Gigi Rigolatto: Bodrum’da İtalyan Yazının Adresi
Bazı mekânlar yalnızca iyi yemek sunmaz; bulunduğu yere bambaşka bir yaşam ritmi getirir. Mandarin Oriental, Bodrum’un Cennet Koyu’nda konumlanan Gigi Rigolatto da tam olarak bunu yapıyor. İtalyan Rivierası’nın zarif plaj kültürünü Bodrum’un doğal güzelliğiyle buluşturan Gigi, bu yaz sezonunda yalnızca gastronomisiyle değil, düzenlediği deneyim odaklı etkinliklerle de dikkat çekiyor. Kısacası, “deniz, kum, güneş” tatillerine Dolce Vita esintili bir gastronomi deneyimi katıyor.
Gigi Rigolatto, aslında bir restorandan çok daha fazlası; sabahın ilk ışıklarından gün batımına, hatta geceye uzanan bir yaşam alanı. Bu deneyimi katıldığım etkinliklerde keyifle hissettim. Yaz sezonunun açılışını simgeleyen öğle davetinde ise aynı atmosfer bambaşka bir enerjiye büründü. Deniz kenarında kurulan masalar, İtalyan ezgileri, canlı müzik performansı, Bellini’ler eşliğinde uzayan sohbetler… Gigi’nin gün boyu yaşayan Riviera ruhu tam anlamıyla hissediliyordu.
Sabah erken saatlerde kumların üzerinde başlayan bir yoga seansı bunun en güzel örneğiydi. Alo iş birliğiyle düzenlenen etkinlikte, eğitmen Elvin Levinler eşliğinde denizin sesi ve hafif meltem eşliğinde güne merhaba dedik. Güneş Cennet Koyu’nun üzerinden yükselirken yapılan pratik, Bodrum’un kalabalığından tamamen uzak, sakin ve dengeli bir başlangıç sundu.
Yaz sezonunun açılışını simgeleyen öğle davetinde ise aynı atmosfer bambaşka bir enerjiye büründü. Deniz kenarında kurulan masalar, İtalyan ezgileri, canlı müzik performansı, Bellini’ler eşliğinde uzayan sohbetler… Gigi’nin gün boyu yaşayan Riviera ruhu tam anlamıyla hissediliyordu. Mekânın en güçlü yanı ise gösterişten uzak fakat rafine bir şıklık sunması. Hugo Toro’nun imzasını taşıyan tasarım, İtalyan sahil evlerinin sıcaklığını çağdaş detaylarla buluştururken denize sıfır konumuyla mekânın doğal güzelliğini ön plana çıkarıyor. Gün içinde plaj keyfiyle başlayan deneyim, öğle yemeği, aperitivo saatleri ve gün batımına doğru değişen atmosferle farklı bir ritme dönüşüyor.
Mutfak ise İtalya’nın farklı bölgelerinden ilham alıyor. Toscana ve Puglia’nın paylaşım kültürünü yansıtan menüde trüflü Arancini, Fagiolini Verdi, Gambero Rosso, limon ve havyar eşliğinde sunulan Linguine, Vitello Tonnato, Linguine alle Vongole ve Tagliata di Filetto gibi klasikler modern yorumlarla sunuluyor. Tatlılarda Tiramisù, Torta al Limone ve Gelato al Pistacchio öne çıkarken, Bellini, Limoncello Spritz ve Capri Fizz gibi imza kokteyller Akdeniz ruhunu tamamlıyor. Executive Chef Daniele Di Lella’nın mevsimselliği odağına alan yaklaşımı, İtalyan mutfağının yalın ama karakterli çizgisini başarıyla yansıtıyor.
Yazın en keyifli davetlerinden biri ise Acqua di Parma ile gerçekleştirilen özel öğle yemeğiydi. 1916 yılından bu yana Acqua di Parma, İtalyan zarafetinin ve Arte di Vivere yaşam anlayışının simgesi olmaya devam ediyor. İkonik Colonia ile başlayan hikâyesi ve Baron Carlo Magnani’nin vizyonu ile şekillenen marka, geleneksel zanaatkarlığı çağdaş tasarım anlayışla buluşturarak zamansız bir lüks anlayışı sunuyor. İtalyan yaşam sanatını temsil eden Acqua di Parma ile Gigi’nin “Alla Grande” yaklaşımı, “Passepartout Holder Charm” iş birliği kapsamında bir araya geldi. Masalarda limonlar, markanın ikonik sarı tonları ve Amalfi kıyılarını hatırlatan dekor detayları hakimdi. Davetin ruhunu ise Acqua di Parma’nın Blu Mediterraneo Fico di Amalfi Eau de Toilette kokusu tamamlıyordu. İncirin ferah notalarını Akdeniz esintisiyle buluşturan bu parfüm, Gigi’nin “Gigi in Viaggio” konseptine adeta duyusal bir boyut kazandırıyordu. Bu sayede özel davet boyunca İtalyan müzikleri eşliğinde hazırlanan öğle menüsü, gastronomi deneyimini tasarım, koku, müzik ve sofranın aynı hikâyeyi anlattığı çok katmanlı bir yaşam kültürü deneyimine dönüştürdü.
Bence Gigi Rigolatto, tam da bu saydığım sebeplerden dolayı mutlaka deneyimlenmesi gereken bir alan yaratıyor. Çünkü buraya geldiğinizde bir restorandan çok daha fazlasıyla karşılacaksınız. Sabah yoga yapabildiğiniz, öğlen uzun sofralarda İtalyan mutfağını keşfedebildiğiniz, gün batımında Bellini eşliğinde canlı müzik dinlediğiniz ve Bodrum’da olsanız bile kendinizi birkaç saatliğine Amalfi kıyılarında hissettiren bir yaşam alanı. Dolce Vita’nın Bodrum’daki karşılığı tam olarak böyle bir yer. Deyimleyebilmeniz ümidiyle…
Kapak Fotoğrafı: Privée PR
İlginizi çekebilir: Gastro Magger’dan Bodrum’un Yeni Mekânları

Damla Anol Erol 











Aile Tadında
İlk yorumu siz yazın!