Mounir’in tablolarındaki dikkat çekici unsurlardan biri de bu lirik anlatımın içine günlük yaşamın dinamizmini ve kişisel ifadenin gücünü yansıtmayı başarması. Bu canlılık, izleyiciyi eserle diyaloğa davet eden bir samimiyet sağlıyor. Bunun altında yatan temel etmen ise hiç kuşkusuz sanatçının renk seçimi ve kullanımı. Mounir, renklerle en özgün çalışan sanatçılardan biri. Renk seçimlerindeki kontrast ve uyum, tabloları özgün kılan unsurların başında geliyor. Bu renk kullanımı, eserleri ‘yüksek sanat’ ile ‘sokak sanatının günlük dinamizmi’ arasında bir konuma yerleştiriyor; Mounir’in sanatının şaşırtıcı ve hayranlık uyandırıcı boyutu da asıl olarak bu armoniden kaynaklanıyor.

25hours Artist in Hotel Residence | Fotoğraf: Bülent Tunga Yılmaz

Sanatçı Konuk Programları (Artist in Residence) sanatçıların belirli bir süre boyunca kendi rutin ortamlarından (ev ve stüdyolarından) uzakta, misafir oldukları bir kurum, organizasyon veya kentte yeni işler üretmeye, araştırma yapmaya ve diğer sanatçılarla/izleyicilerle etkileşime odaklandığı bir sanatsal etkinlik türü. Temel amacı, sanatçılara yeni bir çevrede, destekleyici bir ortamda, gündelik kaygılardan uzaklaşarak yaratıcılıklarını beslemeleri için bir fırsat sunmak olan bu programlar uzun zamandır dünyanın farklı bölgelerinde aralarında üniversiteler, vakıflar ve çeşitli sanat kurumları veya bağımsız sanat inisiyatifleri ve grupları tarafından uygulanıyor.

Bu tarz programlar kapsamında organizasyon sahibi kurumlar finansal olanakları doğrultusunda birkaç haftadan bir yıla kadar değişen süre boyunca sanatçılara konaklama, stüdyo/çalışma alanı, burslar, malzeme desteği ve seyahat masrafları alanlarında destek sağlıyor. Görsel sanatlar, edebiyat, müzik, dans, tiyatro, tasarım, yeni medya ve disiplinlerarası uygulamalar gibi birçok alanda gerçekleştirilen bu programların çoğu konuk sanatçıdan, asıl odağın sürecin kendisi ve sanatsal gelişimi olmasına rağmen, program sonunda bir açık stüdyo, sergi, performans, konuşma veya atölye çalışması gibi halka açık bir paylaşım yapmasını bekliyor.

img_5845-4
25hours Artist in Hotel Residence | Fotoğraf: Bülent Tunga Yılmaz

Konuk sanatçı programları başta sanatçılar olmak üzere sanat ortamını oluşturan gruplara önemli katkılarda bulunan bir olgu. Sanatçılara yeni bir çevre, fikirler ve ilham kaynakları sunarken yerel ve uluslararası sanatçılar, küratörler ve sanat profesyonelleri ile bağlantı kurma fırsatı yaratıyor. Sadece sanata ve yaratım sürecine yoğunlaşmalarına olanak verecek şekilde finansal konuları düşünmeden çalışmak için onlara fiziksel ve zihinsel alan sağlarken farklı kültürleri deneyimleme ve sanat pratiğini zenginleştirme şansı tanıyor ve özellikle de genç sanatçılar için özgeçmişlerini güçlendirme ve yeni işbirlikleri, sergileme fırsatları için kapı açıyor.

Berlin, Viyana, Zürih ve Barselona gibi şehirlerde faaliyet gösteren butik otel zinciri 25hours ‘konuk sanatçı’ programı uygulayan kurumlar arasında özel bir yere sahip. Bir otelin bu tarz bir programı desteklenmesi geleneksel konuk sanatçı programlarına taze bir soluk getiriyor. Keza bu otelde konuk sanatçı programı, sanatçıya sadece konaklama ve çalışma alanı sunmakla kalmıyor; onu otelin gündelik ve benzersiz atmosferinin bir parçası haline getiriyor. Dubai’deki 25hours Hotel One Central‘da, 18 Eylül – 6 Ekim 2025 tarihleri arasında ‘otelde konuk sanatçı’ programı kapsamında çalışmalar gerçekleştiren Youness Siraj Mounir (sanat dünyasındaki takma adıyla Yun Kusanagi) bu ‘otelde sanat’ deneyimi yaşayan isimdi. Otelde kendine ayrılan suitte gerçekleştirdiği ve 4019 – Traces (4019- İzler) başlığını taşıyan çalışmaları 18 Ekim’de otelin lobisinde düzenlenen bir etkinlikle kamuoyuna sunuldu.

img_5844
Mounir Tablo -1 | Bülent Tunga Yılmaz 

Mounir, çalışmaları genel anlamda ‘soyut ekspresyonizm’ bağlamında değerlendirilebilecek bir sanatçı. Öte yandan etkinlik sırasında kendisiyle yaptığım sohbette eserlerini, sanat tarihinde en çok dikkatimi çeken ressamlardan biri olan Jackson Pollock’ın yapıtlarına benzettiğimi söylediğimde, “kendi tarzının Pollock’ın boyama tarzından çok farklı olduğunu; tuval üzerinde yumuşak fırça darbeleriyle kat kat boya uygulayarak tablolarına belirli bir hareket sağladığını” ifade etti. Gerçekten de Pollock’ın enerjik, fiziksel ve kaotik bir kompozisyon yaratan damlatma, püskürtme ve akıtma tekniklerine karşılık, Mounir, renk duyarlılığı ve dağılımı Pollack’ı anımsatsa da, fırça tekniği sayesinde daha duyarlı, yumuşak hareketlerle daha dingin; hatta belirli açılardan romantik/lirik kompozisyonlar ortaya koyuyor ve soyut ekspresyonizme kişisel bir perspektif getirmeyi başarıyor.

img_5841-2
4019-Traces | Bülent Tunga Yılmaz

Mounir’in tablolarındaki dikkat çekici unsurlardan biri de bu lirik anlatımın içine günlük yaşamın dinamizmini ve kişisel ifadenin gücünü yansıtmayı başarması. Bu canlılık, izleyiciyi eserle diyaloğa davet eden bir samimiyet sağlıyor. Bunun altında yatan temel etmen ise hiç kuşkusuz sanatçının renk seçimi ve kullanımı. Mounir, renklerle en özgün çalışan sanatçılardan biri. Renk seçimlerindeki kontrast ve uyum, tabloları özgün kılan unsurların başında geliyor. Bu renk kullanımı, eserleri ‘yüksek sanat’ ile ‘sokak sanatının günlük dinamizmi’ arasında bir konuma yerleştiriyor; Mounir’in sanatının şaşırtıcı ve hayranlık uyandırıcı boyutu da asıl olarak bu armoniden kaynaklanıyor.

img_5843-2
Mounir Tablo -2 | Bülent Tunga Yılmaz 

4019 – Traces başlıklı çalışmaları değerlendirirken, 25hours Hotel’in bu çalışmalara konaklama  yanında içerik bağlamındaki katkısının da altını çizmek gerekli. Dubai’deki konaklama endüstrisi içinde tasarım, atmosfer ve mekan kimliği anlamında oldukça farklı bir yerde konumlanan otelin enerjisi, Mounir’in çalışmalarına özgün bir ruh katıyor. Her bir eser, gün doğumundan geceye kadar otelin değişen atmosferini, bu geçici deneyimlerin ritimlerini, ruh hallerini ve enerjisini yakalamayı başarıyor ve Mounir, yarattığı dokulu ve katmanlı tuvaller aracılığıyla, otelde yaşadığı anlık deneyimleri kişisel süzgecinden geçirerek incelikli eserlere dönüştürüyor. Böylece, dinamik bir mekanın enerjisi, sanatçının renklerle örülü duyarlılığıyla birleşerek ilgi çekici bir bütün yaratıyor.

img_5842-3
Mounir Tablo -3 | Bülent Tunga Yılmaz

Çalışmaların izleyici ile buluştuğu etkinliğin interaktif içeriğinden de özellikle bahsetmek isterim. Otelin lobisinde, mütevazi ama kaliteli bir kahvaltı eşliğinde gerçekleşen sergide, etrafa yerleştirilmiş tuval, özel kağıt ve boyalar katılımcılar için davetkar bir düzenek oluşturmuştu. Mounir’in, başarılı bir sanatçıdan beklenmeyecek derecede alçakgönüllü ve sıcak tavrı ile otel çalışanlarının içten yaklaşımı, ortamdaki resmiyeti tamamen kırdı. İnsanı kendini rahatsız hissettiren lüks otellerin veya ukala sanat etkinliklerinin aksine, bu buluşma sanatı herkese açık, keyifli ve içten bir deneyim haline getirdi ve bu sayede de 4019 – Traces, sadece bir sergi değil, bir sanatçının bir mekanda bıraktığı duygusal ve yaratıcı izlerin toplamına dönüştü.

25hours Hotel‘in vizyoner programı ile Youness Siraj Mounir’in lirik ve dinamik tarzının mükemmel bir buluşması olan bu proje, hem sanatın hem de misafirperverliğin sınırlarını genişleten, unutulmaz bir deneyim sundu. Bir başka deyişle 25hours Hotel ve World Art Dubai‘nin birlikte hayata geçirdiği Otelde Konuk Sanatçı programı, Faslı sanatçı Youness Siraj Mounir (Yun Kusanagi) ile Dubai’de hayat buldu; samimi bir buluşma ve lirik soyutlamalarla dolu bir sergiye dönüştü.

img_5829-2
25hours Hotel Dubai | Bülent Tunga Yılmaz

Bu çalışmanın başarısını gördükten sonra World Art Dubai’nin Nisan 2026’da gerçekleşeceğini ifade ettiği yeni ‘konuk sanatçı’ programını da merakla bekliyorum…

Kapak Fotoğrafı: Bülent Tunga Yılmaz

İlginizi çekebilir: Hatun Vera Altunöz’den Van Gogh Müzesi: Amsterdam’da Bir Sanat Yolculuğu