Szputnyik: Budapeşte’yi Başka Bir Yerden Okumak
Budapeşte hakkında yazılmış her şeyi okuduğunuzu düşünebilirsiniz. Ruin barlar, termal banyolar, Tuna kıyısındaki gün batımı… Bunların hepsi doğru. Fakat bu yazı onlardan değil. Bir şehri gerçekten anlamak istiyorsanız bana göre tekstiline bakmalısınız. Neyin el değiştirdiğine, neyin rafta kaldığına, insanların ne giyerek sokağa çıktığına. Budapeşte, hem coğrafyası hem enerjisi hem de ekonomik gerçekliğiyle bu okumayı çok net yapabileceğiniz şehirlerden biri. İki yakası olan bir şehirden bahsediyoruz: Sokakta yaşayan insanlar, her köşede müzik, tarihi dokunun içinde hâlâ nefes alan bir yeraltı. Bana seyahatim boyunca Yeldeğirmeni’nin henüz performansa dönüşmemiş halini hatırlattı. Şehrin bu teslim olmamış ruhu, özellikle alternatif enerjinin kalbi olan tarihi Yahudi Mahallesi’nin (District VII) sokaklarında, kendini çok net bir şekilde vintage mağazalarında gösteriyor.
Budapeşte’nin bu kadar zengin bir ikinci el kültürüne sahip olması tabii ki tesadüf değil. Avrupa’nın tekstil açısından bir geçiş bölgesinde duran, ekonomik olarak kırılgan. Tam da bu yüzden dolaşımı aktif tutan bir şehir. Ürünler rafta ölmüyor, el değiştiriyor.
Szputnyik bu kültürün içinden çıkıyor. 2009’dan beri Budapeşte’nin merkezinde iki şubesiyle devam ediyor. Adı Murakami Haruki’nin “Sputnik Sweetheart” romanından geliyor. Bu isim bile bana göre bir şeyleri anlatıyor zaten. Kitaptaki o kendi yörüngelerinde dönen, aidiyet arayan ruhlar gibi dünyanın farklı yerlerinden kopup gelen giysiler de bu dükkânda yepyeni bir bütün oluşturuyor. İçerisi ilk bakışta, hatta web sitesi de sıradan görünebilir. Aldanmayın. Asıl mesele o yüksek tavanlı zaman kapsülünün içinde ne yaptıklarında.
Szputnyik sadece eski ürün toplamıyor. Dünyanın dört bir yanından derlenen her parça ekip tarafından tek tek seçiliyor, temizleniyor, gerekiyorsa onarılıyor. Bir de “Reworked” koleksiyonları var, unutulmuş hazine değerindeki vintage parçalar kendi ekipleri tarafından yeniden tasarlanıp satışa çıkıyor. Benim elimdeki pötikare çanta ve denim ceket tam bu kategoriden; kolu farklı, gövdesi farklı, tıpkı Murakami’nin karakterleri gibi ayrı dünyalardan gelip bir arada duruyor ve doğru duruyor. Adidas, Puma, Vans gibi markaların artık üretilmeyen, koleksiyon haline gelmiş parçaları da burada ve ulaşılabilir fiyatlarla. Vintage’ı ulaşılamaz bir lüks gibi satan binlerce yer var; Szputnyik o yerlerden değil.
Ayrıca içeride yalnızca ikinci el yok. Fjallraven, Dr. Martens, Birkenstock gibi ekolojik ayak izine dikkat eden, sürdürülebilir üretim ilkesiyle çalışan küresel markalar da var. Lokal tasarımcılar da. Yani bir yandan geçmişten gelen parçalar, bir yandan bugün doğru üretim yapan isimler, ikisi aynı çatı altında etik bir duruş sergiliyor.
Tüketmek için değil, taşımak için alışveriş yapmak tam olarak böyle bir his yaratıyor. Aldığınız şeyin zaten bir hikâyesi var; siz ona sadece yeni bir bölüm ekliyorsunuz.
Szputnyik’in çevrimiçi mağazası da var, dünya geneline kargo yapıyorlar ama bazı şeyler yerinde ve o mahallenin kokusunu içine çekerek bakılmayı hak ediyor. İçeride yalnızca kıyafet olmadığını söylemeliyim, Budapeşte’nin bugünkü yaratıcı ruhu da dolaşıyor. Çalışanların taşıdığı o hafif underground enerji, şehrin genel hissiyle çok uyumlu: Berlin kadar iddialı değil belki ama daha samimi, daha erişilebilir ve daha gerçek.
Kapak Fotoğrafı: Szputnyik
İlginizi çekebilir: Selinay Yüksel’den Szimpla Kent

Tuğçe Işık 










Aile Tadında
İlk yorumu siz yazın!