'Cat Couture': Sessiz İlham Perilerinin Gardırobu Neden Boş?
Moda dünyasında bazı ilham kaynakları kıyafet askısında değil, koltukta uyurken bulunur. Evet, kedilerden bahsediyorum. Modaya belki de en çok ilham veren ama asla karşılığını alamayan bu hayvanlar, geçmişten bu yana iz bırakmış birçok yaratıcı zihin için bir evcil hayvandan fazlasıydı; ilhamın bizzat kendisiydi.

Leopar desenli bir gömlek giydiğinizde sadece bir deseni değil gücü, vahşiliği ve asilliği de taşırsınız. Hayvan desenleri, tasarımcıların kelimelerle anlatamadığını kumaşlara fısıldadığı kadim bir dil gibidir bu yüzden moda tarihi boyunca timsahın kurşun geçirmez derisinden tavus kuşunun göz alıcı tüylerine kadar sayısız hayvan, podyumun sessiz ama vazgeçilmez aktörleri oldu. Hatta bazı markalar kendi ruhunu kelimelere sığdıramayınca çareyi logolarına bir hayvan figürü iliştirmekte buldu. Kimi zaman desen, kimi zaman doku, kimi zaman figür olarak hayatımıza sızan hayvanlar, modanın büyülü hikâyesinde her daim rol aldı. Kediler? Onlar desen ya da aksesuar değil, ilham perisiydi.
Yaratıcı Zihinlerin Gizli Ortağı: Kediler

Moda dünyasında bazı ilham kaynakları kıyafet askısında değil, koltukta uyurken bulunur. Evet, kedilerden bahsediyorum. Modaya belki de en çok ilham veren ama asla karşılığını alamayan bu hayvanlar, geçmişten bu yana iz bırakmış birçok yaratıcı zihin için bir evcil hayvandan fazlasıydı; ilhamın bizzat kendisiydi.
Bu duyguyu paylaşan sayısız tasarımcıdan belki de en çok konuşulanı Karl Legerfeld oldu. Legerfeld’in kedisi Choupette yalnızca sevimli bir kedi değildi. 2023 yılında moda endüstrisinin en önemli etkinliklerinden biri olan Met Gala’nın teması olan ve moda tarihinin en çok konuşulan öznelerinden biriydi. Legerfeld, onun için ‘’Choupette benim ilham perim. O bir moda ikonu.’’ demişti ve öldüğünde mirasının büyük bir kısmını kedisine bırakmıştı. Moda dünyasının başka bir efsanevi ismi Grace Coddington da “Kedilerimi izleyerek moda dünyasındaki karakterleri resmettim” diyerek, ilhamının dört ayaklı olduğunu açıkça dile getirmişti.
Bu kadar ikonlaşmış, ilham kaynağı olmuş, moda dünyasının defile arkasındaki sessiz kreatif direktörleri neden hâlâ kendilerine özel bir koleksiyona sahip değil? Moda haftalarında köpek temalı defileleri mutlaka görmüşsünüzdür. Pet couture denildiğinde akla genelde “köpekler için üretilmiş” paltolar, hırkalar, şapkalar vs. gelir. Louis Vuitton’dan Moschino’ya kadar çoğu markanın köpekler için özel koleksiyonları var ama kediler genellikle koleksiyon dışı kalıyorlar. Sebep?
Kediler Giydirilmek İstemez


Gerçekten mi? Sanki chihuahua sabırsızlıkla triko bekliyor da benim evdeki calico stilini umursamıyor, öyle mi? Pet couture dünyasının yıldızı olan köpekler gerçekten çok sosyal varlıklar. Sahipleriyle dışarı çıkar, giydirilir, gösterinin parçası olurlar ama kediler dışında hiçbir varlık bir koltuğun kenarında oturup sizi izlerken bir bakışıyla stilinizi sorgulatamaz. Moda, sadece sokakta veya podyumda yürümekle değil bazen koltukta kıvrılıp izlemekle başlar.
Buradaki mesele kimin neyi giymek isteyip istemediği değil. Mesele temsil edilmek, görünür olmak ve stilin sadece insana ait olmadığını göstermekte. Pet couture, sadece evcil hayvanların tarzını güzelleştirmekle kalmıyor, aynı zamanda sahipleri için de bir statü sembolü haline geliyor. Dog Fashion öyle bir noktada ki Vogue’un “DOGUE MAGAZINE” adlı dijital bir yapılanması bile var. Bu durum her ne kadar tatlı olsa da kediler ve kedi sahipleri her sayfada dışlanmış hissediyor… Ben bir kedi annesi olarak “CATWALK” isimli her sayfasında stil sahibi kediler olan bir dergiyi keyifle okur kendi kedilerimi lüks marka ürünlerle donatırdım!
Kedi-İlhamlı Modadan Kediler için Modaya


“Eğer moda bir din olsaydı, Choupette muhtemelen Vatikan’da tahta otururdu.”
Choupette’in bu kadar şöhretinin ve servetinin arasında kendine çeşit çeşit kıyafetler alamaması ne kadar vahim! Moda dünyası ona hak ettiği koleksiyonu hiçbir zaman vermedi ama şimdi ne bir maskot ne bir ilham perisi, Choupette artık başlı başına bir moda ikonu. Yukarıdaki kareyse sadece bir yapay zekâ fantezisi değil aynı zamanda gerçekleşmemiş bir olasılık!
Neden Miu Miu kedilerden bu kadar yararlanırken “Miu for Cats” kapsül koleksiyonu yapıp nostaljik romantizmiyle bir kedi için fırfırlı yakalık tasarlamıyor? Balenciaga insanlara “cat-eye” gözlük üretirken iş kedilere güneş gözlüğü tasarlamaya gelince neden bir anda görme bozukluğu yaşıyor? Belki de artık bu işin bir adım ötesine geçme zamanı gelmiştir. Belki de modanın asıl geleceği tam da burada koltuğun üstünde, gözlerini kısarak bize bakan o kedidir.
Moda, yıllardır kedilerden aldığı ilhamın karşılığını bir noktada vermeli. Bir sonraki Paris Moda Haftası’nda podyumda ‘belirli ölçülerde’ modeller yerine birkaç kedinin yürümesini görmek abartı değil, adalet olurdu… O halde gelin birlikte sorulması gereken o soruyu onların boş gardıroplarına bakarken soralım: “Moda artık kedileri giydirecek mi yoksa kediler modanın çıplak ilham perisi olarak kalmaya devam mı edecek?”
Kapak Fotoğrafı: The New York Times
İlginizi çekebilir: Beyza Nur Aydın’dan Moda ve Tüketici İlişkisi

Kübra Çelik






Aile Tadında
“Moda artık kedileri giydirecek mi yoksa kediler modanın çıplak ilham perisi olarak kalmaya devam mı edecek?” Gerçekten düşündüğüm ama bu zamana kadar kelimelere dökemediğim düşüncelerimi bu yazıda buldum. Çok ilham verici, yatakta uzanıp bana bakan kedime de okumak isterim...
Kedi sahibi olarak bu yazıyı aradığımı farkettim aynı duyguları paylaştığım insanların olması beni mutlu etti ilham verici bir yazı