Fransız Rivierası Rehberi: Wings’lenin, Bu Kez Yollara Düşüyoruz!
Mesela yoldasınız. Hafif tuzlu bir rüzgâr saçlarınızda, Akdeniz güneşi ise teninizde. Döndüğünüz her kavşak, hayalinizdeki manzaraya açılıyor. Fakat bu yolda, gerçekler; hayalinizdekilerden bile daha parlak, renkler daha doygun, zaman bile anın tadını çıkarmanız için daha yavaş akıyor. İşte, filmden çıkmış gibi hissettiren sahnelerin “mesela” kelimesine sıkışıp kalmaması için biz Wings’in ayrıcalıklar dünyasından ilham alıyor; Akdeniz’in en görkemli kıyılarından biri olan Fransız Rivierası’nda bir yolculuğa çıkıyoruz. Üstelik; hava, denize girebileceğimiz kadar sıcak ama kalabalık yaz günlerinden uzak, biz bizeyiz. Wings’lenin, aracımızı Nice’den Saint – Tropez’e doğru sürüyoruz.
Wings ile yurt dışı harcamalarından %50 daha fazla Mil Puan kazanabilir, kazandığınız Mil Puanları yurt dışı uçak biletlerinde 2 kat değerli kullanabilirsiniz.*

Fransız Rivierası 101
Size o meşhur soruyu soralım: “Bir akşam yemeğine üç kişiyi davet etme şansınız olsa, kimleri çağırırdınız?” İhtişamı ile sinema tarihine adını altın harflerle yazdıran Brigitte Bardot veya gördüğünü hiçbir zaman olduğu gibi bırakmayan Pablo Picasso’ya ne dersiniz? Ya da söz konusu görkemli hayatlar olduğunda perdeyi aralamayı çok iyi bilen F. Scott Fitzgerald? Bu isimleri, aynı masada toplamak zor olsa da aynı bölgede onlardan izler bulabilirsiniz. Çünkü Fransız Rivierası; Elton John’dan Henri Matisse’ye kadar tarihte ışıltılı yere sahip kişilerin evi olmuş. Şimdi de bu ışıltılı sokakları, keşfetme sırası sizde. Birazdan bahsedeceğimiz rotayı tam anlamıyla yaşamak için yaklaşık bir haftalık bir tatil planlamanızı öneriyoruz. Fakat dilerseniz rotaya istediğiniz noktasından dahil olabilir, daha kısa bir dönemde Fransız Riverası’nın ruhunu da yaşayabilirsiniz.
Fransız Rivierası’nda Araba Yolculuğu
İlk Durak: Nice

Fransız Rivierası’nda çıktığımız yolculuğa; zarafetin de şıklığın da en gerçekçi olduğu duraklardan biri ile başlıyoruz: Nice. Arabanızı sürmeye başladığınızda yaklaşık 20 dakika içerisinde muhteşem koylara varabileceğiniz bu noktamız için size çok keyifli önerilerimiz var!
Seyahat programınızı yapmadan önce hatırlatalım; Wings ile Nice’in tüm otellerinde %10’a varan indirim ayrıcalığından faydalanabilirsiniz.

Nice’de Nerede Kalınır?
Nice; her mahallesinde bambaşka ruh sunan şehirlerden biri. Bu şehre ilk defa geliyorsanız; rengârenk sokakları ile bir masalda gibi hissedeceğiniz Vieux Nice’i tercih edebilirsiniz. Biraz daha romantik bir seyahat planlıyorsanız, şehrin meşhur sahil şeridi olan Promenade des Anglais’i listenize eklemelisiniz. Son olarak yerel halkın ritmine dahil olabileceğiniz liman bölgesi, Quartier de port’u mutlaka not almanızı öneriyoruz.

Nice’de Ne Yapılmalı?
Nice; sanatın ve doğanın bir araya geldiği en özel destinasyonlardan biri. Burada bir sabahınıza; şehrin meşhur tarihî bölgesi Vieux Nice’in sokaklarını keşfederek başlamalısınız. Ardından Henri Matisse’nin eserlerini bir araya getiren Matisse Müzesi veya bölgenin en ünlü sanatçılarından Marc Chagall’a adanan Musée National Marc Chagall’a gitmelisiniz. Ayrıca; dünyanın en meşhur çiçek pazarlarından biri olan Cours Saleya’yı ziyaret etmeli; rengârenk çiçeklerin hayal kurduran kokularını içinize çekmelisiniz. Ayrıca; kendinizi daha sportif hissettiğiniz bir günde Promenade des Anglais’in tepesinde yer alan Colline du Château’ya çıkmalı; şehrin muhteşem panoramik manzarası eşliğinde Kelt ve Roman kalıntılarını takip etmelisiniz.

Nice’den Nereye Gidilir?
Hazır araba yolculuğuna çıkmışken, Nice’de kaldığınız süre boyunca keşiflerinize biraz daha heyecan katabilirsiniz. Araba ile 20 dakika civarı süren muhteşem köyleri ve onların masalsı plajlarını da keşfedebilirsiniz. Önerilerimizden ilki bütün kış, yaz tatili hayalleri kuranları çok sevindirecek Saint – Jean – Cap – Ferrat. Burası tam da filmlerdeki gibi el değmemiş Akdeniz kıyılarını, küçük bir yazlık bölgesinde bulabileceğiniz bir konum. Üstelik Nice’den araba ile yalnızca 25 dakikalık bir mesafede yer alıyor. Bir diğer önerimiz ise Fransız Rivierası’nın en ünlü köylerinden biri olan Èze. Eğer doğa sporlarını seviyorsanız, bu bölgeye gelmeden önce mutlaka hiking ayakkabınızı yanınıza almalısınız. Çünkü burada; Friedrich Nietzsche’nin Böyle Buyurdu Zerdüşt’ü yazarken kullandığı düşünülen bir patika bulunuyor. Nietzsche’nin Patikası olarak çevirebileceğimiz bu yoldaki yürüyüşün yaklaşık bir saat sürdüğünü de not düşelim. Bir de Nice’e araba ile kırk dakikalık mesafede bulunan ama gitmezseniz aklınızda kalacağına emin olduğumuz muhteşem bir köy bulunuyor: Saint – Paul de Vence. Burası için Fransız Rivierası’ndaki şıklığın ve lükslüğün biraz daha olgunlaşmış hâli diyebiliriz. Muhteşem restoranları, butikleri ve taştan evleri; araba yolculuğunu mutlaka hak eden noktalardan biri.
Nice’in bütün lezzetlerini Wings ile %15 indirim ayrıcalığıyla deneyimleyebilirsiniz.
Nice’de Ne Yenir?
Dünyanın birçok noktasında; hayat, hırslar ve başarılar üzerinden ciddiye alınıyor olabilir. Fakat Fransız Rivierası’na geldiğinizde; hayatın sanat, doğa ve iyi bir yemek üzerinden ciddiye alındığını göreceksiniz. O yüzden Nice’e gelmeden önce rezervasyonlarınızı yapmanız gerektiğini söylemeliyiz. Bu noktada; sabah kahvenizi La Claque Café’nin tatlıları eşliğinde, Brume – Coffeeshop’ın Akdeniz ruhunu taşıyan minik dükkânında ve Atelier Selah’ın artizan tatlarıyla içmenizi öneriyor, brunch için ise listenize sağlıklı tabakları ile Café Fino’yu almanızı tavsiye ediyoruz. Akşam yemeklerinde daha sakin bir atmosfer arayanlar için bu aralar sosyal medyada çok konuşulan bir mekân olan Café des Musiciens’i önermek istiyoruz. Evli bir çift tarafından işletilen bu restoran, Fransız Rivierası’nın en samimi deneyimlerinden birini sunuyor. Akşam yemeğinde gastronomik bir deneyim yaşamak isteyenler ise listesine yaratıcı mutfağı ile 2 yıldız kazanan Flaveur’ü ve şık atmosferi ile büyüleyen 1 yıldızlı Le Chantecler’i alabilir.

Yol Molası: Antibes
Nice’den Cannes’a geçmeden önce Antibes’da bir mola veriyor; Fransız Rivierası’nın en sakin şehirlerinden birini keşfetmek için duruyoruz. Eğer Antibes’a perşembe veya cumartesi günleri gelirseniz şehrin meşhur antika pazarına uğramalısınız. Kıyafetlerden ev eşyalarına kadar birçok ikinci el ve değerli parçayı bulabileceğiniz bu market, Place Nationale’de kuruluyor. Ayrıca edebiyata düşkün olanların rota boyunca hiç aklından çıkmayacak olan Antibes Books’u da mutlaka listenize almalısınız. Bu minik dükkânda; çok sevilen İngilizce kitaplar satılıyor. Bu iki yeri listenize not aldıysanız, asıl Antibes’da mola vermenizin sebebi olan yeri söyleyelim: The Musée Picasso. Antik dönemde kurulan bir şato olan bu müzede; Pablo Picasso’nun 200’ü aşkın eseri sergileniyor! Üstelik bu görkemli şato, tam da denizin kenarında yer alıyor!
Bir durakta duruyorsam; orada mutlaka bir kahve de içmeliyim diyenleri Nomads’a yönlendirmek istiyoruz. Ayrıca bohem ve şık dekoru ile Fransız Rivierası’nın öğle yemeklerine çok yakışacak Paseo’nun restoranını ve sevimli arka bahçesi ile hafif bir nostaljik havası olan La Guingette’yi not almalısınız.

İkinci Durak: Cannes
Yaklaşık 40 dakikalık bir araba yolculuğundan sonra Fransız Rivierası’nın romantik yüzü olan Nice’i geride bırakıyor; flaş ışıklarının hiç sönmediği ve sanki her sokağına kırmızı halı serilmiş gibi hissettiren Cannes’a varıyoruz. Belki en sevdiğimiz filmin bir sahnesine konuk olmayabiliriz ama en sevdiğimiz oyuncuyu yan masamızda görebilme ihtimalimiz çok yüksek! Haydi gelin, Fransız Rivierası’nın yıldızı Cannes’ı keşfedelim. Üstelik, Cannes’a yolunuz 12 ile 23 Mayıs tarihleri arasında düşerse bu şehri 79. Cannes Film Festivali’nin ışıltılı dünyasında keşfetme fırsatınız bulunuyor!
Seyahat programınızı yapmadan önce hatırlatalım; Wings ile Cannes’ın tüm otellerinde %10’a varan indirim ayrıcalığından faydalanabilirsiniz.

Cannes’da Nerede Kalınır?
Cannes’ın her mahallesinin kendine özgü bir ruhu bulunuyor. Cannes’a ilk defa gelecek olanlar için şehrin merkezi olan La Croisette’i öneriyoruz. Biraz daha lokal bir deneyim için Le Suquet’i tercih edebilirsiniz. Ayrıca hayal kurduran villaları ve tepeleri ile Cannes’ın daha doğal yüzünü temsil eden La Croix des Gardes’ı da listenize ekleyebilirsiniz.

Cannes’da Ne Yapılmalı?
Cannes’daki bir sabahınıza La Croisette boyunca yürüyüş yaparak başlamalı, ardından da Le Suquet’in dar sokakları arasında dolaşmalısınız. Gün içerisinde meşhur Palais des Festivals’in önünde bir mola vermeli, kırmızı halı ruhunun nasıl olduğunu görmelisiniz. Ayrıca haftanın her günü açık olan açık hava marketi Marché Forville’i ziyaret etmeli, 20. ve 21. yüzyıl sanatçılarının yer aldığı şehrin en meşhur sanat galerisi La Malmaison’a gitmelisiniz.

Cannes’dan Nereye Gidilir?
Cannes’ın şatafatlı yüzünün ötesinde, muhteşem doğa manzaralarının yaklaşık 20 dakikalık bir araba yolculuğu ile keşfedebileceğinizi öğrendiğinizde çok heyecanlanacağınıza eminiz. Sanat galerileri ile Fransa’nın en keyifli köylerinden biri olan Mougins, yalnızca 10 dakikalık bir mesafede bulunuyor. Ayrıca Fransız Rivierası’nı tam da bir yerel köyün gözünden deneyimleyebileceğiniz Valbonne’a 20 dakikada gidebilirsiniz. Son olarak Cannes’a bir tepeden bakabileceğiniz muhteşem manzarası ile Le Cannet’i listenize almalısınız. Buraya 10 dakikalık bir araba yolculuğu ile rahatlıkla ulaşabilirsiniz.
Cannes’ın bir başka harika özelliği ise feribota binerek veya tekne kiralayarak gidebileceğiniz adalar! Eğer Cannes’da geçireceğiniz vakitte biraz daha özel deneyimlerin peşinden gitmek isterseniz; Île Sainte-Marguerite’i mutlaka listenize eklemenizi öneriyoruz. Neredeyse el değmemiş doğası ile çok özel bir keşif alanı sunan bu adada; yürüyüşlere çıkabilir, Akdeniz’in en berrak sularında yüzebilirsiniz. Ayrıca birçok kişi tarafından “cennet” olarak tanıtılan Île Saint – Honorat’a da feribot ile hızlıca gidebilirsiniz. Monk’ların yaşadığı bu küçücük ada, Fransız Rivierası’nın en etkileyici duraklarından biri.
Cannes’ın bütün lezzetlerini Wings ile %15 indirim ayrıcalığıyla deneyimleyebilirsiniz.
Cannes’da Ne Yenir?
Fransız Rivierası’nda hayat; uzayan yemekler, güneşin altına kurulan sofralar etrafında dönüyor. Cannes’a geldiğinizde, muhteşem Akdeniz mutfağını deneyimleyebileceğiniz birçok leziz mekân bulunuyor. Öncelikle sabah kahveniz için Good Mate Coffee’yi ve meşhur AMAMO Specialty Coffee’yi not almalısınız. Ardından ise bir Cannes geleneği olan brunch sofraları için rotanızı dünya mutfaklarından lezzetleri bir araya getiren Rosana’ya ve sağlıklı seçenekleri ile öne çıkan Café Crème’e çevirmelisiniz. Akdeniz’in en şatafatlı kıyılarından biri olan Cannes’da, mutlaka sahil restoranlarını da denemeli ve orada bir yemek yemelisiniz. Bunun için bizim önerilerimiz boho esintileri şık bir şekilde birleştiren CBeach ve İtalyan mutfağını deniz kenarından bir yorumla ele alan Hyde Beach Cannes. Akşam yemeğinde şıklığa aynı şekilde devam etmek isteyenler için ise 1 yıldızlı La Palme d’Or’u önermek istiyoruz. Denizin kenarına kurduğu sofralarda, yaratıcı bir mutfak anlayışını benimseyen bu restoranda; tam anlamıyla Cannes’ın o meşhur ruhunu bulacaksınız. Ayrıca Michelin Gourmand’da yer alan Au Bons Enfants’ı da mutlaka listenize almalısınız. 1935 yılından beri devam eden Au Bons Enfants, geleneksel bir Fransız mutfağını deneyimlemek için en keyifli noktalardan birini oluşturuyor.

Yol Molası: Théoule – sur – Mer
Cannes’dan Saint – Tropez’e giderken; Fransa’nın en meşhur yollarından biri olan Corniche d’Or’dan mutlaka geçmelisiniz. Denizin kenarından uzanan bu yol; kızıla kaçan kayalıkları ve maki örtüsü ile Avrupa’nın en etkileyici rotalarından birini sunuyor. Bu yoldan geçerken tam bir Fransız Rivierası kasabası hissi veren Théoule – sur – Mer’de de bir mola verebilirsiniz. Kiremit rengi binaların neredeyse kamufle olduğu bu minik kasabada; Plage de L’Aiguille’in berrak sularında serinleyebilir, kasabada bir yürüyüşe çıkabilirsiniz. Eğer burada durmuşken bir yemek yemek de isterseniz Mareluna’nın bir yıldızlı yaratıcı mutfağı için önden rezervasyon yaptırabilir veya Lougo Gelato’da bir dondurma yiyebilirsiniz.

Üçüncü Durak: Saint – Tropez
Öncelikle bütün dünyanın Brigitte Bardot ile tanıdığı muhteşem Saint – Tropez’e hoş geldiniz! Burası, gün boyunca güneşlendikten sonra akşamüstü terasa çıkıp sevdikleriyle uzun uzun sohbet etmek isteyenlerin şehri. O zaman en güzel kıyafetlerinizi valizinize koyduysanız, gelin Fransız Rivierası’nın en meşhur şehrini keşfedelim. Çünkü mayıs ayı, tam olarak Saint – Tropez’in kış uykusundan uyandığı ve yeni sezon için hazırlıklara başladığı bir dönem.
Seyahat programınızı yapmadan önce hatırlatalım; Wings ile Saint – Tropez’in tüm otellerinde %10’a varan indirim ayrıcalığından faydalanabilirsiniz.

Saint – Tropez’de Nerede Kalınır?
Saint – Tropez’de konaklama için tercih edebileceğiniz birçok keyifli semt bulunuyor. Eğer şehrin merkezinde her yere yürüme mesafesinde olmak istiyorsanız eski şehir taraflarındaki Vieux Port’u tercih edebilirsiniz. Biraz daha plajlara yakın olmak ve vaktinizi denizin kenarında geçirmek istiyorsanız şehrin biraz daha dışında kalan Pampelonne Plajı’nın etrafını not almalısınız.

Saint – Tropez’de Ne Yapılır?
Saint – Tropez; planların değil, dinlenmenin şehri. O yüzden Saint – Tropez’de asıl yapmanız gereken şeyin kahvenizi alıp limanda bir yürüyüşe çıkmak ve bütün gün plajda güneşlenmek olduğunu söylemeliyiz. Fakat tatillerinde her zaman hareket halinde olmak isteyenler için de çok keyifli önerilerimiz bulunuyor! Pampelonne Plajı’nda denizin tadını çıkarıp eski şehirde kaybolduktan sonra; Annonciade Müzesi’nde yerel sanatçıların eserlerini keşfedebilir, Citadelle de Saint – Tropez’de şehrin manzarasını seyredebilirsiniz.

Saint – Tropez’den Nereye Gidilir?
Saint – Tropez’in etrafını da görmek isteyenler için çok keyifli önerilerimiz var! Öncelikle, Saint – Tropez, tam anlamıyla denizin ruhunu yaşayan bir yer. O yüzden 30 dakika mesafedeki Gigaro Beach’i mutlaka listenize eklemelisiniz. Burası yemyeşil ağaçları ve turkuaz rengi sularıyla Akdeniz’in en etkileyici sahillerinden biri. Ayrıca denize girmeden önce spor ayakkabılarımı giyip biraz doğada da yürümek istiyorum derseniz 25 dakika mesafedeki Cap Taillat’ı ve 20 dakikadan kısa sürede ulaşabileceğiniz Plage de l’Escalet’i not almalısınız. Kanallarıyla minik bir Venedik gibi hissettiren Port Grimaud’u mutlaka keşfetmelisiniz. Bu çok tatlı kasaba, Saint – Tropez’den yalnızca araba ile 13 dakikalık bir mesafede bulunuyor.
Saint – Tropez’in bütün lezzetlerini Wings ile %15 indirim ayrıcalığıyla deneyimleyebilirsiniz.
Saint – Tropez’de Ne Yenir?
Fransız kıyısının, gastronomi açısından en keyifli noktalarından biri kesinlikle Saint – Tropez! Öncelikle sokağın kenarına kurduğu masalarıyla şehrin en popüler kahvaltılarını etmek için 1887’den beri açık olan Sénéquier’e uğramalısınız. Eğer şık bir kahvaltı deneyimi yaşamak isterseniz, bahar aylarında yeniden açılacak olan Dior Des Lices’i radarınıza alabilirsiniz. Ayrıca bir aile işletmesi olan küçük bir fırın da bulunuyor! Daha samimi bir kahvaltı aradığınızda; rotanızı Boulangerie Aux Deux Frères’e doğru çevirebilirsiniz. Ayrıca günün ilk kahvesi için Mamé Café Saint – Tropez’i mutlaka listenize ekleyin. Burada da öğle yemekleri için mutlaka sahildeki restoranları tercih etmelisiniz! Bizim önerilerimiz arasında; 7 Mayıs’tan itibaren açılacak olan ve İtalyan mutfağını dünyada en şık haliyle temsil eden Gigi, 1 ile 3 Mayıs tarihleri arasında sezonun açılışını yapacak olan bölgenin bohem ruhlu sahili Casa Amor bulunuyor. Gelelim, akşam yemeğine! Akşam yemeği için ilk önerimiz; Michelin’den tam 3 yıldız alan bir yer! Evet, meşhur La Vague d’Or. 7 Mayıs’ta kapılarını yeniden açacak olan bu restoran; şef Arnaud Donckele’nin bölgenin yerel lezzetlerine getirdiğini dokunuşlar ile konuşuluyor. Diğer önerilerimiz arasında ise denizin kenarına kurduğu sofralarıyla geleneksel İtalyan ruhunu Fransız kıyılarında yaşatan Brigantine ve masallardaki evleri hatırlatacak tatlılıktaki Hôtel La Ferme d’Augustin’in ağaçların altına kurduğu erken akşam yemekleri yer alıyor.
Bonus: Hediye Köşesi
Son olarak rota boyunca kendinize veya sevdiklerinize alabileceğiniz hediyelerden bahsetmek istiyoruz! Nice’de 1820’den beri devam eden Maison Auer’in meşhur çikolatalarını alabilir, Molinard’ın 1849’dan beri ürettiği parfümleri deneyebilirsiniz. Cannes’da ise Maison Callaloo’nun Riviera’nın renkli dünyasından esinlenen rengârenk seramiklerini inceleyebilir, Saint – Tropez’deki K. Jacques’da bölgenin meşhur sandaletlerini deneyebilirsiniz.
Hayalini kurduğunuz bütün seyahatleri gerçeğe çevirmek istiyorsanız Wings’in ayrıcalıklar dünyası ile bütün hayallerinize ve eşsiz deneyimlere ayrıcalıklı bir şekilde tik atabilirsiniz.
*yurt içine kıyasla.
Kapak Fotoğrafı: Maciej Marko – unsplash.com
İlginizi çekebilir: Wander Magger’dan Wings ile Nice Rehberi

Wander Magger
İlk yorumu siz yazın!