraz olsun toparlamaya yeterdi ancak senaryonun mevcut hakliyle ve yönetmen Emerald Fennell’in tercihleriyle yine hatrı sayılır bir film ortaya çıkmazdı. Fennell’in “İkinci bir Titanik olacağız” demeci akıllardayken, bırakın Titanik olmayı en fazla üç ay akıllarda kalmak bile başarı olur Uğultulu Tepeler için.

Dünyada genelince Gurur ve Önyargı’dan sonra en büyük aşk romanı olma özelliği gösteren Uğultulu Tepeler, bu haliyle hayranlardan büyük tepki çekmesi sürpriz olmaz. Öyle ki kitabın odaklandığı ‘kavuşamamanın verdiği ızdırap’, yerini ana akım dizilerdeki herhangi bir aşk hikâyesine bırakmış. Hikâyesi neredeyse iki yüz yıllık olan kitabın özgün bir hikâyeye sahip olmasını beklemiyoruz çünkü sinema ve televizyonda defalarca işlenen bir konu bu; yoksul bir kadın, aşık olduğu için kendisi gibi yoksul biriyle mi evlenmeli yoksa aşık olmadığı varlıklı biriyle mi?

hardmlawkaahfgi
Wuthering Heights | Fotoğraf: IMDb

Herkesin en az bir kez izlediği bu hikâyeyi farklılaştıran nokta; bunu nasıl işlediğiniz, karakterleri nasıl yönettiğiniz, müziği ve atmosferi etkin mi edilgen mi olarak kullanmanız oluyor. Bütün bu anlattıklarım yüzünden Uğultulu Tepeler ile ilgili tek olumlu şey, belki de yarattığı sisli ve buğulu atmosferi. Bunun dışında herhangi bir unsuru veya detayı övsem seyirciye karşı bir haksızlık olacağını düşünüyorum.

Kapak Fotoğrafı: IMDb

İlginizi çekebilir: Sine Magger’dan Güncel İzleme Listemiz