Her türlü suçun bir cezasının olduğu bu dünyada, insanların suç işlememesini bekliyoruz. Fakat, insanlar suç işlemezse yargı sistemine ihtiyaç kalmayacağı gibi, en temel güdülerimizden biri olan şiddet dürtüsünü insan ırkı olarak bastırabileceğimiz düşünülecek gibi değil. Black Mirror’ın “Beyaz Ayı (White Bear)” adlı bölümü, işte bu konuya odaklanıyor.

Beyaz Ayı
Beyaz Ayı | Fotoğraf: Pinterest

Şiddet hepimizin içinde olan temel ve bastırılmış bir güdü. Bu güdünün dışarı çıkma durumu insanın yetiştirilişi, tecrübeleri, karakter özellikleriyle doğru orantılı. Şiddet içgüdümüzü ne kadar bastırırsak bastıralım, bu bizim vazgeçemeyeceğimiz ve uygulamaktan, izlemekten haz aldığımız bir dürtü olarak her zaman içimizde olacak. Şiddet içeren filmlerin fazlalığı, içinde şiddet ögesi barındıran videoların izlenme oranlarına bakacak olursak; şiddeti kendimiz uygulamasak dahi, şiddet ögesi içeren bir içeriğe karşı koyamıyoruz ve ekranlarımızın başına geçip ister keyifle ister iğrentiyle ama bir şekilde izliyoruz.

theMagger Banner
Advertisement

Homo Sapiens’in yeryüzünde dolaşmaya başladığı günden beri, hayatta kalma içgüdüsünün sonucu olan şiddet eylemi, bu dünyanın kaçınılmaz bir gerçeği diyebiliriz. Dünyamızın insanlar için her zaman bu kadar  korunaklı olmadığı ve günümüzde yargı sisteminin dünyada daha önce görülmeyen bir şekilde iyi yürüdüğü bir sistemde, şiddetin gereksizliğini her ne kadar savunabilsek de, bunun DNA’mıza kodlanmış bir yaşama içgüdüsü olduğu gerçeğini farkında olmalıyız. Fikrimce şiddetin, yaşam şartları sadece son yüzyıl gibi kısa bir sürede düzelmeye başlayan insanoğlunun DNA yapısından bir anda öylece silinip gideceğini düşünmek pek de gerçekçi değil.

Beyaz Ayı (White Bear)

youtube play youtube play

Black Mirror’un 2. sezonunun 2. bölümü “Beyaz Ayı”, daha ilk sahnesindeki bulanık görüntüler seyirciyi içine çekiyor ve merak uyandırıyor. Başroldeki kadının da ne olup bittiğinden izleyici kadar habersiz oluşu, karakterle izleyicinin olayları eş zamanlı olarak keşfetmesine olanak sağlıyor. Bu da bütün bölüm boyunca merak duygusunun asla kaybolmamasına ve herhangi bir tahmin imkanının bulunmamasına kapı aralıyor.

theMagger Banner

Bölümün başından itibaren biz de karakterle beraber ilerliyoruz ve bağ kurduğumuz kişi başrolün kendisi olduğu için ona karşı empati duygusu geliştiriyoruz. Karakterin ne kadar acı çektiğini görüyoruz ve belki de ona acıyoruz. Cebinde taşıdığı çocuk resmi bir anne olduğu izlenimi veriyor ve bu sebeple ona merhamet ediyoruz. Bölüm boyunca bize gösterilen küçük kızın tatlı görüntüleriyle beraber, bu küçük kıza da sempati besliyoruz.

*Yazının buradan sonraki bölümleri spoiler içeriyor.

Çözüm kısmında, kadının küçük kızın annesi değil; katilinin nişanlısı olması, bütün bölüm boyunca acıdığımız bu kadına karşı gard almamıza yol açıyor. Çocuklara yönelik istismar, şiddet ve cinayete kadar varan eylemlerle sık karşılaştığımız bir dünyada, filmdeki suç ögesinin çocuk cinayetine dayandırılması herkesi ortak bir noktada toplamak için uygun bir seçim olarak karşımıza çıkıyor.

Bölüm süresince kadının peşinde dolaşan ve kameralarla olayın tümünü filme alan anlamlandıramadığımız kalabalık, kadının suçunu öğrendiğimizde anlamlanıyor. Seyirci olarak adlandırılan kalabalık, kadının gerçek hayatta işlediği suça ayna tutuyor. Kadının geçmişte, nişanlısı küçük bir çocuğu öldürdüğü sırada, bu cinayeti duygusuzca videoya aldığını görüyoruz.

theMagger Banner
Advertisement
Beyaz Ayı Adalet Parkı
Beyaz Ayı Adalet Parkı | Fotoğraf: 8FLiX

Bölümde bir başka incelenmesi gereken kısım da “Beyaz Ayı Adalet Parkı”. Burası, kadının işlediği suçun küçük kız için olan sonuçlarını her gün yeniden deneyimlemesi için düzenlenen yapay bir habitat. Kişisel olarak, kadının suçunu öğrendikten sonra bana çok gaddarca gelmedi. Fakat burada dikkat çekmek istediğim nokta, seyircilerin kadına yapılan bu işkenceden haz aldıkları gibi, buraya çocuklarıyla hatta bebekleriyle gelmeleri. Beyaz Ayı Adalet Parkı’nın etikliği bir yana, insanların buraya eğlenmek için aileleriyle gitmeleri işin düşündürücü kısmı. Bu noktada akla şu sorular geliyor, işlenen bir suça verdiğimiz karşılık aynı şekilde mi olmalı? Adaletin gerçekleşmesi haz alacağımız bir durum mudur? Suçlu bir insanın acısından zevk mi alırız?

Kapak fotoğrafı: Pinterest

İlginizi çekebilir: İrem Bali’den Black Mirror 5. Sezon İncelemesi