Dünyanın birçok metropolünde olduğu gibi, İstanbul’da da sanat sokaklarda da yaşıyor: Pandaları, astronotları, lambaları, zebraları ve daha fazlasıyla İstanbul’un ara sokakları ve duvarları karşınıza daima sürprizler çıkarabiliyor. Şehrin genç ve dinamik sokaklarını keşfe çıkan E-PACE ile İstanbul’da sokak sanatını keşfettik!

Leo Lunatic

#streetart #panda #flowers #spraycans #leolunatic #instanbul

A post shared by AdEdDoc (@adeddoc) on

Çukurcuma‘nın, Galata‘nın, Asmalımescit‘in duvarlarındaki kızgın bakışlı pandaları görmemiş olmanıza imkan yok. Kızgın durduklarına bakmayın, onları İstanbul’un sokaklarına kazandıran Leo Lunatic, insan içine çıkarmaya, halkın arasına karıştırmaya çalıştığı bu hayvanların (tıpkı kendisi gibi) utangaç olduklarını söylüyor. Gerçek adı İbrahim Kurtuluş olan Leo Lunatic, harf dizilimini beğendiği Leo mahlasını seçmiş, sonra da yanına, içindeki deliliği yansıtan Lunatic’i eklemiş.

Leo Lunatic’in pandalarından en ünlüsü, en eskilerinden olan Çukurcuma’daki dev panda, fakat sayıları sadece İstanbul’da değil, İstanbul’un (hatta Türkiye’nin) dışında da gittikçe artıyor. Pandalar bazen başlarına fes takıyor, bazen nargile içiyor, bazen cerrahlardan ya da Yunan tanrılarından rol çalıyorlar. Tabii Leo Lunatic‘in sadece pandaları yok, ondan bahsetmişken Eski Yunan ve Eski Roma estetiğini yansıtan çalışmalarını, Karaköy’deki meşhur “Eat More Art” geyiğini ve yine Karaköy’deki “Sorry Not Sorry” graffitisini anmamak olmaz.

 

Kien

Kien‘in birbirinden popüler işlerini bugünlerde Bomontiada‘nın etrafındaki duvarlarda görüyoruz. Stranger Things‘in en sevilen karakterlerinden Dustin’in gülüşüyle içimiz ısınıyor ya da sosyal medya like’larıyla kendinden geçen astronota veya genç kadına bakıp gülümsüyoruz. Ama aslında Kien‘i çoktandır tanıyoruz; Karaköy’deki kanatlı lambalarıyla… Gerçek adı Ümit Şentürk olan Kien, graffitiyi bıraktığı bir dönemin ardından geri dönmeye karar verdiğinde tasarladığı bu imgeyi, Karaköy‘ün birçok noktasına kondurmuş.

Fotoğraf: Rana Kelleci

Karaköy‘deki kanatlı lambalardan sonra Balat ve Bomonti gibi şehrin sokakları en çok arşınlanan mahallelerinde de çalışan Kien, artık kanatlı lambaların dışına da çıkıyor, zaman zaman toplumsal ve politik mesajlar vermekten de kaçınmıyor. Rana Kelleci’nin 2015 yılında Kien ile yapıtığı röportajı theMagger’da okuyabilirsiniz.

 

No More Lies

Yeni işlerine çok sık rastlayamasak da, No More Lies İstanbul sokaklarıyla özdeşleşmiş bir diğer graffiti sanatçısı. Daha çok (Banksy’nin de benimsediği) stensil tekniğini kullanan No More Lies‘ın en tanıkdık figürlerinde hayvanlar yer alıyor. Galata‘da bir inşaata yerleştirdiği zebraların ardından gergedanlar, bukelamunlar, tilkiler ve daha fazlası çıkagelmiş. İşleri arasında belki de en çok sevilen, en çok dikkatimizi çekenleriyse Karaköy‘de Kılıç Ali Paşa Hamamı’nın yan sokağında bulunan tilki ve Sirkeci‘deki bir dalgakıranın üzerinde yer alan kutup ayıları

Gerçek ismini gizleyen No More Lies, Hürriyet’e verdiği röportajda şöyle diyor: “Eğer siyasi değilseniz, bir mesaj vermiyorsanız veya kimseye hakaret etmiyorsanız bir sorun olmuyor. Aslında bu duvarları belediye çalışanları da boyayabilir ama resimlerin yanında herhangi bir yazı olmadığından ‘Güzel, hayvan yapılmış’ deyip geçiyorlar.”

 

Fist

bang bang💥 #joe #daltons #redkit #graffiti #streetart #wfist #2018

A post shared by FIST (@wfist) on

Son birkaç aydır Beşiktaş sokaklarının renklenmeye başladığı gözünüzden kaçmadıysa, Fist ile çoktan tanışmışsınız demektir. Fist, her nesilden çizgifilm hayranının kalbini çalacak graffitileriyle Beşiktaş Çarşısı’ndan Abbasağa Parkı’na, semtin tüm sokaklarını dolduruyor. Adventure Time, Regular Show, Spongebob SquarePants gibi Cartoon Network ve Nickelodeon çizgidizileri ya da Red Kit, Mickey Mouse, Snoopy, Simpsons, Looney Tunes gibi nostaljik karakterler… 09.00-17.00 çalıştığı işini bırakıp kendini bu renkli dostlarına vermiş olan Fist, sizin de içinizi çocukluk günlerinizdeki enerjiyle dolduracak.

clean 📸 #streetart #iceking #adventuretime #wfist #2017

A post shared by FIST (@wfist) on

 

Somon

A post shared by SOMON (@somon_x) on

Somon‘un çizimlerindeki görüntüler aslında herkesin hayranı olacağı cinsten sahneler tasvir etmiyor fakat canlı renkleriyle herkesin dikkatini çekmeden de bırakmıyor. Yuvalarından fırlamış göz bebeklerinin, parçalanmış kaslara karıştığı bu görüntüler, pembesiyle yeşiliyle, moruyla kırmızısıyla kendine baktırıyor ve tekinsiz hallerine rağmen ilgiyi ve takdiri hak ediyor. Somon‘un işlerini öncelikle Kadıköy, Moda, Erenköy ve Suadiye gibi Anadolu yakası semtlerinde görmeye alışmış olabilirsiniz fakat son zamanlarda Cihangir‘de ve Beyoğlu‘nda da karşınıza çıkmış olabilir.

yine delirmek

A post shared by SOMON (@somon_x) on

Şehrin genç ve dinamik sokaklarını keşfe çıkan E-PACE ile ilgili daha fazla bilgi almak için tıklayın.

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?