Bloglar arasında gezinirken karşılaştım Hilal Baltacı’nın “Cafecraftistanbul” isimli bloguyla. Daha önce “craft” nedir pek bilmezken kendimi renkli bir dünyayı keşfedercesine yazıların ve fotoğrafların arasında gezinirken buldum. Craft için, el emeği ile kağıttan yapılan çalışmalar diyebiliriz. Harika bir hobi, hatta bir sanat. Dekorasyonla da iç içe. Ayrıca, bugünlerde hepimizi saran hediye kültürünü de geliştirecek nitelikte fikirler sunuyor.

Blogu sayesinde bu alana ilgi duymaya başlar başlamaz kendisine ulaştım ve Hilal Baltacı ile dekorasyondan hediye alıp vermeye; blog yazmaktan pek çok yaratıcı craft fikrini paylaştığı, bir yandan deneyerek okuyabileceğiniz kitabı Kağıttan’a kadar pek çok konudan konuştuk. Onun da ifade ettiği gibi, insanın çok sevdiği hobileri olması önemli ve güzel bir şey; kim bilir, belki bu röportaj sayesinde siz de yeni bir hobi edinirsiniz…

unnamed-28

Öncelikle röportaj teklifimi kabul ettiğiniz için çok teşekkür ederim. Tanımayanlar için kendinizi kısaca tanıtabilir misiniz?

Ben Hilal Baltacı. 36 yaşındayım. Bir çocuk annesiyim. Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nden mezun olduktan bu yana, yaklaşık 13 yıldır özel sektörde çalışıyorum. Son 4 senedir de ana malzemesi kağıt olan craft çalışmalarla ilgileniyorum.

Craft açıkçası benim yabancı olduğum bir alan ama “cafecraftistanbul” isimli blogunuzu keşfetmem sayesinde çok ilgimi çekti. Bize blog yazmaya nasıl başladığınızı, ilk craft deneyiminizin size hissettirdiklerini biraz anlatabilir misiniz? Şu anki temponuzda crafta ne kadar yer ayırabiliyorsunuz?

İlk başlayışım aslında malzemelere duyduğum ilgi ile oldu. O kadar güzel ve sevimli malzemeler var ki, bunlarla neler yapılıyor acaba diye meraklanarak başladım işe. O zamanlar (aşağı yukarı 4 yıl önce) Türkiye’de hemen hiç craft malzemesi yoktu. Seyahat ettikçe yurt dışından alıyordum ve sonra kızımla oturuyorduk başına. Kağıdın hayatımızdaki kullanım alanı çok geniş. Kullandıkça ve yeni şeyler yaptıkça bunu fark ettim ve yaparken çok keyif almaya başladım. Kızım için de çok faydalı saatler oluyordu bunlar. Hemen her gün malzemelerimin başına oturup ufak da olsa bir şeyler yapıyorum. Bu bir çeşit terapi benim için.

craft

Şubat 2014’te çıkan kitabınız “Kağıttan”, günlük hayata uygulayabileceğiniz kağıt çalışmaları, parti konseptli craft işleri ve hediye paketi önerileri olarak üçe ayrılmış durumda. Bu haftalarda herkesi bir hediye alma telaşı sardığı için hepimize daha da yararlı olabilir kitabınız şu sıralar diye düşünüyorum… Ayrıca geri dönüştürmeye önem verdiğinizi ve kitabın da bu misyonu taşıdığını dile getiriyorsunuz, günümüzde herkes her şeyi çabucak tüketip yenisini alma telaşında, sizce bu farkındalığı kazanabilecek miyiz?

Evet, kitabım Kağıttan yaklaşık 1,5 yıllık bir emeğin sonucu olarak, 2014 Şubat ayında raflara çıktı. Yaptığım craft çalışmaları bir kitapta derlemek ve benim gibi merak duyabilecek kişilere böylece yardımda bulunmak, fikir vermek istedim.

Sene sonu olması dolayısı ile hediye trafiği hızlandı, haklısınız. Hediye denince benim aklıma gelen en özel şey; el yapımı bir hediye veya en azından paketi kişiselleştirilmiş bir hediye oluyor. Evdeki hemen her malzeme paketlemede kullanılabilir. Böylesi, alan için de yapan için de daha esprili, daha keyifli oluyor bence. Kitabımda da bu yönde birçok fikir var.

Geri dönüşüm önemli bir konu ama bu bilincin yerleşmesi kolay değil. Geri dönüşümün en aktif uygulandığı kültürlere baktığımız zaman, ya aynı ürünü tekrar tekrar kullanmaya mahkum olan düşük gelirli toplumları görüyoruz ya da tüketime doymuş, geri dönüştürerek işin nostaljisini yaşama peşinde olan toplumlarla karşılaşıyoruz. Bana göre biz ikisinin ortasındayız. Geri dönüşümün önemi ve şekilleri konusunda aslında anneannelerimizden öğreneceğimiz çok şey var.

Scala Yayıncılık'tan çıkan "Kağıttan".

Scala Yayıncılık’tan çıkan, deneyebileceğiniz pratik craft önerileriyle dolu kitap:  ”Kağıttan”.

Kitaptan bir bölüm başlığı.

Kitaptan bir bölüm başlığı.

Craft kelimesi, sözlüğe bakıldığındaki ilk anlamıyla zanaat demek aslında ama; bu sanatın Türkçe’ye tam bir çevirisi var mı? Kağıt işleri mi deniyor? 

Craft, el emeği çalışmaların tamamını ifade eden İngilizce bir kelime. Türkçe’deki zanaat kelimesi tam karşılığı değil aslında. Hobi veya el işi çalışmalar tabirleri de tam karşılamıyor. Bu nedenle ben de, blogum cafecraftistanbul.blogspot.com’u isimlendirirken direkt olarak craft kelimesini kullanmayı tercih ettim.

Türkiye’de, sizin de bir blog yazınızda belirttiğiniz gibi, kağıt sanatı dendiğinde akla sadece origami geldiğini fark ettim. Yurt dışında da bu sadece bir hobi olarak mı yoksa başlıbaşına bir sanat dalı olarak mı algılanıyor? Sizce neden burada hobi olarak craftla uğraşanlara çok rastlamıyoruz?

Kağıt; özellikle Uzak Doğu, bilhassa Japon kültüründe günlük hayatın akışında sıkça kullanılan, önemli yeri olan bir unsur. Bize daha yeni yeni geliyor. Yurt dışında, özellikle gelişmiş ülkelerde kağıt tasarımcıları veya “papercraft” denen ve ana malzemesi kağıt olan el işi çalışmalara odaklanan sanatçılar var. Bence ülkemizde de, önümüzdeki yıllarda ilgiyle karşılanmaya devam edecek.

Türkiye’de craft malzemelerinin çok az yerde satıldığından dem vurmuşsunuz daha önce, peki craftla yeni uğraşmaya başlayanlar veya bu yazıdan sonra denemek isteyenler için İstanbul’daki craft alışverişi noktalarınızdan bahsedebilir misiniz?

Tchibo’nun yaratıcı kırtasiye haftalarını takip edebilirler. Bu haftalarda desenli bantlar, damgalar, kağıtlar ve bilimum craft malzemesi raflarda yer buluyor. Ayrıca www.ibeking.com ‘da da çok çeşitli craft ürünü mevcut.

_KMR3514

Blogtaki fotoğraflara baktığımda dikkatimi en çok çeken materyal desenli bantlar oldu. Sizin favori bir materyaliniz var mı? Bunun dışında dikkatimi çeken bir başka şey de, craft ürünlerinizden ne kadar rengarenk bir atmosfer oluşturduğunuz. Siz kendi craft stilinizi nasıl anlatırsınız?

Bantları çok seviyorum gerçekten. Tüm malzemeler bir yana, bantlar bir yana. Bir de delgeçlerim var tabii. Kağıdı dantel gibi desenlendiren delgeçleri de çok seviyorum ve kullanıyorum. Craft demek renk demektir benim için ve benim craft stilim; renklerin ve desenlerin bir arada özgürce kullanıldığı, bağımsız bir stil. Hangi renk ve desen hangileri ile daha iyi gider penceresinden değil de, hangileri hangileri ile bir araya gelirse şaşırtır penceresinden bakıyorum daha çok.

Son yıllarda bloglara gösterilen ilgi azaldı, artık ya çoğu yazar bloglarını bıraktı ya da insanlar onları okumayı… Onların yerine, örneğin vloglar daha ön plana çıkar oldu görselliğin öneminin artmasıyla. Siz de bu değişimi hissediyor musunuz? Blogger olmak ve orada devamlı olarak yazmak hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Blog yazmak güzel bir terapi. İhtiyaç duyduğum bir şey. ‘Hayatı iki defa yaşarız’ demiş Anais Nin. ‘Biri o anda, biri de geçmişe bakarak.’ Geçmişe daha kolay bakabilmek için bunu yazı ve fotoğrafla kayıt altına almak gerek. Blog yazmak keyifli bir iş. Bu arada blogların hit zamanının geçmişte kaldığı konusunda haklısınız. Instagramın bunda önemli bir rolü oldu bence. Artık yaşamak da, paylaşmak da daha hızlı biliyorsunuz.

Evim, EvBahçe gibi dergilerde yazılarınız var, veya bazen sayfalarda mekan olarak evinize yer verilmiş. Bu dergilere önümüzdeki dönemlerde de yazmaya devam edecek misiniz? Yazı dilinizin sade, sıcak ve akıcı olduğunu düşünüyorum, blogtan önce de yazıyla aranız hep iyi miydi?

Yazmayı hep sevdim. Küçüklüğümden beri. Hem okumayı, hem yazmayı. Zaman zaman dergilerden talepler geliyor, ben de zevkle katkıda bulunuyorum; çünkü yaptığım çalışmaları paylaşmaktan büyük keyif alıyorum. Yine bu tarz talepler geldikçe ufak katkılar vermeye devam edeceğim tabii ki.

hilal baltacı- dekorasyon detgi

Craft keşfinizden önce de dekorasyonla çok iç içeymişsiniz sanırım. Sizin anlayışınıza göre, “evinin dekorasyonunu göster, sana kim olduğunu söyleyeyim” diyebilir miyiz?

Kesinlikle! Evimizin dekorasyonu dediğimiz şey, aslında biziz. Zevklerimiz, birikimlerimiz, mutlu olduklarımız, hayran olduklarımız, sığındıklarımız. Bizde ne varsa o yerleşiyor eve ve zaman içinde evlerimiz de karakter kazanıyor. Daha önce düşünmemiştim bunu fakat sorunuz üzerine düşününce, insanları evlerine bakarak önemli ölçüde analiz edebilirim gerçekten. İç mimarlık veya dekoratörlük gibi mesleklere saygım büyük kesinlikle; fakat bence dekorasyonu bir iç mimara teslim edilmiş bir ev, nasıl ifade etsem tam bilemiyorum, kayıp bir evdir. Çok ihtişamlı, gösterişli olabilir ama derinlikten, yaşanmışlıktan uzaktır. Dekorasyon dergilerine baktığınızda, sahipleri tarafından değil de profesyoneller tarafından dekore edilmiş evler kendilerini çok belli eder.

Hilal Baltacı'nın bahçesinden hoş bir kare

Hilal Baltacı’nın bahçesinden hoş bir kare

Bir blog yazınızda craft işlerinizden bir sergi açma hayaliniz olduğundan bahsetmişsiniz. Bu konuda bir gelişme var mı?

Henüz yok ama daha sıra gelmedi buna. Çok istiyorum. Çok istenen şeylerin olmamak gibi bir şansları yok bence hayatta.

Ebru Baltacı'nın evinde craft çalışmaları için ayırdığı odadan bir görüntü.

Hilal Baltacı’nın evinde craft çalışmaları için ayırdığı odadan bir görüntü.

Sanırım çoğu Secdus Cafe’de olmak üzere atölyeler düzenliyorsunuz, bir sonraki atölye tarihiniz belli mi?

Evet Kadıköy’de Secdus Cafe’de, Ümraniye’de Handizayn’da düzenliyorum çoğunlukla. Sıradaki atölyem Ocak ayında olacak fakat henüz günü belli değil. Sene sonundan önce belli olur. Yılda 6-7 atölye yapıyorum.

Hilal Hanım'ın en son craft atölyesinden bir fotoğraf.

Hilal Baltacı’nın en son craft atölyesinden bir fotoğraf.

Bu hobiyle ilgilenenler arasında sizin çok beğendiğiniz ve ilham aldığınız kimler var? Craft’ta iyi olmanın belli bir estetik anlayışı gerektirdiği belli; peki herkes deneyebilir mi, yetenek ne kadar önemli bu hobide?

Bence herkes deneyebilir ve herkesin estetik anlayışı kendine göre en güzel olandır. Bir hobi herkese lazımdır. Denemek ve bulmak lazım; çünkü hobiler bizi hayata bağlayan, enerji veren, yaratıcı yönümüzü ortaya çıkaran uğraşlardır ve bunun için de mutluluk verirler. Genel olarak hayatta en aktif olarak yaptığımız şey en basit ifade ile ‘iyi his avcılığıdır’. Sabahtan akşama kadar iyi hislerin, güzel düşüncelerin, olumlu şeylerin peşinde koşarız. Bu arayışta hobilerin önemli bir kaynak olduğunu düşünüyorum. İlham aldığım sanatçılar, tarz olarak birbirlerinden çok farklı olsalar da, daha çok Japonya ile Kuzey Avrupa, özellikle Hollanda, Danimarka, İsveç kökenli sanatçılar. Bu işle ilgilenen kişilerin hayatı farklı bir noktadan yakaladıklarını, hem kendileri beslenip hem de başkalarını beslediklerini (iyi his anlamında) düşünüyorum.

crafta örnek olarak, el yapımı olarak ürettiği defterlerden

Crafta bir örnek olarak, el yapımı olarak ürettiği defterlerden

Hilal Baltacı’yı blogu dışında Instagram ve Facebook’ta takip edebilir, Kağıttan‘ı çeşitli kitabevlerinden, idefix’ten veya buradan edinebilirsiniz.

Craft fotoğrafları, Hilal Baltacı’nın izniyle seçilerek blogundan alınmıştır.

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x
Newsletter'a üye olmadınız mı?