Pijamalı Kâşifler: Atlaslarla 52 Haftada Dünya Turu
Çocukken erkenden uyandığınız ve pijamalarınızla evin tadını çıkardığınız o pazar sabahlarını hatırlıyor musunuz? O zamanlar gözümüz, kütüphanenin baş köşesinde tüm heybetiyle duran ansiklopedilere takılırdı. Boyumuzun yettiği cildi alır, sayfalarını heyecanla karıştırmaya başlardık. İşte bugün Taze Kitap’ın atlas kitaplığı, o zamanki keşif heyecanını geri getiriyor. Bir pazar sabahı, evdeki herkesten önce uyanıp önüne çeşit çeşit atlasları sermiş birini görürseniz, o dünyaya dahil olmadan edemezsiniz.

Elinize bir atlas aldığınızda kuşlardan böceklere, su altından uzaya, sanatçılardan bilim insanlarına derken kendinizi birden dünyanın öbür ucunda bulursunuz. Bir sayfada uçsuz bucaksız çöllerdeki şaşkın mirketlere, diğerinde buzulların arasındaki paytak penguenlere, bir ötekinde ise rengârenk mercan resiflerindeki balıklara eşlik edersiniz. Çünkü Taze Atlaslarla keşfe çıkmak, sihirli bir halıya dünyanın tüm güzelliklerini serip bulutların arasından seyretmek gibi bir şey. Özellikle de elinizin altında gezegendeki canlıları ülkelerine yerleştirebildiğiniz devasa haritalarınız ve çeşit çeşit canlıdan oluşan çıkartmalarınız varsa.
Hadi gelin, Taze Kitap’ın atlas kitaplığına biraz daha yakından bakalım.

Bilim Atlasları
Taze Kitap’ın bilim atlasları ile evreni kitaplığınıza sığdırmaya ne dersiniz?
Bu atlaslarda dinozorları bile görmüş ginkgo ağacından okyanusta birer UFO gibi süzülen aslan yelesi denizanalarına, afacan lemurlardan güçlü ve nazik herkül böceğine kadar pek çok şaşırtıcı canlıyla karşılaşabilirsiniz. Yedikçe pembeleşen flamingolardan galaksinin sonsuzluğuna kadar uzanan büyüleyici keşifler bu sayfaların arasında. Üstelik tüm bunları, araştırmalarını her yaştan çocuğa anlatmaya hevesli kâşif ruhlu bilim insanlarından öğreneceksiniz. Çünkü içinde yaşadığımız dünyayı anlamanın yolu, evreni ve canlıları tanımaktan geçer. Tanırsak anlamaya, anlarsak sevmeye, sevince de gezegenimizi korumaya başlarız.

Kültür ve Sanat Atlasları
Dünyamız bugünkü haline gelene kadar neler yaşadı, neler… Önce bitkiler, sonra diğer canlılar derken biz insanlar nihayet sahnede yerimizi aldık. Diğerlerinden biraz farklıydık, dünyaya adapte olmak yerine onu dönüştürmeye başladık. Çünkü düşünüyor, üretiyor ve hızla çeşitli topluluklar kuruyorduk.
İlk icadımız olan “dil” ile yeni bir iletişim şekli keşfettik. Kıtalar arasında kültürleri aktardığımız köprüler kurduk. Bizden sonra gelenlere dünyayı anlatmak için önce mağara duvarlarına, sonra tuvallere resimler yaptık. Sürekli büyüyen bu topluluğun dertleri barınma, yeme, içme ve giyinmeyi çoktan aşıp “var olmak” ile ilgili anlam arayışlarına dönüştü. İşte bu noktada içimizden bazıları, alışılmışın dışına çıkarak değişik fikirler ortaya attı. “Yahu o iş öyle olmaz!” diyenlere inat, tüm insanlığa ilham oldular. “Sanatçı Burada Ne Anlatmak İstemiş?” ve “Kelime Atlası” ile bu konuları konuşuyoruz.
Sonra elimize Kafası Değişikler Atlası’nı alıyoruz. Şöyle bir bakınca birçoğunun ortak noktası, pek övdüğümüz “uslu çocuklar” değil, kafası biraz değişik çalışan “meraklı çocuklar” olmalarıydı. Fatıma el-Fihri, Da Vinci, Edison, İbn Haldun, Graham Bell, Evliya Çelebi, Beethoven, Osman Hamdi, Frida Kahlo, Einstein, Galileo, Andy Warhol, Marie Curie… Eğer uslu birer çocuk olsaydılar ne teknoloji bu kadar ileri gidebilirdi ne de sanat bu kadar derinleşebilirdi.

Seyahat Atlasları
Eskiden dünya daha yerel, hatta birbirinden haberi olmayan minik topluluklardan oluşuyordu. Zamanla bu topluluklar Kaf Dağı’nın ardını merak edip yolculuğa çıktılar. Dünyanın öbür ucundaki festivalleri, insanları ve kültürleri tanıdıkça kıtaları birbirine bağlayan küresel rotalar oluştu. İpek Yolu’ndan Baharat Yolu’na kadar birçoğu Türkiye’den geçtiği için memleketimiz eşsiz bir kültür mozaiğine dönüştü. Belki de bu kadar çok uygarlığa ev sahibi olduğumuz için tüm dünya bizi “misafirperverliğimizle” tanıdı.
Geçtiğimiz günlerde İspanya’da İspanyolcası da yayınlanan “Dünyanın Öbür Ucunda Ne Var?” ve “Dünyanın Öbür Ucunda Kim Var?”dan sonra 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda, dünya çocuklarına Türkiye’den harika bir armağanımız daha var. Seymen Bozaslan’ın kaleme aldığı ve Berk Öztürk’ün eşsiz çizgileriyle şekillenen “Türkiye Atlası” raflarda. Türkiye Atlası ile bu toprakların gizli kalmış hikâyelerini, doğasını ve eşsiz rotalarını bir çocuğun merakıyla keşfedebilirsiniz.
Şimdilerde insanlığın gizemini çözmeye çalıştığı bir yer daha var: Kutuplar. Biz orayı devasa buzdağları ve sevimli penguenlerle tanısak da kutuplarda dünyayı mıknatıs gibi birbirine çeken birçok sır saklı. Yıllardır sıradışı coğrafyalarda keşif liderliği yapan Scott Kiefer ile çocuklara bilimi eğlenceli bir dille anlatan Zeynep Sevde’nin birlikte yazdığı, Selin Tahtakılıç’ın resimlediği “Kutup Atlası” birkaç ay içinde çocuklarla buluşacak.
Dünden bugüne insanlığın vazgeçmediği tek bir şey varsa, o da keşfetmek. Tam da bu ruhla, bu bahar kitaplığımıza dev bir atlas ekliyoruz.
Taze Kitap olarak atlaslarımızı sadece birer “bilgi kaynağı” olarak görmüyoruz. Dev haritaları, maketleri, çıkartmaları ve interaktif materyal zenginliğiyle her atlası yaşayan birer deneyim alanı olarak kurguluyoruz. Dünyanın en ünlü gökbilimcilerinden Carl Sagan’ın da dediği gibi: “Her çocuk doğuştan bir bilim insanıdır.” Bu yüzden bir çocuk için hayatta her şey mümkündür. Onlar için dünyanın sınırları da keşfetmenin yaşı da yoktur.
Hadi, bu hafta sonu halının üzerine birkaç Taze Atlas serin ve dünyamızı “turist gibi değil, bir kâşif gibi” gezmenin tadını çıkarın.
Kapak Fotoğrafı: Taze Kitap

Taze Kitap 






İlk yorumu siz yazın!