Yazın en hareketli günleri geride kalırken Ege, eylülle birlikte başka bir ritme geçiyor. Güneş hâlâ güçlü, deniz hâlâ davetkâr; ancak sahillerin temposu biraz daha sakin, günler biraz daha kendine ait. Delice Yarımadası’nda, Ege’nin doğal dokusuyla çevrili Anda Barut Collection da bu mevsimi kendi ritminde yaşamak isteyenler için. Denizden gastronomiye, wellness’tan sanata uzanan detaylarıyla eylül tatilini uzatmak için sekiz nedenimizi bir araya getirdik.

Ege’yle Baş Başa Kalmak İçin

Fotoğraf: Anda Barut Collection

Ege’de sezon, takvimlere sığmıyor. Özellikle eylülde yazın yoğunluğu azalırken deniz günleri daha sakin bir karakter kazanıyor.

Anda Barut Collection’ın iki farklı sahili de günün ruhuna göre seçim yapma imkânı sunuyor. Sunrise Sahili daha dingin bir atmosfer yaratırken Sunset Sahili gün boyunca daha hareketli bir sahil deneyimine alan açıyor. Bu şekilde eylülü uzun ve aceleye gelmeyen deniz molalarıyla geçirmek mümkün.

Yüzme Keyfini Uzatmak İçin

Fotoğraf: Anda Barut Collection

Eylül tatilinin en güzel taraflarından biri, yaz ritüellerinden hemen vazgeçmek zorunda olmamak.

Anda Barut Collection’da havuzların ısıtılması hava koşullarına göre planlanıyor ve ihtiyaç halinde sezon sonunda yeniden devreye alınabiliyor. Böylece havaların yavaş yavaş değişmeye başladığı günlerde de yüzmek tatilin doğal bir parçası olmaya devam ediyor.

Ege’yi Tatmak İçin

Fotoğraf: Anda Barut Collection

Bir destinasyonla bağ kurmanın en güzel yollarından biri, mutfağını keşfetmek. Anda Barut Collection’ın gastronomi yaklaşımında da bulunduğu coğrafyanın ürünleri önemli bir yer tutuyor.

Yerel otlar, zeytinyağı, narenciye ve mevsim ürünleri farklı menülerde karşımıza çıkarken mutfakların güçlü kendi üretim kültürü deneyimi daha karakterli hâle getiriyor. Yaklaşık 27 yıldır yaşatılan ekşi maya, artizan ekmekler, el yapımı makarnalar, dondurmalar ve sorbeler bu yaklaşımın öne çıkan parçaları arasında.

Michelin Yıldızlı Sofraları Keşfetmek İçin

Fotoğraf: Anda Barut Collection

Eylül ayında Anda Barut Collection’ın gastronomi takvimine bu kez dünyanın farklı mutfaklarından iki önemli şef dahil oluyor. BAYOU Michelin Culinary Masters, konaklama deneyimini özel menüler ve şef buluşmalarıyla farklı bir gastronomi keşfine dönüştürüyor.

10-11 Eylül’de Londra doğumlu Hong Kong-Kanadalı Şef Alvin Leung, mutfağı devralıyor. “The Demon Chef” olarak dünya çapında tanınan Leung, geleneksel Çin lezzetlerini bilimsel ve deneysel tekniklerle yeniden yorumladığı “X-Treme Chinese Cuisine” yaklaşımının öncüsü. Hong Kong’da kurduğu ve geçmişte üç Michelin yıldızına ulaşan Bo Innovation ile uluslararası gastronomi sahnesinde kendine özgü bir yer edinen şef, aynı zamanda uzun yıllar jüri üyeliğini üstlendiği MasterChef Canada ile televizyon dünyasının da tanınan isimleri arasında yer alıyor.

22–23 Eylül’de ise Giorgio Diana mutfağın konuğu oluyor. Modern Avrupa mutfağını Fransız ve Japon teknikleriyle bir araya getiren İtalyan şef, Michelin ödüllü restoranlardaki deneyiminin ardından bugün uluslararası gastronomi projeleri geliştiren Dinner Incredible platformunun kurucusu ve CEO’su olarak çalışmalarını sürdürüyor. Aynı zamanda WORLDCHEFS uluslararası jüri üyeliğiyle farklı gastronomi organizasyonlarında yer alıyor.

Biraz Daha Hareket İçin

Fotoğraf: Anda Barut Collection

Eylülün yavaş temposu, günlük rutinde çoğu zaman geri plana attığımız iyi yaşam alışkanlıklarına yeniden alan açmak için de güzel bir fırsat.

Yoga, pilates ve air yoga gibi seansların yanı sıra deniz ve havuz manzarasına açılan, 24 saat kullanılabilen fitness merkezi sayesinde hareketi tatilin akışına göre planlamak mümkün. Daha kapsamlı bir yenilenme arayanlar için spa ve kişiselleştirilebilir wellness uygulamaları da deneyimin bir parçası.

Ritme Kapılmak İçin

Fotoğraf: Anda Barut Collection

Eylülün daha sakin günleri, akşam saatlerinde yerini biraz daha yüksek bir ritme bırakıyor. BAYOU Sound Masters, gün batımından geceye uzanan programıyla deep house’tan melodik techno’ya uzanan farklı sound’ları Anda Barut Collection atmosferiyle buluşturuyor.

Eylül programı 2 Eylül’de Paul Reynolds ile başlıyor. İngiltere’den gelen ve UNVRS Ibiza ile Ibiza Sonica Radio gibi elektronik müzik dünyasının önemli adresleriyle yolu kesişen Reynolds’ın ardından, 12 Eylül’de Cafe De Anatolia’dan Atlantis kabin başına geçiyor. 19 Eylül’de DJ Mert Hakan programa dahil olurken, 12–26 Eylül tarihlerinde DJ Aytaç Kart da BAYOU Sound Masters’ın eylül ritmini sürdüren isimlerden biri oluyor.

Yeni Keşifler İçin

Fotoğraf: Anda Barut Collection

Keşfetmek için her zaman otelden uzaklaşmak gerekmiyor. Anda Barut Collection’da sanat ve doğal peyzaj, konaklama deneyiminin içine dağılıyor.

Ege’nin ışığından, denizinden ve gün batımından ilham alan mekâna özel eserler açık alanlarda karşınıza çıkarken, tesisin 156 farklı bitki çeşidine ev sahipliği yapan peyzajı yürüyüşlere farklı bir katman ekliyor. Seçkin Pirim’in sahildeki Gate of Sun eseri ve Kemal Tufan’ın açık alanlardaki çalışmalarını da otelin farklı noktalarında keşfetmeniz mümkün.

Kendinize Alan Açmak İçin

Fotoğraf: Anda Barut Collection

Eylül tatilinin asıl lüksü belki de biraz daha fazla alan ve daha az acele.

Anda Barut Collection’ın geniş balkonlu odalarından deniz cepheli swim-up seçeneklerine uzanan konaklama alternatifleri, tatili kendi ritminizde yaşamak için farklı alanlar yaratıyor. Yastık menüsü ve misafir profiline göre kişiselleştirilen oda detayları gibi küçük dokunuşlar ise konfor hissini tamamlıyor.

Deniz hâlâ sıcak, güneş hâlâ burada; yalnızca yazın telaşı yavaş yavaş geride kalıyor. Ege’de uzun öğleden sonralarına, sakin sahillere ve kendinize ayıracağınız biraz daha fazla zamana yer açılıyor.

Anda Barut Collection da tam olarak bu ritimde; yüzme günlerinden uzun sofralara, wellness molalarından sanat ve doğa arasında geçirilen saatlere uzanan bir eylül deneyimi sunuyor.

Anda Barut Collection’ı eylül ayında keşfetmek için buraya tıklayın.