The Irish Spirit nedir, biliyor musunuz? Bu ruh, sosyal, yaratıcı özgürlüğüne oldukça düşkün, viskiyi bulmuş, pub konseptini tüm dünyaya yaymış, viskini içerken 10 kişiyle aynı anda sohbet edebilen bir ruh!

Bu ruhu daha çok yaşayabilmek için Dublin’de yapılabilecek çok fazla şey var. Örneğin, damıtımın evlerini gezmek, viskiyi ve siyah birayı derinden keşfetmek. İkisinin de karakterlerini aldığı, içinde olgunlaştırılmadan, yıllandırılmadan olmaz denilen fıçının önemini anlamak, tadım etkinliklerine katılmak… 

Tabii bir de “Irish Spirit”in beslendiği birbirinden renkli grafitilerin peşinden gitmek. Evet yanlış duymadınız: Dublin ve Grafiti. Müthiş bir ikili. Gelin biraz detaya girelim!

İrlanda’nın başkenti Dublin, en az New York ve Berlin kadar önemli bir sokak sanatı merkezi. Şehrin her köşesinde birbirinden başarılı sanatçıların yaptığı rengarenk ve tam anlamıyla özgür grafitilere rastlayabiliyorsunuz. Kısacası Dublin’e grafitilerin önünde bolca instagram karesi çekmek için gidilir! Dublin’de birbirinden güzel grafitilere rastlayabileceğiniz köşeleri derledik.

Tivoli Otoparkı

 

View this post on Instagram

 

A post shared by Iphoneography A (@iphoneography.a) on

Tivoli Otoparkı, her sene hem İrlanda’nın çeşitli bölgelerinden hem de tüm dünyadan en iyi sokak sanatçılarının gelip duvarlarını rengarenk grafitilerle boyadığı özel bir yer. İçeri girdiğiniz anda hayran kalacağınız bu otopark için Dublin’in gizli köşesi de diyebiliriz çünkü Dublin’de burayı bilenlerin sayısı pek de fazla değil. 1934’ten beri aktif olan Tivoli Tiyatro Binası’nın hemen yanında bulunan bu otopark, antika dükkanlarının, sanat galerilerinin ve birbirinden güzel cafelerin üzerinde bulunduğu Francis Caddesi’nde yer alıyor. Buradaki boş duvarlara yapılan sokak sanatları o kadar güzel ve büyükler ki, ziyaret eden insanlar bu çalışmaların uzun sürede yapıldığı zannediyorlar. Oysa ki sanatçılar çizimlerini çoğunlukla bir gecede bitiriyor. Bu viski kokan güzel şehirden, sokak sanatının kalbinin attığı otopark; Tivoli Carpark’a uğramadan dönmeyin.

Francis Caddesi’ne yakın pub önerilerimiz şöyle; İrlanda’nın en eski pub’larından The Brazen Head veya harika bir Viktoryan tarzı binada yer alan, hem ortamına hem de yemeklerine bayılacağınız The Bank on College Green.

tivoligardens.com/tivolicarpark

Temple Bar

Dublin’in kalbinin attığı önemli yerlerden olan, şehrin kültür merkezi Temple Bar’da sıra! 1840’tan beri eğlencenin adresi olan bu mekan, pub kültürünü en güzel yansıtan yerlerden biri. Hikayesi ise çok eskilere dayanıyor: 1609’da Sir William Temple adlı öğretmen ve filozof, İrlanda’da bir okulun müdürü olarak atanınca buraya taşınıyor. Evini ise Temple Bar adlı sokağa inşa ediyor. 1656’da, oğlu Sir John Temple buraya ilave bir arazi edinerek Temple Bar bölgesini resmen yaratmış oluyor. Şimdilerde belli aralıklarla tadım etkinliklerinin düzenlendiği, canlı müziğin olduğu bu barda eğlenceyi sabah saatlerine dek iliklerinize kadar hissedebilirsiniz! Atmosferi ve iyi müziğiyle fark yaratan Temple Bar’da içeceğinizi yudumlarken bir yandan tüm sokak boyunca devam eden birbirinden güzel grafitilere göz atmayı unutmayın!

Instagram: @thetemplebarpub

Windmill Lane Studios

 

View this post on Instagram

 

A post shared by Paolo Guidorzi 🐞🌱 (@purebits) on

Dublin’de müzik denilince ilk akla gelen yerlerden biri, şüphesiz, Windmill Lane Studios! 1978 yılından beri hizmet veren stüdyoda U2 grubunun ilk albümü kaydettiğini ve bunun yanında Lady Gaga, Ed Sheeran, Rolling Stones gibi isimlerin kayıtlarını yaptığını biliyor musunuz? Bu sebeple oldukça ünlenen ve önemli bir sanat lokasyonu haline gelen Windmill Lane Studios ve etrafı, Dublin’in ruhunu renklendirmeye devam ediyor.

windmilllanerecording.com

Poolbeg Lighthouse

Dublin’in en iyi grafitilerini görmek için gitmeniz gereken bölgelerden biri, 1767’den beri aktif olan 20 m uzunluğundaki kırmızı deniz feneri Poolbeg Lighthouse. South Wall bölgesinde bulunan deniz fenerinin etrafındaki bölge aynı zamanda Dublin’de yürüyüş yapabileceğiniz en güzel alanlardan biri. Akşam günbatımı saatlerinde gitmenizi özellikle tavsiye ediyoruz, körfezin manzarasını bu saatlerde izlemek harika oluyor. Poolberg Lighthouse’a gelmişken, sahil şeridindeki güzel mekanlardan birini seçip nefis balıkların tadına bakmayı unutmayın.

Eklemeyi unutmayalım, Drury Sokağı, Love Lane ve Richmond Sokağı bu şehirde sokak sanatının peşinden koşabileceğiniz en önemli yerler.

Bu arada size güzel bir sürprizimiz var. İstanbul’da da pek yakında bu ruhu bize hissettiren grafitilerle karşılaşacağız, the Irish Spirit’in grafitilere yansımasına şahit olmaya hazır olun!

İlginizi çekebilir: “Bansky ve Mutlaka Bilmeniz Gereken, Dünyaca Ünlü Sokak Sanatçıları”

İlginizi çekebilir: “İstanbul’da Sokak Sanatı Mercek Altında!”

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN